Kısaca kimdir?
Altı çizili metnin yanındaki mühre dokun: bu bilginin hangi kaynağa dayandığını gör.
Semiz Ali Paşa, Semin Ali Paşa veya Kalın Ali Paşa (Osmanlıca: سيمز علي پاشا; ö. 28 Haziran 1565, İstanbul), Kanuni Sultan Süleyman döneminde 1561 ile 1565 yılları arasında yaklaşık dört yıl boyunca sadrazamlık yapmış olan Osmanlı devlet adamı ve askerdir. İri cüssesi ve kilolu yapısı nedeniyle "Semiz", "Semin" ve "Kalın" lakaplarıyla anılan paşa, dürüst yönetimi ve nüktedan kişiliğiyle ön plana çıkmıştır.
Hırvat asıllı olan Semiz Ali Paşa, küçük yaşta devşirilerek İstanbul'a getirildi, Enderûn Mektebi'nde eğitim gördü ve 1545 yılında mîr-i âlem olarak çıkış yaptı. 1546 yılında Yeniçeri Ağası oldu ve takiben Rumeli Beylerbeyi olan Semiz Ali Paşa, 1549'da vezir olarak Mısır Beylerbeyi olarak atandı. 1553 yılında Kubbealtı Üçüncü Veziri olarak Nahcıvan Seferi'ne katıldı ve sol kol komutanı olarak görev yaptı. 1555 yılında Amasya Antlaşması'nın imzalandığı sırada İkinci Vezirliğe yükseldi. 12 Temmuz 1561'de Dâmad Rüstem Paşa'nın ölümünün ardından Vezir-i Azamlık görevine getirildi.
Sadrazamlık dönemi boyunca dış politikada barışçıl ve temkinli bir siyaset izledi. 1562 yılında Avusturya ile sekiz yıl sürecek olan İstanbul Antlaşması'nı imzalayarak imparatorluğun batı sınırlarında uzun süreli bir istikrar sağladı. Denizlerde ise Malta Seferi'nin lojistik zorlukları nedeniyle bu harekâta karşı çıktı. 1563 yılındaki büyük İstanbul sel felaketinin ardından Mimar Sinan'ı görevlendirerek su yollarının ve Mağlova Kemeri'nin hızla onarılmasını sağladı. Görev süresi boyunca Edirne'deki Ali Paşa Çarşısı gibi önemli mimari eserleri devlete kazandırdı ve 28 Haziran 1565'teki vefatına kadar sadrazamlık makamını sürdürdü.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
01Hayatı
Semiz Ali Paşa, Hersek Sancağı'nda Prača (Osmanlı dönemi ismi: İvraca) kasabasında Hırvat Pračić ailesinden Hüseyin adında bir poturun (yani Hristiyan Bogomil mezhebinde iken Müslümanlığı kabul etmiş olan bir kişinin) oğludur. Osmanlı dönemi kaynaklarında çok iri, şişman ve uzun boylu olduğu için kendisine "Semiz", "Semin", "Kalın" gibi lakaplar verilmiştir.
Babası Müslüman olmadan önce devşirme olarak 1520'li yıllarda İstanbul'a getirildi ve Pargalı İbrahim Paşa'nın kethüdâsı olan akrabası Çeşte Bâli'nin yardımıyla saraya girdi. Enderun'da eğitim gördükten sonra 1545'te mir-i alem olarak çıkma yaptı.
1546 yılında yeniçeri ağası ve takiben Rumeli beylerbeyi oldu. 11 Nisan 1549'da vezirlik ve 2.300.000 akçelik haslarla Mısır Beylerbeyi görevine getirildi. Bu eyaleti Aralık 1553'e kadar idare etti.
Kubbealtı Üçüncü vezir rütbesi verildi ve Aralık 1553'te o sırada Sultan I. Süleyman 1552-1554 Osmanlı-Safevî Savaşı veya Nahcıvan Seferi için Halep'e gelmişken padişahın maiyetinde sefere katıldı. Suşehri'nde sol kol komutanı sıfatıyla askerlerine gösterişli bir geçit resmi yaptırdı. Savaşın sonunda yapılan barış müzakerelerinde ve 1 Haziran 1555'te Amasya Antlaşması'nın imzalanmasında ikinci vezir olarak bulundu.
12 Temmuz 1561'de Damat Rüstem Paşa'nın vefatından sonra Vezir-i Azamlık görevine getirildi. Bu görevde 28 Haziran 1565'te ölümüne kadar 3 yıl 11 ay 19 gün boyunca kaldı. Tarihçiler barış durumunu devam ettirerek bu görevde başarılı olduğunu kabul etmektedirler.
Avrupa'da barış ortamının sürmesini sağlamak için Avusturya ile ilişkileri iyi tutmaya çaba göstermiştir. Damat Rüstem Paşa'nın sadaret döneminde, Avusturya elçileri devamlı gözetim ve denetim ile büyük bir baskı altında bulundurulmuşlardı. Semiz Ali Paşa bu gözetim ve denetim rejimini hafifleştirdi. İstanbul merkezinde bir veba salgını çıktığında Avusturya elçisi olan Busbecq'e Büyükada'ya taşınıp orada oturması için izin verdi. Avusturya elçisi Busbecq ile ciddi ve her iki tarafta da iyi niyetle müzakerelere başladı. Bu müzakereler sonunda, 1562'de 8 yıl süreli bir barış antlaşması imzalandı.
Semiz Ali Paşa'nın sadaret döneminde önemli bir olay da İstanbul'un tarihinin en büyük sel felaketi ile karşılaşması oldu. 20 Eylül 1563'te şehre bir gün bir gece devamlı olarak şiddetli yağmur yağıp şimşekler düştü. Halkalı Deresi o zamana kadar hiç görülmemiş şekilde yükselip seller ortaya çıktı. Yenibahçe'den Langa Bostanları'na kadar semtler seller altında kaldı. Diğer dere yatakları ile Boğaz'a yakın yerlerde de büyük yıkımlar oldu. Düşen yağıştan köklerinden sökülüp yıkılan ağaçlar ve çöken ahşap evler, düşen yıldırımlar yüzünden tutuşarak yangınlar çıktı. Sellerden, yıkılan ağaçlar ve çöken evlerden dolayı çok sayıda insan hayatını kaybetti. İstanbul'a Belgrad ormanlarından su getiren su kanallarının içi tamamen kumla kapandı. Bu su kanalının üzerinden geçtiği Moglova Kemeri de yıkıldı. İstanbul şehrine su akmamaya başladı. Şehirde büyük bir su kıtlığı ve büyük bir su sıkıntısı başladı.
Padişah I. Süleyman da bu sel sırasında sürek avı için Yeşilköy'de bulunmaktaydı. Sığındığı köşk de seller altında kaldı. Enderun ağaları padişahı sırtlarında taşıyarak sel alanından kurtardılar. Yağmurlar kesilip seller sona erdikten sonra Kanûnî Sultan Süleyman refakatinde sadrazam Semiz Ali Paşa ve diğer devlet ricali, yıkılan su kemerlerini ve su yolları güzergahını gezdiler. Sultan, zarar görmüş köprülerin, yolların, su yollarının ve su kemerlerinin ivedilikle onarılıp işler hale getirilmesini emretti. Bu görev, başmimar Mimar Sinan'a verildi. Ayrıca Kâğıthane suyunun İstanbul'a getirilmesine karar verildi.
Tarihçi Selaniki'ye göre Sadrazam Semiz Ali Paşa, Kâğıthane suyunun İstanbul'a getirilmesini istemiyordu. İstanbul'a Kağıthane'den de su getirilip her semte bir çeşme yaptırılır ve böylece şehrin su sıkıntısı ortadan kaldırılırsa Anadolu'daki köylülerin, hatta Arapların ve Acemlerin göç edip yerleşmek için İstanbul'a gelmelerinden endişe duyduğunu ifade etti. Hatta sadrazam bunu önlemek için su yollarının güvenliğinden sorumlu Nikola adlı bir gayrımüslimi gizlice kaçırtmıştı.
1565'te Akdeniz'de Osmanlı üstünlüğünü hiçe sayan Malta Hospitalier Şövalyeleri, Akdeniz'de deniz üzerinde seyahat eden müslüman hacılara, tüccar ve yolculara korsan saldırılarda bulunmakta ve Osmanlı Devleti tebasına zarar vermekte idiler. Osmanlı'nın ileri gelen paşaları, denizden bir seferle hiç olmazsa onları bertaraf etmek için adayı ele geçirmek istemekteydiler. Semiz Ali Paşa, bu fetih teklifini mevsimsiz bulup karşı çıktı. Fakat bir sindirme harekâtı kabul edilebileceğini ileri sürdü. Ama fetih yanlısı paşalar Divanda üstün geldiler. Adanın fethi için karar verdiler ve bu fetih deniz seferine Mustafa Paşa serdar, Piyale Paşa kaptan-ı derya olarak görevlendirildiler. Günün tarihçisi Selaniki'ye göre Sadrazam Semiz Ali Paşa divanda bir konuşma yaparak paşaların bu işi yanlış değerlendirip kolay sandıklarını, kendisinin böyle bir denizden fetih savaşının sonucunu Osmanlılar lehine olacağından emin olmadığını, paşaların kendi nasihatlerine kulak asmadıklarını ve kendisinin onların bu tutum ve davranışlarından hoşlanmadığını açık seçik söylemişti. Lakin Semiz Ali Paşa Mayıs 1565 başında sefere çıkan donanmayı Yedikule önlerine kadar gidip uğurlamıştır..
Semiz Ali Paşa 28 Haziran 1565'te sadrazamlık görevine devam etmekte iken beklenmedik bir nedenle hayatını kaybetti. Mezarı Eyüp Camii avlusunda Hacı Beşir Ağa Türbesi'nin yanındaki küçük hazirededir. Mehmed isminde bir oğlu olduğu ve öldükten sonra 8 milyon duka altın miras bıraktığı söylenir.
02Değerlendirme
Modern "Osmanlılar Ansiklopedisi"'nde Semiz Ali Paşa'yı şöyle değerlendirilmiştir:
Kaynaklarda kıvrak zekalı, siyaseti iyi bilen, güler yüzlü, nüktedan ve hoşsohbet biri olduğu belir(tilmiştir).
Latifeleri, güzel sözleri vardır. Nükte ve latifeleri İstanbul devlet ricali ve halk arasında gayet yaygınca bilinip kulaktan kulağa yayılmıştır. Hatta bazıları yazılmış latifenamelerde de yayınlanmıştır. Uzun boylu ve gayet şişman olduğu için kendisini çekecek at bulunmaz olması alaya alınmıştır. Bir fakir arzuhal verirken afyon kutusunu düşürünce "Efendi, kıblenümanız düştü, alınız" deyip, adam kutuyu alırken kapak açılıp afyonlar saçılınca "teşbih koptu, toplayınız" dediği bildirilir. Halka devlet nimetleri hakkında çok vaatlerde bulunması halk arasında bunlara "Ali Paşa vergisi" deyiminin kullanılmasına yol açmıştır. Devlet ilerigelenlerinin Semiz Ali Paşa'nin karşıtı olduğu Malta Şövalyelerine karşı deniz seferine çıkan donanmayı Yedikule önlerinde uğurladıktan sonra dönerken "Paşalarımız Malta kalesini helvadan sanıp yemek isterler" diye karşıtlarını tenkit etmiştir.
03Eserleri
İstanbul'da Eyüp Sultan 'da Cedid Ali Paşa Mescidi ve Çömlekçiler caddesinde Sadrazam Semiz Ali Paşa Çeşmesi vardır. Karagümrük'te Mimar Sinan’ın yaptığı Cedid Ali Paşa Medresesi’ni, Kırklareli Babaeski'de Mimar Sinan'a yaptırılan ve Cedid Ali Paşa ismini taşıyan bir camii bulunur. Edirne'deki Mimar Sinan’ın yaptığı Ali Paşa Çarşısı’nın yanı sıra çarşı kapılarına yakın bir cami ve bir de mescid inşa ettirmiştir. Marmaraereğlisi'nde iki çeşme ile Silivri' deki Akviran köyünde Cedid Ali paşa camisi bulunmaktadır.
Ebussuud Efendi, Mecmua-i Daavât adlı eserini Semiz Ali Paşa nâmına te'lîf etmiştir.
Üretimleri
Ebussuud Efendi, Mecmua-i Daavât adlı eserini Semiz Ali Paşa nâmına te'lîf etmiştir.
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Semiz Ali Paşa hayat hikâyesinde anıyor Pargalı İbrahim Paşa
“Babası Müslüman olmadan önce devşirme olarak 1520'li yıllarda İstanbul'a getirildi ve Pargalı İbrahim Paşa'nın kethüdâsı olan akrabası Çeşte Bâli'nin yardımıyla saraya girdi.”
-
Semiz Ali Paşa hayat hikâyesinde anıyor Rüstem Paşa
“12 Temmuz 1561'de Dâmad Rüstem Paşa'nın ölümünün ardından Vezir-i Azamlık görevine getirildi.”
-
Semiz Ali Paşa kendi hikâyesinde anılıyor Sokollu Mehmed Paşa
“Semiz Ali Paşa'nın sadrazamlığa yükselmesiyle ikinci vezir olan Sokollu, onun 1565'te ölmesiyle sadrazamlığa getirildi.”
Kaynaklar
-
K·01Ansiklopedi maddesiansiklopedi maddesiVikipedi - Semiz Ali Paşatr.wikipedia.org · erişim 28.09.2026
NotAçık kaynak ansiklopedi maddesi.
Kaynağa git ↗ -
K·02Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıKaynak hatası: Açılış <ref> etiketi hatalı biçimlendirilmiş veya hatalı bir ada sahip (Bkz: Kaynak gösterme)erişim 28.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
-
K·03Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıÖzen, Şükrü, "Ali Paşa (Semiz)", (1999) Yaşamları ve Yapıtlarıyla Osmanlılar Ansiklopedisi, İstanbul:Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık A.Ş. C.1 s.229-230 ISBN 975-08-0072-9erişim 28.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
-
K·04Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıAfyoncu, Erhan "Semiz Ali Paşa" (2009) Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi Cilt:36 Sayfa:495-496 İstanbul:TDV Yayınları. Online: 24 Kasım 2015 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.islamansiklopedisi.info · erişim 28.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
Kaynağa git ↗ -
K·05Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıSelaniki Mustafa Efendi (hzr. İpşirli. Mehmet, (1989) Tarih-i Selaniki (971 - 1003 /1563 - 1595) 2 cilt, İstanbul (1989). Ankara (1999):Türk Tarih Kurumu Yayınları.erişim 28.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
-
K·06Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıBu konuşmanın gerçek olup olmadığı tartışmalıdır. Semiz Ali Paşa Malta Kuşatması'nin başarısız sonucunu görmeden ölmüştür. Böylece Selânikî'nin eserinin daha çekici olması için böyle bir konuşmayı uydurup Semiz Ali Paşa'...erişim 28.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
-
K·07Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıHaskan, Mehmet Nermi (2014) Eyüplü Meşhurlar İstanbul: Eyüp Belediyesi Yayınları, Cilt.2, s.42.,erişim 28.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi’deki “Semiz Ali Paşa” maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Kaynak yeniden tarandı
Profil bilgileri kaynak maddeyle yeniden karşılaştırıldı.
-
Profil oluşturuldu
7 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.