biyograftam
Giriş
  1. Keşfet
  2. Kültür & Sanat
  3. Karakul Muharebesi
Kültür & Sanat

Karakul Muharebesi

Karakul Muharebesi,[a] Kırım Savaşı sırasında ve 28 Mayıs 1854'te Osmanlı İmparatorluğu ile Rus İmparatorluğu arasında Karakul [en] şehrinde gerçekleşti. Osmanlı kuvvetlerine Antoni Aleksander İlinski, Rus birliklerine ise Andrey Nikolayeviç Karamzin [ru] komu...

01

Kısaca kimdir?

Karakul Muharebesi,[a] Kırım Savaşı sırasında ve 28 Mayıs 1854'te Osmanlı İmparatorluğu ile Rus İmparatorluğu arasında Karakul [en] şehrinde gerçekleşti. Osmanlı kuvvetlerine Antoni Aleksander İlinski, Rus birliklerine ise Andrey Nikolayeviç Karamzin [ru] komuta etmekteydi. Muharebede Osmanlı birlikleri, Rus saldırılarını püskürterek düşmanı ağır bir yenilgiye uğrattı, komutanlarını öldürerek Rus ordusunu geri çekilmeye zorlamıştır.

02

Hayat hikâyesi

02.1Muharebe öncesi

28 Mayıs sabahı saat 5'te, Tatar asıllı ve Nikolay Karamzin'in oğlu olan Albay Andrey Nikolayeviç Karamzin [ru], keşif göreviyle Slatina'dan hareket etti. Daha yola çıkmadan alayda gerginlik hissediliyordu. Karamzin'e tahammül edemeyen subaylar, bir araya gelip alaycı yorumlar yaparken, askerler de kulak kabartıyordu. Bir tanığın aktardığına göre, "Bakalım bugün bizim Sankt-Peterburglu zarif beyimiz ne yapacak? Liprandi [en] delirdi mi? Böylesine ciddi bir görevi alaya yeni katılan birine vermek de neyin nesi? Bu, yalnızca bizim için değil, sıradan askerler için de hakaret!" diye homurdanıyorlardı. Askerler de bu sözleri onaylayan bir şeyler mırıldandı. Karamzin birliğinin önüne gelip selam verdiğinde, askerler isteksiz ve zayıf bir şekilde karşılık verdiler. "Ne dersin?" diye sordu bir subay diğerine. "Kötüye gidiyor!" yanıtını aldı.

Karamzin'in komutası altındaki birlik, General Pavel Liprandi'nin emriyle Osmanlı askerlerinin bulunduğu Karakul'a [en] doğru ilerledi. Ancak Rusların Tuna Ordusu'nda istihbarat sistemi son derece zayıftı. Öyle ki, Rus komutanlar çoğu zaman Müşîr Ömer Lütfi Paşa tarafından gönderilmiş ajanları kendi casusları sanarak bilgi topluyorlardı.[b] Yirmi verst yol kat ettikten sonra, Karamzin Vlăduleni [ro] köyünde mola verdi. Subaylarını çadırına davet ederek birlikte yemek yemeyi teklif etti lâkin neredeyse hiçbiri bu davete icabet etmedi. Karamzin'in emrindeki birlik; keşif görevi için kendisine verilen altı süvari bölüğü, bir Kazak yüzbaşılığı ve dört toptan oluşuyordu. Bu süvari bölüklerinden dördü, Karamzin'i o güne dek hiç tanımamış askerlerden meydana geliyordu.

Bir süre daha ilerledikten sonra, önlerinde Teslui [en] nehri belirdi. Üzerinde dar bir köprü vardı. Yüzbaşı Mihail Çernyayev [en], Karamzin'in yanına gelerek bu geçidi kullanmanın büyük bir risk teşkil ettiğini belirtti. Eğer Osmanlı askerleri saldırıya geçerse, birlik geri çekilemez ve felaket kaçınılmaz olurdu. Ancak Karamzin bu uyarıyı dikkate almadı ve askerlerine köprüden geçmeleri emrini verdi. Bununla da yetinmeyerek, kısa süre sonra karşılarına çıkan ve çamurlu bir vadi üzerindeki ikinci bir dar köprüden de geçilmesini buyurdu. Çernyayev, bu geçişin tehlikeli olduğunu bir kez daha hatırlattığında, Karamzin şu cevabı verdi: "Elimdeki talimatlar gereği bağımsız hareket ediyorum. Aleksandriya Hussarları [ru] gibi yiğit bir alayın geri çekileceğini hiç sanmıyorum, aklıma bile getirmem! Bu askerlerle her zaman ileri gitmek gerekir!". Kimse bu sözlere karşı çıkmadı. Çernyayev, kararın büyük bir risk taşıdığını son kez vurgulamakla yetindi ve savaş alanında komutanla tartışmak istemeyerek kenara çekildi. Bunun üzerine ordu, sessizlik içinde köprüden geçmeye başladı.

02.2Muharebe

Köprüyü geçerken Rus askerleri ufukta dört Osmanlı birliği gördü. Uzaktan bakıldığında her biri 500 kişilik gibi görünüyordu; ancak gerçekte Osmanlı kuvvetlerinin toplamı yaklaşık 3.000 askere ulaşıyordu. Henüz geri çekilme imkânı varken, Karamzin karşılarındaki birliklerin dört değil, yalnızca iki kol olduğunu, üçüncü ve dördüncü kolların aslında çitlerden ibaret olduğunu iddia etti. Ardından askerlerine Osmanlı kuvvetlerine yaklaşmalarını ve ateş açmalarını emretti. Bu sırada beklenmedik bir gelişme yaşandı. Rus topları birkaç atış yaptıktan sonra aniden durdu; çünkü mühimmat taşıma sorumluluğundaki birlik yeterli cephane almayı unutmuştu. Topçu desteğinden mahrum kalan birlik hâlâ geri çekilebilecekken, Karamzin tereddütle saldırı emri verdi.

İlk hücuma geçen süvari bölüğü, Miralay Antoni Aleksander İlinski (Mehmet İskender Paşa) komutasındaki Osmanlı kuvvetlerine yaklaştığında şiddetli bir çarpışma başladı.[c] Bölük komutanı Teğmen Vink'in öldürülmesiyle askerler paniğe kapılarak düzensiz bir şekilde geri çekildi. İkinci bölük ise çatışmanın ortasında geri dönerek çarpışmaya katılmadı. Zaferin artık mümkün olmadığını gören askerler, zaten güvenmedikleri Karamzin'in emirlerine tamamen kayıtsız kaldı. Osmanlı birlikleri, Rusların geri çekilme yolunu kesmek için hızla dar köprüye yöneldi. Hussarlar, Osmanlılardan önce köprüye ulaşmak amacıyla panikle kaçmaya başladı. Bu dar geçitte büyük bir karmaşa yaşandı ve şiddetli bir çarpışma meydana geldi. Karamzin, Osmanlı birlikleri tarafından çevrelenmesine rağmen uzun süre direndi fakat sonunda öldürüldü. Cesedi bulunduğunda üzerinde 18 yara tespit edildi. Rus birliklerini tamamen imha edememesine rağmen İlinski, Rusların dört topunu ele geçirdi.

Rus tarihçi Yevgeni Tarle [en], Rusların muharebede 139 asker ve 4 top kaybettiğini yazar. Diğer taraftan Kırım Savaşı'nı bizzat sahada takip eden İrlandalı savaş muhabiri William Howard Russell [en], Rusların 3.000 asker ve 6 top kaybettiğini öne sürer. Britanyalı tarihçiler Edward Henry Nolan ve Walter Keating Kelly aynı bilgiyi aktarmaktadır. Muharebe sırasında Rus komutanlığı önemli kayıplar verdi. Toplamda 19 subay öldürüldü. Karamzin ve Teğmen Vink'in yanı sıra Prens Golitsin, von Hahn ve Teğmen Braşnevski de hayatlarını kaybetti. Binbaşı Andrey Krasovski [ru], beş kez mızrakla vurularak ağır yaralandı.

02.3Muharebe sonrası

Karakul'da yaşanan ezici mağlubiyet, Sankt-Peterburg'da büyük yankı uyandırdı ve Karamzin'in eylemleri uzun süre tartışıldı. Rus ordusundaki tepkiler çok daha sertti ve Karamzin'in ölümü bile komutanların öfkesini dindirmedi. Feldmareşal İvan Paskeviç, olayla ilgili bir soruşturma başlattı. Sonuç olarak, Karamzin'in zafer kazanarak kendini kanıtlamak uğruna daha deneyimli subayların uyarılarını dikkate almadığı, yeterli keşif yapmadan ve durumu doğru değerlendirmeden Osmanlı ordusuna saldırdığı tespit edildi.

Lev Tolstoy, Dekabristler adlı eserinin ilk bölümüne ait bir taslakta Karamzin'in adını vermeden şu ifadelerle ondan bahsetti: "Birisi vardı ki, Sofya Katedrali'nde zafer duasına katılmak için acele etti ve bu uğurda sadece kendi canını değil, iki süvari bölüğünü de kaybetti." Tolstoy, aristokrat çevrelerde Karamzin hakkında yapılan coşkulu konuşmalardan rahatsızlık duyuyordu; çünkü ona göre Karamzin, büyük bir bedel ödemiş olsa da, uyarılara rağmen sorumsuzca hareket ederek kendisine emanet edilen birliği anlamsızca yok etmişti. Tolstoy, onun ölümünü bazı asiller gibi vatan için büyük bir kayıp olarak görmüyor, aksine bu düşünceyle alay ediyordu. Ordudaki tepkiler de benzerdi; Karamzin'in ölümü bile neden olduğu felaketin sorumluluğunu unutturmamıştı. Zira hayatta kalsaydı, komutanına itaatsizlikten askerî mahkemeye çıkarılacaktı.

03

Bağlantı atlası

Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.

Karakul Muharebesi İskender Paşa Lütfi Paşa Ömer Lütfi Paşa Mehmed İskender Paşa
düz çizgi: bu biyografide anılıyorkesik çizgi: bu kişiyi anıyor
  • Karakul Muharebesi hayat hikâyesinde anıyor İskender Paşa

    “İlk hücuma geçen süvari bölüğü, Miralay Antoni Aleksander İlinski (Mehmet İskender Paşa) komutasındaki Osmanlı kuvvetlerine yaklaştığında şiddetli bir çarpışma başladı.[c] Bölük ko...”

  • Karakul Muharebesi hayat hikâyesinde anıyor Lütfi Paşa

    “Öyle ki, Rus komutanlar çoğu zaman Müşîr Ömer Lütfi Paşa tarafından gönderilmiş ajanları kendi casusları sanarak bilgi topluyorlardı.[b] Yirmi verst yol kat ettikten sonra, Karamzi...”

  • Karakul Muharebesi hayat hikâyesinde anıyor Ömer Lütfi Paşa

    “Öyle ki, Rus komutanlar çoğu zaman Müşîr Ömer Lütfi Paşa tarafından gönderilmiş ajanları kendi casusları sanarak bilgi topluyorlardı.[b] Yirmi verst yol kat ettikten sonra, Karamzi...”

  • Karakul Muharebesi kendi hikâyesinde anılıyor Mehmed İskender Paşa

    “28 Mayıs 1854'te yaşanan Karakul Muharebesi'nin galibidir.”

04

Kaynaklar

0kaynak kaydı
0farklı yayıncı
0ansiklopedi maddesi
0zaman çizelgesi olayı

Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.

yayımlanmadı

Bilerek dışarıda bırakılanlar

Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.

Metin lisansı

Vikipedi’den uyarlanmıştır

Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.

05

Ne değişti?

  1. Profil oluşturuldu

    0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.

06

Düzeltme masası

Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.

  1. Ne yanlış?
  2. Doğrusu
  3. Kaynak

Hangi bölümde bir hata var?

Önerin editör incelemesinden geçer, otomatik yayımlanmaz. E-posta adresin yalnızca bu başvuru için kullanılır.
07

Buradan nereye?

Kültür & Sanat alanındaki tüm profiller →