Kısaca kimdir?
Çepniler (Osmanlıca: چپني, romanize: Çepni, Eski Anadolu Türkçesi: جآپنِ, romanize: Çepni, Çepnice: Erniş) veya Çepni boyu, yoğunlukla Doğu Karadeniz ve Türkmenistan'ın batı bölgelerinde yaşayan, Oğuz boylarından Üçoklara mensup olan yerleşik Türk halkıdır. Anadolu'nun Türkleşme ve Müslümanlaşma süreçleri sırasında Doğu Karadeniz bölgesinde yerleşmişler, bölgenin etnik ve kültürel yapısının oluşmasının parçası olmuşlardır.
Oğuz Kağan Destanı'ndaki yirmi dört, Dîvânu Lugâti't-Türk'teki yirmi iki Oğuz boyundan birisi olan Çepniler, Selçuklu'nun Anadolu'yu fethi ile birlikte bölgeye gelmiş, Doğu Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu çevresine yerleşmişlerdir. Doğu Karadeniz bölgesinde Taceddinoğulları ve Hacıemiroğulları beyliklerini kurmuşlardır. Hacıemiroğulları Beyliği, Trabzon İmparatorluğu’na karşı yürüttüğü siyasî ve askerî mücadelelerle bölgeye Türklerin yerleşmesinin önünü açmıştır. Çepnilerin yayılımı bu bölgelerle sınırlı kalmayıp Osmanlı İmparatorluğu’nun iskân politikalarının neticesinde Batı Anadolu ve Van çevresine kadar uzanmıştır. Askerî nitelikleriyle de anılmış boy, Akkoyunlular ile Safevîlerin askerî teşkilatlarında kurucu ve etkin unsurlar arasında bulunmuştur. Türk Kurtuluş Savaşı'na Topal Osman komutasında toplanan, Giresun Gönüllü Alayları isimli bir Çepni alayı katılmıştır.
Çepniler, köken anlatılarında Hacı Bektaş-ı Veli ve Abdal Musa gibi figürlerle ilişkilendirilmeleri nedeniyle Anadolu Alevî-Bektaşî geleneği içerisinde önemli bir konuma sahiptir. Zamanla farklı coğrafyalarda değişen siyasal ve toplumsal koşullar sonucunda mezhepsel farklılaşma meydana gelmiş, Batı ve Güneydoğu Anadolu çevresindeki Çepniler Alevî inanç sistemini sürdürürken Doğu Karadeniz Çepnileri, Osmanlı idaresi ve bölgesel dinamiklerin etkisiyle ağırlıklı olarak Sünniliği benimsemiştir.
Kültürel açıdan Karadeniz kemençesi, horon ve otçu göçü gibi gelenekleri olan Çepniler, Karadeniz'in folklorik kimliğinin şekillenmesindeki aktörlerdendir. Alevî inancını sürdüren Çepnilerde ise toplumsal dayanışma ve kültürel kimliğin inşası, Cem ritüelleri üzerinden sağlanmaktadır.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Etimoloji
Kelime, Oğuz Kağan Destanı'na göre ”bahadır, kahraman”, Şecere-i Terakime'ye göre ise ”cesur” anlamına gelmektedir. Türkmen tarihçi Soltanşa Ataniyazov kelimenin anlamından "küçük parça", "grup", "sürü" olarak bahsetmiştir. Macar Türkolog Gyula Németh ise "Çepni" isminin Kırgızca "çep" (kalkan) ve Türkçe "çeper" kelimelerinden geldiğini belirtmektedir. Çepni boyundan gelenler yaşadıkları bölgelere göre "Çepni", "Çetme", "Çitme" olarak anılagelmiş, Anadolu'nun birçok yerinde yerleştikleri belde ve köylere de bu adları vermişlerdir. Bu etnonim ayrıca Batı Anadolu'da Çetmi, Özbekistan'da Çepbe ve Yunanlarca Τζιαπνίδαι (çev. Tziapnidai) biçiminde kullanılmaktadır.
02.2Erken dönem
Oğuz Kağan Destanı'na göre Oğuzların 24 boyundan, Kâşgarlı Mahmud'a göre yirmi iki Oğuz bölüğünden olan Çepniler Dîvânu Lugâti't-Türk'te "Yirmibirincisi: جآپنِ Çepnilerdir. Belgeleri şudur: " şeklinde tanımlanmıştır. Oğuz Kağan Destanı'nda boydan "Bahadır, kahraman, düşman olan her yerde durmayıp savaşan" olarak bahsedilmiştir.
Anadolu'ya gelmeden önce bugünkü Türkmenistan'ın batısında öbür Türkmen boylarıyla birlikte yaşayan Çepnilerin büyük kısmı, Selçuklu akınlarına katılıp Anadolu'ya girmiştir. Çepniler'in Anadolu'ya girdikten sonra bir kolu Karadeniz'e göçerken bir diğer kolu da Güneydoğu Anadolu'ya göçmüştür. Burada Rumkale yöresine yerleşenlere "Oturak Çepni" ve "Rumkale Çepnileri" denmiştir. Çepnilerin mühim bir kısmı 1240'taki Baba İshak isyanına katılmıştır. 1312 yılında Endülüslü Ebu Hayyan tarafından Kahire'de Memlük Kıpçakçasında yazılan Kitâbü'l-İdrâk li-Lisâni'l-Etrâk'ta Kınıklarla beraber Çepnilerden de bahsedilmiştir.
02.3Beylikler dönemi
Yoğunlukla Doğu Karadeniz'e yerleşen Çepniler, bu bölgenin Türkleşmesinde rol oynamışlardır. Çepniler; 1071'de Anadolu'nun, 1277 yılından itibaren de Sinop'tan Trabzon'a kadar olan Karadeniz Bölgesi'nin iskân edilmesinde başta Güvenç Abdal olmak üzere görevler üstlenmiştirler. 1277 yılında Çepniler, Sinop'a saldıran Trabzon İmparatorluğu askerlerini bozguna uğratmıştır. Kuştoğan Bey liderliğinde ilk defa 1301 yılında Giresun'a saldırmışlardır. Bu fetihlerin ardından Çepni aşiretleri ve önde gelenlerinin birleşmesiyle Hacıemiroğulları Beyliği ortaya çıkmıştır. Beyliğin kurucusu olarak bazı kaynaklar Bayram Bey'i, bazı kaynaklar ise onun oğlu Hacı Emir İbrahim Bey'i göstermektedir.
Hacı Emir İbrahim Bey, aynı zamanda tahta çıktığı yıl olan 1357'de Trabzon Tekfuru III. Aleksius'a karşı sefer düzenlemiştir. Bu dönemde Çepniler Maçka'ya kadar ilerlemiş ve bölgeyi yağmalamışlardır. Hacı Emir İbrahim Bey, 1387 yılında hastalandıktan sonra yerini tahta geri dönmemek şartıyla oğlu Süleyman Bey'e bıraksa da bu sözü tutmamış ve iyileştikten sonra taht mücadelesine girmiştir. Bu dönemde kendisi de Çepni olan Taceddinoğulları beyi Emir Tacettin Bey, emirlikteki karışıklıktan yararlanarak iki kez saldırmışsa da bu saldırılar etkili olmamış, Süleyman Bey tahtı 1387'de tamamen ele geçirmiştir. Aynı yıl 12.000 kişilik ordusuyla yendiği Tâceddinoğulları Beyliği'ni topraklarına katmıştır. Süleyman Bey'in saltanatı dönemi beyliğin en parlak dönemidir. İlerleyen yıllarda beyliğin başkenti Eskipazar'a taşınmış ve şehre başkent anlamına gelen "Ordu" adı verilmiştir. 1397'de Süleyman Bey, daha önce Hacıemiroğulları tarafından birkaç kez alınmasına rağmen Rumlar tarafından geri alınan Giresun'u son kez olmak üzere fethetmiştir. 1398 yılında Yıldırım Bayezid'in Samsun'u Kadı Burhanettin'den almasının ardından Hacıemiroğulları Beyliği Osmanlı hakimiyetini kabul etmiştir. Ancak 1402'de Ankara Savaşı'ndan sonra Osmanlıların zayıflamasıyla birlikte Hacıemiroğulları tekrar bağımsız olmuştur.
1403 yılında Timur'a giden İspanyol Papalık elçisi Clavijo seyahatnamesinde Çepnilerin Torul bölgesinde yeni kaleler inşa edip yoğun nüfuslu şekilde Trabzon Rum İmparatorluğu'nun sınırına konuşlandıklarını ve Rumlaşmış Doğu Karadeniz yerlisi Kabazitesler ile savaş halinde olduklarını yazar. Clavjio, Arzamir/Erzamir lakaplı bir beyin Orta Karadeniz bölgesine hükmettiğini ve 10.000 atlı askerinin bulunduğunu da belirtmiştir. Fetret Devri'nden sonra ise bu bölge 1427 yılında Osmanlı Devleti'ne kesin olarak katılmış, 1455-1613 yılları arasında ise Hacıemiroğulları'na ait topraklar, Osmanlı idaresi tarafından bölünüp kazalar hâline getirilmiştir.
02.4Osmanlı dönemi
1515 yılındaki tahrir defterlerine göre şimdiki Giresun ve civarındaki iller Çepni yerleşimi olmalarından dolayı Vilayet-i Çepni olarak adlandırılmıştır.
Çepniler, Akkoyunluların esas kuvvetini teşkil eden boylarındandır. Aynı zamanda Akkoyunlu sonrası 1.300 asker ile Şah İsmail'in ordusunu oluşturan 17 oymaktan ve Safevi Kızılbaş gruplarını oluşturan on iki küçük gruptan biridir. Bu askerî ve siyasî bağlılığın temelleri, 15. yüzyılda Safevi şeyhi Şah Cüneyd'in Canik bölgesindeki faaliyetleri sırasında atılmıştır. Şah Cüneyd'in Trabzon'u alma ve Anadolu'da bir devlet kurma girişimi sırasında Trabzon'dan Canik'e kadar uzanan bölgedeki Çepni nüfusu, bu hareketin en önemli toplumsal tabanını oluşturmuştur. Özellikle Kürtün ve çevresindeki Çepni topluluklarının Safevî-Erdebil tarikatı ile kurduğu bu inançsal ve siyasal irtibat o denli etkili olmuştur ki, dönemin Osmanlı yönetimi 16. yüzyılın başlarında bölgeyi "Kızılbaş fetretine" uğramış bir coğrafya olarak tanımlamıştır. Bu süreçte Güvenç Abdal Ocağı'nın merkezi olan Taşlıca Zaviyesi de Osmanlı-Safevî mücadelesinde Safevî hareketinin bir üssü gibi değerlendirilerek sıkı denetim altında tutulmuştur.
18. yüzyılda Doğu Karadeniz'de ortaya çıkan âyanların önemli kısmı Çepnidir. Tarihçi Mahmut Goloğlu'nun Çepni-Laz mücadelesi olarak nitelendirdiği Tirebolu, Göreleli âyanlar ile Rizeli âyanlar arasında 18. yüzyıl ortalarına doğru bölgede yaşanan güç mücadeleleri yer yer silahlı mücadeleye dönüşmüştür. 1733 yılında Osmanlı tarafından Trabzon Eyaleti'nde yaşayan Çepni taifesinden eşkıyalık yapanların cezalarının düzenlenmesi ve uygulanması konusunda Vali Şahin Paşa'ya hitaben bir hüküm gönderilmiştir. Bundan sonra bölgedeki derebeyler arasındaki mücadeleler kısa süreliğine durulmuşsa da 1750 yılından itibaren tekrar başlamış, 1751 yılında Hekimoğlu Ali Paşa'nın bölgeye vali atanmasıyla kısa sürede sükûnet sağlanmıştır. Göçebe Çepniler ile bölgenin yerleşik nüfusu arasında yaşanan çatışmalar, 19. yüzyılın sonlarına kadar sürmüştür. Dönemin kayıtlarında Of bölgesindeki köylülerin Çepnileri “haydut” olarak nitelendirdiği ve onlara karşı silahlı önlemler alındığı belirtilmektedir.
Yine 18. yüzyılda Kantemir Çepnilerinin Osmanlı tarafından Rakka'ya iskân edilmemek için, Halep Vilayeti'nden Balıkesir, Bergama ve Manisa'ya göç etmesiyle Batı Anadolu'daki Çepni varlığı oluşmuştur. Göçebe yaşam tarzını Anadolu'ya geldikten sonra da koruyan boylardan biri olan Batı Anadolu Çepnilerinin çoğu, 1860'larda Osmanlı İmparatorluğu'nun baskısıyla yerleşik yaşama geçmeye zorlanmıştır. İngiliz Deniz İstihbarat Bölümü'nün 1919'da yayımladığı Batı Asya el kitabına göre Batı Anadolu'da deve yetiştiriciliği başlangıçta göçebe olup o dönem büyük ölçüde yerleşik hayata geçmiş olan Çetmi veya Çepni boyunun elindedir. Bu boy, kervan rehberliğinin çoğunu sağlar ve özellikle Balıkesir'in batısındaki köylerde bulunurdu.
Çepnilere ait kabileler, değişik tarihlerde farklı cephelerde savaşmış ve ordu ile gittikleri bölgelere yerleşmişl
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Çepniler hayat hikâyesinde anıyor Abdal Musa
“Çepniler, köken anlatılarında Hacı Bektaş-ı Veli ve Abdal Musa gibi figürlerle ilişkilendirilmeleri nedeniyle Anadolu Alevî-Bektaşî geleneği içerisinde önemli bir konuma sahiptir.”
-
Çepniler hayat hikâyesinde anıyor Ali Paşa
“Bundan sonra bölgedeki derebeyler arasındaki mücadeleler kısa süreliğine durulmuşsa da 1750 yılından itibaren tekrar başlamış, 1751 yılında Hekimoğlu Ali Paşa'nın bölgeye vali atan...”
-
Çepniler hayat hikâyesinde anıyor Ali Şahin
“1733 yılında Osmanlı tarafından Trabzon Eyaleti'nde yaşayan Çepni taifesinden eşkıyalık yapanların cezalarının düzenlenmesi ve uygulanması konusunda Vali Şahin Paşa'ya hitaben bir...”
-
Çepniler hayat hikâyesinde anıyor Baba İshak
“Çepnilerin mühim bir kısmı 1240'taki Baba İshak isyanına katılmıştır.”
-
Çepniler hayat hikâyesinde anıyor Bayram Bey
“Beyliğin kurucusu olarak bazı kaynaklar Bayram Bey'i, bazı kaynaklar ise onun oğlu Hacı Emir İbrahim Bey'i göstermektedir.”
-
Çepniler hayat hikâyesinde anıyor Güvenç Abdal
“Çepniler; 1071'de Anadolu'nun, 1277 yılından itibaren de Sinop'tan Trabzon'a kadar olan Karadeniz Bölgesi'nin iskân edilmesinde başta Güvenç Abdal olmak üzere görevler üstlenmiştir...”
-
Çepniler hayat hikâyesinde anıyor Hacı Bektaş-ı Veli
“Çepniler, köken anlatılarında Hacı Bektaş-ı Veli ve Abdal Musa gibi figürlerle ilişkilendirilmeleri nedeniyle Anadolu Alevî-Bektaşî geleneği içerisinde önemli bir konuma sahiptir.”
-
Çepniler hayat hikâyesinde anıyor Hekimoğlu Ali Paşa
“Bundan sonra bölgedeki derebeyler arasındaki mücadeleler kısa süreliğine durulmuşsa da 1750 yılından itibaren tekrar başlamış, 1751 yılında Hekimoğlu Ali Paşa'nın bölgeye vali atan...”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.