biyograftam
Giriş
  1. Keşfet
  2. Bilim & Akademi
  3. Yaşar Nuri Öztürk
İlahiyatçı, akademisyen, yazar · 1951–2016

Yaşar Nuri Öztürk

Türk ilahiyatçı, hukukçu ve akademisyen Yaşar Nuri Öztürk, Türkiye'de Kur'an merkezli İslam anlayışının en önemli savunucularından biri olarak tanınır. İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nin kurucu dekanı olan Öztürk, din, siyaset ve tarih üzerine kaleme...

Hayat şeridi Bir döneme dokun, çizelge süzülsün
195119802016
İlk üretimler Eğitim Önemli eserler Miras
01

Kısaca kimdir?

Yaşar Nuri Öztürk, 5 Şubat 1951'de Bayburt'ta doğmuş, çocukluğunu Trabzon'un Sürmene ilçesinde geçirmiştir. Ailesinin köklü hafızlık geleneği içerisinde yetişen Öztürk, dokuz yaşında hafızlığını tamamlamıştır. Trabzon İmam Hatip Lisesi'ni birincilikle bitirdikten sonra İstanbul'a gelerek İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde eğitimini tamamlamıştır.

02

Hayat çizgisi

Günü bilinmeyen olaylar bir tarihe zorlanmaz; yalnızca kaynaktaki yıl yazılır.

  1. 1951

    Doğum

    5 Şubat 1951'de Bayburt'ta dünyaya geldi.

    İlk üretimler kaynak eşleşmedi
  2. 1960

    Hafızlık

    Dokuz yaşında hafızlığını tamamladı.

    Eğitim kaynak eşleşmedi
  3. 1986

    Doçentlik

    İslam tasavvufu anabilim dalında doçent unvanını aldı.

    Önemli eserler kaynak eşleşmedi
  4. 1993

    Kurucu Dekanlık

    İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nin kurucu dekanı oldu.

    Önemli eserler kaynak eşleşmedi
  5. 2002

    Milletvekilliği

    CHP'den İstanbul milletvekili olarak TBMM'ye girdi.

    Önemli eserler kaynak eşleşmedi
  6. 2005

    Parti Kuruculuğu

    Halkın Yükselişi Partisi'ni (HYP) kurdu.

    Önemli eserler kaynak eşleşmedi
  7. 2016

    Vefat

    22 Haziran 2016'da İstanbul'da hayatını kaybetti.

    Miras kaynak eşleşmedi
03

Hayat hikâyesi

03.1Kariyeri ve Yükseliş Dönemi

12 yıl boyunca imamlık ve vaizlik görevlerinde bulunduktan sonra akademik hayata yönelmiştir. Marmara Üniversitesi'nde doktorasını tamamlamış, 1986'da İslam tasavvufu alanında doçent olmuştur. 1993 yılında İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nin kurucu dekanı olarak atanmış ve bu göreviyle Türkiye'de ilahiyat eğitiminde yeni bir vizyonun öncüsü olmuştur. İslam'ın Kur'an merkezli yorumlanması gerektiğini savunan görüşleri, geniş kitleler tarafından ilgiyle takip edilmiştir.

03.2Zorlu Yıllar ve Dönüm Noktaları

2002 yılında siyasete atılarak CHP'den milletvekili seçilmiş, ancak partinin yönetim anlayışıyla yaşadığı fikir ayrılıkları nedeniyle istifa etmiştir. 2005 yılında Halkın Yükselişi Partisi'ni kurarak siyasi mücadelesini sürdürmüştür. 2011 yılından itibaren mide kanseri ile mücadele eden Öztürk, bu süreçte de yazın hayatına ve konferanslarına devam etmiştir.

03.3Sanat Anlayışı, Mirası ve Etkisi

Yaşar Nuri Öztürk, İslam'ın hurafelerden arındırılması ve akılcı bir zemine oturtulması gerektiğini savunan 'Kur'an Müslümanlığı' ekolünün en güçlü temsilcilerindendir. Kaleme aldığı onlarca kitap, İslam'ın insani ve evrensel değerlerini ön plana çıkarmıştır. Türk düşünce hayatında dinin siyaset ve toplum üzerindeki etkisini sorgulayan, cesur ve özgün bir entelektüel miras bırakmıştır.

03.4Ekşi Sözlük 10 öne çıkan yazı · ekşi sözlük
10 öne çıkan yazı eksisozluk.com · şükela modu
ben namussuz ateist görmedim ama, namussuz dinci gördüm, türkiye’nin en önemli meselesi namuslu adam meselesidir, türkiye’nin en büyük açığı namuslu adam açığıdır! yaşar nuri öztürk
yaşar nuri öztürk... bu toprakların yetiştirdiği en tartışmalı, en çok konuşulan ama belki de en az anlaşılan isimlerinden biri. kimisi onu "dinde reform" diyerek baş tacı etti, kimisi "dini bozuyor" diyerek aforoz etti. bir dini ilimler meraklısı olarak, kalıpların ve sloganların ötesine geçip, bu nevi şahsına münhasır profili biraz irdelemek isterim. hoca’nın müktesebatı hafife alınacak gibi değildi. sadece ilahiyat değil, hukuk fakültesi mezunuydu. üstüne bir de musiki eğitimi... belki de bu yüzden, kur’an tilavet ederken o hukukçu mantığının keskinliği ile musikinin ruhunu birleştirirdi. özellikle rahman suresi’ni okuyuşu, manayı bilmeseniz bile sizi mest eden, ruhunuzun bam teline dokunan bir sanattı. yaşar nuri öztürk - rahman suresi --- onu diğerlerinden ayıran, meselelere "ankara ekolü"nün getirdiği o rasyonel pencereden bakmasıydı. fikir babası prof. dr. hüseyin atay’dan tevarüs ettiği, aklı ve kur’an’ı merkeze alan bir duruştu bu. 30’dan fazla kitabı, kendi yazdığı meali vardır. hafızamda saba tümer’in programından kalan iki anektod var ki, hoca’nın "şekilcilikle" mücadelesini özetler niteliktedir. bir izleyici, "hocam oturarak su içmek sünnet midir?" diye sordu. diğeri ise "nazar için kalem suresi'ni kaç kere okuyalım?" dedi. hoca’nın cevabı, aslında islam dünyasının yüzyıllardır içinde debelendiği krizin röntgeniydi: "kızım, bu soru neye benziyor biliyor musun? fatih istanbul'u fethedecek, surları dövüyor; bizanslı rahipler ise kiliseye kapanmış meleklerin cinsiyetini, kanatlarını tartışıyor. müslüman ümmetinin, insanlığın bu kadar derdi varken soru mu bu?" diğerine verdiği cevap ise tam bir hayat dersiydi: "babam derdi ki; bir kereyle sonuç alamayacaksan o ağız işe yaramıyor demektir. bir kere oku, samimi oku." --- rasim ozan kütahyalı ile girdiği bir diyalogda, kendisine "siz etiler'dekilerin, beyaz türklerin hocasısınız" denildiğinde :) verdiği cevap güzeldi : "onlar müslüman değil mi?" dini sadece belli bir mahallenin, belli bir kıyafetin veya sakal şeklinin tekelinden çıkarıp; başı açık olanın da, sosyetenin de, sorgulayanın da allah ile bağ kurabileceğini haykırdı. o, imam-ı azam ebu hanife hayranıydı. "rey ekolü"nün, yani aklı kullanmanın günümüzdeki temsilcisi gibiydi. ehli beyt sevgisi ve emevi islamı'na getirdiği eleştiriler, sünni geleneğin ezberlerini bozdu. --- elbette hoca’nın "kabulü zor" görüşleri de vardı. beni ve pek çok kişiyi en çok düşündüren, belki de en çok eleştirildiği nokta reenkarnasyon konusuydu. geleneksel islam inancında yeri olmayan bu kavramı, o "müteşâbih" (manası kapalı/yorumlu) ayetler üzerinden savunurdu. ahiret inancını reddetmiyor, aksine ahiretin işleyiş mekanizmasını reenkarnasyonla, yani ruhun tekamülüyle açıklıyordu. "cennet ve cehennem şu an işliyor, insan bu dünyada bir nevi bunun karşılığını yaşıyor" demesi, kelamcılar için büyük bir sapma, kendisi içinse "hayatın en mühim realitesi" idi.ben bunu kabul etmiyorum! --- bu görüşleri, ve 28 şubat sürecindeki duruşu, onu muhafazakâr kesimden kopardı. hatta hacca giden birinin arapça ezan için "bu, ümmetin parolasıdır" demesini aktarırken, evrensellik ile millilik arasında bir denge arıyordu ama bu denge çoğu zaman siyasi kutuplaşmalara kurban gitti. --- yaşar nuri öztürk’ün en büyük talihsizliği belki de siyasete girmesiydi. 2002'de chp 'den meclise girdi, sonra kendi partisini hyp yi kurdu. ama o, bir siyasetçinin sahip olması gereken "kıvraklığa" sahip değildi. siyaset; esneklik, bazen de nabza göre şerbet vermeyi gerektirir. yaşar hoca ise "köşeli" bir adamdı. dobraydı. bildiği doğruyu, oy kaybı endişesi duymadan söylüyordu. bu yüzden siyaset sahnesinde kalıcı olamadı. kitaplarındaki o derinlik, meclis kürsüsünün sığ tartışmalarında eridi gitti. siyaset, onun ilmi karizmasını zedeleyen bir alan oldu maalesef. --- fatih altaylı ve murat bardakçı ile teke tek programlarındaki o ateşli tartışmalarını özlememek elde değil. çoğu görüşüne katılmasam da, reenkarnasyon teorisini zorlama bulsam da, hoca’nın şu ö
"türk halkı bana çok zulmetti." bu isyanı yaşar nuri'den duyduğumda ürpermiştim. o kadar haklı ki. seksenlerin başında trt'de inanç dünyası programına çıkardı. en az kırk sene, ulaşabildiği her medya aracından dini anlatmaya çalıştı. ne bir tarikati ya da cemaati var, ne de tek bir müridi. bahsettiklerinin tamamının kaynağı ya kuran, ya da döneminin en önemli islam alimleri. peki müslümanlar ne yaptılar? dalga geçtiler, görmezden geldiler, küçümsediler, iftira attılar, hakaret ettiler. hala da ediyorlar. ne yazık ki bunlar sadece islam kilisesi kurmaya çalışan din tüccarları değil. sıradan vatandaş da bu linçe katıldı. islam'ı anlamaya çalışmak yerine kendilerine ezberletilenleri tekrarlamaktan başka hiçbir işe yaramayan hocaların peşinden gittiler. çünkü bu daha kolaydı. ben şahidim. türk halkı yaşar nuri'ye çok zulmetti. karşılığını ahirette görecektir. "allah zalimleri sevmez."
kimin ateşinin bol kimin rahmetinin bol olacağını yalnızca yüce allah bilir; ölümünün üzerinden uzunca bir süre geçmesine rağmen ölmüş gitmiş adamın arkasından yavşak yavşak konuşan bazı daltarrakların dötünde hala ağrı bırakan rahmetli ilahiyat profesörüdür.
şeker, iran ve ingilizler "eskiden iran'da çaya tatlandırıcı olarak hurma ve üzüm katılıyordu. ingilizler, iran'a şeker satmaya kalktıklarında bunu başaramadılar. sonra iranlı mollalarla irtibat kurdular. ingilizler mollaların vereceği fetva karşılığında, kazancın %10'nunu teklif ettiler. mollalar bu teklifi kabul ettiler. iran'da cuma namazları o bölgenin en büyük camisinde ve çok kalabalık olarak kılınıyor olup, bir cuma hutbesinde mollalar şu vaazı verdiler: "siz allah'ın nimeti olan hurma ve üzümü nasıl olur da çaya katarsınız? bundan böyle çaya şeker katacaksınız. bu vaazdan sonra iran'lılar çaya şeker katmaya başladılar işler yoluna girince, ingiliz'ler, mollalara verdikleri % 10 payı satışların iyi gitmediği gerekçesiyle vermemeye başladılar. bunun üzerine mollalar ilk cuma hutbesinde ikinci bir fetva daha verdiler. "gâvur icadı şekeri çaya katmak caiz değildir" dediler. bu fetva üzerine iran'lılar, evlerindeki şekerleri sokaklara döktüler. bu durum üzerine ingiliz firmaları, mecburen mollalarla yeniden masaya oturmak zorunda kaldılar. fakat mollalar bu sefer, ingiliz firmalarından % 20 pay istediler. eee...dinsizin hakkından sahte ve uydurma muaviye islam inançlı sahtekar imanlı(!) gelirmiş. ingiliz'ler çaresiz kabul ettiler... bunun üzerine mollalar, ilk cuma hutbesinde bu seferde şu fetvayı verdiler. "biz size çaya şeker katmayın dedik ama sokaklara dökün de demedik. şekerleri sokaklara dökmeyeceksiniz, şekeri çaya batıracak ve böylece gâvur icadı şekere boy abdesti aldırarak içeceksiniz" dediler. tabii ki bu fetva iran halkı tarafından hemen yaşama geçirildi. dinin cahil insanları aldatmak, yönlendirmek, onları sömürmek açısından ne kadar etkili olduğunu gösteren bir örnektir". prof. yaşar nuri öztürk. görsel
az önce "evleneceğim kız ateist olduğunu söyledi. evlenmeli miyim?" şeklindeki soruya "dürüst, insan haklarına saygılı bir ateist, namaz kılan ama türbelere tapan birinden daha iyidir" dedi. helal olsun diyorum
dini kafasına göre yorumlama hakkını kendi tekelinde bulunduranların sevmediği hoca. halbuki sakallı olup kimleri sikebileceğimizden bahsetseydi ne kadar da muhterem bir zat olacaktı. islam'da olmayan olayları sanki kendi de oradaymış gibi anlatsaydı ne kadar da sevilecekti.
fetö nün en büyük düşmanıydı, arakasından onu kötüleyen fetönün piçleri kaldı.
saba tümer'in programında, "evli biriyle, eşinin haberi olmadan imam nikahı kıymak günah mı ?" şeklindeki saçma bir seyirci sorusuna "çüş..." ile başlayan bir cevap vermiştir ki, girdiğimiz gülme krizi sebebiyle cevabın gerisini duyamadık. ilahi yaşar hoca...

Yazılar eksisozluk.com platformundaki başlığın en çok beğenilen (şükela) kayıtlarından otomatik olarak derlenmiştir. Fikir ve telif hakları ilgili yazarlara aittir.

04

Üretimleri

04.1Kitapları 7 kitap · kapaklı raf
7 kitap 1986 → 2010 · 24 yıl

Künyeler Vikipedi maddesindeki eser listesinden ayrıştırıldı. Kapağı bulunamayan kitaplar künyesinden dizildi.

Eser listesinden

1993 · ÖDÜL Yılın Yazarı

Yılın Yazarı

İnceleme/Araştırma
05

Bağlantı atlası

Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.

Yaşar Nuri Öztürk İstanbul Üniversitesi Mustafa Kemal Atatürk'...
düz çizgi: bu biyografide anılıyorkesik çizgi: bu kişiyi anıyor
  • Yaşar Nuri Öztürk hayat hikâyesinde anıyor İstanbul Üniversitesi

    “İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nin kurucu dekanı olan Öztürk, din, siyaset ve tarih üzerine kaleme aldığı çok sayıda eserle geniş kitlelere ulaşmıştır.”

  • Yaşar Nuri Öztürk kendi hikâyesinde anılıyor Mustafa Kemal Atatürk'ün dinî inancı

    “Yaşar Nuri Öztürk bir sohbetinde deist olduğu değerlendirmesinde bulunmuştur.”

06

Kaynaklar

0kaynak kaydı
0farklı yayıncı
0ansiklopedi maddesi
7zaman çizelgesi olayı

Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.

yayımlanmadı

Bilerek dışarıda bırakılanlar

Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.

Metin lisansı

Vikipedi’den uyarlanmıştır

Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.

07

Ne değişti?

  1. Profil oluşturuldu

    0 kaynak ve 7 olayla ilk kayıt.

08

Düzeltme masası

Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.

  1. Ne yanlış?
  2. Doğrusu
  3. Kaynak

Hangi bölümde bir hata var?

Önerin editör incelemesinden geçer, otomatik yayımlanmaz. E-posta adresin yalnızca bu başvuru için kullanılır.
09

Buradan nereye?

Bilim & Akademi alanındaki tüm profiller →