biyograftam
Giriş
  1. Keşfet
  2. Kültür & Sanat
  3. Osmanlıca
Kültür & Sanat

Osmanlıca Adlandırma

Osmanlıca veya Osmanlı Türkçesi, Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk anayasası olan 1876 tarihli Kânûn-ı Esâsî'de geçtiği hâliyle Türkçe (Osmanlıca: لسان توركى, romanize: Lisân-ı Türkî; توركى, romanize: Türkî; توركجه, romanize: Türkçe; لسان عثمانى, romanize: Lisân-ı...

01

Kısaca kimdir?

Osmanlıca veya Osmanlı Türkçesi, Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk anayasası olan 1876 tarihli Kânûn-ı Esâsî'de geçtiği hâliyle Türkçe (Osmanlıca: لسان توركى, romanize: Lisân-ı Türkî; توركى, romanize: Türkî; توركجه, romanize: Türkçe; لسان عثمانى, romanize: Lisân-ı Osmânî), 13. ile 20. yüzyıllar arasında Anadolu'da ve Osmanlı Devleti'nin yayıldığı bütün ülkelerde kullanılmış olan, Arapça ve Farsçanın etkisi altında kalan Türk dili. Alfabe olarak çoğunlukla Arap alfabesinin Farsça ve Türkçe için uyarlanmış bir biçimi kullanılmıştır. Halk arasında bazen bu dil dönemi için "Eski Türkçe" veya "Eski Yazı" da kullanılmaktadır.

02

Adlandırma

—Adlandırma

Türk yazı dilleri ve ağızları hakkında ilk bilgileri söz varlığı verileriyle ve sözlü edebiyat ürünleriyle sunan, Türk dilinin ilk sözlüğü ve dil bilgisi kitabı Dîvânu Lugâti't-Türk’te, Kutadgu Bilig adlı ünlü eserde, Ali Şîr Nevaî’nin Muhakemetü'l-Lugateyn’inde, Harezm-Kıpçak, Anadolu ve Çağatay sahasında XIX. yüzyıla kadar bu dilin adı Türk tili, Türkî, Türkçe şeki. Bu yüzyıla dek Türk lehçeleri arasındaki farklar çok büyük değildi. Özellikle XVI. yüzyıldan başlayarak klasik gelişimini sürdüren Türk dili, Doğu Türkçesi veya Çağatay Türkçesi ile Batı Türkçesi veya Osmanlı Türkçesi diye adlandırılan iki büyük yazı dili hâlinde Türk dünyasında varlığını sürdürüyordu.

Osmanlıcanın “lisan-ı Osmani”, “Osmanlı lisanı” diye adlandırılmasına özellikle Osmanlı'da 19. yüzyılda Osmanlıcılık akımının ortaya çıktığı dönemde rastlanır. Bu adlandırmaya ünlü sözlükçü, yazar Şemseddin Sâmi şu sözlerle karşı çıkmış ve tıpkı Kaşgarlı Mahmud, Yusuf Ulug Has Hacib, Ali Şir Nevai gibi dilin adının “Türkçe” olduğunu ifade etmiştir:

Söylediğimiz lisan ne lisanıdır ve nereden çıkmıştır? Osmanlı lisanı tabirini pek de doğru görmüyoruz çünkü bu unvan Selâtin-i Osmaniye’nin birincisi, fatih-i meşhurun nam-ı âlilerine nisbetle müşarünileyhin tesis etmiş oldukları bir devletin unvanıdır. Hâlbuki lisan ve cinsiyet müşarünileyhin zuhurundan ve bu devletin tesisinden eskidir. Asıl bu lisanla mütekellim olan kavmin ismi “Türk” ve söyledikleri lisanın ismi dahi “lisan-ı Türkî”dir. Cühela-yı avam indinde mezmum addolunan ve yalnız Anadolu köylülerine ıtlak edilmek istenilen bu isim intisabıyla iftihar olunacak bir büyük ümmetin ismidir.

Şemseddin Sami, Osmanlı lisanı, Çağatay lisanı gibi adlandırmaların yakışıksız olduğunu, Çağatay adının da Türk kavimlerinden birinin adı olması dolayısıyla dil adı olmayacağını belirtmiştir. Sami’nin bu ifadesiyle Osmanlı İmparatorluğu’nda kullanılan yazı dili Türkî-i Garbî yani Batı Türkçesi, aktar-ı baidede ‘uzak ülkelerde’, Türkistan coğrafyasında kullanılan yazı dili ise Türkî-i Şarkî yani Doğu Türkçesidir. Düşüncelerini kendi sözleriyle şöyle açıklamıştır:

Bize kalırsa o aktar-ı baidedeki Türklerin lisanıyla bizim lisanımız bir olduğundan ikisine de “Lisan-ı Türkî” ism-i müştereki ve beynlerindeki farka da riayet olunmak istenildiği hâlde onlarınkine “Türkî-i Şarkî” ve bizimkine “Türkî-i Garbî” unvanı pek münasiptir.

Klasik devirde "Osmanlı Türkçesi" ayrı bir dil olarak algılanmamış, üç dilden (elsine-i selase) oluşan bir karışım olarak görülmüştü. "Türkçe" ise, evde, sokakta ve köyde konuşulan basit dile verilen addı. Ancak 19. yüzyılda standart bir yazı dili ihtiyacının belirmesiyle birlikte Osmanlı dili tartışmaları yoğunlaştı. Bu dilin belkemiğini oluşturan Türkçenin güçlendirilmesi ve yazı dilinin Türkçe konuşma diline yaklaştırılmasına ilişkin talepler Şinasi, Ali Suavi, Ahmet Vefik Paşa gibi yazarlarca dile getirildi. 19. yüzyıl sonlarında doğan Türkçülük akımı, Osmanlı yazı dilinin esasen Türkçe olduğu ve "Türkçe" diye adlandırıl

Osmanlıca · diğer bölümler

← Osmanlıca profilinin tamamı

03

Bağlantı atlası

Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.

Osmanlıca Ali Suavi Kânûn-ı Esâsî Şemseddin Sâmi Abdülhak Hâmit Tarhan Ahmed-i Dâî Cenap Şahabettin Mehmet Mahfi Bey Muallim Naci
düz çizgi: bu biyografide anılıyorkesik çizgi: bu kişiyi anıyor
  • Osmanlıca hayat hikâyesinde anıyor Ali Suavi

    “Bu dilin belkemiğini oluşturan Türkçenin güçlendirilmesi ve yazı dilinin Türkçe konuşma diline yaklaştırılmasına ilişkin talepler Şinasi, Ali Suavi, Ahmet Vefik Paşa gibi yazarlarc...”

  • Osmanlıca hayat hikâyesinde anıyor Kânûn-ı Esâsî

    “Osmanlıca veya Osmanlı Türkçesi, Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk anayasası olan 1876 tarihli Kânûn-ı Esâsî'de geçtiği hâliyle Türkçe (Osmanlıca: لسان توركى, romanize: Lisân-ı Türkî;...”

  • Osmanlıca hayat hikâyesinde anıyor Şemseddin Sâmi

    “Bu adlandırmaya ünlü sözlükçü, yazar Şemseddin Sâmi şu sözlerle karşı çıkmış ve tıpkı Kaşgarlı Mahmud, Yusuf Ulug Has Hacib, Ali Şir Nevai gibi dilin adının “Türkçe” olduğunu ifade...”

  • Osmanlıca kendi hikâyesinde anılıyor Abdülhak Hâmit Tarhan

    “Abdülhak Hâmit Tarhan (Osmanlıca: عبد الحق حامد; 2 Ocak 1852, Beşiktaş - 12 Nisan 1937, İstanbul), Türk şair, oyun yazarı ve diplomat.”

  • Osmanlıca kendi hikâyesinde anılıyor Ahmed-i Dâî

    “Ahmed-i Dâ'i (Osmanlıca: احمد داعی), 14.”

  • Osmanlıca kendi hikâyesinde anılıyor Cenap Şahabettin

    “Cenap Şahabeddin (Osmanlıca: جناب شهاب الدين) (21 Mart 1870, Manastır - 12 Şubat 1934, İstanbul), Türk şâir ve yazar.”

  • Osmanlıca kendi hikâyesinde anılıyor Mehmet Mahfi Bey

    “Mehmet Mahfî Bey (Osmanlıca: محمد مخفی بك) (1860'lı yılların sonu ile 1870'lı yılların başı (?), Sevlievo - 10 Kasım 1923, İstanbul); Türk şair, devlet adamı ve asker.”

  • Osmanlıca kendi hikâyesinde anılıyor Muallim Naci

    “Eski şiir geleneğini tamamen reddetmeden modernleştirmeyi savunan sanatçı, Türkçenin sadeleşmesi, aruz vezninin Türk diline kusursuz uygulanması ve ilk sistemli Osmanlıca sözlükler...”

04

Kaynaklar

0kaynak kaydı
0farklı yayıncı
0ansiklopedi maddesi
0zaman çizelgesi olayı

Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.

yayımlanmadı

Bilerek dışarıda bırakılanlar

Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.

Metin lisansı

Vikipedi’den uyarlanmıştır

Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.

05

Ne değişti?

  1. Profil oluşturuldu

    0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.

06

Düzeltme masası

Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.

  1. Ne yanlış?
  2. Doğrusu
  3. Kaynak

Hangi bölümde bir hata var?

Önerin editör incelemesinden geçer, otomatik yayımlanmaz. E-posta adresin yalnızca bu başvuru için kullanılır.
07

Buradan nereye?

Kültür & Sanat alanındaki tüm profiller →