Kısaca kimdir?
Ebü'l-Hüda es-Sayyadî (Arapça: أبو الهدى الصيادي, d. 1850, Han Şeyhun - ö. 28 Mart 1909, Büyükada),
II. Abdülhamid'e yakınlığıyla bilinen Rufâi şeyhi.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Hayatı
Suriye'nin İdlip iline bağlı Ma'arretü'n-Nu'man ilçesinin bugün belde olan Han Şeyhun köyünde doğdu. İlk eğitimini almak için Ma'arretü'n-Nu'man'a gitti ve ardından babası Hasan Vadî'nin de bağlı olduğu Rufâilik tarikatına bağlandı. Rufâilik tarikatının Sayyadiyye kolunun kurucusu olan Ahmed es-Sayyadî'nin soyundan geldiğini iddia ederek Sayyadî nisbesini aldı.
1870'lerde İstanbul'a gitti. Cisr eş-Şuğur'un nakibüleşrafı yapıldı. 1874 yılında da Halep nakibüleşraflığı görevine getirildi. Abdülaziz'in tahttan indirilmesi üzerine görevinden alındı ancak II. Abdülhamid'in tahta çıkmasıyla tekrar görevine iade edildi. II. Abdülhamid'in tahta çıktığı yıl İstanbul'a gelerek saraya kabul edildi ve ardından Meclis-i Meşayih reisliğine getirildi ancak görevine başlayamadan Halep'e geri gönderildi. II. Abdülhamid'in meşrutiyeti sonlandırmasından sonra Meclis-i Mebûsan'ı bir eserinde savunduğunun şikayetlerde bulunulmasının padişah üzerinde etkili olduğu söylenir.
1878 yılının sonlarında tekrar İstanbul'a döndü ve kendisine ilgi gösterildi. 1879'da Anadolu kazaskerliği ve 1885'te de ısrarlı istekleri üzerine Rumeli kazaskerliği payeleri verildi. Devlet tarafından kendisine verilen maaş 1200 kuruştan 4500 kuruşa yükseltildi. Oğlu Şûrâ-yı Devlet üyesi, kardeşleri ise Meclis-i Maliye ve Meclis-i Maarif üyeliklerine getirildiler ve çeşitli payelerle taltif edildiler ve diğer aile fertlerine maaş bağladılar.
İstanbul'a geldiğinde kendisine tahsis edilen evden şikayet etmesi üzerine padişah tarafından 1889 yılında Beşiktaş'taki Serencebey Yokuşu'ndan bir konak satın alınarak kendisine tahsis edildi. İkinci Meşrutiyet'in ilanından bir süre önce Büyükada'da yaşamaya başladı. İkinci Meşrutiyet'ten sonra sorgulandı ve sürgün edilmesi gündeme geldi. Büyükada'da gözetim altındayken 28 Mart 1909'da öldü.
II. Abdülhamid'le olan yakınlığından dolayı tenkit edilmiştir, falcı ve büyücü olmakla itham edilmiş ve zındık olduğuna dair bir eser yazılmıştır. Zaman zaman Arap misafirlerin ağırlanmasıyla ilgilendiği ve Arap vilayetlerindeki tarikat şeyhliği nüfuzundan yararlanılmaya çalışıldığı söylenir.
Üretimleri
03.1Kitapları 4 kitap · kapaklı raf
Künyeler Vikipedi maddesindeki eser listesinden ayrıştırıldı. Kapağı bulunamayan kitaplar künyesinden dizildi.
Eser listesinden
en-Nefhatü'n-nebeviyye fi hidmeti'l-hilafeti'l-Hamidiyyeti'l-Osmaniyye
Kıladetü'l-cevahir
Davü'ş-şems
Zahiretü'l-me'ad
Abdülhamid'in Cinci Hocası Ebü'l-Hüda, Süleyman Tevfik Özzorluoğlu
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.