Kısaca kimdir?
Emîr-i Âlem ya da yaygın kullanımıyla Mîr-i âlem (Osmanlıca: میر علم), Osmanlı İmparatorluğu'nda padişaha ait saltanat sancakları (alem), tuğlar ve egemenlik alametlerinin korunmasından ve taşınmasından sorumlu olan, aynı zamanda saray mehter teşkilatının (Mehterhâne-i Âmire) en üst düzey askerî ve idarî amiri olan saray görevlisidir. Osmanlı saray teşkilatının dış hizmet (Birun) sınıfına mensup olan mîr-i âlemler; padişah sefere veya bir merasime at sırtında çıktığında atının yanında yürüme ve gerektiğinde doğrudan sözlü arzda bulunabilme imtiyazına sahip yüksek rütbeli rikâb (özengi) ağaları arasında yer almaktaydı.
Mîr-i âlem; padişaha mahsus saltanat sancakları ile tuğların muhafazasından, sefer sırasında padişah otağının (otağ-ı hümayun) kurulmasından ve ordunun yürüyüşünde saltanatın en muteber sancağı kabul edilen "Ak Sancak"ın (Ak Âlem) taşınmasından sorumluydu. Bunun yanı sıra eyaletlere atanan beylerbeyi, sancakbeyi ve vezirlere hükümdarlık otoritesini temsil eden sancak ve tuğların bizzat teslim edilmesi, yeni tayin edilen idarecilerin ikametgâhlarına mehter takımı gönderilerek kapılarında nevbet vurdurulması suretiyle görevin tebşir edilmesi (müjdelenmesi) ve elçi kabullerinde diplomatik nâmelerin takdimi gibi geniş teşrifat yetkilerine sahipti.
Teşrifat ve hiyerarşi
—Teşrifat ve hiyerarşi
Mîr-i âlem, sarayın dış hizmeti olan Bîrun erkânından olup doğrudan padişahın hizmetinde bulunan "Özengi Ağaları" (Rikâb-ı Hümâyun Ağaları) zümresindendi. Bu zümre; Yeniçeri ağası, mîr-i âlem, kapıcılar kethüdası, kapıcıbaşılar, çavuşbaşı ve şikâr (av) ağalarından meydana gelmekteydi.
Fatih Kanunnâmesi'ne göre teşrifattaki kıdem sırası kanun metninde şu şekilde belirtilmiştir:
"Ve ağalardan yeniçeri ağası sair ağaların en büyüğüdür. Baş yeniçeri ağası, anın altına mîr-i alem, anın altına Kapucubaşı, anın altına Mîrâhûr..."
I. Süleyman devrinde de bu yerini koruyan mîr-i âlem, III. Murad döneminde yapılan düzenlemeyle teşrifatta yeniçeri ağası ve nişancıdan sonra üçüncü sıraya yerleşmiştir. Mîr-i âlemler Dîvân-ı Hümâyun'un aslî üyeleri arasında bulunmazlardı. Ancak divanda mehteran veya sancakları ilgilendiren bir mesele görüşüleceği zaman çağrılır, vezirlerin ve divan erbabının oturduğu mecliste oturmayıp ayakta durumu arz ettikten sonra geri çekilirlerdi. Yıllık resmî bayramlaşma (Muâyede) merasimlerinde ise saraydaki yüksek rütbesi gereği Kırım hanlarının hanedan temsilcilerinden hemen sonra padişahın eteğini öpme hakkına sahipti.
Resmî yazışmalarda mîr-i âlemlere hitap edilirken kullanılan özel elkab kalıbı kanunnâmelerde şöyle tespit edilmiştir:
"İftihârü'l-emâcid ve'l-ekârim câmi'ü'l-mehâmid ve'l-mekârim el-muhtassu bi-mezîdi inâyeti Meliki'd-dâim... dâme mecduhû"
Emîr-i Âlem · diğer bölümler
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Emîr-i Âlem hayat hikâyesinde anıyor Acemi Ocağı
“Mehterhâneye Acemi Ocağı'ndan nefer seçilmesi, personelin bölükler arasındaki terfileri veya emeklilik işlemleri mehterbaşının inhası ve mîr-i âlemin divana sunduğu "arz tezkiresi"...”
-
Emîr-i Âlem hayat hikâyesinde anıyor Fatih Kanunnâmesi
“Fatih Kanunnâmesi'ne göre teşrifattaki kıdem sırası kanun metninde şu şekilde belirtilmiştir: "Ve ağalardan yeniçeri ağası sair ağaların en büyüğüdür.”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.