Kısaca kimdir?
Dede Korkut Kitabı (Dresden yazmasının adıyla: Kitāb-ı Dedem Ḳorḳud Alā Lisān-ı Tāife-i Oġuzân; Vatikan yazmasının adıyla: Hikâyet-i Oğuznâme, Kazan Beğ ve Gayrı), Oğuz Türklerinin bilinen en eski epik destansı hikâyeleridir. Hikâyeler, göçebe Türk halklarının sosyal yaşam tarzları ve İslam öncesi inançları için önemli olan ahlak ve değerleri taşır. Kitabın efsanevi anlatımı, başta Türkiye, Azerbaycan ve Türkmenistan olmak üzere Oğuz kökenli halkların kültürel mirasının bir parçasıdır. Aslen sözlü bir edebî ürün olup, 14. veya 15. yüzyılda anonim bir yazar tarafından yazıya geçirilmiştir.
Metnin Dresden yazması on iki, Vatikan yazması ise altı destansı hikâye ve bir önsözden oluşur. İçerdiği hikâyeler tarih boyunca dilden dile, anlatıcıdan anlatıcıya aktarılan birer sözlü gelenek ürünüdür. Hikâyeler kulaktan kulağa aktarıldığından dolayı gerçek hâlinin dışına çıkmıştır. 15. yüzyılın ikinci yarısında yazıya geçirildiği tahmin edilmektedir. Oğuzların yaşam biçimlerinden ekonomisine, inançlarından giyinişlerine, beslenmelerinden içinde yaşadıkları doğaya kadar pek çok konuda bilgi sağlayan bir kaynaktır. Günümüze ulaşan üç el nüshası bulunmaktadır. Gonbad el yazmasının keşfedildiği 2018 yılına kadar biri Vatikan'da ve biri Dresden'de olmak üzere yalnızca iki el yazması biliniyordu.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Eser
Dede Korkut Kitabı, destansı Oğuz hikâyelerinin mecmuasıdır. İçerdiği on iki hikâyenin büyük bölümü ilk defa X.-XI. yüzyıllar arasında Oğuzların eski yurdu olan Seyhun nehri boylarında ortaya çıkmış, XI. yüzyılda Oğuzlar'ın Kuzey İran, Güney Kafkasya ve Anadolu'yu ele geçirmeleri ile Yakındoğu'ya gelmiştir. “Alpamış” olarak da bilinen Bamsı Beyrek hikâyesi ise V.-VI. yüzyıllara kadar tarihlenmektedir.
Hikâyelerin çoğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun iki büyük nehri Amıt suyu (Dicle) ve Aras nehrinin kollarından Kara Dere, Dereşam Suyu civarında geçer. "Kanlı Koca Oğlu Kan Turalı Boyu” hikâyesinde Trabzon çevresi net bir şekilde tasvir edilir.
Hikâyelerinin yazıya geçirildiği tarih olarak XV. yüzyılın ikinci yarısı kabul edilmektedir. Kars, Erzurum civarında hüküm süren Akkoyunluların bu destanları yazıya geçirttiği tahmin edilmektedir.
Destan döneminden halk hikâyeciliğine geçiş döneminin en önemli ürünü Dede Korkut Hikâyeleridir. Hem şiir hem de düzyazı biçiminde yazılmıştır. Olay içeren yerler düzyazı, duygu içerikli yerler şiir şeklinde yazılmıştır.
Eserde nazım ve nesir bir arada verilmiştir. Dili Âzerî lehçesinin özelliklerini göstermekle birlikte bugünkü Azerî lehçesiyle karşılaştırıldığında bütün dil özelliklerinin bu lehçeye ait olmadığı görülür. Gereksiz edebiyat süsleri bulunmayan, kısa, yalın ifadelerle örülmüş, yapmacıksız, özensiz bir üslûp hâkimdir.
Yer yer dünya mitoloji ve folklorik metinleri ile benzerlikler gösteren kısımlar mevcuttur.
Eserin günümüze ulaşan üç adet el yazması mevcuttur. Biri 19. yüzyılda Dresden'de, diğeri 20. yüzyılda Vatikan'da, üçüncüsü ise 21. yüzyılda Kazakistan'da bulunmuştur.
02.2Dresden nüshası
Kitâb-ı Dedem Korkud Alâ Lisân-ı Tâife-i Oğuzân (“Oğuz boyunun diliyle Dedem Korkud Kitabı”) adını taşır; giriş ve 12 hikâye içerir. İlk defa H. O. Fleisch tarafından bulunmuştur. Bilim dünyasına 1815'te Heinrich Friedrich von Diez'in yayımladığı bir makale ile tanıtılmıştır. Şu anda Saksonya Eyalet ve Üniversite Kütüphanesi Dresden'ın envanterindedir. İsteyenler kütüphanenin internet sitesinden nüshanın tamamına erişeblirler. Von Diez'in Dresden nüshasını kopyalayarak elde ettiği bir kopya, Berlin Kütüphanesi'ndedir ve Berlin nüshası diye adlandırılır.
02.3Vatikan nüshası
Hikâyet-i Oğuznâme, Kazan Beğ ve Gayrı ("Oğuzname hikâyesi, Kazan Bey ve diğerleri”) adını taşır; giriş ve 6 hikâyeyi içine almaktadır. Vatikan Kütüphanesi Türkçe kısmında 102 numarada kayıtlıdır.
Nüshaların dil özellikleri ve kurguları birbirinden farklıdır. Kimi araştırmacılar iki nüshasının ortak bir dip nüshaya dayandığı görüşündedir; kimileri ise iki nüshanın da farklı anlatıcılardan ayrı ayrı derlenmiş olabileceği ihtimalini dile getirmiştir.
Bilinen 12 hikâyeye ek olarak 13. hikâyeyi (Salur Kazan'ın Yedi Başlı Ejderhayı Öldürmesi) barındıran tek nüshadır. Diğer nüshalar 15. yüzyıla aittir ancak bu nüshanın 14. yüzyıla ait olduğu ifade edilmektedir. Kesinleştiği takdirde en eski nüsha olacaktır.
02.4Eserin basılması ve çevirileri
Dede Korkut Hikâyeleri ilk olarak Berlin nüshasına dayanarak Kilisli Rıfat tarafından 1916'da Arap harfleriyle Kitâb-ı Dede Korkud alâ Tâife-i Oğuzân adıyla İstanbul'da yayımlandı. Orhan Şaik Gökyay, Berlin nüshasını Dresden nüshasının fotoğrafları ile karşılaştırarak “Dede Korkut” adıyla (1938) yayımlamıştır. Ardından Gökyay, Dresden nüshasını esas alarak Vatikan nüshasındaki fazlalıkları da eklemek suretiyle geniş bir incelemeyi “Dedem Korkud’un Kitabı” adıyla yeniden yayımladı (1973). Muharrem Ergin ise Dresden ve Vatikan nüshalarının tıpkı basımlarını vererek eseri Dede Korkut Kitabı I ([Giriş-Metin-Faksimile], Ankara 1958), II ([İndeks-Gramer], Ankara 1963) adıyla neşretmiştir.
Eser Rusçaya (1950 ve 1951), İtalyancaya (1952), Almancaya (1958), İngilizceye (1972 ve 1978), Sırpçaya (1981) çevrilmiştir. Farsçaya İngilizce tercümesinden Bâbâ Korkud adıyla ve Türkçe aslından Hamâse-i Dede Korkut adıyla çevrilmiştir.
Üretimleri
03.1Kitapları 2 kitap · kapaklı raf
Künyeler Vikipedi maddesindeki eser listesinden ayrıştırıldı. Kapağı bulunamayan kitaplar künyesinden dizildi.
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Dede Korkut Kitabı hayat hikâyesinde anıyor Arap harfleri
“Dede Korkut Hikâyeleri ilk olarak Berlin nüshasına dayanarak Kilisli Rıfat tarafından 1916'da Arap harfleriyle Kitâb-ı Dede Korkud alâ Tâife-i Oğuzân adıyla İstanbul'da yayımlandı.”
-
Dede Korkut Kitabı hayat hikâyesinde anıyor Bamsı Beyrek
““Alpamış” olarak da bilinen Bamsı Beyrek hikâyesi ise V.-VI.”
-
Dede Korkut Kitabı hayat hikâyesinde anıyor Muharrem Ergin
“Muharrem Ergin ise Dresden ve Vatikan nüshalarının tıpkı basımlarını vererek eseri Dede Korkut Kitabı I ([Giriş-Metin-Faksimile], Ankara 1958), II ([İndeks-Gramer], Ankara 1963) ad...”
-
Dede Korkut Kitabı hayat hikâyesinde anıyor Orhan Şaik Gökyay
“Orhan Şaik Gökyay, Berlin nüshasını Dresden nüshasının fotoğrafları ile karşılaştırarak “Dede Korkut” adıyla (1938) yayımlamıştır.”
-
Dede Korkut Kitabı hayat hikâyesinde anıyor Türk halkları
“Hikâyeler, göçebe Türk halklarının sosyal yaşam tarzları ve İslam öncesi inançları için önemli olan ahlak ve değerleri taşır.”
-
Dede Korkut Kitabı kendi hikâyesinde anılıyor Fahrettin Kırzıoğlu
“Kırzıoğlu Ahıska adının, gerçekte var olmayan 482 yılından kalma bir kaynakta "Ak-Eska" olarak geçtiğini belirtir ve ayrıca Dede Korkut Kitabının 16.”
-
Dede Korkut Kitabı kendi hikâyesinde anılıyor Ahıska Sancağı
“Buna ek olarak Dede Korkut Kitabının 16.”
-
Dede Korkut Kitabı kendi hikâyesinde anılıyor Oğuz Kağan Destanı
“• Tarih-i Oğuzân ve Türkân’da Uygurca Oğuz Kağan ve Dede Korkut Kitabı’ndaki gibi kahramanın şahsiyet kazanmak için vahşi veya azgın hayvanı öldürme güdüsüne rastlanılmaz.”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.