Kısaca kimdir?
1915 ve 1917 yılları arasında en az 800.000 Ermeni'nin öldürüldüğü Ermeni Kırımı, yaşanmasından uzun yıllar sonra bile Türk toplumunda hissedilecek derin etkiler bıraktı .Anadolu Hareketi'nin 1919 tarihli bir yayını, Ermenilere karşı sistematik bir "imha" politikasının uygulandığını ve İttihat ve Terakki liderlerinin "insanlığın en büyük suçluları arasında" olduğunu kabul ediyordu. Ermeni tarihçi Vahan Avetyan'a göre, 1920ler boyunca Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni bir devlet kurma projesinin önemli bir parçası olarak Kırım'ın Türk tarihinden silinmesi denenmişti.
Daha öncelerde nispeten bölünmüş olan, Kırım'a dair resmî Türk görüşü, 1974 ve 1990 yılları arasında kaynaşmaya başladı. Türkiye'nin resmî duruşu, Ermenilerin "tehcir" sırasında gerçekleşen ölümlerinin bir "soykırım" olarak kabul edilemeyeceği yönündedir, bu da pek çok farklı argümanla desteklenen bir tutumdur, bu argümanlara cinayetlerin kasıtlı olmadığı veya sistematik olarak organize edilmediği; Ermenilerin kültürel bir grup olarak Rusya'ya sempati duyan bir tehdit oluşturması nedeniyle tehcirin haklı olduğu; Ermenilerin Osmanlı hükûmetinin kasıtlı bir eylemi olmadan açlıktan öldüğü; aynı yıllarda Ermeniler tarafından Türklere karşı gerçekleştirilmiş katliamların varlığı ve Ermeni çeteleri örnek verilebilir. Olaylar için soykırım teriminin kullanılmasının yanlış olduğunu yasal yüzeyler ile savunan bazı diğer argümanların arasında ise 2007 ve 2015 yılları arasındaki yargı süreci Perinçek-İsviçre Davası ve soykırım teriminin 1943 yılına kadar kullanılmaması verilebilir. Müslüman-Türk katliamları sırasında öldürülen Müslüman Türklerin sayısı (bu sayı bazı tahminlere göre 5.5 milyon kadardır) veya I. Dünya Savaşı boyunca ölen Türkler de sıklıkla Ermeni ölümlerinin sayısını hafifletmek için kullanılır.
Bir Der Spiegel makalesi, Türk tarihyazımının konuya bakışını şu şekilde ele alır:
Büyükelçi Öymen, "Dedelerinizin suçlarını, eğer gerçekten işlenmiş olmasalardı kabul eder miydiniz?" diye sordu. Ancak İstanbul merkezli haftalık Ermenice yayın organı Agos'un editörü ve genel yayın yönetmeni Hrant Dink, problemin tam da bu sorunun içinde yattığını söylüyor. Türkiye'nin önde gelenleri, Osmanlı geleneğinden asla gerçekten vazgeçmediler; faillere baktıklarında namusunu korumak zorunda hissettikleri babalarını görüyorlar. Bu gelenek hem soldan hem de sağdan Türk milliyetçilerine bir kimlik duygusu aşılıyor ve okul sistemi aracılığıyla nesilden nesile aktarılıyor.
Serbestleşme
—Serbestleşme
30 Nisan 2008'de Hrant Dink suikastının ardından Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesinde çeşitli değişiklikler yapılması ve aynı yıl Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde yaşanan yakınlaşma, Türkiye'de Ermeni Kırımı üzerindeki tabunun daha da çözülmesine yol açtı. Bunun da etkisiyle, Aralık 2008'de öğretim üyeleri ve gazetecilerden oluşan bir grup tarafından Ermenilerin başına gelenlerin yıllardır konuşulmamış olunmasından dolayı kişisel olarak özür dilendiği bir imza kampanyası olan Özür Diliyorum kampanyası başlatıldı. Kampanya, imzaya açıldığı ilk 24 saat içinde 5000 kişi tarafından imzalandı. 2012 yılında Ragıp Zarakolu, Yves Ternon'un kitabını bu sefer daha "cesur" bir Türkçe başlık olan "Bir Soykırım Tarihi: 20 Yıl Sonra Ermeni Tabusu Davası" ve kitabın yayın sürecini, Türkiye'de Ermeni Kırımı hakkındaki tartışmanın 20 yılını ve 8 yıl süren Ternon ile Ayşenur Zarakolu davalarının belgelerini içeren ekler ile yeniden yayınladı. Aynı yıl, önde gelen bir Türk gazeteci ve 1915 olaylarının en büyük sorumlularından Cemal Paşa'nın torunu olan Hasan Cemal, Ermeni Soykırımı anıtını da ziyaret ettiği Ermenistan ziyaretinden sonra "1915: Ermeni Soykırımı" adında bir kitap yazdı ve kitabı Türkiye'nin çok satanları arasında girdi. Ermenice haftalık gazete Agos'un eski köşe yazarı ve 2015 yılında Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki iktidar Adalet ve Kalkınma Partisi'nden milletvekili seçilen Markar Esayan, Türkiye'de çeşitli günlük gazetelerde yazdığı farklı makalelerde 1915 olaylarını soykırım olarak nitelendirdi. Özellikle 2015 yılında Ermeni Kırımı'nın 100. yılı anısına, Ermeni Kırımı hakkında arasında Raymond Kévorkian'ın "Ermeni Soykırımı" eserinin de bulunduğu çok sayıda kitap yayınlandı.
Türkiye'de Ermeni Kırımı'nın mirası · diğer bölümler
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Türkiye'de Ermeni Kırımı'nın mirası hayat hikâyesinde anıyor Adalet ve Kalkınma Partisi
“Ermenice haftalık gazete Agos'un eski köşe yazarı ve 2015 yılında Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki iktidar Adalet ve Kalkınma Partisi'nden milletvekili seçilen Markar Esayan, Tü...”
-
Türkiye'de Ermeni Kırımı'nın mirası hayat hikâyesinde anıyor Anadolu Hareketi
“1915 ve 1917 yılları arasında en az 800.000 Ermeni'nin öldürüldüğü Ermeni Kırımı, yaşanmasından uzun yıllar sonra bile Türk toplumunda hissedilecek derin etkiler bıraktı .Anadolu H...”
-
Türkiye'de Ermeni Kırımı'nın mirası hayat hikâyesinde anıyor Ayşe Nur Zarakolu
“1993'te Türk insan hakları savunucusu Ayşe Nur Zarakolu, Yves Ternon'un Armenians, History of a Genocide isimli kitabının Türkçe çevirisini "Ermeni Tabusu" adı altında yayınladı.”
-
Türkiye'de Ermeni Kırımı'nın mirası hayat hikâyesinde anıyor Cemal Azmi
“Grigor Merjanov ile birlikte çalışan Şahan Natali önderliğindeki bir birim, Türklerle işbirliği yapmakla suçlanan bazı Ermenilerin yanında Behbud Han Cevanşir, Said Halim Paşa, Bah...”
-
Türkiye'de Ermeni Kırımı'nın mirası hayat hikâyesinde anıyor Doktor Nâzım
“1926'da o zaman hâlâ hayatta olan en önemli Ermeni Kırımı sorumluları olan Cavid Bey, Doktor Nâzım Bey ve Yenibahçeli Nail Bey; Mustafa Kemal Atatürk'e karşı İzmir Suikastı olarak...”
-
Türkiye'de Ermeni Kırımı'nın mirası hayat hikâyesinde anıyor Enver Paşa
“İdama mahkûm edilenler arasında Kırım'ı yönetmekle sorumlu olan Talat Paşa ve Enver Paşa da bulunuyordu.”
-
Türkiye'de Ermeni Kırımı'nın mirası hayat hikâyesinde anıyor Ermeni Devrimci Federasyonu
“Kırım'ın önde gelen mimarlarından birçoğu suçları yüzünden cezalandırılmadan önce kaçmayı başardığı için, Ermeni Devrimci Federasyonu 27 Eylül'de başlayıp 1919 Ekim sonlarına kadar...”
-
Türkiye'de Ermeni Kırımı'nın mirası hayat hikâyesinde anıyor Hrant Dink
“Ancak İstanbul merkezli haftalık Ermenice yayın organı Agos'un editörü ve genel yayın yönetmeni Hrant Dink, problemin tam da bu sorunun içinde yattığını söylüyor.”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.