Kısaca kimdir?
Yaylı tambur, yayla çalınan bir tambur türüdür. Yaklaşık bir asırlık bir geçmişi vardır. Tamburi Cemil Bey tarafından icat edilmiş ve daha sonraki yıllarda Ercüment Batanay ve Fahrettin Çimenli tarafından geliştirilerek bugünkü hâline getirilmiştir.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Tarihi
Tamburun eskiden de yayla çalındığına dair 15. yüzyılda Abdülkadir Meragi'den gelme bilgiler olsa da günümüzde bilinen yaylı tamburu ilk olarak 1900'lerin başında Cemil Bey icat etmiştir. Türk müziğinde viyolonselin yanı sıra pes ses verecek bir enstrüman arayışı içinde olan Cemil Bey, mızraplı tamburun eşiğine bir kibrit çöpü koyup alt telleri yükselterek kemençe yayıyla çalmayı denediğinde o zamana dek hiçbir enstrümandan duyulmamış hüzünlü ve duygulu bir ses elde edebileceğini fark etmiştir. Cemil Bey, tamburu yaylı olarak ilk defa Ferik Yanyalı Mustafa Paşa’ya dinletmiş ve yine bir paşa konağındaki toplantıda ilk kez yaylı tamburunu çalmıştır. Bu yeni sazın buğulu ve yumuşak sesini dinleyen herkes büyülenmiştir.
02.2Gelişimi
Cemil Bey, taş plaklarındaki ferahfeza, bestenigâr, segâh, hicaz, yegâh gibi taksimlerle yanık ninni, gazel ve şarkılar gibi toplam yirmi kadar eserini yaylı tamburla çalmıştır. Fakat, icat ettiği bu yeni sazı fazla geliştirmeden olduğu gibi bırakmıştır. Daha sonra İzzettin Ökte, Cemil Bey’de ayrı olan alt telleri birleştirerek viyolonsele yakın bir tını elde etmiştir. Önceleri mızraplı tambur çalan Ercüment Batanay, yaylı tamburu ilk olarak İzzettin Ökte’de görmüş ve çok etkilenerek incelemek istemiştir. Daha sonraları ise mızraplı tamburu tamamen terk ederek yaylı tamburuyla meşhur olmuştur. Batanay 1947'de gazinolarda çalışmaya başladığında ise yaylı tamburun sesinin diğer sazlar arasında çok cılız kaldığını görmüş ve sazını geliştirmek için çareler aramıştır. Cümbüş gövdesine tambur sapı takmış ve gövdenin içini kadife ile kaplamıştır. Telleri kalınlaştırarak da akordunu tizleştirmiştir. Eşik altına klasik kemençedeki gibi lastikler koymuştur. Gövdenin içine can direği yerleştirmek ise Fahrettin Çimenli’nin buluşudur. Böylece yaylı tambur, yüksek ses veren bir enstrüman hâlini almıştır.
02.3Yapısı
Yaylı tamburun gövde yapımında maun, karaağaç, çınar, akçaağaç, ardıç gibi çeşitli ağaçlar kullanılır. Ses tablası; oğlak, keçi, manda veya deve derisinden, bazen de tahtadan, burguları metalden, can direği ise ayarlı olarak yapılır. Ses tablası tahta olan yaylı tamburlar, tambur-viyolonsel arası bir ses verirler. Madeni cümbüş gövdeli tamburlar ise daha ucuz olup yüksek hacimde ses verebildiği için "piyasa" müziğinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Çıkan madeni sesi azaltmak için, bu tür tamburların gövdelerine kadife bir kılıf geçirilir.
02.4İcrası
Yaylı tambur gövdesi iki dizin üstüne sapı yere dik olarak konularak viyolonsel yayına benzeyen bir yayla çalınır. Ses alanı iki oktavdır ama bazen orta tel de kullanılarak iki buçuk oktava kadar çıkabilir. Türk müziğinde insan sesine en yakın saz olduğu söylenir. Mızraplı tamburun tellerinin hepsi aynı yükseklikteyken, yaylı tamburun en soldaki iki alt teli yaklaşık 2 mm daha yüksektedir ve bu iki tel gövde üzerinde birleştirilip tek tel olarak çalınır. Çoğu tamburda dört sıra hâlinde toplam 6 tel vardır ama 7-8 tele kadar tel takılabilir. Alt telde, 0,32 ila 0,36 mm arası teller tercih edilir. Mızraplı tambura yapılan bolahenk akorttan daha dik olan mansur akortla çalınır. En alttaki yegâh teli, diyapazonun re sesine akortlanır. Transpozedeki orta tel kullanımı hariç, icrada sadece yegâh teli kullanılır. Diğerleri ahenk telleridir.
Mızraplı tambur ile yaylı tambur arasındaki temel fark, icra tekniklerinden kaynaklanmaktadır. Mızraplı tamburda, yapısal özellikleri gereği uzun süreli ve kesintisiz nağmelerin icrası mümkün değildir. Buna karşın, tamburun yayla çalınan formu olan yaylı tambur, sürekli ses üretimine imkân tanıdığından uzun ve bitişik nağmelerin icrasında avantaj sağlamaktadır. Bununla birlikte, yaylı tamburun icrası, mızraplı tambura kıyasla çok daha güçtür. Zira tambur, organolojik açıdan esasen mızrapla icra edilmek üzere geliştirilmiş bir sazdır. Tek tel üzerinden icra edilmesi, enstrümanın kontrolünü ve özellikle hızlı ya da çeviklik gerektiren eserlerdeki hâkimiyeti güçleştirmektedir. Yay kullanımıyla birlikte perde tutuşu, yay hâkimiyeti ve entonasyonun korunması gibi ek unsurlar da devreye girdiğinden, detone olma riski artmaktadır. Bu sebeple yaylı tambur, geniş imkânlar sunmasına karşın, icracısından yüksek düzeyde teknik donanım ve müzikal tecrübe talep eden bir enstrüman olarak değerlendirilmektedir.
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Yaylı tambur hayat hikâyesinde anıyor Ercüment Batanay
“Tamburi Cemil Bey tarafından icat edilmiş ve daha sonraki yıllarda Ercüment Batanay ve Fahrettin Çimenli tarafından geliştirilerek bugünkü hâline getirilmiştir.”
-
Yaylı tambur hayat hikâyesinde anıyor Fahrettin Çimenli
“Tamburi Cemil Bey tarafından icat edilmiş ve daha sonraki yıllarda Ercüment Batanay ve Fahrettin Çimenli tarafından geliştirilerek bugünkü hâline getirilmiştir.”
-
Yaylı tambur hayat hikâyesinde anıyor İzzettin Ökte
“Daha sonra İzzettin Ökte, Cemil Bey’de ayrı olan alt telleri birleştirerek viyolonsele yakın bir tını elde etmiştir.”
-
Yaylı tambur hayat hikâyesinde anıyor Klasik kemençe
“Eşik altına klasik kemençedeki gibi lastikler koymuştur.”
-
Yaylı tambur kendi hikâyesinde anılıyor Fuat Saka
“Babası bir yaylı tambur ustası olan Saka'nın müziğe ilgisi çocukluk yıllarında başladı.”
-
Yaylı tambur kendi hikâyesinde anılıyor Mustafa Keser
“Zaman içerisinde çalıştığı kişilerden çok bilgiler edinmiş, önceden çaldığı sazlara ilaveten yaylı tambur, mızraplı tambur, buzuki, piyano gibi birçok enstrümanı da çalmasını öğren...”
-
Yaylı tambur kendi hikâyesinde anılıyor Cahit Berkay
“Gitar dışında bağlama, cura ve yaylı tambur da çalmaya başladı.”
-
Yaylı tambur kendi hikâyesinde anılıyor Orhan Gencebay
“Ortaokul ve lise yıllarında Samsun, Edirne ve İstanbul musiki cemiyetlerinde yaylı tambur, THM cemiyetlerinde ise bağlama çaldı.”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.