Kısaca kimdir?
Mustafa Kemal Atatürk'ün dinî inancı, tartışma konusu olmuştur. Kimi araştırmacılar onun dine ilişkin söylemlerinin dönemsel olduğunu vurgulamakta ve bu konuyla alakalı olumlu görüşlerinin 1920'lerin başlarıyla kısıtlı olduğunu belirtmektedirler. Atatürk'ün dinî inancı hakkında farklı kaynaklar, farklı çıkarımlarda bulunmuştur. Bazı kaynaklar Müslüman olduğunu iddia ederken, bazı kaynaklar deist veya ateist ya da agnostik olduğunu iddia etmektedir.
Genel görüşleri
—Genel görüşleri
Bir sözünde dini "lüzumlu bir müessese" olarak gördüğünü ifade eden Atatürk, başka sözlerinde de İslam için "bizim dinimiz" ve "büyük dinimiz" gibi ifadeler kullanmıştır. Ayrıca Kur'an için "şanı büyük" ve "en eksiksiz kitap", Muhammed için "peygamberimiz efendimiz hazretleri" ve "Allah'ın birinci ve en büyük kulu" demiştir. 1922 ve 1923'te yaptığı iki konuşmada "Allah birdir, büyüktür." demiştir. 1923 yılında kendisine armağan olarak Kur'an gönderilmesine "Bence kıymetini takdire imkân olmayan bu hediyeyi, en derin ve hürmetkâr din duygularımla muhafaza edeceğim." sözüyle teşekkür etmiştir.
Tarih Profesörü Mete Tunçay, bu konuyla ilgili İnönü Üniversitesi'nde verdiği bir konferansta "Atatürk'ün bir deist olduğunu düşünüyorum. Agnostik ya da ateist değildi." demiştir. Akşam gazetesine verdiği bir röportajda ise "Türkiye'de din, devletin denetimi altında. Bu hiç kimseyi memnun etmeyen bir durum. Mesela İmam Hatipler'de, şimdi öyle mi bilmiyorum ama kitaplarının başında Atatürk'ün portresi ve en büyük Müslüman Atatürk yazılıydı. Bu doğru değil tabii. Çünkü bana 'deist' gibi geliyor. Diğer yandan Prof. Şükrü Hanioğlu 'ateist' olduğunu düşünüyor. Tanrı'yı reddetmek yerine Atatürk'ün 'herhâlde bir Yaradan var' inancı içinde olduğu kanısındayım." açıklamasında bulunmuştur.
Yine Atatürk'ün dinî inancı ile ilgili olarak bir diğer araştırma Rıfat Bali tarafından yapılmış, konuyla ilgili olarak Ruhat Mengi ile aralarında bir polemik yaşanmasına sebep olmuştur. Taha Akyol ise Atatürk'ün dini ile ilgili olarak "Atatürk'ün ideolojisi, Jön Türklerin pozitivist, materyalist ideolojisidir. Bu yüzden Atatürk'ün laiklik tatbikatı çok sert oldu." demiştir. Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk bir sohbetinde deist olduğu değerlendirmesinde bulunmuştur. Prof. Dr. Zafer Toprak ise Atatürk'ün dine karşı mesafeli ve dinle ilgili sorunları olduğunu ifade etmiştir.
Mustafa Kemal Atatürk'ün dinî inancı · diğer bölümler
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Mustafa Kemal Atatürk'ün dinî inancı hayat hikâyesinde anıyor Can Dündar
“İşte dinin, din hissinin Türk milletinde bıraktığı hatıra..." • "...Kralların ve padişahların istibdadına dinler mesnet olmuştur..." Kitabın bu kısımlarını köşe yazısında değerlen...”
-
Mustafa Kemal Atatürk'ün dinî inancı hayat hikâyesinde anıyor Dolmabahçe Sarayı
“Madam, eğer Tanrımızı eleştirerek günaha girmemi önlemek isterseniz, çarpışmalar dışında kalan zamanımı, hangi meşgaleyle geçirebileceğim konusunda lütfen bana yol gösteriniz." Ata...”
-
Mustafa Kemal Atatürk'ün dinî inancı hayat hikâyesinde anıyor Mete Tunçay
“Tarih Profesörü Mete Tunçay, bu konuyla ilgili İnönü Üniversitesi'nde verdiği bir konferansta "Atatürk'ün bir deist olduğunu düşünüyorum.”
-
Mustafa Kemal Atatürk'ün dinî inancı hayat hikâyesinde anıyor Mustafa Kemal Atatürk
“Mustafa Kemal Atatürk'ün dinî inancı, tartışma konusu olmuştur.”
-
Mustafa Kemal Atatürk'ün dinî inancı hayat hikâyesinde anıyor Ruhat Mengi
“Yine Atatürk'ün dinî inancı ile ilgili olarak bir diğer araştırma Rıfat Bali tarafından yapılmış, konuyla ilgili olarak Ruhat Mengi ile aralarında bir polemik yaşanmasına sebep olm...”
-
Mustafa Kemal Atatürk'ün dinî inancı hayat hikâyesinde anıyor Şükrü Hanioğlu
“Şükrü Hanioğlu 'ateist' olduğunu düşünüyor.”
-
Mustafa Kemal Atatürk'ün dinî inancı hayat hikâyesinde anıyor Taha Akyol
“Taha Akyol ise Atatürk'ün dini ile ilgili olarak "Atatürk'ün ideolojisi, Jön Türklerin pozitivist, materyalist ideolojisidir.”
-
Mustafa Kemal Atatürk'ün dinî inancı hayat hikâyesinde anıyor Tevfik Bıyıklıoğlu
“Atatürk 1931 yılında Türk Tarih Kurumu Başkanı Tevfik Bıyıklıoğlu'na yazdığı sansürlenmiş mektubunda şöyle diyor: • "Arabistan yarımadasının kumsal çöllerinden; (Ikre, Bismi, Rabb...”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.