Kısaca kimdir?
Cemil Merdam Bey (Osmanlıca: جميل مردم بك; 1895-1960), Suriyeli bir politikacıdır. Şam'da önde gelen aristokrat bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Osmanlı generali, devlet adamı ve Sadrazam Lala Mustafa Paşa'nın ve sondan bir önceki Memlük Hükümdarı Kansu Gavri'nin soyundan gelmektedir. Paris'te siyaset bilimi okulunda okudu ve siyasi kariyeri orada başladı.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Erken siyasi yaşam
El-Fetat, 1908'deki Jön Türk Devrimi'nin Türklere Osmanlı İmparatorluğu'nun diğer vatandaşlarından daha fazla öncelik veren milliyetçi gündemine yanıt olarak kurulmuş gizli bir toplumdu. Cemil Merdam Bey, Paris'teki küçük bir öğrenci grubuyla birlikte 1911'de el-Fatat'a katıldı. Toplum, Arap ve Türk vatandaşlarını Osmanlı çerçevesinde birlik olmaya çağırdı, ancak Arapların Türk muadilleriyle eşit hak ve yükümlülüklere sahip olması gerektiğini iddia etti.
Merdam Bey, 1913 Arap Kongresi'nin Paris'te düzenlenmesine yardım ederek, Osmanlı topraklarında adem-i merkeziyetçilik ve reform için çalışmaya hevesli reformist grupları bir araya getirdi. İstanbul'daki yetkililerle kalıcı bir ayrılık yaratmak istemeyen kurucular, başlangıçta Arapların tamamen kurtuluşu için çağrıda bulunmadılar, ancak Osmanlılarla ilişkileri çözmeye çalıştılar. İttihat ve Terakki (İTC) önderliğindeki Osmanlı hükûmeti, kongre organizatörleriyle görüşmek üzere Paris'e bir temsilci gönderdi.
Birinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesi, Orta Doğu'daki dinamikleri önemli ölçüde değiştirdi. Osmanlıların üzerinde anlaşmaya vardığı tavizler göz ardı edildi ve İTC Suriye'ye genel vali atadı. Cemal Paşa, Arapçıları sıkıştırmayı ve Suriye'de düzeni sağlamayı görev edindi. 21 Ağustos 1915 ve 6 Mayıs 1916'da Arapçı örgütlerle bağlantısı olan 32 kişinin Beyrut ve Şam'da halka açık idamı, el-Fetat ve diğer reformist örgütlerin Osmanlı çerçevesi içinde kalma ümidini sona erdirdi. Bundan böyle toplum, çabalarını Osmanlı egemenliğinden kurtulmaya adadı.
Mayıs 1916'ya gelindiğinde, İngilizler ve Fransızlar, Osmanlı İmparatorluğu'nun beklenen çöküşü ve müteakip toprak kaybından sonra kendilerine nüfuz alanlarını oluşturan gizli bir anlaşma olan Sykes-Picot'u çoktan imzalamışlardı. İngilizler, anlaşmayı onaylamalarına rağmen, Arapları Osmanlı İmparatorluğu'na karşı isyana teşvik etmeye devam ettiler ve karşılığında onlara savaşın sonunda bağımsızlık sözü verdiler. Sykes-Picot Anlaşması, dışişleri komiseri Troçki tarafından 24 Kasım 1917'de İzvestiya gazetesinde kamuoyuna duyuruldu. Bu, 9 Kasım 1917 Balfour Deklarasyonu ile birlikte geleceğin en büyük göstergesiydi, ancak İngilizler ve Fransızlar 11 Kasım 1918'de Osmanlı'nın baskısına uğrayan halkların kurtuluşunu teyit eden ortak bir bildiri yayınladılar. Hem Birleşik Krallık hem de Fransa'nın Arap topraklarıyla ilişkisi, her zaman bu toprakların vatandaşlarının pahasınaydı. Merdam Bey ve diğer Arap milliyetçilerinin sonraki on yıllar boyunca faaliyet göstermeleri bu çerçeve içindeydi.
02.2Suriye'de Fransız karşıtı faaliyet
Osmanlı İmparatorluğu 1918'de yenildiğinde, İngiltere Levant'taki baskın askerî güçtü. İngilizlerin desteğiyle 3 Ekim'de Şam'a giren Prens Faysal, Akabe'den Halep'e kadar Suriye'nin içini kapsayan bir Arap askeri yönetiminin başına getirildi. Şubat 1919'da Prens Faysal, Suriye'nin bağımsızlığını için sağlamak için Paris Barış Konferansı'na gitti. Bu zamana kadar İngilizler, Fransızlarla kendi başına müzakere ettiğini açıkça belirtmişti. Paris Barış Konferansı'nda söz almak üzere davet edilen delegelerden biri de Merdam Bey'di. Konuşması, heyetine katılmasını isteyen Prens Faysal'ı etkiledi.
Merdam Bey, Mayıs 1919'da Şam'da düzenlenen Suriye Ulusal Kongresi'nin katılımcılarından biriydi. Kongrenin amacı, o zamanlar Lübnan, Ürdün ve Filistin'i içine alan Suriye'nin geleceğini ele almaktı. Haziran 1919'da King-Crane Komisyonu'na iletilen sonuç raporu, "Suriye'nin Filistin olarak bilinen güney kesiminin veya Lübnan'ı da içeren kıyı batı bölgesinin Suriye ülkesinden ayrılmamasını" talep ediyordu. King-Crane Komisyonu, "Suriye'nin birliğinin korunmasını" tavsiye etti. bununla birlikte, İngiltere ve Fransa'nın Levant topraklarını aralarında paylaşmak için halihazırda vardıkları anlaşmalar göz önüne alındığında, komisyon boşuna bir çabaydı.
Suriye'de milliyetçilik ateşi yükseliyordu ve Prens Faysal'ın Ocak 1920'de Clemenceau ile yaptığı ve Fransa'nın Suriye'deki münhasır konumunu tanıyan anlaşmaya karşı direniş vardı. Mart 1920'de Suriye Kongresi, Suriye'nin Faysal'ın kral olduğu bağımsız bir anayasal monarşi olduğunu ilan etti. Merdam Bey, kraliyet kararnamesi ile dışişleri bakan yardımcılığına atandı. O yılın Nisan ayındaki San Remo Konferansı, bölgenin geleceğini ve yüzyıllardır Bilad'üş-Şam olarak anılan toprakların yok edilmesini açıkça dile getirdi. Fransızlar, mandalarını uygulamakta hiç vakit kaybetmedi ve birliklerinin 24 Temmuz'da Suriye'ye girmesiyle monarşiye ve hükûmete ani bir son verdi. Fransız birlikleri ülkeye girerken Faysal istifasını sunmuştu, ancak General Yusuf el-Azma liderliğindeki küçük bir savaşçı grubu Meyselun'da dört saatlik bir muharebede Fransızlara karşı savaştı. El-Azma, savaşta öldürüldü ve ezici bir güç karşısındaki kahramanca duruşuyla Suriye'de hâlâ anılan efsanevi bir kahraman oldu.
Fransızların Suriye'ye girişi, Cemil Merdam Bey ve diğer milliyetçi liderlerin Fransızlar tarafından verilen ölüm cezalarından kaçınmak için ülkeden kaçmasına neden oldu. Merdam Bey, Aralık 1921'de bir af çıkarıldıktan sonra Suriye'ye döndü. Sıkıyönetim, Suriyelilerin örgütlü siyasi dernek kurma hakkını engelledi. Bu nedenle, diğer milliyetçilerle birlikte Merdam Bey, Abdurrahman Şahbandar tarafından başlatılan bir yeraltı hareketi olan Demir El Cemiyeti'ne üye oldu. Faaliyetleri, Fransızlar tarafından kurulan kukla rejimi itibarsızlaştırmanın yanı sıra tüccarlar, mahalle patronları ve öğrencilerle yeniden temas kurmaya odaklandı.
5 Nisan 1922'de Charles Crane (King-Crane Komisyonu'ndan) Şam'a geldi ve iki gün Şahbandar'ın konuğu olar
02.3Ulusal Blok siyasetçisi
Merdam Bey daha sonra Şam'a döndü ve Ekim 1927'de Suriye'deki önde gelen Fransız karşıtı hareket olan Ulusal Blok'un ortak kuruluşuna yardım etti. Ulusal Blok, amacı diplomasi ve 'onurlu işbirliği' yoluyla bağımsızlığa ulaşmak olan gevşek bir milliyetçiler koalisyonuydu. Çok fazla yıkıma yol açan ve Fransa'nın ülke üzerindeki hakimiyetini güçlendiren isyan için Suriyeliler yüksek bir bedel ödetmişti. Ulusal Blok liderlerinin benimsedikleri yaklaşıma ülke genelinde geniş bir destek vardı ve ülke bağımsızlığına kavuşuncaya kadar siyasi hayata egemen oldular. Faysal'ın eski başbakanlarından Haşim el-Etâsî blok başkanı oldu ve Merdam Bey yürütme konseyinin daimi üyesiydi. Merdam Bey; 1928, 1932, 1936 ve 1943'te, parlamento için milletvekili oldu.
Fransa'nın itibarı, Suriye'deki isyanın acımasızca bastırılmasının ardından uluslararası sahnede zarar görmüştü, manda gücü olarak rolü Milletler Cemiyeti tarafından iyi tanımlanmıştı ve bariz bir şekilde manda şartlarını veya mandanın rolünü bir derebeyi olmaktan çok bir danışman olarak tanımlayan Milletler Cemiyeti Sözleşmesi'nin 22. maddesindeki ruhu yerine getirmede başarısız olmuştu. Fransız hükûmeti, Suriye'deki yaklaşımı daha mantıklı ve dengeli bir konuma kaydırma ihtiyacını kabul etti. Fransızlar şimdilik daha uzlaştırıcı bir yaklaşım benimsemeye istekliydiler ve Suriye'ye anayasal bir rejim verdiler. 1928'de Merdam Bey, diğer milliyetçilerle birlikte anayasayı hazırlamakla görevli bir kurucu meclis üyeliğine seçildi. Fransızlar hükümleri onaylamadılar ve anayasayı askıya alarak ve meclisi görevden alarak tepki gösterdiler.
1932'de Fransızlar seçimlere doğru bir hamle daha yaptı ve manda yönetimini sona erdirmek için bir anlaşma müzakere etmeye hazır olduklarını belirttiler. Merdam Bey, muhalefeti yönetme görevinin kendisine düştüğü parlamentoda sandalye kazanan birkaç Ulusal Blok adayından biriydi. Maliye bakanı olarak atandı, ancak bir yıl sonra Fransızların görevi sona erdirmeye niyeti olmadığı anlaşılınca istifasını sundu. Fransızların Kasım 1933'te Suriye Parlamentosuna tatmin edici olmayan bir anlaşma dayatma girişimi, Merdam Bey liderliğindeki 17 Ulusal Blok milletvekilinin anlaşmayı imzalamaya karşı çoğunluğu ikna etmeyi başarmasıyla başarısızlıkla sonuçlandı. Şam'daki Fransız delege M. Veber meclisteydi ve oylamanın yasallığını kabul etmeyi reddetti ve bunun yerine parlamentoyu dört ay süreyle ertelemeyi seçti.
1934'te Merdam Bey, zamanını ittifaklar kurmaya ve Suriye'nin davasını yurtdışında tanıtmaya adadı. Suudi Arabistan, Mısır, Fransa ve Irak'a gitti. Suudi-Yemen Savaşı'nı sona erdirmeye yönelik bir barış anlaşması hazırlamak için çalışan Arap heyetine katıldı. Taif Antlaşması o yılın Haziran ayında imzalandı.
Ulusal cephede, Ulusal Blok liderleri Fransa ile bir anlaşmaya aracılık etme girişimlerinde defalarca hüsrana uğradı ve 27 Ocak 1936'da Ulusal Blok adına Cemil Merdam Bey, anayasal hayat Suriye'ye geri gelene kadar bir genel grev yapılması çağrısında bulundu. Grev şiddete dön
02.4Suriye bağımsızlığı
1943'te Fransızlar, Suriye ve Lübnan'da anayasal yaşamı yeniden kurmayı kabul ettiler. Merdam Bey, Ulusal Blok lideri Şükri el-Kuvvetli ile ittifak kurdu ve ortak bir parlamento listesinde yer aldılar. Ulusal Blok, ülkedeki siyaset sahnesine bir kez daha egemen oldu ve Kuvvetli, Ağustos 1943'te devlet başkanı seçildi. Merdam Bey dışişleri bakanı olarak atandı ve Kasım 1944'te ekonomi ve savunma bakanı ve Başbakan Faris el-Huri'nin yardımcısı oldu. Merdam Bey, dört görevi de Ağustos 1945'e kadar sürdürdü.
Lübnan, Fransız bağımsızlık ilanlarını test eden ile ülke oldu ve 8 Kasım 1943'te Lübnan Parlamentosu oybirliğiyle, manda gücünden bahseden tüm maddeleri kaldırarak anayasayı değiştirmeyi oyladı. Fransızların tepkisi hızlı oldu ve 11 Kasım'da Lübnan cumhurbaşkanı ve bakanların çoğu tutuklandı, anayasa değişiklikleri iptal edildi ve parlamento feshedildi. Fransız eylemine, özellikle İngiltere'den gelen iç ve dış tepki, Fransızların mahkûmları serbest bırakmasına ve 21 Kasım'da parlamentoyu yeniden kurmasına yol açtı. Merdam Bey'in hükûmeti Lübnan örneğini izledi ve Ocak 1944'e kadar Fransızlar idari yetkilerin çoğunu Lübnan ve Suriye'ye devretti.
Son engel, iç güvenlik güçlerinin ve yerel birliklerin (Troupes Spéciales) Suriye hükûmetine devredilmesiydi. Fransızlar geçmişte kullandıkları aynı geciktirme taktiklerini uyguladılar ve devirden önce bir antlaşma imzalanması için bastırdılar. İngilizler, Suriyelilere bir antlaşma müzakere etmeleri için baskı yaparak Fransızları destekledi. Merdam Bey'in hükûmeti, koşulsuz bağımsızlık için baskı yapmanın zamanının geldiğini düşündükleri için reddetti. Ellerini güçlendirmek için Merdam Bey'in hükûmeti ABD ve Sovyetler Birliği'nnin Suriye'nin bağımsızlığını koşulsuz olarak tanımasını sağlamıştı. Merdam Bey avantaj sağlamak için her iki ülkeye de İngilizlerin Suriyelilere Fransızlarla anlaşma müzakerelerine girmeleri için baskı yaptığını bildirdi. Suriye liderlerinin diğer Arap ülkeleriyle ilişkileri yıllar içinde güçlendi ve Suudi, Irak ve Mısır hükûmetleri Suriye'de gelişen olayları yakından izledi. İngiltere, çıkarlarının olduğu Arap ülkelerini düşman etmek istemediği için, Suriye'deki Fransız politikasıyla bu kadar açık bir şekilde ilişkilendirilmekten çekiniyordu. Aynı zamanda İngiltere, Fransa'nın Orta Doğu'dan ayrılması konusunda istekli değildi çünkü aynı şeyin onlardan da bekleneceğinden korkuyordu. Fransızlar, İngilizlerin Suriye'deki yerlerini almak istediğinden uzun süredir şüpheleniyorlardı.
Suriyeliler, Fransa ile herhangi bir antlaşma olmayacağı yönündeki tutumlarında dimdik durdular ve birliklerin hiçbir koşula bağlı olmaksızın teslim edilmesini talep ettiler. Fransızlar kendi iradelerini ülkeye dayatmak için zora başvurdular. 29 Mayıs 1945'te Fransız komutasındaki Senegalli askerler, tutuklanmaları emredilen hükûmet üyelerini aramak için parlamento binasını bombaladı ve baskın düzenledi. Başkanın ofisine girdiler, tüm evraklarına ve kasasına el koydular. Fransız birliklerinin peşine düşt
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Cemil Merdam Bey hayat hikâyesinde anıyor Faris el-Huri
“Merdam Bey dışişleri bakanı olarak atandı ve Kasım 1944'te ekonomi ve savunma bakanı ve Başbakan Faris el-Huri'nin yardımcısı oldu.”
-
Cemil Merdam Bey hayat hikâyesinde anıyor Haşim el-Etâsî
“Faysal'ın eski başbakanlarından Haşim el-Etâsî blok başkanı oldu ve Merdam Bey yürütme konseyinin daimi üyesiydi.”
-
Cemil Merdam Bey hayat hikâyesinde anıyor İttihat ve Terakki
“İttihat ve Terakki (İTC) önderliğindeki Osmanlı hükûmeti, kongre organizatörleriyle görüşmek üzere Paris'e bir temsilci gönderdi.”
-
Cemil Merdam Bey hayat hikâyesinde anıyor Lala Mustafa Paşa
“Osmanlı generali, devlet adamı ve Sadrazam Lala Mustafa Paşa'nın ve sondan bir önceki Memlük Hükümdarı Kansu Gavri'nin soyundan gelmektedir.”
-
Cemil Merdam Bey hayat hikâyesinde anıyor Şükri el-Kuvvetli
“Merdam Bey, Ulusal Blok lideri Şükri el-Kuvvetli ile ittifak kurdu ve ortak bir parlamento listesinde yer aldılar.”
-
Cemil Merdam Bey hayat hikâyesinde anıyor Yusuf el-Azma
“Fransız birlikleri ülkeye girerken Faysal istifasını sunmuştu, ancak General Yusuf el-Azma liderliğindeki küçük bir savaşçı grubu Meyselun'da dört saatlik bir muharebede Fransızlar...”
-
Cemil Merdam Bey kendi hikâyesinde anılıyor Arap Kongresi (1913)
“üyeler: Selim Ali Selam, Ahmad Bayhum ve diğerleri Fransız hükûmetinin, istenen reformları gerçekleştirmesi için İttihatçı hükûmete baskı yapmasını istediler • Genç Araplar Cemiyet...”
-
Cemil Merdam Bey kendi hikâyesinde anılıyor Halil Merdam Bey
“Eski Suriye başbakanlarından Cemil Merdam Bey kuzeniydi.”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.