biyograftam
Giriş
  1. Keşfet
  2. Kültür & Sanat
  3. Yer-Su
Kültür & Sanat

Yer-Su

Yer-Su, Türk ve Altay mitolojisinde bir doğa katmanı. Aynı zamanda eski Türk İnancı Tengricilik'te bir ruh kategorisidir. Yar-Sub veya Yar-Suv olarak da söylenir.

01

Kısaca kimdir?

Yer-Su, Türk ve Altay mitolojisinde bir doğa katmanı. Aynı zamanda eski Türk İnancı Tengricilik'te bir ruh kategorisidir. Yar-Sub veya Yar-Suv olarak da söylenir. Karşıtı Gök-Kal'dır.

02

Hayat hikâyesi

02.1Yer-Su anlayışı

Bu inanca göre Yer-Su ruhları Toprak Ana' Ötüken'e bağlı doğa ruhlarıdır. Bazen bir ağacın, kayanın, dağın, gölün, ırmağın ya da hatta bütün bir ülkenin ruh'u olurlar. Yer Su'lara saygı göstermek gerekir. Bir ormana girildiğinde dikkatli hareket edilir; sesli konuşulmaz, dallar kırılmaz, taş atılmaz. Eğer insan doğadan bir şey aldıysa bu sadece doğa ruhlarının izin vermesiyle mümkün olmuştur. Bu yüzden Türkler bu ruhları kutsal sayarlar Yer Su'lara şükür ederlerdi.

Yer ve su ruhlarını da içeren doğal varlıkların tamamından oluşan bir külttür. Bu anlamda kutsal bir güç ve yaşam enerjisidir fakat maddi varlıklardan da soyutlanmış değildir. İnsanlar bu enerji ile ve bu enerjiyi taşıyan soyut varlıklarla doğrudan irtibat ve iletişim kurabilirler. Çünkü insana en yakın olan soyut katman burasıdır. Moğol Bayrağında simgesel olarak yer alan unsurlardan birisidir. Yer Su ruhları ise kendi içlerinde birkaç büyük alt kategoriye ayrılabilir fakat bu kesin bir sınıflandırma değildir. Çünkü alt kategorilerden ziyade bu ruhların hemen her nesne, canlı veya doğal varlık ile ilişkili olarak yüzlercesinin tespit edilebileceği gerçeği daha büyük önem taşımaktadır. Yine de kabaca şöyle genel bir sınıflandırma yapılabilir. Dağ Ruhları, Orman Ruhları, Ev Ruhları ve Su Ruhları en çok öneme sahip olarak ortaya çıkarlar. Diğer ruhları bunların içinde veya bunlara bağlı olarak yer alan soyut varlıklar olarak düşünmek mümkündür.

Eski Türk Mitolojisinde Yer Su'lar bazen önemli bir rol oynar. Göç Destanında, Türkler 40 kuşaktan beri kutsal saydıkları bir kayayı Çinlilere armağan ederler. Bu yüzden aniden gök garip bir denge bürünür, kuşların ve doğadaki hayvanların sesleri kesilir, Bitkiler sararıp solmaya başlar ve Türklerin arasında salgın hastalıklar yayılır. Doğadan Yer Su'ların "gööç.. gööç" diye sesleri duyulur. Bu sesler ancak Türkler aylarca göç edip çok uzaklara vardıklarında kesilir. Bu şekilde Yer Su'lar kendilerine saygısızlık yapmış olan Türkleri cezalandırmış olurlar. Aynı şekilde belli kurallara uyulmadığı takdirde doğadan gelen bereketin azalacağına inanılırdı. Yer Su'lar unutulmuş ataların ruhları olduğuna inanılırdı. Ataların isimleri anıldığı sürece ailelerinin yakınlarında bulunup onlara destek olduklarına, ama eğer unutulup isimleri anılmazsa, doğaya gidip orada herhangi bir cisimin ruhu olduklarına inanırlardı.

02.2Yer

Yer - Dünya ve/veya üzerinde yaşanılan kısmı. Cer (Çer, Çir, Cir) olarak söylendiği Türk dilleri de vardır. Yeryüzü de denir. Moğollar Gazar derler. Türk-Moğol ve Sümer söylencelerinde Yer, dişil gücü simgeler. Doğurgandır. Sami (günümüzde İbrani-Arap) kültüründe ise tam tersidir. Havva sözcüğü göğü ve havayı çağrıştırır (Ava: Hava demektir). Adem sözcüğü ise yeri ve toprağı içerir (Adama: Balçık, çamur demektir). Moğolcada Dünyaya Yertönt denilir.

02.3Şamanizmde Yer'in ekseni
  1. Özellikle Türk Şamanizm’inde işlenmiş ve kaynağı muhtemelen Şamanizm olan Yer'in ekseni, geleneksel Şamanist düşünce, deneyim ve sembolizmdeki temel kavramlardan biridir. Yer’in ekseni, kısaca, Asya Şamanizm’ine, özellikle Altay, Yakut ve Uygur Türkleri’nin geleneklerine göre, insanların yaşadığı Yer, ölülerin göçtüğü “yeraltı” (öte-âlem) ve spiritüel anlamdaki Kutsal Gök'ten (Semavi Alem) oluşan üç ortam ya da alemi, merkezlerinden geçerek birbirlerine bağlayan ve direk ya da kazık adıyla belirtilen bir eksendir. Bu eksenin iki ucu “Yer’in göbeği” ile “Göğün göbeği” olarak adlandırılır
  2. Yer'in ekseni sembolizmi, bazı bakımlardan Uzakdoğu tradisyonlarında kullanılan çarkın ekseni sembolizmini andırır Çarktaki kimse yükselebilmek için önce çarkın merkezini bulmalıdır ki, eksende yükselebilsin. Nasıl çarktaki yatay ilerleme belirli bir noktaya (merkeze) gelindikten sonra yerini yükselmeye bırakırsa (çarkın ekseninde yükselmek, yataydan dikeye geçiş), transa giren şamanın ruhsal yolculuğunda da yatay ilerleme, “Dünya Dağı”nın ve “yaşam ağacı”nın bulunduğu “Yer’in göbeği”ne geldiğinde yerini yükselmeye (Yer’in ekseninde yükselme, yataydan dikeye geçiş) bırakır
  3. Uygur, Yakut ve Altay Türkleri’nin tradisyonlarında “Göğün göbeği”, “Yer’in göbeği” ve bunlar arasında yer alan Yer'in ekseni hakkında söylenilenler şöyle özetlenebilir:
  4. Dünya Göğe bu eksenle bağlıdır. Kimse “Yeraltı”na (öte-âlem) inmeden Göğe çıkamaz
  5. Bu eksenin geçtiği, üç alemin ortasındaki delikler, açıklıklar bir tür geçittir
  6. Şamanlar, uçuş ( trans deneyimi) sırasında bir âlemden diğerine geçerken bu irtibat geçidinden (Yer’in göbeği) yararlanırlar
  7. Ölen kimseler de bu geçitten (Yer’in göbeği) geçerek öte- âleme göçerler
  8. Yer’in göbeği Yer’in kapısıdır
  9. Öte- âleme giden şamanlar, Yer’in “deliği”nden geçerek giderler, tekrar bu delikten veya kapıdan dönerler (Altay Türkleri)
  10. Göğün göbeği bir yıldızdır (Yakutlar’da Demir-Kazık yıldızı, Uygurlar’da Altın-Kazık yıldızı) Göğe Dünya bu yıldızla bağlıdır. Bu yıldız, Gök-Tanrı’nın ışıklı ülkeleri olan “Yüksek Gök” ile Yer'i birleştiren bir kapıdır. Gök ile Yer'i, ruhsal âlem ile maddi âlemi ve Gök-Tanrı ile insanı ayıran bir sınır olan bu yıldız, bütün gezegenlerin bağlı olduğu, “göğün direği” ve “Göğün kapısı”dır; çünkü Gök-Tanrı bu kapıdan insanlara şefaat eder, ayrıca kamlar ve şamanlar bu delikten Semavi Alem ile irtibat kurabilir. Göğün göbeği, fani insanlar alemi ile Semavi Âlem’in bir sınırıdır (Uygur tradisyonu)
  11. Şamanın “gölgeler diyarı”na ve Göğe uçuşu, Dünya Dağı’na çıkışla başlar ( Altay Türkleri)
  12. Gök ile Yer arasındaki irtibatı sağlayan direk bir ağaçtır (yaşam ağacı, Yakut Türkleri)
  13. Dünya Demir-kazık yıldızına bir ağaçla bağlıdır; yıldız, ağacın tepesindedir. Bu ağacın zirvesi Gök-Tanrı’ya varır (Yakut Türkleri)
  14. Gök-Tanrı ile irtibat kurabilen kamlar ve şamanlar bu yıldıza kadar gidebilir, öteye geçemezler. Bu “yıldız kapısı”na uçup gelen nadir şamanlara Gök-Tanrı, ruhlarından birini elçi olarak gönder
02.4Kutsal sular

Kutlu kaplıcalar Türk halk inancında önemli bir yere sahiptir ve genellikle "Çermik" adı verilir. Buraların iyeler (koruyucu ruhlar) tarafından korunduğuna inanılır.

Çoğu zaman ıssız bir yerde (örneğin, bir dağın başında), amansız bir hastalığa yakalandığı için ölüme terk edilen bir genç, yaralı kurtların ya da yaban köpeklerinin kutlu bir suya ya da balçığa girdiğini ve iyileştiğini görür. Kendisi de aynı şeyi yapar ve üç gün üç gece o suda veya balçıkta kaldıktan sonra sapasağlam olarak çıkar. Buralar suyun ve/veya sıcağın (ateşin) kutsallığını bir araya getiren yerlerdir. Hattâ bu tür yerlerin çoğu zaman ağaçlık, dağlık bölgelerde bulunması bu mekânlara yönelik olumlu ve ruhsal anlamda sağaltıcı etkiyi artırır. Bazen bu su kaynaklarına yakın yerlerde bir erenin (evliyanın, ermişin) türbesi bulunur. Hastalıkla sınanan bu kutlu kişiye iyileşmesi için Tanrı tarafından gönderildiği de düşünülür.

03

Bağlantı atlası

Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.

Yer-Su Göç Destanı Türk dilleri Zeki Duygulu Tengri Oğuz Kağan
düz çizgi: bu biyografide anılıyorkesik çizgi: bu kişiyi anıyor
  • Yer-Su hayat hikâyesinde anıyor Göç Destanı

    “Göç Destanında, Türkler 40 kuşaktan beri kutsal saydıkları bir kayayı Çinlilere armağan ederler.”

  • Yer-Su hayat hikâyesinde anıyor Türk dilleri

    “Cer (Çer, Çir, Cir) olarak söylendiği Türk dilleri de vardır.”

  • Yer-Su kendi hikâyesinde anılıyor Zeki Duygulu
  • Yer-Su kendi hikâyesinde anılıyor Tengri

    “Bizanslı tarihçi Simokattes, Göktürklerin yir-sub'lara (yer-su'lar; ırmak, dağ, orman vb doğa varlıkları) saygı gösterdiklerini ama yalnızca yerin göğün yaratıcısı bildikleri tek b...”

  • Yer-Su kendi hikâyesinde anılıyor Oğuz Kağan

    “Bu adanın ortasındaki bir ağacın kovuğunda ışıklar saçan çok güzel bir kız oturmaktadır (Yarsub “Yer-Su” bu kızla sembolize edilir).”

04

Kaynaklar

0kaynak kaydı
0farklı yayıncı
0ansiklopedi maddesi
0zaman çizelgesi olayı

Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.

yayımlanmadı

Bilerek dışarıda bırakılanlar

Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.

Metin lisansı

Vikipedi’den uyarlanmıştır

Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.

05

Ne değişti?

  1. Profil oluşturuldu

    0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.

06

Düzeltme masası

Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.

  1. Ne yanlış?
  2. Doğrusu
  3. Kaynak

Hangi bölümde bir hata var?

Önerin editör incelemesinden geçer, otomatik yayımlanmaz. E-posta adresin yalnızca bu başvuru için kullanılır.
07

Buradan nereye?

Kültür & Sanat alanındaki tüm profiller →