Kısaca kimdir?
Türk dilleri, Doğu Avrupa ve Güney Avrupa'dan Orta Asya, Doğu Asya, Kuzey Asya (Sibirya) ve Batı Asya'ya kadar Türk halkları tarafından konuşulan, belgelenmiş 35'ten fazla dilden oluşan bir dil ailesidir. Türk dilleri, Doğu Asya'da Moğolistan'dan Kuzeybatı Çin'e kadar uzanan ve Ön-Türkçe'nin konuşulduğu düşünülen bir bölgede ortaya çıkmış ve ilk bin yıl boyunca Orta Asya'ya ve daha batıya yayılmıştır. Bu diller, bir lehçe sürekliliği olarak tanımlanmaktadır.
Türk dilleri dünya çapında yaklaşık 200 milyon kişi tarafından konuşulmaktadır. En yaygın Türk dili, ağırlıklı olarak Anadolu ve Balkanlar'da konuşulan Türkiye Türkçesidir. Anadili Türkçe olanlar, tüm Türk dili konuşurlarının yaklaşık %38'ini oluştururken, Özbekçe en çok konuşulan ikinci Türk dili olarak öne çıkmaktadır.
Ünlü uyumu, eklemeli yapı, özne-nesne-yüklem cümle düzeni ve dilde dilbilgisel cinsiyetin bulunmaması gibi özellikler, hemen hemen tüm Türk dilleri için ortak sayılabilecek temel özelliklerdir. Oğuz grubu içinde yer alan Türkçe, Azerbaycanca, Türkmence, Kaşkay Türkçesi, Çaharmahal Türkçesi, Gagavuzca ve Balkan Gagavuzcası ile Oğuz etkisi taşıyan Kırım Tatarcası, orta düzeyde birbirlerini büyük ölçüde anlayabilirler. Diğer Türk dilleri de kendi alt grupları içinde değişen seviyelerde karşılıklı anlaşılabilirlik gösterir. Sınıflandırma yöntemleri farklılık gösterse de Türk dilleri genellikle iki ana kola ayrılır:
• Oğur grubu – günümüzde yalnızca Çuvaşça bu koldan hayatta kalmıştır.
• Ortak Türkçe grubu – diğer tüm Türk dillerini içerir.
Türk dillerini diğer dil ailelerinden farklı kılan önemli bir özelliği, konuşucularının uzun süre göçebe olarak yaşamışlığı ve buna bağlı olarak bu dillerin sürekli birbirlerinden etkilenmiş olmalarıdır. Türk dilleri çok sayıda aynı anlamda kullanılan ortak sözcüklere sahip olmalarının yanı sıra tümce yapıları da hep aynı kalır. Çağdaş Türk yazı dilleri veya Türk dilinin kolları gibi adlandırıldıklarına da rastlanır. (Bakınız: "Dil" ve "Lehçe" tartışması)
Türk dilleri, Moğol dilleri, Tunguz dilleri, Kore dilleri ve Japon dilleriyle birçok benzerlik gösterir. Bu benzerlikler, bazı dilbilimcilerin (örneğin Türkolog Talât Tekin) Altay dil ailesi diye bir üst aile önermesine yol açmıştır; ancak bu görüş tarihsel dilbilimcilerin büyük çoğunluğu tarafından reddedilmektedir. Ural dilleriyle olan benzerlikler de, uzun bir süre boyunca bu iki dil ailesinin Ural-Altay hipotezi altında tek bir aile gibi değerlendirilmesine neden olmuştur. Fakat günümüzde bu iki makro ailenin varlığını kanıtlayacak yeterli kanıt bulunmamaktadır. Diller arasındaki ortak özellikler ise bugün, tarihöncesi dönemde gerçekleşen geniş çaplı dil teması ile açıklanmaktadır.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Tarih öncesi dönem
Türk halklarının ve dillerinin anayurdunun, Hazar ötesi bozkırları ile Kuzeydoğu Asya (Mançurya) arasında bir bölge olduğu öne sürülmekte ve genetik kanıtlar Türk etnisitesinin “İç Asya Anavatanı” olarak Güney Sibirya ve Moğolistan yakınlarındaki bölgeyi işaret etmektedir. Benzer şekilde Juha Janhunen, Roger Blench ve Matthew Spriggs gibi birçok dilbilimci de günümüz Moğolistan'ının erken dönem Türk dilinin anavatanı olduğunu öne sürmektedir. Türkolog Peter Benjamin Golden, iklim, topografya, flora, fauna ve insanların geçim biçimleriyle ilgili Proto-Türkçe sözcük öğelerine dayanarak Proto-Türkçe Urheimat'ı Sayan-Altay bölgesinin güney, tayga bozkır bölgesine yerleştirmektedir.
Ön Türkler ve Proto-Moğollar arasında yaklaşık olarak MÖ birinci binyılda yoğun bir temas gerçekleşmiştir; iki Avrasya göçebe grubu arasındaki ortak kültürel gelenek Türk-Moğol geleneği olarak adlandırılmaktadır. İki grup benzer bir din sistemi olan Tengriciliği paylaşmıştır ve Türk dilleri ile Moğol dilleri arasında çok sayıda belirgin ödünç sözcük bulunmaktadır. Alıntılar çift yönlü olsa da, bugün Moğolca kelime dağarcığındaki en büyük yabancı bileşeni Türkçe alıntı kelimeler oluşturmaktadır.
Türk dilleri ile Tunguz ve Moğol dilleri arasındaki bazı kelime benzerlikleri ve yapısal ortaklıklar, ayrıca Korece ve Japonca ile olan benzerlikler, son yıllarda bu dillerin tarihöncesi dönemde birbirleriyle temas halinde olmasına bağlanmaktadır. Bu etkileşim bazen "Kuzeydoğu Asya dil birliği" olarak adlandırılır. Ancak, Türk, Moğol ve Tunguz dillerini kapsayan daha yakın tarihli bir temas süreci (yaklaşık MÖ 1. binyıl) bundan ayrı değerlendirilir. Bu süreçte, çoğunlukla Türkçeden Moğolcaya, ardından Moğolcadan Tunguzcaya geçen ortak kelimeler bulunmaktadır. Türkçeden Moğolcaya ödünç alınan kelime sayısı oldukça fazladır, ancak Moğolcadan Türkçeye geçen kelime sayısı çok daha azdır. Ayrıca, Türkçe ve Tunguzca, Moğolcada bulunmayan ortak kelimelere sahip değildir.
Türk dillerinde, Proto-Türkçe dönemine kadar uzanan erken temasları gösteren bazı Çince alıntı kelimeler de bulunmaktadır.
Altay dil ailesi varsayımı için gösterilen kanıtların modern dilbilimsel standartları karşılamaması ve Türk ile Moğol dillerinin zaman içinde ayrışmak yerine yakınlaştığını gösteren bulgular, 1950'lerden bu yana Altay ailesinin dilbilimciler tarafından genel kabul görmemesine yol açtı. Günümüzde Türk dilleri kendi başına bir dil ailesi olarak kabul edilmektedir.
02.2Erken dönem yazılı kayıtlar
Türk dillerinin bilinen en eski yazılı kayıtları, 1889 yılında Moğolistan'daki Orhun Vadisi'nde bulunan ve 8. yüzyıla tarihlenen Orhun yazıtlarıdır. Bu yazıtlar, Bilge Kağan (731), Kül Tigin (732) ve Tonyukuk (725) adına dikilmiş olup, Türk yazı dilinin en eski edebi metinleri arasında yer alır. Çin yıllıklarında geçen bir Hun ağıtına ait iki dize ve birkaç kelime ise, 4. yüzyıl Türkçesi hakkında fikir vermektedir.
Türk dillerine dair ilk kapsamlı sözlük ve dilbilgisi kitabı, Karahanlılar döneminde Kaşgarlı Mahmud tarafından 1072'de yazılan Dîvânu Lugâti't-Türk adlı eserdir. Bu eser, yaklaşık 8 bin sözcük içeren bir sözlük olmasının yanı sıra, Türk yazı dilleri ve ağızlarını, kültürel değerleri de kayda geçiren anıtsal bir folklorik kaynak niteliğindedir. Kaşgarlı Mahmud, Karahanlı, Uygur, Oğuz, Kıpçak, Kırgız ve diğer Türk boylarının söz varlığını bir araya getirerek bu eseri oluşturmuş, Türk dillerinin coğrafi dağılımına dair bilinen ilk haritayı da eklemiştir.
Türk dillerinin Kuzeybatı koluna ilişkin önemli bir başka eser ise, 12-13. yüzyıllara tarihlenen Codex Cumanicus'tur. Bu eser, günümüz Macaristan ve Romanya'sında yaşayan Batı Kumanları ile Katolik misyonerler arasında kullanılan Kıpçak dili ile Latince arasındaki bir dil kılavuzudur. Ayrıca, Çuvaşçanın ana dili ya da uzak akrabası olduğu tartışılan Volga Bulgarlarının konuştuğu dile ait en eski kayıtlar, 13-14. yüzyıllara kadar uzanmaktadır.
Son yıllarda keşfedilen yeni yazıtlar, Türk yazı dilinin tarihini daha da geriye götürme potansiyeline sahiptir. Bu keşifler, Türk dillerinin kökeni ve gelişimi hakkında daha derinlemesine bilgi edinmemizi sağlayarak, dil ailesinin tarihi serüvenini daha net bir şekilde ortaya koymaktadır.
Tarihçi ve Türkolog Osman Karatay (2022), Ön-Türklerin Moğollar ve Tunguz halklarından ziyade eski Hint-Avrupalılar ve Urallar ile daha yakın bir ilişkisi olduğu sonucuna varmıştır. Zamanla, Türk halkları hem İranlılar hem de Moğollarla uzun süreli temas halinde olmuş ve Orta Asya Bozkırı çobanları arasında baskın grup haline gelmiştir. Karatay, dilsel verilere dayanarak şu sonuca varmıştır: "Proto-Hint-Avrupa ve Proto-Türkçe arasındaki sözlü yazışmalar da oldukça dikkat çekicidir. Ön-diller çağındaki bu yakın ilişki öyle bir gerçeğe işaret etmektedir ki, en erken ya da Proto-Türkler bir tarihte ortaya çıkmıştır. Ural ve Hint-Avrupa çekirdek topluluklarına yakın veya bitişiğindeki alan."
02.3Coğrafî dağılım
Erken Orta Çağ'daki (yaklaşık MS 6–11. yüzyıllar) Türk göçleriyle birlikte, Türk dilleri sadece birkaç yüzyıl içinde Avrasya boyunca Sibirya'dan Akdeniz'e kadar geniş bir alana yayılmıştır. Türk dillerindeki çeşitli terimler; Farsça, Urduca, Ukraynaca, Rusça, Çince, Moğolca, Macarca ve daha sınırlı ölçüde Arapça gibi dillere geçmiştir.
Osmanlı döneminden bu yana Avrasya'da Türk dillerini konuşan halkların coğrafi dağılımı, Sibirya'nın kuzeydoğusundan batıda Türkiye'ye kadar yayılmıştır. Alman asıllı Rus Türkolog W. Radloff'un dünya dilleri arasında Türk dili kadar geniş bir alana yayılmış başka bir dil daha bulunmadığını söylediği belirtilmektedir.
02.4Sınıflandırma
- Yüzyıllar boyunca Türk dillerini konuşan halklar geniş çaplı göçler gerçekleştirmiş ve sürekli birbirleriyle kaynaşmıştır. Bu süreçte, dilleri hem birbirlerini hem de çevrelerindeki dilleri, özellikle İranî, Slav ve Moğol dillerini karşılıklı olarak etkilemiştir. Bu durum, her bir dilin veya dil grubunun tarihsel gelişimini belirsizleştirmiştir. Bu nedenle Türk dillerini sınıflandırmak için birden fazla sistem ortaya çıkmıştır
- Türk dillerine yönelik modern genetik sınıflandırma şemaları ise hâlâ büyük ölçüde Rus dilbilimci ve Türkolog Aleksandr Samoyloviç'in 1922'de yaptığı çalışmasına dayanmaktadır.[doğrulama gerekli] Dil ailelerindeki sınıflandırmaların genellikle genetik bilgilere dayanarak yapılmasına rağmen, Türk dil grubunda coğrafi dağılım daha büyük rol oynamaktadır
Türk dilleri altı dala ayrılabilir
- Türkçe
- Ortak Türkçe
- Oğuz (Güneybatı)
- Kıpçak (Kuzeybatı)
- Karluk (Güneydoğu)
- Sibirya (Kuzeydoğu)
- Argu
- Oğur
- Ortak Türkçe
- Oğuz (Güneybatı)
- Kıpçak (Kuzeybatı)
- Karluk (Güneydoğu)
- Sibirya (Kuzeydoğu)
- Argu
- Oğur
- Oğuz (Güneybatı)
- Kıpçak (Kuzeybatı)
- Karluk (Güneydoğu)
- Sibirya (Kuzeydoğu)
- Argu
- Bu sınıflandırmada Oğur Türkçesine Lir-Türkçesi de denir; diğer tüm kollar ise Şaz Türkçesi ya da Ortak Türkçe başlığı altında toplanır. Bu iki büyük Türkçe türünün ne zaman birbirinden ayrıldığı ise kesin olarak bilinmemektedir
Üretimleri
Ogur dil grubundaki /-r/ yerine /-z/ kullanılması, bu dil grubunu diğerlerinden ayırır.
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Türk dilleri hayat hikâyesinde anıyor Bilge Kağan
“Bu yazıtlar, Bilge Kağan (731), Kül Tigin (732) ve Tonyukuk (725) adına dikilmiş olup, Türk yazı dilinin en eski edebi metinleri arasında yer alır.”
-
Türk dilleri hayat hikâyesinde anıyor Çaharmahal Türkçesi
“Oğuz grubu içinde yer alan Türkçe, Azerbaycanca, Türkmence, Kaşkay Türkçesi, Çaharmahal Türkçesi, Gagavuzca ve Balkan Gagavuzcası ile Oğuz etkisi taşıyan Kırım Tatarcası, orta düze...”
-
Türk dilleri hayat hikâyesinde anıyor Şaz Türkçesi
“Türk dilleri altı dala ayrılabilir: • Türkçe Ortak Türkçe Oğuz (Güneybatı) Kıpçak (Kuzeybatı) Karluk (Güneydoğu) Sibirya (Kuzeydoğu) Argu Oğur • Ortak Türkçe Oğuz (Güneybatı) Kıp...”
-
Türk dilleri hayat hikâyesinde anıyor Türk halkları
“Türk dilleri, Doğu Avrupa ve Güney Avrupa'dan Orta Asya, Doğu Asya, Kuzey Asya (Sibirya) ve Batı Asya'ya kadar Türk halkları tarafından konuşulan, belgelenmiş 35'ten fazla dilden o...”
-
Türk dilleri kendi hikâyesinde anılıyor Abdülmecit Doğru
“Hekimliğinin yanı sıra Türk dilleri, tarihi ve edebiyatı hakkında önemli araştırmalar yapmıştır.”
-
Türk dilleri kendi hikâyesinde anılıyor Kazım Mirşan
“Almanca, Rusça, İngilizce ve Türk dilleri (Tatarca, Özbekçe, Başkurtça, Tarançıca, Kaşkarlıkça (yani Uygurca), Kazakça, Kırgızca, Azerbaycanca, Türkiye Türkçesi ile kendi ana lehçe...”
-
Türk dilleri kendi hikâyesinde anılıyor Mehmet Ölmez
“Çalışmalarında Eski Uygurca, runik harfli metinler, Sibir grubu Türk Dilleri, Moğolca üzerinde yoğunlaşmıştır.”
-
Türk dilleri kendi hikâyesinde anılıyor Nevin Selen
“Menzerath yanında 9 ay kalarak doktora çalışmalarında bulundu; 1956 yılında “Alman ve Türk dillerindeki sesler ve bu seslerin kelime anlamı ve yapısındaki rolü üzerine mukayeseli b...”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.