Kısaca kimdir?
Mehter ya da çoğul kullanımıyla Mehterân (Osmanlıca: مهتر), resmî ve kurumsal adıyla Mehterân-ı Tabl-ı Âlem (Osmanlıca: مهتران طبل و علم), Osmanlı askerî ve saray teşkilatında yer alan, kökeni İslamiyet öncesi Orta Asya Türk devlet geleneğindeki "tuğ" ve "tablhâne" birliklerine dayanan askerî müzik topluluğudur. Dünyanın en eski askerî bandolarından biri kabul edilen mehterhâne; yalnızca nefesli ve vurmalı çalgılardan meydana gelen orkestral yapısıyla savaşta ordunun hücum temposunu, yürüyüş nizamını ve haberleşmesini koordine etmiş; barış dönemlerinde ise sarayda, serhad kalelerinde ve kent meydanlarında günün belirli vakitlerinde icra edilen nevbetlerle devlet otoritesini ve zamanı ilan etmiştir.
Sarayın Bîrun teşkilatında yer alan "Mehterhâne-i Âmire" bünyesinde; saltanat sancaklarını muhafaza eden alemdarlar ile müzik icracılarından oluşan Mehterân-ı Tabl-ı Âlem ve ordugâh lojistiğinden sorumlu Çadır Mehterleri olmak üzere iki ana kol bulunmaktaydı. Devlet protokolünde en üst düzeyde Emîr-i Âlem'e, askerî sevk ve idarede Çorbacıbaşı'na, müzikal icrada ise Mehterbaşı'na bağlı olan topluluk; zurnazen, boruzen, tablzen, nakkarezen, zilzen ve çevgânîlerden oluşan altı uzmanlık bölüğüne ayrılmıştı. Teşkilatın büyüklüğü padişah, sadrazam veya eyalet beylerinin protokoldeki rütbelerine göre belirlenen ve her çalgı türünün adedini ifade eden "kat" sistemiyle sınıflandırılmıştır.
Klasik Türk müziği makam ve usûl sistemine dayalı zengin bir repertuvara sahip olan mehteran heyeti, icra kabiliyetini Enderûn meşkhânelerinde ve usta-çırak ilişkisiyle yürütülen meşk eğitimiyle kazanmıştır. Savaş alanında düşman saflarında psikolojik çözülme yaratan gür sesli "ceng-i harbî" ezgilerinden saray içi fasıllara kadar geniş bir dağarcık sergileyen teşkilat, ordu saflarında Bektaşilik kültürünün izlerini taşıyan gülbank dualarıyla da manevi bir işlev üstlenmiştir. 17 ve 18. yüzyıllarda Avrupa saraylarına gönderilen diplomatik mehter heyetleri ile Osmanlı-Habsburg savaşları, Batı orkestralarında vurmalı çalgıların yerleşmesine ve klasik Batı müziğinde "Alla Turca" akımının doğmasına zemin hazırlamıştır.
1826 yılında II. Mahmud tarafından Yeniçeri Ocağı ile birlikte kurumsal varlığına son verilen çalıcı mehterlerin yerini Batı normlarında kurulan Muzika-i Hümâyun almıştır. 20. yüzyıl başında yükselen milliyetçilik akımları doğrultusunda 1914'te Müze-i Askerî-i Osmânî bünyesinde "Mehterhâne-i Hâkânî" adıyla ihya edilmiş; 1917'de ordu birliklerine, ardından Kurtuluş Savaşı cephelerine uyarlanmıştır. Cumhuriyet döneminde 1952 yılında Harbiye Askerî Müzesi bünyesinde resmî olarak yeniden kurulan mehteran, günümüzde Türk Silahlı Kuvvetleri'ne bağlı Askerî Müze Mehteran Birliği'nin yanı sıra yerel yönetimler ve sivil topluluklar vasıtasıyla kültürel ve törensel bir temsil unsuru olarak varlığını sürdürmektedir.
Osmanlı öncesinde Türklerde askerî müzik geleneği
—Osmanlı öncesinde Türklerde askerî müzik geleneği
Türk askerî müzik geleneğinin kökenleri, Orta Asya'da tarih sahnesine çıkan ilk Türk devletlerine ve Hun İmparatorluğu'na (MÖ 220 - MS 216) kadar uzanmaktadır. Çeşitli nefesli ve vurmalı enstrümanların teşkilatlı bir heyet hâlinde orduda ve törenlerde yer alması bakımından tuğ takımları, modern araştırmacılar tarafından dünyanın en eski askerî bando ve orkestra modellerinden biri ve çağdaş askerî bandoların öncüsü kabul edilmektedir. Türk devlet geleneğinde askerî güç ile müzik her zaman iç içe geçmiş; egemenlik, bağımsızlık ve hakanlık alametleri doğrudan askerî müzik toplulukları üzerinden simgelenmiştir. Bu gelenek Göktürkler ve Karahanlılar döneminde de devam etmiştir. Karahanlılar döneminde "tuğ müzikleri", tabl müzikleri adını almış ve bu topluluklar "tablhane" olarak adlandırılmıştır.
Hunlar döneminde başlayan "nevbet vurma" geleneği, Türklerin İslamiyet'i kabul etmesinden sonra da devam etmiştir. Sarayların ve saltanat çadırlarının önünde nevbet takımları kurulmuş ve bu takımlar, namaz vakitlerinde "nevbet-i penç" (beş vakit nöbet) olarak adlandırılan askerî müzikler icra etmiştir.
Büyük Selçuklu Devleti döneminde nevbet vurma hakkı, devletin bağlı beyliklerine belirli şartlar altında verilmiştir. Osman Gazi'ye de Anadolu Selçuklu Sultanı tarafından bu yetki tanınmış ve Osmanlı Devleti'nin ilk askerî müzik geleneği bu dönemde oluşmuştur.
Mehter · diğer bölümler
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Mehter hayat hikâyesinde anıyor Askerî bando
“Dünyanın en eski askerî bandolarından biri kabul edilen mehterhâne; yalnızca nefesli ve vurmalı çalgılardan meydana gelen orkestral yapısıyla savaşta ordunun hücum temposunu, yürüy...”
-
Mehter hayat hikâyesinde anıyor Çadır Mehterleri
“Sarayın Bîrun teşkilatında yer alan "Mehterhâne-i Âmire" bünyesinde; saltanat sancaklarını muhafaza eden alemdarlar ile müzik icracılarından oluşan Mehterân-ı Tabl-ı Âlem ve ordugâ...”
-
Mehter hayat hikâyesinde anıyor Emîr-i Âlem
“Devlet protokolünde en üst düzeyde Emîr-i Âlem'e, askerî sevk ve idarede Çorbacıbaşı'na, müzikal icrada ise Mehterbaşı'na bağlı olan topluluk; zurnazen, boruzen, tablzen, nakkareze...”
-
Mehter hayat hikâyesinde anıyor Modon Kuşatması (1500)
“Bayezid döneminde gerçekleştirilen Modon Kuşatması (1500) münasebetiyle toplanan sefer ordusunun unsurları sayılırken "Mihter" ifadesine rastlanmaktadır; ancak bu kullanımın askerî...”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.