biyograftam
Giriş
  1. Keşfet
  2. Kültür & Sanat
  3. Sağ Sahil Muharebesi
Kültür & Sanat

Sağ Sahil Muharebesi

Sağ Sahil Muharebesi, I. Dünya Harbi'nin Irak Cephesi dâhilinde, 6–8 Ocak 1916 tarihleri arasında cereyan etmiştir. Muharebe, Dicle Nehri kıyılarında, İngiliz-Hint kuvvetlerinden müteşekkil İngiliz Dicle Kolordusu [en] ile Osmanlı 6.

01

Kısaca kimdir?

Sağ Sahil Muharebesi, I. Dünya Harbi'nin Irak Cephesi dâhilinde, 6–8 Ocak 1916 tarihleri arasında cereyan etmiştir. Muharebe, Dicle Nehri kıyılarında, İngiliz-Hint kuvvetlerinden müteşekkil İngiliz Dicle Kolordusu [en] ile Osmanlı 6. Ordusu'na bağlı birlikler arasında vuku bulmuştur. Bu çarpışma, Kut’ül Amare Kuşatması altında bulunan İngiliz garnizonunu kurtarmak maksadıyla Dicle Kolordusu tarafından girişilen taarruzlar zincirinin ilk halkasını teşkil etmiştir.

02

Hayat hikâyesi

02.1Arka Plan

Osmanlı Devleti'nin 31 Ekim 1914 tarihinde I. Dünya Harbi'ne iştiraki üzerine, Hindistan Seferî Kuvveti D [en] (Indian Expeditionary Force D), Şattü’l-Arab ve Basra havalisini emniyet altına almakla görevlendirildi. Bu tedbirin başlıca sebebi, İngiliz mülkiyetinde bulunan İran petrollerinin [en] sevkiyatının güvence altına alınmasıydı. Basra'nın zabtından sonra, Seferî Kuvvet D'nin Irak Cephesi'ndeki vazifesi, mahallî kumandanların İngiliz İmparatorluğu'nun İslâm âlemindeki itibarını artıracak zaferler kazanma imkânını görmeleriyle tedricen genişledi.

Londra'da, Hindistan Dairesi (India Office), ileri harekât fikrine şiddetle muhalifti. Zira savaşın bu safhasında Mezopotamya'daki harekâtı Harbiye Nezareti değil, Hindistan Dairesi sevk ve idare etmekteydi. Hindistan Bakanı [en] Austen Chamberlain, Bağdat ele geçirilse bile, takviye kuvvet bulunmadığından şehrin elde tutulamayacağı endişesini ileri sürerek taarruzun reddini savundu. Mesele nihayet Asquith başkanlığındaki Harp Kabinesi'nde müzakere edildi ve ilerleme kararı alındı.

1915 yılının ikinci yarısında Seferî Kuvvet D'nin taarruz kabiliyetine sahip yegâne tümeni, Tümgeneral Charles V.F. Townshend kumandasındaki 6. (Poona) Tümeni idi. Bu tümen, Selman-ı Pak Muharebesi'nde Osmanlı 6. Ordusu karşısında taktik bakımdan muvaffakiyet kazanmış görünse de, zafer Pirusvari oldu. Zira ağır zayiat sebebiyle Poona Tümeni Kutü’l-Amâre'ye ricat etti. Takviye edilmiş bulunan Osmanlı Altıncı Ordusu ise bu geri çekilmeyi takip ederek İngiliz-Hint kuvvetlerini Kut'ta kuşatma altına aldı.

02.2Kut’taki Vaziyet

Kut garnizonunun mukavemet kudreti esasen iaşeye bağlıydı. Şehrin ilk hücumlarla düşürülemeyeceğini anlayan Osmanlı kuvvetleri, müdafaacıları aç bırakmak suretiyle teslim olmaya mecbur etmeyi tercih ettiler. Tümgeneral Townshend, bazı birliklerine kuşatmadan yarılıp Dicle aşağısında toparlanmakta olan Seferî Kuvvet D'nin kalıntılarıyla birleşme emri vermişti. Ancak ağız sayısının azaltılması dahi meseleyi çözmedi; zira erzak sıkıntısı yalnızca miktarla değil, çeşitlilik ve hazırlanış şekliyle de ilgiliydi. Kuşatma uzadıkça Townshend, General Nixon'a mevcut erzakın 15 Ocak 1916'ya kadar yeteceğini bildirdi.

Kut garnizonu 6. (Poona) Tümeni’nden müteşekkildi. Bu tümen, klasik İngiliz ya da Osmanlı tümenlerinden farklı olarak, Hindistan’ın muhtelif etnik ve dinî unsurlarından derlenmiş taburlardan meydana gelmekteydi. Her unsurun ayrı beslenme şartları bulunuyordu: Hindu askerler inek etine temas etmeyi dahi reddediyor, yemeklerinin inek eti pişmiş kaplarda yapılmasına müsaade etmiyorlardı. Sihler et yemekte sakınca görmedikleri halde, helal gibi ritüel usullerle kesilen hayvanların tüketilmesini kabul etmiyorlardı. Müslüman askerler ise ancak helal usulüne göre hazırlanmış gıdayı talep ediyordu. İngiliz askerlerinin iaşesi ise doğrudan Londra’daki idarecilerce belirlenmişti. Hindistan ordusunun geleneksel görev yeri olan Kuzeybatı Sınırı’nda bu çeşitlilik nispeten idare olunabilmişti. Fakat Mezopotamya’da, uzun ve yetersiz bir ikmal hattının sonunda, iaşe meselesi çok daha çetin bir hâl aldı. Townshend, kuşatmanın başladığı 1915 Aralığında, tümenindeki sepoyların ancak 54 gün beslenebileceğini rapor etmişti.

Townshend her ne kadar Kut’u faal bir savunmayla tutma niyetini ilân etmişse de, hakikat büsbütün başkaydı. Taarruz veya akın yerine, askerlerini Kut etrafında ve nehrin karşı kıyısındaki, askerlerin “Woolpress” adını verdikleri köyde siperlere gömdü ve kurtarılmayı bekledi. Osmanlı hatlarının baskısıyla Kut ile Woolpress'i birbirine bağlayan köprü tehdide uğrar uğramaz, Townshend onu imha ettirdi. Böylece elde yalnızca birkaç küçük sandal ve Sumana adlı topçu gemisi kalarak, asker ve malzeme nakli Dicle üzerinde son derece müşkül şartlara bağlanmış oldu.

02.3Yardım Kuvvetinin Toplanması

Kut'un aşağısında, Ali Garbi mevkiinde, Korgeneral Fenton Aylmer, Kut garnizonunu kurtarmak üzere bir kuvvet toplamaya başladı. İlk safhada, kuşatma içinde bulunmayan yegâne birlikler 6. Hindistan Süvari Tugayı [en] ile 35. [en] ve 28. Hint Tugayı [en] idi. Bunlara kısa zamanda 7. (Meerut) Tümeni [en]’nin ilk unsurları da iltihak edecekti. Hem Kut’taki Townshend’in, hem de Basra’daki Nixon’un baskısı karşısında Aylmer, emrine üç tam piyade tugayı geçtiği anda ileri harekâta girişmeye mecbur kaldı. 4 Ocak 1916’da hareket eden Aylmer, yaklaşık 9.900 piyade, 1.340 süvari ve 42 sahra topu ile taarruza iştirak edebilecek durumdaydı. Dicle boyunca ilerlemeyi desteklemek üzere dört gambot da hazır bulunmaktaydı.

Meerut Tümeni, cepheye gelmeden evvel, Fransa’dan çekilerek kısa bir müddet için Mısır’da yeniden teçhiz edilmişti. Seferî Kuvvet D tarafından “mümtaz bir kıdemli birlik” olarak görülse de, bu kıdem ağır bir bedelle kazanılmıştı. Hint Seferî Kuvveti A [en]'nın bir parçası, daha sonra Hindistan I. Kolordusu [en] (Indian Corps) adıyla teşkil edilen bu tümen, Eylül 1914'te Fransa'ya intikal etmiş, La Bassée Muharebesi [en], Neuve Chapelle Muharebesi [en], Aubers Muharebesi [en] ve Loos Muharebesi [en]'ne iştirak etmişti. 1915 Aralığına gelindiğinde, tümenin hem sepoyları, hem de İngiliz subayları arasında ağır kayıplar mevcuttu. Zaten harp öncesinde tam teşekküllü bir yedek sistemi geliştirilmemiş bulunan Hindistan Ordusu, bu taburları taze ve eğitimli sepoylarla takviye etmekte zorlanıyordu. Daha da müşkül olanı, Hint birliklerini sevk ve idare edecek subayların ikmalinde yaşanan sıkıntıydı.

1857 Sipahi İsyanı'ndan beri İngiliz siyaseti, Hindistan Ordusu'nda üst düzey kumandanlıkların daima Avrupalı İngilizlere tahsis edilmesi yönündeydi. Tabur kumandanı, yüzbaşı, bölük komutanı, karargâh subayı veya levazım subayı gibi bütün rütbeler yalnızca Avrupalı İngilizlere veriliyordu. Bununla birlikte, herhangi bir İngiliz subayın Hint askerler üzerinde tesirli olması kolay değildi. Zira gerek dil, gerekse farklı kast, din ve etnik grupların hassasiyetlerini kavramak için vakit ve özel bir ihtisas lazımdı.

Nitekim yalnızca Hint Ordusu tabur ve bölüklerini idare edebilecek liyakatli İngiliz subaylarının bulunmasında değil, aynı zamanda Genel Vali (Viceroy) Komisyonu [en] ile yetkilendirilmiş Hint subayların yetiştirilmesinde de ciddi sıkıntılar mevcuttu. Bu subaylar, hiyerarşide genç İngiliz subayları ile kıdemli astsubaylar arasında müstesna bir konuma sahipti. Ancak Fransa cephesinde geçen bir yıl zarfında, Meerut Tümeni'ne mensup bu Vali Komisyonlu subaylar ağır kayıplar verdiler. Harp öncesinde Hint Ordusu'nun faaliyetleri ekseriyetle Kuzeybatı Sınırı'nda olduğundan, bu tür subayları süratle yetiştirmek gibi bir ihtiyaç doğmamıştı. Dolayısıyla Vali Komisyonu rütbesine yükselenler, çoğu zaman uzun yıllar hizmet etmiş ve büyük tecrübe kazanmış askerlerden seçiliyordu. Ancak Fransa'da verilen kayıplar sonrasında sistem yeni harp tarzına intibak edemedi

02.4Osmanlı Hazırlıkları

Dicle yukarısında, Osmanlı 6. Ordusu Mareşal Colmar Freiherr von der Goltz kumandasında beklemekteydi. Emeklilikten geri çağrılan Goltz Paşa, müttefik Almanya'daki askerî misyonun bir parçası olarak Ekim 1915'te Altıncı Ordu'nun başına tayin edilmişti. Kut'u yıldırım hücumu ile almak için yapılan iki teşebbüs neticesiz kalınca, Goltz Paşa, kıdemli Osmanlı kumandanlarının itirazlarına rağmen, garnizonu açlığa mahkûm ederek teslim almaya karar verdi.

Yardım kuvveti ilerlemeye başladığında, Goltz Paşa'nın ordusu iki kolordu ile muharebeye sevk edilebilecek durumdaydı: 13. Kolordu ve 18. Kolordu. Ancak Townshend'in niyeti henüz belirsiz olduğundan, 6. Ordu'nun mühim bir kısmı kuşatma hatlarını muhafazaya tahsis edilmişti. Zira Townshend'in birlikleri, Aylmer'in taarruzu ile eşgüdümlü bir yarma teşebbüsünde bulunabilirdi. 1916 Ocak ayında kuşatma XVIII. Kolordu tarafından idame edilmekteydi. Kurmay Albay Kazım Karabekir Paşa kumandasındaki bu kolordu, 45. ve 51. Piyade Tümenlerinden müteşekkildi.

Miralay Halil (Kut) Bey'in kumanda ettiği 13. Kolordu ise, 35. ve 52. Piyade Tümenlerinden oluşuyordu ve Dicle aşağısına inerek Dicle Kolordusu'nun ilerleyişini durdurmakla görevlendirilmişti. 52. Tümen, daha evvel Kafkasya Cephesi'nde teşkil edilmiş, Selman-ı Pak Muharebesi ve Kut kuşatmasının ilk safhalarında yer almış bir tümen idi. Buna mukabil, 35. Tümen harpten önce Basra ve Bağdat vilayetlerini müdafaa ile görevlendirilmişti. 38. Tümen ile birlikte Seferî Kuvvet D'nin ilk ilerleyişine mukavemet etmiş, fakat ağır zayiat vermişti. Sonunda 35. ve 38. Tümenlerin kalıntıları birleştirilerek tek bir tümen teşkil edildi. Bu suretle 35. Tümen muharip güç bakımından takviye edilmiş olmakla beraber, 38. Tümen'den devralınan moral zaaflarını da miras almıştı. Zira 38. Tümen'in esasını Arap ve Kürt ahalisinden derlenen askerler teşkil ediyordu; bu unsurların Osmanlı idaresine bağlılıkları zayıftı, sadakatleri şüpheli ve disiplinsizlikleri daimî bir meseleydi. Toplamda, 35. ve 52. Tümenler yaklaşık 9.000 piyade, 20 top, bir süvari tugayı ve bir miktar Arap aşiret süvarisiyle muharebeye iştirak edebilecek durumdaydı.

13. Kolordu, hem 18. Kolordu’nun kuşatma kuvvetlerini destekleyebilecek, hem de Kut’tan mümkün mertebe uzak olmayacak şekilde, Sağ Sahil mevkiinde tahkimata girişti. Burada 35. Tümen, İngiliz-Hint ilerleyişini beklemek üzere bir dizi siper hattı tesis etmeye başladı. Kolordunun geri kalan kısmı ise daha yukarıda mevzilenerek, hem Kut kuşatmasına hem de Sağ Sahil müdafaasına destek verebilecek bir durumda kaldı.

03

Bağlantı atlası

Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.

Sağ Sahil Muhare… Selman-ı Pak Muharebes... Kût'ül-Amâre Kuşatması Vadi Muharebesi (1916)
düz çizgi: bu biyografide anılıyorkesik çizgi: bu kişiyi anıyor
  • Sağ Sahil Muharebesi hayat hikâyesinde anıyor Selman-ı Pak Muharebesi

    “Bu tümen, Selman-ı Pak Muharebesi'nde Osmanlı 6.”

  • Sağ Sahil Muharebesi kendi hikâyesinde anılıyor Kût'ül-Amâre Kuşatması

    “Britanya birlikleri Kut'u kurtarmak için General Aylmer komutasındaki Tigris (Dicle) Kolordusuyla hücuma geçtiyse de 6 Ocak 1916 tarihli Sağ Sahil Muharebesi'nde ölü ve yaralı topl...”

  • Sağ Sahil Muharebesi kendi hikâyesinde anılıyor Vadi Muharebesi (1916)

    “Kut'u kurtarmaya yönelik ilk girişim (Sağ Sahil Muharebesi) 6 Ocak 1916'da gerçekleşti.”

04

Kaynaklar

0kaynak kaydı
0farklı yayıncı
0ansiklopedi maddesi
0zaman çizelgesi olayı

Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.

yayımlanmadı

Bilerek dışarıda bırakılanlar

Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.

Metin lisansı

Vikipedi’den uyarlanmıştır

Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.

05

Ne değişti?

  1. Profil oluşturuldu

    0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.

06

Düzeltme masası

Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.

  1. Ne yanlış?
  2. Doğrusu
  3. Kaynak

Hangi bölümde bir hata var?

Önerin editör incelemesinden geçer, otomatik yayımlanmaz. E-posta adresin yalnızca bu başvuru için kullanılır.
07

Buradan nereye?

Kültür & Sanat alanındaki tüm profiller →