Kısaca kimdir?
Semiha Berksoy (1910, İstanbul - 15 Ağustos 2004, İstanbul), Türk opera sanatçısı, tiyatrocu ve ressamdır.
Türkiye'nin uluslararası alanda tanınmış ilk sanatçılarından birisi ve Cumhuriyet döneminin sanat simgelerindendir. Sesli ilk Türk filminde ve Mustafa Kemal Atatürk'ün emri ile sahneye konan ilk Türk operasında, Ankara Devlet Opera ve Balesinde opera sanatının başlıca yapıtlarının ilk sahnelenişlerinde sahne aldı. 1939'da Berlin'de Richard Strauss'un "Ariadne auf Naxos" isimli eserinde başrol oynayarak Batı Avrupa'da sahneye çıkan ilk Türk opera sanatçısı unvanının sahibi oldu. Görsel sanatlarla da hep yakından ilgilendi ve önemli uluslararası sergilere eserleriyle katıldı. Berksoy, sanatın daha birçok alanında ilkleri gerçekleştirdiği için "ilklerin kadını" olarak tanınmıştır.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Ailesi ve gençlik yılları
1910 yılında İstanbul'un Çengelköy semtinde doğdu. Annesi heykeltıraş ve ressam Fatma Saime Hanım, babası maliye katibi ve şair Ziya Cenap Berksoy'dur. Sanata olan ilgisini anne ve babasından aldı. Sekiz yaşındayken annesinin İspanyol gribinden kaybetti. Bir süre, o sırada Düyûn-ı Umûmiye'de baş katip olan amcası Basri Cenap Bey'in yanında yaşadı. Babasının yeniden evlenmesinden sonra aile önce Sultanahmet'e, sonra Kadıköy'e taşındı. İlk ve orta öğrenimini Kadıköy İlkokulu'nda tamamladı. Kadıköy'de evlerinin karşısında Kuşdili Tiyatrosu'nun bulunması sanata yönelmesinde etkili oldu. İlk öykülerini ilkokul öğrencisiyken yazmaya başladı. 1928 yılında Beyoğlu'nda bir şan hocasından dersler aldı.
Lise öğrenimine İstanbul Kız Lisesi'nde başladı. O yıllarda Darülelhan'ın yeniden düzenlenmesiyle İstanbul Konservatuvarı kurulunca bu okulda Nimet Vahit Hanım'la şan çalıştı. 1929'da halk önünde ilk konserini verdi. Nikolay Rimski-Korsakov'un Sadko operasından çeşitli aryalar seslendirdiği bu konserde ona Cemal Reşit Rey eşlik etti.
Aynı dönemde Güzel Sanatlar Akademisi'nin sınavlarını kazanarak Namık İsmail Atölyesi'nde Refik Epikman ile heykel, İsmail Hakkı Oygar ile seramik çalıştı; ancak sahne sanatlarına ağırlık verince resim yapmaya 1957'e kadar ara verdi.
02.2Darülbedayi
1930'da, iki yıllık Darülbedayi Tiyatro Okulu'nun sınavını kazanarak tiyatroya başladı. Tiyatro sahnesine ilk kez Tolstoy'un "Yaşayan Kadavra" oyununda "çiçek satan kız" rolüyle çıktı. 1931 yılında Muhsin Ertuğrul'un çektiği İstanbul Sokakları filminde rol aldı. İlk sesli Türk filmi olan bu filmin çekimi için Paris'e gitti ve "Hancı Kızı Semiha" karakterini canlandırdı. İlk defa bu seyahat sırasında Paris'te bir opera izleyip gerçek anlamda opera ile tanıştı.
1932 yılında Nâzım Hikmet'in yazdığı, Muhsin Ertuğrul'un sahneye koyduğu "Kafatası" adlı piyeste "Karagözlü Sinyorina" tangosunu söyleyerek yer aldı. 1933'te Tiyatro Mektebi'nden mezun oldu. Okulun mezun ettiği tek kız öğrenci idi. Aynı yıl, Darülbedayi'de Schiller'in "Hile ve Sevgi" dramında ve ardından şiirlerini Nazım Hikmet'in yazdığı Yalova Türküsü müzikalinde; Muhsin Ertuğrul'un sahneye koyduğu "Güneş Batarken" oyununda rol aldı. Ayrıca Ekrem ve Cemal Reşit Rey kardeşlerin 1933'te Cumhuriyet'in kuruluşunun onuncu yılında şehir tiyatrosunda sahneledikleri Lüküs Hayat operetinde Mısırlı Prenses Atıfet rolünü oynadı.
Şehir Tiyatrosu kadrosunda yer olmadığı gerekçesiyle işten çıkarılınca bir süre işsiz kalan Berksoy, Süreyya Opereti'nde oynama teklif aldı; ardından "Emir, Çardaş Fürstin, Maskot, Leblebici Horhor gibi operetlerde rol aldı ve ün kazandı.
Nazım Hikmet'in senaryosunu yazdığı Söz Bir Allah Bir (1933) filminde rol aldı. Berksoy'un ünlü şair ile dostluğu uzun yıllar devam etti. Mektuplaşmaları "Nazım Hikmet ve Toscası Semiha Berksoy" adıyla kitaplaştırıldı. Berksoy, 1934-1935 sezonunda Nazım Hikmet'in kendisi için yazdığı "Bir Rüyadır" adlı oyunda başrol oynadı.
02.3Özsoy Operası ve Berlin yılları
Opera kariyerine 1934 yılında "ilk Türk operası" kabul edilen Özsoy Operası'ndaki rolüyle başladı. Ankara'da Cumhurbaşkanı ve İran şahı Rıza Şah Pehlevi onuruna sahnelenen eserde "Ayşım" rolünü seslendirdi. Bu temsil, onun hayatında bir dönüm noktası oldu. Mustafa Kemal huzurunda Çankaya Köşkü'nde küçük bir konser verme fırsatı buldu ve opera eğitimi için Berlin'e gitmesi gerektiği gündeme geldi.
Ankara'dan döndükten sonra operetlerde oynamaya devam eden Berksoy, 6 Ekim 1936'da girdiği sınav sonucunda hem Ankara Devlet Konservatuvarı'na girme hakkı, hem de Berlin Müzik Yüksek Akademisi Opera bölümü bursunu kazandı ve Berlin'e gitti. Öğrenciliği sırasında Türk, ABD, İtalyan sefaretlerinde ve Berlin radyosunda konserler verdi. 1936-1939 arasında öğreniminin sonunda Berlin Akademi Operası'nın halka açık temsilinde Richard Strauss'un "Ariadne auf Naxos" isimli eserinde başrol (Ariadne) oynadı. Böylece Batı Avrupa'da sahne almış ilk Türk opera sanatçısı unvanını aldı.
02.4Devlet Operası
Berlin'deki üç yıllık eğitimini tamamlayıp Türkiye'ye döndükten sonra konservatuvarda ses uzmanı olarak atandı. Muhsin Sadak yönetimindeki senfonik orkestra eşliğinde solist olarak konserler verdi. Ankara'da ilk konserini Cemal Reşit Rey yönetimindeki orkestra eşliğinde Ankara Radyosu'nda verdi. Devlet Opera ve Balesi'nin kuruluş çalışmaları devam ederken Carl Ebert kendisine Türkiye'deki ilk profesyonel opera temsili olarak sahnelenen Tosca'da başrol oynamasının teklif etti. Tosca'da çalışmak için Ankara'da yaşamaya başladı. Ankara Devlet Konservatuvarı'nda ses kadrosuna değil, orkestra üyeliğine "opera mütercimi" olarak atandı. 2 Nisan 1941 tarihinde Ankara Halkevi Sahnesi'nde Riyaseticumhur Filarmoni Orkestrası eşliğinde Tosca'nın ikinci perdesi sahnelendi. Berksoy, daha sonra Madame Butterfly operasında Ciocio San rolünü oynadı. Performansı ile ilgili kötü bir değerlendirme yazısından sonra ani bir kararla operadaki görevinden istifa etti ve ülkeden ayrıldı. Devam eden II. Dünya Savaşı'na rağmen Berlin'e gitti. Berlin Yüksek Müzik Akademisi'nden aldığı diplomanın denkliği kabul edilmediği için Ankara'da ses kadrosuna atanamadığından Berlin'de akademiye giderek diplomasının denkliğini kanıtlamaya çalıştı. II. Dünya Savaşı başlayınca almadan döndüğü diplomasını ve hocalarından ses kalitesini öven mektuplar alıp yurda döndü. Ankara Gaz Şirketi'nde çalışan, aynı zamanda piyanist olan Ercüment Siyavuşgil ile 1943 yılının Mayıs ayında evlendi. Bu evlilikten kızı Zeliha dünyaya geldi (1946).
Berksoy'un Berlin Yüksek Müzik Akademisi'nden gelen belgesi Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kabul edilmedi. Sanatçı, 1949-1951 yılları arasında operaya çıkartılmadı ve kızını alarak Viyana'ya gitti. Yurt dışında konserler veren Berksoy, 1950'de açılan Devlet Opera ve Balesi'ne solist olarak atandı. 1951 opera sezonunda sahnelenen Eugene d'Albert'in Tiefland (Çukurova) operasında başrol ‘Marta’yı oynadı. Ertesi yıl 1 Mayıs'ta Beethoven'in 125. ölüm yıldönümü nedeniyle Devlet Tiyatrosu opera bölümü tarafından sahnelenen Mozart'ın Fidelio operasında Leonore rolünü oynadı. 22 Mayıs 1953 tarihinde Ankara Devlet Konservatuarı Konser Salonu'nda konservatuarın piyano bölüm başkanı Mithat Fenmen'in eşliğinde "Wagner Konserleri" düzenledi. 1954 Ankara Devlet Konservatuarı sahnesinde oynanan "Hansel ve Gratel Operası"nda Anne rolünü oynadı. 1956 yılından başlayarak üç yıl üst üste Bayreuth Festivallerine katıldı.
1961'de Feridun Altuna’nın sahneye koyduğu Hansel ve Gretel operasında Haxel rolünü canlandırdı. 12 Şubat 1963'te Verdi'nin Il trovatore operasında "Azucena" rolüyle 30. sanat yılı jübilesini yaptı.
Üretimleri
Miras (oyun) : Augustus Goetz - Ankara Devlet Tiyatrosu
Köşebaşı : Ahmet Kutsi Tecer - Ankara Devlet Tiyatrosu
Elektira : Sofokles - Ankara Devlet Tiyatrosu
Lady Frederick : W. Somerset Maugham - Ankara Devlet Tiyatrosu
Yaşlı Aile : Branislav Nušić - Ankara Devlet Tiyatrosu
Çayhane : John Parick - Ankara Devlet Tiyatrosu
Dünkü Çocuk : Garson Kanin - Ankara Devlet Tiyatrosu
Korku (oyun) : Orhan Asena - Ankara Devlet Tiyatrosu
Diğer eserler
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Semiha Berksoy hayat hikâyesinde anıyor Cemal Reşit Rey
“Nikolay Rimski-Korsakov'un Sadko operasından çeşitli aryalar seslendirdiği bu konserde ona Cemal Reşit Rey eşlik etti.”
-
Semiha Berksoy hayat hikâyesinde anıyor İsmail Hakkı Oygar
“Aynı dönemde Güzel Sanatlar Akademisi'nin sınavlarını kazanarak Namık İsmail Atölyesi'nde Refik Epikman ile heykel, İsmail Hakkı Oygar ile seramik çalıştı; ancak sahne sanatlarına...”
-
Semiha Berksoy hayat hikâyesinde anıyor Lüküs Hayat
“Ayrıca Ekrem ve Cemal Reşit Rey kardeşlerin 1933'te Cumhuriyet'in kuruluşunun onuncu yılında şehir tiyatrosunda sahneledikleri Lüküs Hayat operetinde Mısırlı Prenses Atıfet rolünü...”
-
Semiha Berksoy hayat hikâyesinde anıyor Mithat Fenmen
“22 Mayıs 1953 tarihinde Ankara Devlet Konservatuarı Konser Salonu'nda konservatuarın piyano bölüm başkanı Mithat Fenmen'in eşliğinde "Wagner Konserleri" düzenledi.”
-
Semiha Berksoy hayat hikâyesinde anıyor Muhsin Ertuğrul
“1931 yılında Muhsin Ertuğrul'un çektiği İstanbul Sokakları filminde rol aldı.”
-
Semiha Berksoy hayat hikâyesinde anıyor Mustafa Kemal Atatürk
“Sesli ilk Türk filminde ve Mustafa Kemal Atatürk'ün emri ile sahneye konan ilk Türk operasında, Ankara Devlet Opera ve Balesinde opera sanatının başlıca yapıtlarının ilk sahneleniş...”
-
Semiha Berksoy hayat hikâyesinde anıyor Namık İsmail
“Aynı dönemde Güzel Sanatlar Akademisi'nin sınavlarını kazanarak Namık İsmail Atölyesi'nde Refik Epikman ile heykel, İsmail Hakkı Oygar ile seramik çalıştı; ancak sahne sanatlarına...”
-
Semiha Berksoy hayat hikâyesinde anıyor Nâzım Hikmet
“1932 yılında Nâzım Hikmet'in yazdığı, Muhsin Ertuğrul'un sahneye koyduğu "Kafatası" adlı piyeste "Karagözlü Sinyorina" tangosunu söyleyerek yer aldı.”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.