Kısaca kimdir?
Türk Kara Kuvvetleri, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kara harekâtlarından sorumlu ana koludur. Ordu, Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşünden sonra 8 Kasım 1920 tarihinde kuruldu. Kuruluşundan bu yana önemli harekâtlar arasında 1920'lerden günümüze kadar Güneydoğu ve Doğu Anadolu'daki isyanların bastırılması, Kore Savaşı'ndaki çatışmalar, 1974 Kıbrıs Harekâtı ve Suriye İç Savaşı'na yönelik mevcut Türk müdahalesi yer almaktadır. Ayrıca Soğuk Savaş sırasında NATO müttefiki olarak Sovyetler Birliği'ne karşı görev yaptı. Türk Kara Kuvvetleri, silahlı kuvvetler içinde en önde gelen konuma sahiptir. Türkiye'nin en üst rütbeli askeri yetkilisi olan Genelkurmay Başkanı'nın, atanmasından önce genellikle Türk Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevini yürütmesi geleneksel bir uygulamadır.
Diğer iki silahlı kuvvetin yanı sıra Türk Ordusu da sık sık Türk siyasetine müdahale etti; bu gelenek artık Millî Güvenlik Kurulu reformuyla bir dereceye kadar düzenlendi. Ordu, 20. yüzyılın ikinci yarısında birkaç dönem iktidarı üstlendi ve 1960, 1971 ve 1980'de darbeler gerçekleştirdi. Son olarak 1997'de İslami eğilimli bir başbakan olan Necmettin Erbakan'ın görevden uzaklaştırılmasını sağladı. 2015'in sonlarından itibaren Türk Ordusu, personel sayısını önceki on yıla benzer bir seviyeye yükseltti. Bu büyümeye katkıda bulunan faktörler arasında Türkiye’nin Kuzey Suriye'deki askeri varlığı ve PKK çatışmasının yeniden alevlenmesi yer almaktadır.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin ana saldırı tüfeği MPT-76'dır.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Tarihçe
Büyük Hun Devleti'ne ait ilk organize ordunun kuruluş tarihi olan MÖ 209 yılı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın da kuruluş yılı olarak kabul edilir. 1980 dönemine kadar Türk Kara Kuvvetlerinin kuruluş yıldönümü olarak Avrupa'da Roma Lejyonları'ndan sonra kurulan ilk profesyonel ordu olan Yeniçeri Ocağı'nın kuruluş yılı olan 1363 yılı, Türk Ordusunun kuruluş yılı olarak kabul edilirdi. Yeniçeriler başlangıçta devşirme sistemine dayalı olarak gayrimüslimlerden teşekkül eden bir yapı olarak oluşturulmuşsa da 17. yüzyıldan itibaren Türkler de ocağa girmeye başlamış ve temelde devşirme sistemine dayalı olarak kurulmuş olan Ocak, bu devirden itibaren Türklerin baskın unsur olduğu bir askeri yapıya dönüşmüştür.
Modern Türk Ordusunun temelleri Sultan II. Mahmud devrinde atılmıştır. Köhnemiş ve zamana uyum sağlayamayan Yeniçeri Ocağı'nın Vaka-i Hayriye ile kaldırılmasının (15 Haziran 1826) ardından Sultan II. Mahmud Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye'nin kurulmasını emretti. Avrupa'daki askeri ve teknik gelişmeleri örnek alan hızlı bir modernleşme çalışmasının içine girilerek 7 Temmuz 1826 tarihinde Sultan II. Mahmud tarafından yeni ordu kararnamesi onaylanarak imparatorluğun modern ordusu olan Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye ("Muhammed'in Muzaffer Askerleri") ordusu kuruldu. Bu tarihten sonra reform çalışmalarına hız veren Sultan II. Mahmud, yeni orduyu destekleyecek okullar ve kurumlar kurmaya başladı. II. Mahmud tarafından 1826 yılında başkomutanlık görevlerini yerine getirmek için yüksek askeri komutanlık olan Seraskerlik kurumu oluşturulmuş, 14 Mart 1827 tarihinde ordunun tabip ve cerrah ihtiyacını karşılamak için Türkiye'nin ilk tıp fakültesi ve modern askerî hastane GATA'nın temeli olan Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane,daha sonra 1834 yılında Fransa ve Prusya orduları örnek alınarak, avrupalı hocaların da ders verdiği modern subay okulu olan Harbiye kurulmuştur. Yeni ordunun desteklenmesi ve ülkenin daha iyi savunulabilmesi için 1834 yılında Redîf-i Asâkir-i Mansûre adıyla bir yedek ordu kurulmuş ve aynı yıl çıkarılan bir kanunnâme ile taşrada redif birlikleri kurulmaya başlamıştır. Bu birliklerin oluşturulmasından sonra “Asâkir-i Mansûre” ifadesinin yerini “Asâkir-i Nizâmiyye” almış ve uzun yıllar bu ikinci şekil kullanılmıştır. Nizamiye kelimesi bugün de varlığını korumakta, kışla girişleri bu terimle adlandırılmaktadır.
14 Haziran 1843'te Sultan Abdülmecid ordunun ismini Asakir-i Nizamiye-i Şahane olarak değiştirmiştir. Bu değişiklik sonunda ordu artık Nizamiye Ordusu olarak anılmaya başlanmıştır. Bu uygulama günümüzde de devam etmektedir. 1845'te Sultan Abdülmecid tarafından Kuleli Askeri Lisesi kurulmuş, 1848 yılında ise Kurmay Subay ve Paşa (General) yetiştirmek için Erkan-ı Harbiye Mektebi açılmıştır. 1880 yılında günümüz Genelkurmay Başkanlığına denk olan Erkân-ı Harbiye-i Umûmiye Riyaseti kurulmuştur. 1908 yılında Seraskerlik kurumunun adı Harbiye Nazırlığı olarak değiştirilerek reform çalışmaları zirveye ulaşmıştır.
9 Kasım 2016 tarihinde değişti
02.2Mütareke dönemi
I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti 7 cephede savaşa 2.850.000 kişiyi silah altına alarak girdi. Bu ordu 70 piyade, 2 süvari tümeninden oluşan 24 kolordulu 9 ordu birliğiydi. Mondros Mütarekesi'nden sonra zorunlu terhislerle 50.000 kişiye inmişti. Osmanlı Ordusu'nun kalan iki kolordusundan biri Suriye-Filistin Cephesi'nden Ankara'ya nakledilen Ali Fuat (Cebesoy) komutasındaki 20. Kolordu, diğeri ise Kafkasya Cephesi'nde Erzurum'da konuşlandırılmış Kâzım Karabekir komutasındaki 15. Kolordu'ydu.
02.3Kurtuluş Savaşı
- Kurtuluş Savaşı milis ve gönüllülerinden oluşan Kuva-yi Milliye, Türk Ordusu'nun temelidir. Düzenli Ordu birliklerinin Yunanlarla yapılan ilk savaşta -I. İnönü Muharebesi'nde- mevcudu 6.000 kişiydi. Bu savaşta Türk Ordusu kendisinden 3 kat üstün olan Yunan Ordusu'nu geri çekilmeye mecbur etti. Çerkez Ethem İsyanı'nın bastırılmasından sonra Çerkez Ethem birliklerinin bir kısmının düzenli orduya katılması ile birlikte mevcudu 10.000 kişiye yükseldi. I. İnönü Muharebesi'nin zaferle sonuçlanması Düzenli Türk Ordusu'na katılımı hızlandırdı. 2 ay sonra II. İnönü Muharebesi'nde ordunun mevcudu 15.000 kişiye yükseldi. Bu savaşın da zaferle sonuçlanması sonucu ordunun mevcudu hızla artmaya devam etti. 3 ay sonra yapılan Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nde ordunun mevcudu 55.000 kişiye ulaştı. Bu muharebelerin kaybedilmesi sonucu kaçak sayısı 30.000'e ulaştı, ordu mevcudu 25.000 kişiye düştü. TBMM, asker kaçaklarının "vatan haini" sayılarak İstiklal Mahkemeleri'nde yargılanması kararı aldı. Ayrıca Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'ndeki başarısızlıktan sonra TBMM başkanı Mustafa Kemal Paşa'yı Türk Ordusu Başkomutanlığına getirdi. Mustafa Kemal Paşa ilk iş olarak Tekalif-i Milliye Emirleri'ni yayınlayarak halka, savaşa katılma çağrısı yaptı. Bir dizi emirler yayınladı ve emirlerin uygulanması için Tekalif-i Milliye Komisyonları kuruldu. Mustafa Kemal Paşa'nın çağrısı sonuç verdi ve Türk Ordusu'nun mevcudu, Sakarya Meydan Muharebesi öncesi 101.727 kişiye ulaştı. Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasıyla birlikte Yunanların kesin olarak mağlup edilebilmesi için Genel Seferberlik ilan edildi. 1901 ve 1902 doğumlular asker altına alındı. Ordunun mevcudu Büyük Taarruz öncesi 186.000 kişiye ulaştı. Büyük Taarruz sırasında yapılan Dumlupınar Meydan Muharebesi'nde Yunan Ordusu'nun büyük bir bölümünün imha edilmesi ile birlikte ordu, İzmir'e doğru ilerlemeye başladı. İzmir'in kurtarılması ve Batı Anadolu'nun tamamen Yunanlardan temizlenmesi sonucu Kurtuluş Savaşı'nda çatışma dönemi fiili olarak sona erdi
- Türk Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı Mareşal Mustafa Kemal Atatürk
- 1922'de Atatürk ile birlikte Büyük Taarruz'u komuta eden Mareşal Fevzi Çakmak
- XV. Kolordu Komutanı General Kâzım Karabekir
- Orgeneral Fahrettin Altay, V. Süvari Kolordusu Komutanıydı
02.4Kara Kuvvetleri Komutanlığının kuruluşu
Kurtuluş Savaşı sonrasında 9 kolordu ve 3 süvari tümeninden oluşan 1., 2. ve 3. Ordu müfettişliği kuruldu. Ordu Komutanlıkları 1 Temmuz 1949'da kurulan Kara Kuvvetleri komutanlığına bağlandılar.
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Türk Kara Kuvvetleri hayat hikâyesinde anıyor Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye
“Mahmud Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye'nin kurulmasını emretti.”
-
Türk Kara Kuvvetleri hayat hikâyesinde anıyor Çerkez Ethem
“Çerkez Ethem İsyanı'nın bastırılmasından sonra Çerkez Ethem birliklerinin bir kısmının düzenli orduya katılması ile birlikte mevcudu 10.000 kişiye yükseldi.”
-
Türk Kara Kuvvetleri hayat hikâyesinde anıyor Kütahya-Eskişehir Muharebeleri
“3 ay sonra yapılan Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nde ordunun mevcudu 55.000 kişiye ulaştı.”
-
Türk Kara Kuvvetleri hayat hikâyesinde anıyor Mustafa Kemal Atatürk
“• Türk Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı Mareşal Mustafa Kemal Atatürk • 1922'de Atatürk ile birlikte Büyük Taarruz'u komuta eden Mareşal Fevzi Çakmak • XV.”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.