Kısaca kimdir?
Asakir-i Mansure-i Muhammediye (Osmanlıca: عساكر منصورهٔ محمديه) (Türkçe: Muhammed'in Muzaffer Askerleri) Osmanlı ordusu bünyesinde yer almış bir ocaktır. II. Mahmud tarafından Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasının ardından 7 Temmuz 1826 tarihinde kurulmuştur. Ağa Hüseyin Paşa'nın komuta ettiği ocakta Koca Hüsrev Mehmed Paşa serasker olarak görev yapmıştır. Sultan Abdülmecid tarafından 14 Haziran 1843'te ordunun ismi Asâkir-i Nizâmiye-i Şâhâne olarak değiştirilmiştir. Bu tarihten itibaren ordu kısaca Nizamiye Ordusu olarak anılmaya başlanmıştır. Asakir-i Mansure-i Muhammediye, Osmanlı İmparatorluğunun son ordusudur. 1923'te saltanatın kaldırılıp cumhuriyetin ilan edilmesiyle Türk Kara Kuvvetlerine dönüşmüştür.
Kuruluşundan hemen sonra Asâkir-i Mansûre'ye kaydolmak için gerek İstanbul içinden gerekse taşradan pek çok istekli çıkmıştır. Hazırlanan nizamnâmeye göre, "kim idüğü belirsiz aylak kimseler" ve "mühtedîler" bu teşkilâta alınmayacak, ancak şartları elverişli, öncelikle yaşları on beş ile otuz arasında olanların kaydı yapılacaktı. Ancak, kırk yaşına kadar olanlardan gücü kuvveti yerinde ve dinç kimseler de alınabilecekti. Yaşları on beşin altında olup Asâkir-i Mansûre'ye yazılmak isteyen çocuklar için Şehzadebaşı'ndaki eski Acemi Ocağı Kışlası tâlimhane olarak tahsis edilmişti. Kısa sürede büyüyüp gelişen “Mansûre askerleri" için Üsküdar ve Levent'teki kışlalara yenileri ilâve edilmiştir. Yeni kurulan ordunun ilk mevcudu 12.000 kişiydi. Bu da 1500'er kişilik sekiz "tertib"e ayrılmıştı. Tertibin en yüksek rütbeli subayı binbaşıydı. Bu sekiz binbaşının üstünde bir başbinbaşı bulunuyordu. Ancak bir tertibin toplam mevcudu, iki sağ ve sol kolağası, topçubaşı, arabacıbaşı, cebehanecibaşı, mehterbaşı, imamlar, hekim ve cerrahla birlikte 1527 kişiyi buluyordu. Her tertip sağ ve sol diye iki kola ayrılmış, bunların her biri bir kolağasının emrine verilmişti. Her kol da "saf" adı altında altışar kısma bölünmüştü. Her safın başında bir yüzbaşı vardı. Bu yüzbaşıların emrinde iki mülâzım, bir sancaktar, bir çavuş ve on onbaşı bulunmaktaydı.
1827 Temmuzunda tertip yerini "tabur"a, saf ise "bölük"e terk etmiş, bu terimler varlıklarını günümüze kadar korumuştur. Sekiz taburdan ikisi nöbetleşe olarak Seraskerlik binasını bekleyecek ve İstanbul'un güvenliğini sağlayacaktı. Kanunnâmesinde belirtildiği gibi, Yeniçeri Ocağı'nın yerine kurulan Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye onun yalnız savaş sırasındaki hizmetlerini değil, şehrin iç güvenliğinin temini ve geçici olarak yangın söndürme vb. gibi barış zamanındaki görevlerini de üstlenmişti. Öteki altı tabur ise, başta Davutpaşa'da yaptırılan Asâkir-i Mansûre Kışlası olmak üzere, yeniden tamir ettirilen Selimiye ve Rami kışlalarında tâlimle meşgul olacaktı.
Yeni ordunun Seraskerlik'ten sonra gelen en yetkili makamı Asâkir-i Mansûre Nezâreti idi. Teşkilâtın maaş vb. teknik işlerinden nâzır sorumluydu. Yeni nizamî orduda alınan eğitim tedbirleri kısaca şunlardı: Her saf için bir mektep kurulacak, buralarda her gün K
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye hayat hikâyesinde anıyor Acemi Ocağı
“Yaşları on beşin altında olup Asâkir-i Mansûre'ye yazılmak isteyen çocuklar için Şehzadebaşı'ndaki eski Acemi Ocağı Kışlası tâlimhane olarak tahsis edilmişti.”
-
Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye hayat hikâyesinde anıyor Ağa Hüseyin Paşa
“Ağa Hüseyin Paşa'nın komuta ettiği ocakta Koca Hüsrev Mehmed Paşa serasker olarak görev yapmıştır.”
-
Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye hayat hikâyesinde anıyor Koca Hüsrev Mehmed Paşa
“Ağa Hüseyin Paşa'nın komuta ettiği ocakta Koca Hüsrev Mehmed Paşa serasker olarak görev yapmıştır.”
-
Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye hayat hikâyesinde anıyor Türk Kara Kuvvetleri
“1923'te saltanatın kaldırılıp cumhuriyetin ilan edilmesiyle Türk Kara Kuvvetlerine dönüşmüştür.”
-
Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye kendi hikâyesinde anılıyor Çerkes Süleyman Bahrî Paşa
“yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu'nda Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye'nin kuruluşunda görev almış, Kars ve Erzurum'da önemli idari görevlerde bulunmuş bir devlet adamıdır.”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.