Kısaca kimdir?
Mustafa Naîmâ ya da tam adıyla Halepli Mustafa Naîmâ Efendi, (Osmanlı Türkçesi: مصطفى نعيما; d. 1655, Halep - ö. 1716, Patras), Osmanlı tarihçisi, ilk resmî Osmanlı vakanüvisi. 17. yüzyıl Osmanlı tarihini ele aldığı Târîh-i Naîmâ ile bilinir.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Hayatı
Asıl adı Mustafa Naim olan Naîmâ'nin babası Mehmed Ağa Halep eşrafındandı. Halep'te yerleşmiş bir yeniçeri ailesine mensup olup dedesi Küçük Ali Ağa ve babası yeniçeri serdarlığı yapmış ve bölgenin ileri gelen kişileri arasında idiler. Doğduğu yer olan Halep'te iyi bir eğitim görüp Arapça ve Farsça öğrendi. Sultan II. Süleyman döneminde genç yaşta İstanbul'a geldi.
Ailesinin Halep'te nüfuzlu olması nedeniyle 1688'de Eski Saray Baltacılar Ocağına girdi. Bu saray eğitim kurumunda yetişmekte iken bir taraftan da Beyazıt Camii'nde medrese tipi eğitim almaya devam etti. İstanbul ve sarayda bulunan eğitim fırsatlarını değerlendirdi. Özellikle tarih, edebiyat ve astroloji konuları ile ilgilendi. Kazandığı bilgilerle kısa zamanda bir isim yaparak itibar kazandı. Baltacılar Ocağı'ndan ayrılıp Saraya Divan-ı Humayun kâtibi oldu.
Bu görevi esnasında mahlas olarak "Naima" sözcüğünü kullanmaya başladı. Tarih çalışmalarına ve incelemelerinde devam edip etrafındakiler tarafından tarihi bilen, araştıran ve yazıp anlatan bir kişi tutulup sevilmeye başlandı. Kalaylıkoz Hacı Ahmed Paşa'ya intisap etti ve onun divan efendiliğine yükseldi. Bu dönemde Reissülkitap Rami Mehmet Paşa ve Rumeli kazaskeri Yahya Efendi ile dostluk kurup onlara vasıtası ile Amcazade Hüseyin Paşa'nın ile tanıştı. II. Süleyman döneminde göreve başlamış, resmî bir devlet görevlisi idi ama devletin merkezi bürokrasisi içinde değildi. Amcazade Hüseyin Paşa özellikle yeni olarak resmî bir devlet görevi olarak Vakanüvislik görevi ihdas etti ve Osmanlı Devleti'ne ilk resmî Vakünavis olarak da Naima atandı.
Yanında bulunduğu Amcazade Hüseyin Paşa, Naîmâ'nin mükemmel tarih bilgisini öğrenince ona mühim bir vazife verdi. Paşanın kütüphanesinde Sârıhu'l-Menârzade Ahmet Efendi'ye ait olan ve 1591 ile 1659 yılları arasındaki hadiseleri nakleden, bitirilememiş bir tarih kitabının müsveddeleri vardı. Hüseyin Paşa, bu müsveddelerin derlenip toparlanarak kaleme alınması işini Naîmâ'ya verdi. Naîmâ, çeşitli kaynaklara dayanarak uzun araştırmalar yaptı ve 1700 yılında vakanüvis olarak Târîh-i Naîmâ'yı yazmaya başladı. Bu müsveddelerden hazırladığı ilk Vakanınüvis tarih kitabını 1702'de Edirne'ye bulunan Sadrazam Amcazade Hüseyin Paşa'ya gönderdi.
Sadrazam ve bu tarihi nüshasını okuyan devlet erkanı bu yazıyı çok takdir edip beğendiler. Naima'ya arpalık olarak verilmiş olan İstanbul gümrüğündeki görev için maaşına 120 akçe ek zam yapıldı..
Edirne Vakasından sonra ise Rami Mehmed Paşa, Damat Hasan Paşa ve Damat Ali Paşa'ya yakınlaştı.
Naîmâ Anadolu başmuhasebeciliğine kadar yükseldi. Fakat devrin ileri gelenleri hakkında tenkit edici sözler söylediği için 1706 yılında Hanya'ya sürüldü. Eşinin talebi üzerine, sürgün yeri Bursa olarak değiştirildi. Sürgünde geçen koca bir yıl sonra Naîmâ, Çorlulu Ali Paşa'nın izniyle İstanbul'a geldi. Tekrar devlet hizmetine alındı. Çorlulu Ali Paşa tarafından Mora Seferine götürüldü. Ancak bu sefer sırasında da Naîmâ'ya bir kısım görevlerinden alındı.
Naîmâ; defter eminliği
02.2Değerlendirme
Naîmâ, tarih yazışına yepyeni bir stil getirmiştir. Onun renkli ve çekici bir üslubu vardı. Olayları, bunları doğuran sosyal çevre ile beraber görüp anlattı. Halkın ve memleketin bu devirdeki hayatı Naîmâ'nın eserinde canlandı. Padişah ve vezirlerin eksik yönlerini, hatalarını güçlü bir ifade tarzıyla yazdı ve eleştirdi. Naîmâ, tarih olaylarının ve bunları meydana getiren şahısların iç dünyalarına da sızarak yepyeni bir tarih edebiyatı ve sanatı ortaya koydu. Bu eser, Osmanlı tarih edebiyatının en değerli eserlerinden biridir. Naîmâ'nın bu düzenli eserini ilk kez İbrahim Müteferrika, iki cilt olarak bastı. Daha sonra eser, altı cilt olarak yeniden yayınlandı. Naîmâ Tarihi, Osmanlı tarihleri içinde önde gelen tarih kitaplarından biridir.
Naîmâ, az sayıdaki 17. yüzyıl Osmanlı nesir yazarları arasında olmuştur.
Üretimleri
Nâsiyemde kâtib-i kudret ne yazdı bilmedüm,
Âh, kim bu gülşen-i alemde hergiz gülmedüm.
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Naîmâ hayat hikâyesinde anıyor Ahmed Paşa
“Kalaylıkoz Hacı Ahmed Paşa'ya intisap etti ve onun divan efendiliğine yükseldi.”
-
Naîmâ hayat hikâyesinde anıyor Ali Paşa
“Edirne Vakasından sonra ise Rami Mehmed Paşa, Damat Hasan Paşa ve Damat Ali Paşa'ya yakınlaştı.”
-
Naîmâ hayat hikâyesinde anıyor Çorlulu Ali Paşa
“Sürgünde geçen koca bir yıl sonra Naîmâ, Çorlulu Ali Paşa'nın izniyle İstanbul'a geldi.”
-
Naîmâ hayat hikâyesinde anıyor Hacı Ahmed Paşa
“Kalaylıkoz Hacı Ahmed Paşa'ya intisap etti ve onun divan efendiliğine yükseldi.”
-
Naîmâ hayat hikâyesinde anıyor İbrahim Müteferrika
“Naîmâ'nın bu düzenli eserini ilk kez İbrahim Müteferrika, iki cilt olarak bastı.”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.