Kısaca kimdir?
Türkiye’de bilim alanında varlık gösteren kadınlar, ağırlıklı olarak üniversitelerde görev almaktadır. Kadın akademisyen sayısı 2002'de 26 bin 2 iken bu sayı 2020'de yaklaşık 3 kat artışla 76 bin 668'e çıkmıştır. 8 bin 889 kadın profesör, 6 bin 514 kadın doçent, 17 bin 698 kadın ise doktora öğretim üyesi unvanıyla akademisyen olarak görev yapmaktadır.
Tarihin başlangıcından beri “bilim” ve “kadın” sözcüklerinin birlikte kullanımı herkes tarafından yadırganmıştır. Kadınların ancak yüzlerce yıl süren çabaları ve hak arama mücadeleleri sonucu eğitime ulaşmaları mümkün olabilmiştir. 21. yüzyılın başlarında kadınlar, dünyanın pek çok yerinde erkeklerle eşit koşullarda eğitim alabilmeye ve bilime katkı sunmaya başlayabilmişlerdir. Az gelişmiş ülkelerdeki eşitsizlikler ve problemler hala sürmeye devam etmektedir.
Türkiye'de akademide cinsiyet eşit(siz)liği
—Türkiye'de akademide cinsiyet eşit(siz)liği
Türkiye’de ve hatta dünyada akademik çalışmalar yürütmek ve akademik hiyerarşi içerisinde yükselmek belli birtakım şartlara bağlı olup bu şartlar cinsiyet farkı olmaksızın tüm akademisyenleri zaman zaman zorlayabilmektedir. Ancak pratikte bakıldığında kadın akademisyen ve akademisyen adaylarının erkeklere göre bazı farklı sorunlara maruz kaldıkları açık bir gerçektir. Kadının kamusal alandan ziyade özel alanda kalmasını savunanların sayısı azımsanamayacak seviyededir. Kadını ikinci plana atan bu düşünce yapısı nedeniyle kadınlar sadece akademide değil tüm sektörlerde çalışma ve ilerleme konusunda erkek rakiplerine göre dezavantajlı konuma düşmekte çalıştıkları alanın gerekliliklerini yerine getirme çabasına ek olarak toplumun kendilerine yüklediği misyonun gerekliliklerini de yerine getirme gayretine düşmektedirler. Tüm bunların üzerine bir de mobbing ve taciz vakaları eklendiğinde kadınların akademide ve tüm diğer sektörlerde tutunabilme ve yükselebilme şansları oldukça azalmaktadır.
Türk bilim kadınları · diğer bölümler
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Türk bilim kadınları hayat hikâyesinde anıyor Asuman Baytop
“• Asuman Baytop (1920-2015) Farmakognozi alanında akademik derece alan ilk Türk kadınıdır.”
-
Türk bilim kadınları hayat hikâyesinde anıyor Behice Boran
“• Behice Boran (1910-1987) Türk siyasetçi ve sosyolog.”
-
Türk bilim kadınları hayat hikâyesinde anıyor Canan Dağdeviren
“• Canan Dağdeviren (1985) 10 saniyede cilt kanserini teşhis eden dövme benzeri bir cihaz geliştirmiştir.”
-
Türk bilim kadınları hayat hikâyesinde anıyor Dilhan Eryurt
“• Dilhan Eryurt (1926-2012) 1973 yılında ODTÜ Fizik Bölüm Türkiye’de ve hatta dünyada akademik çalışmalar yürütmek ve akademik hiyerarşi içerisinde yükselmek belli birtakım şartlar...”
-
Türk bilim kadınları hayat hikâyesinde anıyor Engin Arık
“• Engin Arık (1948-2007) Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi CERN’de Türk bilim insanlarının da çalışması için bir ekip yönetmiştir.”
-
Türk bilim kadınları hayat hikâyesinde anıyor Feryal Özel
“• Halet Çambel (1916-2014) • Feryal Özel (1975-) Tarihin ilk kara delik fotoğrafını çeken ekipte yer almıştır.”
-
Türk bilim kadınları hayat hikâyesinde anıyor Halet Çambel
“• Halet Çambel (1916-2014) • Feryal Özel (1975-) Tarihin ilk kara delik fotoğrafını çeken ekipte yer almıştır.”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.