Kısaca kimdir?
Türkiye ekonomik krizi, Türk lirasının (TRY) büyük değer kaybı, yüksek enflasyon, artan borçlanma maliyetleri ve buna bağlı olarak yükselen kredi temerrütleriyle karakterize edilen bir mali ve ekonomik krizdir. Krizin temel nedenleri arasında Türkiye ekonomisinin aşırı cari açık vermesi, özel sektörün büyük miktarda yabancı para cinsinden borçlanması ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın artan otoriter yönetimi ile faiz politikası konusundaki alışılmadık görüşleri yer almaktadır. Bazı analistler, ABD ile yaşanan jeopolitik gerilimlerin de krizi tetiklediğini vurgulamaktadır. Özellikle 2016'daki darbe girişiminin ardından casusluk suçlamasıyla tutuklanan Amerikalı rahip Andrew Brunson nedeniyle Trump yönetiminin Türkiye'ye yönelik yaptırımları artırması, krizin derinleşmesine katkıda bulundu. Bu yaptırımlar çelik ithalatında vergiyi %50'ye, alüminyumda ise %20'ye çıkararak, Türkiye'nin toplam çelik ihracatının %13'ünü oluşturan ABD pazarından dışlanmasına neden oldu.
2020 ve 2021'in başlarında COVID-19 pandemisi sırasında yaşanan mütevazı toparlanmanın ardından, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal'ın yerine Şahap Kavcıoğlu'nun getirilmesiyle Türk lirası yeniden değer kaybetmeye başladı. Kavcıoğlu'nun faiz oranlarını %19'dan %14'e düşürmesi sonucunda lira, yalnızca 2021 yılında %44 değer kaybetti. 2022'de Cumhuriyet tarihinde ilk kez kamu faiz borcu, anapara borcunu geçti. Ancak 2023'te Erdoğan, Mehmet Şimşek ve Hafize Gaye Erkan'ın rehberliğinde geleneksel bankacılık politikalarına yönelmeye başladı. Erkan'ın yerine geçen Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'ın tavsiyesi üzerine, Mart 2024'ten bu yana faiz oranı %50 olarak gerçekleşti. Bu politika, enflasyonun düşmesine katkı sağladı ve Kasım 2024 itibarıyla enflasyon, zirve noktası olan %83'ten %47,1'e geriledi.
Son dönemdeki siyasi çalkantılar, ekonomik toparlanmayı daha da karmaşık hale getirdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve diğer muhalif isimlerin tutuklanması dâhil olmak üzere bir dizi demokrasi karşıtı baskı, piyasadaki belirsizliği derinleştirdi ve hisse senedi piyasalarında keskin satışları tetikledi. Bu gelişmeler, hem yerel hem de uluslararası politika yapıcıları harekete geçirdi; Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Merkez Bankası yetkilileri, uluslararası yatırımcılarla görüşmeler yaparken, yetkililer piyasalarda istikrarı sağlamak amacıyla açığa satış yasağı ve hisse geri alım kurallarının gevşetilmesi gibi adımlar attı. Ancak kredi derecelendirme kuruluşları ve uluslararası gözlemciler, devam eden siyasi baskıların kapsamlı reform çabalarını sekteye uğratabileceğini ve Türkiye'nin kırılgan ekonomik dengelerini tehdit edebileceğini öngörmektedir.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Cari açık ve döviz borcu
Türkiye ekonomisinin uzun zamandır süregelen bir özelliği de düşük tasarruf oranıdır. Recep Tayyip Erdoğan'ın hükûmetin başına geçmesinden bu yana Türkiye, 2016'da 33,1 milyar dolar ve 2017'de 47,3 milyar dolar olmak üzere büyük ve artan cari işlemler açığı vermektedir. Ocak 2018'de 7,1 milyar dolara ulaşan 12 aylık cari işlemler açığı, 51,6 milyar dolara yükselerek dünyanın en büyük cari işlemler açıklarından biri haline geldi. Ekonomi, özel sektör harcamalarını finanse etmek için sermaye girişlerine bağımlı oldu, bankalar ve büyük şirketler genellikle yabancı para birimlerinde ağır borçlandı. Bu koşullar altında Türkiye, geniş cari açığını ve vadesi gelen borçlarını finanse etmek için her yıl yaklaşık 200 milyar dolar bulmak zorunda olup, sermaye girişlerinin kesilmesi riskine karşı savunmasızdır; devletin brüt döviz rezervleri ise yalnızca 85 milyar dolardır. Bu ekonomik politika, 2002'de Adalet ve Kalkınma Partisi'nin seçim zaferinden bu yana ve özellikle 2008'den itibaren Erdoğan tarafından giderek daha fazla mikro düzeyde yönetildi, inşaat sektörü, kamu ihaleleri ve teşvik tedbirlerine odaklanıldı. Araştırma ve geliştirme harcamaları ile eğitime ayrılan bütçenin GSYİH içindeki payı, AKP hükûmetleri döneminde neredeyse iki katına çıkmasına rağmen, istenen sonuçlar elde edilemedi. Türkiye Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) genel sekreterine göre, Erdoğan'ın bu politikaları benimsemesinin ardındaki neden, 2008 finansal krizinden sonra Batı tarzı kapitalizme olan inancını yitirmesidir. Doğrudan çatışmayla bağlantılı olmasa da Türkiye'nin Afrin'e düzenlediği harekât, ABD-Türkiye ilişkilerini büyük ölçüde gererken Suriye'de ciddi istikrarsızlığa yol açtı ve uluslararası alanda Türkiye'nin gereksiz bir saldırgan olarak algılanmasına neden oldu.
02.2Döviz kuru
Merkez Bankası'nın verilerine göre, 1 Ocak 2018 tarihinde 3,78 lira seviyesinde bulunan dolar kuru, 20 Aralık 2021 tarihi itibarıyla 18,36 lira seviyesine yükselerek rekor bir yükseliş gösterdi; bu da son 10 yılda yüzde 600'den fazla yükselişe denk geldi. Aynı dönemin başında 4,54 liraya denk gelen Avrupa para birimi euro ise, kriz sırasında 20,74 düzeyine yükseldi.
Dolar kuru, 11 Ekim 2021 itibarıyla 9₺'yi, 12 Kasım 2021 itibarıyla 10₺'yi aştı. "Kara Salı" olarak da anılan 23 Kasım 2021 gününde dolar önce 12, sonra 13₺'yi gördü ve böylelikle dolar, 1 günde 2₺ artarak rekora imza attı. 14 Aralık 2021 itibarıyla, Merkez Bankası'nın müdahalelerine rağmen 14₺'yi, 16 Aralık'ta ise 15₺'yi aştı. 17 Aralık'ta ise önce 16₺'yi, sonra 17₺'yi aştı Dolar kurunun 20 Aralık 2021 günü 18,36₺'ye yükselerek tarihi rekora ulaşması üzerine Merkez Bankası piyasaya 5. kez müdahale etti ve hükûmet, vadeli mevduat hesaplarında tutulan Türk Lirası'nın vade sonunda dolar, euro veya sterlin karşısında faiz oranından daha fazla artması durumunda aradaki fark ödenmesini gerektiren ve "kur korumalı mevduat sistemi" adıyla bilinen uygulamayı başlatarak, TL'nin değer kaybını yavaşlattı. Dolar kuru bu sayede 11,86₺ seviyesine indi, fakat ilerleyen gün ve haftalarda düşük hızlı artışını sürdürerek, Mayıs 2022'den itibaren 16₺ düzeyinin üzerine yerleşti. 2023 seçimlerinden sonra hızla artışına devam eden Amerikan doları 2024'ün ilk aylarında 30₺'yi aştı.
2025 Ocak itibarıyla 35,67 rekor seviyelere yükseldi. 2026 Şubat itibarıyla 44 lirayı görerek rekor seviyelere yükseldi.
02.3TCMB döviz rezervleri
2018 yılı itibarıyla etkisini göstermeye başlayan döviz ve borç krizi, sosyal ve ekonomik olarak en çok döviz kurları ve Merkez Bankasının döviz rezervleri üzerinde hissedilmiştir.
Merkez Bankasının piyasalar tarafından önemle takip edilen döviz rezervleri, 2018 sonrası önemli düzeyde düştü; 2018 yılı Ocak ayında 77,9 milyar dolar olan net döviz rezervi, 2022 yılı Ocak ayı itibarıyla 7,9 milyar dolara geriledi.
Dolar kurunu düşük tutmak için TCMB rezervlerinden 128 milyar ABD Doları satıldığı şeklindeki "128 Milyar Dolar nerede" iddiası hükûmet tarafından yalanlanırken; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası eski başkanı Süreyya Serdengeçti satılan miktarın 128 milyar değil, 140 milyar dolar olduğunu belirtti.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası EVDS Çalışma Grubu verisine göre 5 Ocak 2018 tarihindeki brüt döviz rezervi 87,466 milyar dolar, 23 Ekim 2020 tarihinde 45,086 milyar dolardır.
Mart 2025'te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun "ihaleye fesat karıştırma" suçlamasıyla tutuklanmasının ardından, TCMB döviz rezervlerinde sert bir düşüş yaşandı. Tutuklamayı takip eden günlerde TCMB'nin net uluslararası rezervlerinde gerileme devam etti. Bu durum bazı ekonomistler tarafından piyasalarda oluşan belirsizliğe karşı kur istikrarını sağlama amacıyla yapılan bir müdahale olarak değerlendirilmiştir. Bu ekonomistlerden biri olan Hakan Kara, söz konusu haftadaki rezerv kaybının "TCMB tarihinde aylık bazda kaydedilen en büyük net rezerv düşüşü" olduğunu belirtti. Hükûmet yetkilileri ise rezerv hareketlerinin olağan piyasa koşulları çerçevesinde gerçekleştiğini ifade etmiştir.
02.4Enflasyon
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Aralık 2021'de tüketici fiyat endeksinin (TÜFE) bir önceki aya göre %13,58 ve yıllık bazda %36,08'e yükseldiğini açıkladı. Böylece yıllık enflasyon, Eylül 2002'den beri en yüksek seviyeye gelmiş oldu.
Enflasyon nedeniyle Türkiye'de ucuz ürün satışlarında uzun kuyruklar oluşmaya ve bazı alanlarda ürün yokluğu hissedilmeye başladı. Ülkenin çeşitli bölgelerinde şeker, un ve yağ bulunamazken ekmek kuyrukları yeniden görülmeye başlandı. Ayrıca bazı market ve bakkallarda temel tüketim maddelerine satış sınırlaması getirildi.
TÜİK'in 3 Kasım 2022 tarihli açıklamasına göre yıllık TÜFE %85,51 oldu. Endekste en yüksek artış %117,15 yükselişle ulaştırma, ikinci sırada ise %99,05 artışla gıda ve alkolsüz içecekler grubunda görüldü. Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) adlı sivil bir inisiyatife göre ise TÜFE, aynı dönemde %185,34 artış gösterdi. Aynı süreçte yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise TÜİK tarafından %157,69 olarak açıklandı. Bu endekste en yüksek artış %554,56 ile elektrik, gaz ve buhar grubunda, ardından %417,61 ile enerji grubunda görüldü.
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Türkiye ekonomik krizi (2018-günümüz) hayat hikâyesinde anıyor Adalet ve Kalkınma Partisi
“Bu ekonomik politika, 2002'de Adalet ve Kalkınma Partisi'nin seçim zaferinden bu yana ve özellikle 2008'den itibaren Erdoğan tarafından giderek daha fazla mikro düzeyde yönetildi,...”
-
Türkiye ekonomik krizi (2018-günümüz) hayat hikâyesinde anıyor Andrew Brunson
“Özellikle 2016'daki darbe girişiminin ardından casusluk suçlamasıyla tutuklanan Amerikalı rahip Andrew Brunson nedeniyle Trump yönetiminin Türkiye'ye yönelik yaptırımları artırması...”
-
Türkiye ekonomik krizi (2018-günümüz) hayat hikâyesinde anıyor Ekrem İmamoğlu
“İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve diğer muhalif isimlerin tutuklanması dâhil olmak üzere bir dizi demokrasi karşıtı baskı, piyasadaki belirsizliği derinleştird...”
-
Türkiye ekonomik krizi (2018-günümüz) hayat hikâyesinde anıyor Hafize Gaye Erkan
“Ancak 2023'te Erdoğan, Mehmet Şimşek ve Hafize Gaye Erkan'ın rehberliğinde geleneksel bankacılık politikalarına yönelmeye başladı.”
-
Türkiye ekonomik krizi (2018-günümüz) hayat hikâyesinde anıyor Hakan Kara
“Bu ekonomistlerden biri olan Hakan Kara, söz konusu haftadaki rezerv kaybının "TCMB tarihinde aylık bazda kaydedilen en büyük net rezerv düşüşü" olduğunu belirtti.”
-
Türkiye ekonomik krizi (2018-günümüz) hayat hikâyesinde anıyor Mehmet Şimşek
“Ancak 2023'te Erdoğan, Mehmet Şimşek ve Hafize Gaye Erkan'ın rehberliğinde geleneksel bankacılık politikalarına yönelmeye başladı.”
-
Türkiye ekonomik krizi (2018-günümüz) hayat hikâyesinde anıyor Naci Ağbal
“2020 ve 2021'in başlarında COVID-19 pandemisi sırasında yaşanan mütevazı toparlanmanın ardından, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal'ın yerine Şahap Kavcıoğlu'nun...”
-
Türkiye ekonomik krizi (2018-günümüz) hayat hikâyesinde anıyor Recep Tayyip Erdoğan
“Krizin temel nedenleri arasında Türkiye ekonomisinin aşırı cari açık vermesi, özel sektörün büyük miktarda yabancı para cinsinden borçlanması ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'...”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.