biyograftam
Giriş
  1. Keşfet
  2. Sinema & TV
  3. Mehter
Sinema & TV

Mehter

Mehter ya da çoğul kullanımıyla Mehterân (Osmanlıca: مهتر), resmî ve kurumsal adıyla Mehterân-ı Tabl-ı Âlem (Osmanlıca: مهتران طبل و علم), Osmanlı askerî ve saray teşkilatında yer alan, kökeni İslamiyet öncesi Orta Asya Türk devlet geleneğindeki "tuğ" ve "tabl...

01

Kısaca kimdir?

Mehter ya da çoğul kullanımıyla Mehterân (Osmanlıca: مهتر), resmî ve kurumsal adıyla Mehterân-ı Tabl-ı Âlem (Osmanlıca: مهتران طبل و علم), Osmanlı askerî ve saray teşkilatında yer alan, kökeni İslamiyet öncesi Orta Asya Türk devlet geleneğindeki "tuğ" ve "tablhâne" birliklerine dayanan askerî müzik topluluğudur. Dünyanın en eski askerî bandolarından biri kabul edilen mehterhâne; yalnızca nefesli ve vurmalı çalgılardan meydana gelen orkestral yapısıyla savaşta ordunun hücum temposunu, yürüyüş nizamını ve haberleşmesini koordine etmiş; barış dönemlerinde ise sarayda, serhad kalelerinde ve kent meydanlarında günün belirli vakitlerinde icra edilen nevbetlerle devlet otoritesini ve zamanı ilan etmiştir.

Sarayın Bîrun teşkilatında yer alan "Mehterhâne-i Âmire" bünyesinde; saltanat sancaklarını muhafaza eden alemdarlar ile müzik icracılarından oluşan Mehterân-ı Tabl-ı Âlem ve ordugâh lojistiğinden sorumlu Çadır Mehterleri olmak üzere iki ana kol bulunmaktaydı. Devlet protokolünde en üst düzeyde Emîr-i Âlem'e, askerî sevk ve idarede Çorbacıbaşı'na, müzikal icrada ise Mehterbaşı'na bağlı olan topluluk; zurnazen, boruzen, tablzen, nakkarezen, zilzen ve çevgânîlerden oluşan altı uzmanlık bölüğüne ayrılmıştı. Teşkilatın büyüklüğü padişah, sadrazam veya eyalet beylerinin protokoldeki rütbelerine göre belirlenen ve her çalgı türünün adedini ifade eden "kat" sistemiyle sınıflandırılmıştır.

Klasik Türk müziği makam ve usûl sistemine dayalı zengin bir repertuvara sahip olan mehteran heyeti, icra kabiliyetini Enderûn meşkhânelerinde ve usta-çırak ilişkisiyle yürütülen meşk eğitimiyle kazanmıştır. Savaş alanında düşman saflarında psikolojik çözülme yaratan gür sesli "ceng-i harbî" ezgilerinden saray içi fasıllara kadar geniş bir dağarcık sergileyen teşkilat, ordu saflarında Bektaşilik kültürünün izlerini taşıyan gülbank dualarıyla da manevi bir işlev üstlenmiştir. 17 ve 18. yüzyıllarda Avrupa saraylarına gönderilen diplomatik mehter heyetleri ile Osmanlı-Habsburg savaşları, Batı orkestralarında vurmalı çalgıların yerleşmesine ve klasik Batı müziğinde "Alla Turca" akımının doğmasına zemin hazırlamıştır.

1826 yılında II. Mahmud tarafından Yeniçeri Ocağı ile birlikte kurumsal varlığına son verilen çalıcı mehterlerin yerini Batı normlarında kurulan Muzika-i Hümâyun almıştır. 20. yüzyıl başında yükselen milliyetçilik akımları doğrultusunda 1914'te Müze-i Askerî-i Osmânî bünyesinde "Mehterhâne-i Hâkânî" adıyla ihya edilmiş; 1917'de ordu birliklerine, ardından Kurtuluş Savaşı cephelerine uyarlanmıştır. Cumhuriyet döneminde 1952 yılında Harbiye Askerî Müzesi bünyesinde resmî olarak yeniden kurulan mehteran, günümüzde Türk Silahlı Kuvvetleri'ne bağlı Askerî Müze Mehteran Birliği'nin yanı sıra yerel yönetimler ve sivil topluluklar vasıtasıyla kültürel ve törensel bir temsil unsuru olarak varlığını sürdürmektedir.

02

Hayat hikâyesi

02.1Etimoloji ve kelime kökeni

Anadolu Selçukluları, İlhanlılar, Karakoyunlular ile Akkoyunlular ve Memlükler gibi çeşitli devletlerde, tabl, nakkâre, zil ve boru gibi çalgılardan oluşan askerî müzik toplulukları, hükûmet otoritesinin ve gücünün bir simgesi olarak kullanılmıştır. Bu topluluklar "tablhane" veya "nevbethane" olarak adlandırılırken, belirli zamanlarda yapılan tören müziği icralarına ise "nevbet" denilmiştir.

Osmanlı Devleti döneminde ise askerî müzik geleneği, mehter adıyla sistemli bir yapıya ulaşmıştır. Farsça kökenli olan "mihter" kelimesinin, "mih" (büyük) ve "ter" (üstünlük bildiren ek) hecelerinden oluştuğu; "daha büyük", "en yüce" ya da "en ulu" anlamına gelen bir ism-i tafdil olduğu belirtilmektedir. Kelime, Türkçeye Arapçalaştırılarak "mehter" (çoğulu mehterân) şeklinde yerleşmiştir. Osmanlılarda bu kelime hem askerî müzik topluluğu (mehterhane) hem de yüksek rütbeli bazı görevliler (yeniçeri ağasının yaveri gibi) için kullanılmıştır. Mehter, salt bir müzik topluluğu olmanın ötesinde, sergilediği biçimsel ve tınısal özelliklerle imparatorluğun askerî temsil ve egemenlik sembolleri arasında yer almıştır.

Kelimenin kökenine dair farklı akademik tezler de mevcuttur. Tarihçi Osman Nuri Ergin, Maarif Tarihi adlı eserinde kelimenin Farsça "yeni ay / hilal" anlamına gelen "Mâhi-ter" terkibinden türediğini ileri sürer. Ergin, mehter takımının icra esnasında aldığı geleneksel dairesel hilal nizamını doğrudan bu kelime kökenine bağlamaktadır. Mehter deyiminin Türk diline Mısır Türk Sultanlığı (Memlükler) yoluyla geçtiği ve Memlük sarayında sultanın tuğuna Türkçe kökenli "Çaliş" denildiği aktarılmaktadır; bu terim hem tuğ hem de çalıcıları ifade ederek eski askerî müzik geleneklerini birleştirmiştir.[a]

02.2Sözlük anlamları ve dilsel kaymalar

Klasik sözlüklerde mehter kelimesine askerî mızıkacılığın ötesinde farklı anlamlar da yüklenmiştir. Şemseddin Sâmi'nin Kāmûs-ı Türkî eserinde kelime; Bâb-ı Âli çavuşu, rütbe müjdecisi (çaylak), kavas, saray hizmetkârı ve "sis ve duman" gibi anlamlarla kaydedilmiştir. Osmanlı lügatçiliğinde kelimenin ve çalgılarının karşılığını manzum olarak aktaran kaynaklardan biri Sünbülzâde Vehbî'nin Tuhfe-i Vehbî (1782) adlı eseridir:

"Gühter küçürektir, dahi mehter demektir pek büyük / Şehnay ve halur zurnadır, davul tabl, kustur tebir."

Etimolojik olarak "mihter" veya "mihtar" tabiri; Memlûk Sultanlığı, Horasan ve Türkistan coğrafyasındaki diğer Türk-İslam devletlerinin saray teşkilatlarında müzisyenlik dışındaki alanlarda da karşılık bulmuş; saray mabeyncisi (perdedar), kıdemli saray görevlisi veya doğrudan "vezir" makamını tanımlamak üzere kullanılmıştır. Ayrıca, Hicaz'a gönderilen Surre Alayı döneminde mahalle aralarında darbuka çalarak para toplayan sivil müzisyenlere de halk arasında mehter denilmiştir.

Bazı Osmanlı dönemi sözlüklerinde "mehterhâne" kavramı, "hapishane-i umûmî binası" olarak da tanımlanmıştır. Bu anlamsal değişim, Atmeydanı'nda yer alan çadır mehterleri kışlası ile İbrahim Paşa Sarayı'nın belirli bir dönem hapishane olarak hizmet vermesi sonucu halk diline yerleşen bir kullanım olarak değerlendirilmektedir.

02.3İlk tarihsel kayıtlar ve kurumsal isimler

"Mehter" kelimesi, Osmanlı tarihinin erken dönem kayıtlarında da yer almaktadır. Oruç Bey Tarihi'nde, II. Bayezid döneminde gerçekleştirilen Modon Kuşatması (1500) münasebetiyle toplanan sefer ordusunun unsurları sayılırken "Mihter" ifadesine rastlanmaktadır; ancak bu kullanımın askerî müzik topluluğunu mu yoksa Çadır Mehterlerini mi ifade ettiği kesin olarak bilinmemektedir. Kurumsal olarak kelimenin ilk resmî izine, fetihten sonra 1478 (H. 883) tarihli bütçe defterlerinde, çadır işlerinden sorumlu personeli tanımlayan "Cemaat-i Mehteran-ı Hayme" tabiriyle rastlanmıştır.

Müzisyenleri tanımlayan "çalıcı mehter" ifadesi ve müzik topluluğu anlamında "mehter" kullanımı ise arşiv belgelerinde ilk olarak 1525 (H. 931) tarihli mevacib (maaş) kayıtlarında belgelenmiştir. Bu kayıtlarda hassa çalıcılarından oluşan saray mehterinin 187 kişilik kadroyla yedi ayrı uzmanlık bölüğüne ayrıldığı tespit edilmektedir.

Teşkilat, kuruluşundan itibaren farklı dönemlerde ve belgelerde; Nevbet/Tablhâne, Tabl-ı Alem, Mehterân-ı Tabl-ı Âlem, Alem Mehterleri, Cemaat-i Mehteran-ı Alem ve Tabl-ı Âli Osmânî gibi çeşitli resmî adlarla anılmıştır.

02.4Osmanlı öncesinde Türklerde askerî müzik geleneği

Türk askerî müzik geleneğinin kökenleri, Orta Asya'da tarih sahnesine çıkan ilk Türk devletlerine ve Hun İmparatorluğu'na (MÖ 220 - MS 216) kadar uzanmaktadır. Çeşitli nefesli ve vurmalı enstrümanların teşkilatlı bir heyet hâlinde orduda ve törenlerde yer alması bakımından tuğ takımları, modern araştırmacılar tarafından dünyanın en eski askerî bando ve orkestra modellerinden biri ve çağdaş askerî bandoların öncüsü kabul edilmektedir. Türk devlet geleneğinde askerî güç ile müzik her zaman iç içe geçmiş; egemenlik, bağımsızlık ve hakanlık alametleri doğrudan askerî müzik toplulukları üzerinden simgelenmiştir. Bu gelenek Göktürkler ve Karahanlılar döneminde de devam etmiştir. Karahanlılar döneminde "tuğ müzikleri", tabl müzikleri adını almış ve bu topluluklar "tablhane" olarak adlandırılmıştır.

Hunlar döneminde başlayan "nevbet vurma" geleneği, Türklerin İslamiyet'i kabul etmesinden sonra da devam etmiştir. Sarayların ve saltanat çadırlarının önünde nevbet takımları kurulmuş ve bu takımlar, namaz vakitlerinde "nevbet-i penç" (beş vakit nöbet) olarak adlandırılan askerî müzikler icra etmiştir.

Büyük Selçuklu Devleti döneminde nevbet vurma hakkı, devletin bağlı beyliklerine belirli şartlar altında verilmiştir. Osman Gazi'ye de Anadolu Selçuklu Sultanı tarafından bu yetki tanınmış ve Osmanlı Devleti'nin ilk askerî müzik geleneği bu dönemde oluşmuştur.

03

Bağlantı atlası

Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.

Mehter Askerî bando Çadır Mehterleri Emîr-i Âlem I. Bayezid I. Mahmud II. Bayezid II. Mahmud Modon Kuşatması (1500)
düz çizgi: bu biyografide anılıyorkesik çizgi: bu kişiyi anıyor
  • Mehter hayat hikâyesinde anıyor Askerî bando

    “Dünyanın en eski askerî bandolarından biri kabul edilen mehterhâne; yalnızca nefesli ve vurmalı çalgılardan meydana gelen orkestral yapısıyla savaşta ordunun hücum temposunu, yürüy...”

  • Mehter hayat hikâyesinde anıyor Çadır Mehterleri

    “Sarayın Bîrun teşkilatında yer alan "Mehterhâne-i Âmire" bünyesinde; saltanat sancaklarını muhafaza eden alemdarlar ile müzik icracılarından oluşan Mehterân-ı Tabl-ı Âlem ve ordugâ...”

  • Mehter hayat hikâyesinde anıyor Emîr-i Âlem

    “Devlet protokolünde en üst düzeyde Emîr-i Âlem'e, askerî sevk ve idarede Çorbacıbaşı'na, müzikal icrada ise Mehterbaşı'na bağlı olan topluluk; zurnazen, boruzen, tablzen, nakkareze...”

  • Mehter hayat hikâyesinde anıyor I. Bayezid
  • Mehter hayat hikâyesinde anıyor I. Mahmud
  • Mehter hayat hikâyesinde anıyor II. Bayezid
  • Mehter hayat hikâyesinde anıyor II. Mahmud
  • Mehter hayat hikâyesinde anıyor Modon Kuşatması (1500)

    “Bayezid döneminde gerçekleştirilen Modon Kuşatması (1500) münasebetiyle toplanan sefer ordusunun unsurları sayılırken "Mihter" ifadesine rastlanmaktadır; ancak bu kullanımın askerî...”

04

Kaynaklar

0kaynak kaydı
0farklı yayıncı
0ansiklopedi maddesi
0zaman çizelgesi olayı

Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.

yayımlanmadı

Bilerek dışarıda bırakılanlar

Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.

Metin lisansı

Vikipedi’den uyarlanmıştır

Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.

05

Ne değişti?

  1. Profil oluşturuldu

    0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.

06

Düzeltme masası

Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.

  1. Ne yanlış?
  2. Doğrusu
  3. Kaynak

Hangi bölümde bir hata var?

Önerin editör incelemesinden geçer, otomatik yayımlanmaz. E-posta adresin yalnızca bu başvuru için kullanılır.
07

Buradan nereye?

Sinema & TV alanındaki tüm profiller →