Kısaca kimdir?
Derbent Muharebesi, 31 Ağustos 1922'de Özdemir Bey komutasındaki müfrezenin Raniye'deki Derbent geçidinde İngiliz birliklerini yendiği savaştır. Türk Kurtuluş Savaşı'nda doğrudan Birleşik Krallık yapılan nadir çatışmalardan birisidir. Muharebe sonucunda Raniye, Süleymaniye ve birçok yer Özdemir müfrezenin eline geçmiştir.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Arkaplan
Anadolu'daki Kemalist hareketin Musul'a ilgisi Mondros Mütarekesi'nden sonraki Musul'un işgaline kadar dayanmaktaydı. Mîsâk-ı Millî bildirisi ile bölgeye olan ilgi daha da belirgin olmuştu.
3 Kasım 1918'de Musul İngilizler tarafından işgal edilmişti. Bu işgalden beri yerel halk ve İngiliz askerleri arasında irili ufaklı çatışmalar yaşanmıştı fakat ilk büyük ayaklanma Mayıs 1919'da Mahmud Berzenci tarafından başlatılmıştı. Bu ayaklanma Atatürk tarafından da fark edilmişti, örnek olarak Atatürk, Şeyh Mahmud Berzenci'ye birer mektup yazmıştı. Ancak ayaklanma kısa süre içinde bastırılmıştı ve Şeyh Mahmud Berzenci, Britanya Hindistanı'na sürgüne gönderilmişti.
Sonraki büyük ayaklanma, yerel Türkmenler tarafından 3 Haziran'ı 4 Haziran'a bağlayan gece 1920'de Telafer ilinde yaşanmıştı. Şehir 1920'de Türkmenlerin eline geçmişti, bu olay 1920'deki Irak'taki çıkacak olan diğer isyanlar için birer ön sinyaldi. Ayaklanma Birleşik Krallık için Birinci Dünya Harbinden sonra tek başına en ölümcül olan olaydı: ikisi subay olmak üzere toplamda 16 İngiliz askeri öldürülmüştü. İsyan Cemil Muhammed Halil bey tarafından yönetilmekteydi, isyanı Ankara Hükûmeti desteklemişti. Fakat desteklerin gecikmesi nedeniyle 4 Eylül 1920'de isyan bastırılmıştı ve yerel halka katliamlar uygulanmıştı. 1920'de Irak'taki Tel Afer dışında yaşanan diğer büyük ayaklanmalar da bölgedeki Türk ajanlar tarafından desteklenmekteydi.
Büyük Irak İsyanı'nın Ekim 1920'de sona ermesine rağmen Revandiz'de İngiliz yönetimine karşı ayaklanmalar devam etmekteydi. Bu ayaklanmaları desteklemek için El-Cezire Cephesi komutanlığı bölgeye 3 subay ve 100 erlik bir piyade bölüğünü göndermişti. 9 Ağustos 1921'de bu bölüğün komutanlığına Binbaşı Şevki Bey atanmıştı. Bu bölüğe kuvvet mevcudunun azlığı ve teknik yetersizliklerden dolayı zorda kalmadıkça İngilizlerle çatışmamaları emredilmişti. Revandiz'de yaşanan çatışmalardan birisi 12 Eylül'de olmuştu: Erbil'den gelen 150 süvari, 50 kadar piyade jandarması, iki makineli tüfek ve beş uçaktan oluşan İngiliz birliği Revandiz'in batısındaki Harrin kasabasına taarruza kalkışsalar da Şeyh Yakup bey ve gönderilen bölüğün karşısında yenilgiye uğratılmışlardı; bu çatışma sonucunda iki İngiliz uçağı düşürülmüş, üç İngiliz jandarması öldürülmüş, üç İngiliz uçağı ve iki makineli tüfek de ele geçirilmişti. 26 Eylül 1921'de Erbil'de yaşanan başka bir ayaklanma da İngilizleri zor duruma düşürmüştü. Askeri müdahalelerle bölgedeki aşiretleri kontrol altına alamayacaklarını fark eden İngilizler, strateji değiştirerek aşiretleri birbirlerine düşürmeye çalışacaklardı. Bazı aşiretleri yanlarına çeken İngilizler, bölgede toparlanabilmişlerdi. Bölgeye harekât yapacak olan Özdemir müfrezesi de tam da bu zamanlarda kurulacaktı.
02.2Özdemir müfrezesinin kurulması
1921 sonlarına doğru Ankara Hükûmeti'nin bölgeye olan ilgisi artmıştı. Ekim 1921'de Fransızlarla yapılan Ankara Antlaşması'yla birlikte Fransa ile Türk Millî Hareketi anlaşmış, İngilizler bölgede Türklere karşı yalnız kalmıştı. Yani artık Suriye bölgesindeki Kuvâ-yi Milliye ve Türk askerleri Irak sınırına çekilebilirdi. Kasım 1921'de bu konuyu araştıran bir İngiliz memorandumu, Türkiye'nin Musul'u ele geçirmek amacıyla yapılabilecek bir sefer en az 30 bin asker hazırlayabileceğini ile Irak'taki İngiliz askerlerinin bu orduyla savaşamayacağını öngörüyordu. Ayrıca Memoranduma göre, Türkiye-İran sınırında isyan başlatan lider Simko, Büyük Millet Meclisi Hükûmetine eğer Kuzey Irak'a harekât gerçekleştirilirse 15 bin adamla birlikte onları destekleyeceğine dair söz vermişti. Bu sıralarda bölgedeki tansiyon yükselmekteydi: Aralık 1921 ve Mart 1922 arasında toplam 8 İngiliz askeri öldürülmüştü.
1 Şubat 1922'de Atatürk'ün emriyle Misak-ı Milli sınırları içerisinde yer alan Musul'un kurtarılması için Revandiz'e kuvvet gönderilmesi karar kılınmıştı. Gönderilecek birliğin komutanının Şefik Özdemir Bey olmasına karar verilmişti. Fevzi Paşa'nın El-Cezire Cephesi komutanlığına verdiği 2 Mart tarihli bir mektupta Özdemir Bey'in birkaç gün içerisinde harekete başlamasını bildirmişti. 9 Mart'ta yolculuğuna başlayan Özdemir, 22 Nisan'da Diyarbakır'a vardığında El-Cezire Cephesi komutanı Cevat Paşa ile görüşmeye başladı. Diyarbakır'da 100 kişilik donanımlı bir müfreze kurdu (Özdemir Müfrezesi) ve görüşme sonrasında alınan karara göre yapılacak harekâtın Türkiye ile hiçbir alakasının olmadığı izlenimi verilecekti. 13 Mayıs'ta Diyarbakır'dan Siirt'e vardı, 23 Haziran 1922'de ise Revandiz'e varmıştı.
02.3Revandiz'deki faaliyetler
Mayıs 1922'de, aşiret liderleri Kerim Fettah Bey ile Seyid Muhammed bey, yaklaşık 300 kişilik toplam güç ile, Süleymaniye'de çıkan bir ayaklanmaya liderlik etmişti. Temmuz ortalarına kadar süren isyanın bastırılmasında, İngilizlerin hava kuvvetleri üstünlüğü önemli bir rol oynamıştı. Ayaklanmada 1 İngiliz yüzbaşısı ile 6 İngiliz askeri öldürülmüştü ve bölgedeki yirmi üç uçaktan sekizi hasar almıştı. İngilizler'den kaçan isyancılar Özdemir Bey'in müfrezesine dahil olmuşlardı. Bu yeni ayaklanma Özdemir'in Kaladze [en] gibi yerlere saldırmasına olanak tanımıştı.
Özdemir Bey'in bölgedeki en etkili gücü propagandaydı. Propaganda faaliyetleri ile bölgedeki Kürtleri ve Türkmenleri kendi safına çekmişti. İngilizler, Özdemir Bey'in faaliyetlerini engellemek için 10 Temmuz 1922'de Revandiz'i bombaladılar. Bombardımanda ayrıca 400 galonluk petrol ile yangın bombası da atmışlardı. Bombardıman, arazinin engebeliliği nedeniyle başarılı olamamıştı. Gertrude Bell, babasına gönderdiği mektuplarda Kuzey Irak'taki bu olayları şöyle anlatmaktaydı:
Sonuç olarak, Kuzey'de toplanmakta olan kapkara bulutlar var. Türkler Van'da ordu topluyorlar ve yeni subaylar göndererek Revanduz'a takviye sözü vermekteler. Kürt aşiretleri arasında oldukça ama oldukça canlı bir propaganda yürütülüyor ve Genelkurmay Başkanlığımız bu durumun oldukça vahim olduğunu belirtmekte. [...] Hava kuvvetlerimiz son derece sıkıntılı bir arazide isyancıların olduğu köyleri bombalayarak harikalar ortaya koydu fakat yeterli sayıda uçağı aynı anda havada tutmak oldukça zamanlarını alıyor ve eğer ki Revandiz'i yoğun bir şekilde bombalamamız gerekirse kaynaklarımız son derece zorlanacak.
Kürt politikamızın gözden geçirilip yenilenmesi gerekiyor, H.E.'ye verdiğim oldukça gizli memorandumda göreceğin üzere. Ancak Kemalistlerle barış sağlanana dek kalıcı bir çözüm umamayız -ki eğer sağlanırsa-.
Özdemir Bey'e karşı çıkan bazı aşiretler bulunmaktaydı. Örneğin Balik aşireti ile olan çatışmalar 4 gün sürmüş ve 2 Temmuz'da Özdemir Bey'in zaferiyle sonuçlanmıştı, Balik aşireti ise Özdemir Bey'e bağlı kalmaları şartıyla affedilmişti. Bu olaydan sonra Nadoşt ve Piştar Aşiretleri de Özdemir Bey'e bağlılıklarını bildirmişti. 11 Ağustos 1922'de Özdemir Müfrezesi, Van'da bulunan 8. tümene bağlandı. Sonra ise 4973 lira Özdemir'e gönderildi.
Özdemir bey, muharebe öncesinde Revandiz-Süleymaniye arasındaki Raniye ilçesindeki İngiliz birliklerine taarruz edip iki şehir arasında irtibat sağlamak istemekteydi, fakat bunun için öncelikle bölgedeki aşiretleri kendi lehine çekmesi gerekiyordu. Bunun için Revandiz şehrinde bölgedeki aşiretlerden olan Kerim Fettah, seyyit Mehmet ile Ahmet ağa ile toplantı gerçekleştirdi, toplantıda Derbent-i Raniye geçidine saldırılması kararı alındı. Özdemir Bey'den önce gelen 3 subay ile 100 erlik bölük, Özdemir müfrezesinin kendisi ile bölgedeki aşiretlerle birlikte Özdemir Bey'in toplam adam miktarı yaklaşık 8000'lere varmaktaydı. Buna karşın İngilizlerin emrinde olan adam miktarı toplamda
02.4Muharebe
31 Ağustos 1922 tarihinde, gece saat 00:00'dan başlayarak düşman mevzilerine yaklaşıldı ve sabahın ilk saatlerinde saldırıya başlandı. Saat 4'te on beşinci Sih Öncü Birliği Derbent mevkiinde dağıtıldı. Sağdaki 'Şavur Kolu', Dalaran üzerinden Raniye'nin batı sırtlarına taarruz ederek bu bölgeyi ele geçirdi. Bundan sonra sağ kol, Sirsiryan kesimindeki Derbent mevzilerine taarruza başladı. Sol kol ise Şarus vadisinden ilerleyerek Haroca ve Sultan adındaki köyleri ele geçirdi, bu koldaki bazı birlikler derbent geçidinin kuzeyinde de faaliyet göstermekteydi. Bir diğer kuvvet ise Küçük Zap Irmağı'ndan batıya doğru geçip konum değiştirdiler, Derbent mevzilerini güneyden de etkilemeye başladılar; böylece Derbent her yerden sarılmış oldu. Muharebe sırasında Derbent'de olan C. J. Edmonds, muharebeyi şöyle betimlemekteydi:
[...] Hala üç taraftan yaylım ateşi altındaydık. Yaşadığımı karışıklıktan daha da cesaret bulan düşmanlarımız o kadar yakınımıza gelmişlerdi ki Sih askerler onlara süngülerle karşılık vermek zorunda kalmışlardı.
Batıda ilerlemekte olan 'Şavur Kolu' İngilizlerin Sirsiryan bölgesindeki topçu ateşi saldırısına karşı kayıp vermeye başlamıştı, kayıpların esas sebebi arazinin düzlüğüydü. Asıl çekinilen güç, hava kuvvetleri ve uçaklar olduğundan dolayı harekâtın hızlıca yapılması amaçlanmıştı; bundan dolayı da şiddetli bir saldırı ile İngilizler mevzilerinden kaçmaya zorlanmıştı ve ağır kayıplar vermişlerdi. Edmonds, saldırı sırasında binaların korunaksız olduğunu ve İngiliz askerlerine sıcak yemek verilemediğini söylemiştir.
1 eylül 1922 Gecesi İngilizler Köysancak'a doğru kaçmaya başladılar. Edmonds, bu çekilmeyi İngiliz prestijinin zedelenişi olarak yorumlamıştır. Özdemir Bey kaçan birlikleri çevreleyip etkisiz hale getirmeyi düşünmüştür fakat İngiliz Hava Kuvvetleri'nin saldırılarından dolayı bu planı hayata geçirememiştir.
Muharebe sonucunda Türk tarafında 14 asker ölmüşken, İngilizlerin tarafında ise 100'den fazla asker ölmüş ve/veya esir alınmış, pek çok malzeme ile 6 makineli tüfek ve 2 top ele geçirilmişti. İngilizler geri çekilirken uçaklarla Özdemir'in bulunduğu mevzilere bombardıman yapmaya çalışsa da Özdemir bey alçak irtifada uçan 4 uçağı düşürmüştü.
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.