Kısaca kimdir?
Selanik'in Zaptı veya Selanik'in Fethi, 1422 yılında Selanik Despotu Andronikos Paleologos tarafından birtakım koşullar ile Selanik şehrinin Venedik'e teslim edilmesinden sonra, 1422-1430 yılları arasında devam eden Osmanlı-Venedik savaşı sonunda 29 Mart 1430 tarihinde Sultan II. Murad tarafından kumanda edilen Osmanlı ordusu ile gerçekleşmiştir. Aman dilemeyen ve bu nedenle savaşla alınan şehirlerde uygulanan İslam hukuku, Selanik şehrinde de uygulanmıştır. Dört günlük kuşatmadan sonra ele geçirilen bu şehirde, Selanik'in Türkler tarafından fethinin görgü tanığı olan İoannis Anagnostis'e göre Türkler büyük tahribat ve yağma yapmış, şehrin 40.000 olan nüfusu 20.000'e inmiştir.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Öncesi
Osmanlıların Balkanlardaki fütuhatının bir sonucu olarak Bizans İmparatorluğu'nun iktisadi ve stratejik bakımdan ikinci önemli şehri olan Selanik, daha I. Murad zamanında 1383-1387 yılları arasında dört yıl boyunca devamlı Türk hücum ve kuşatması altında kalmış ve 1387 yılında bir süre için Osmanlı hakimiyetine geçmişse de, kesin olarak I. Bayezid'in hükümdarlığı zamanında 1394 yılında zapt edilmişti. 1402 Ankara Muharebesi'nden sonra kardeşlerine karşı taht mücadelesinde İmparator Manuil'in desteğini sağlamak isteyen Süleyman Çelebi tarafından 1403'te VII. İoannes ile Gelibolu'da yapılan bir antlaşma ile Kartal, Pendik, Gebze, Silivri, Teselya ile birlikte Selanik de Bizanslılara geri verilmişti. II. Murad zamanında Selanik tekrar kuşatıldı. 1422 yazında Evrenosoğlu Burak Bey, Kassandra ve Kalamarya'ya kadar uzanmış, 1423 Mayısında ise Turahan Bey Mora'ya girmişti. Uzun süreden beri devam eden Türk hücumları ve şehirde baş gösteren kıtlık sonucunda çaresiz kalan İmparator Manuil'in oğlu Selanik Despotu Andronikos, 7 Temmuz 1423'te bir miktar para karşılığında şehri Venediklilere teslim etti. Bundan sonra Venedik, Selanik'in hukuki durumunu Sultan II. Murad'a tanıtmak için elçiler göndererek anlaşma yapmak istemişse de, İslam hukukuna göre şehri babadan kalma mülkü sayan Sultan II. Murad'ın bunları her defasında reddetmesi üzerine 1423-1425 ve 1425-1430 yılları arasında iki safhada devam edecek olan Osmanlı-Venedik savaşı patlak verdi.
Bu süreçte Venedik; İzmiroğlu Cüneyd Bey, Macar Krallığı, Bizans, Timur İmparatorluğu gibi farklı unsurlardan ümit bekledi. İlk olarak 1424'de Bizans İmparatoru VIII. İoannis Osmanlı'ya haraç ve bazı kaleler vermek karşılığında ateşkes yaparak Venedik'i yalnız bıraktı. Daha sonra İzmiroğlu Cüneyd Bey, 1425'de Anadolu Beylerbeyi Hamza Bey tarafından öldürüldü. Sonra Sırbistan ve Eflak'ta bütün etkilerini kaybeden Macar Krallığı 1428'de Osmanlı ile ateşkes yapmak zorunda kaldı ve böylece Venedik tamamen yalnız kaldı. En sonunda 1429'da Azerbaycan'a kadar gelen Timur İmparatoru Şahruh'a ümit bağlayarak ona elçiler gönderip Osmanlı'ya karşı ittifak teklif etti. Bu süreçte Venedik savunmanın şiddetini arttırıp Osmanlı donanmasına taarruzlar başlatsa da Şahruh Azerbaycan'dan ileri gitmeyince Venedik tamamen ümitsiz kaldı.
1430 yılının Şubat ayında Anadolu ve Balkanlarda siyasi durumunu kuvvetlendiren Sultan Murad, Selanik'in kesin olarak fethine karar vererek Edirne'den Serez'e geldi. Bu arada Selanik Başpiskoposu Simon'un vefatı, Venedik baskısı altında ezilen halkın maneviyatını büsbütün bozmuştu.
02.2Şehrin düşmesi
II. Murad, 1430 şubatının ortalarında Edirne'den Serez'e gelir. Burada Anadolu Beylerbeyi olan Hamza Bey komutasındaki Anadolu kuvvetleri ile Sinan Bey komutasındaki Rumeli kuvvetlerini bir araya getirir. Kendisi Serez'de kalarak Hamza Bey'i ileriye gönderir. Bütün kuşatma hazırlıkları yapıldıktan sonra Venedik valisinden şehrin teslimini ister. Fakat Venedik valisi bunu reddeder. Bunun üzerine Hamza Bey şehri topla dövdürmeye başlar. Selanikliler, Venediklilerden donanma ve yardım istedilerse de bu yardım gerçekleşmez. Muhasara karargâhına gelen Sultan Murad, şehrin bir an önce düşmesini istemektedir. Venedikliler Rumlara itimat edemediklerinden kendi askerlerini Rumların arasına dağıtmışlardır. Bu şekilde şehir müdafaa edilirken Rumların gevşekliğini ve icabında karşı tarafla anlaşmalarını önlemeyi düşünüyorlardır.
Umumi hücumla alındığı takdirde şehrin zarar ve tahribata uğrayacağını hesaplayan Hamza Bey, hem buna mani olmak hem de fazla zahmet çekilmeden fethi mümkün kılmak için surlardan içeriye adamlar soktu. Şayet Venedikliler, Rumlardan gelebilecek bir hainliğin önünü almak üzere önceden gerekli tedbirleri almamış olsalardı belki de Hamza Bey'in adamları gayelerine ulaşacaklardı. Buna meydan vermemek düşüncesi ile Venedikliler, her Rum askerinin yanına değişik memleketlerden ücretle topladıkları adamlardan kurulu yağmacı (Butineur) denilen askerden birini koymuşlardı. Ayrıca Hamza Bey'in oklarının ucuna mektuplar sararak Rumları şehir kapılarını açmaya teşvik etmesi, buna karşılık kendilerine hürriyet ve himaye vadetmesi de bir sonuç vermedi. Çünkü Venediklilerin çok sıkı tedbirler almaları üzerine şehre sokulan adamlarla içeriye fırlatılan mektupların, Rumlar üzerindeki tesirleri önlenmişti.
26 Şubat gecesi meydana gelen depremde halk büyük bir heyecan yaşadı. Fakat Venediklilerin çabası sonucunda bu korku ve heyecan giderilerek müdafaa daha bir güç kazandı. Rumlar, Venediklilere mecburen itaat ediyorlardı. Hamza Bey'in tekliflerini kabul etmeyen Venediklilerce karşı padişah, hücuma karar verdi. Bu, şehrin zapt edildiği zaman, âdet olduğu üzere yağmaya uğraması demekti. Hükümdar böyle bir karar almak zorunda kalmıştı. Çünkü daha önceki bütün barış ve teslim çağrıları cevapsız kalmıştı.
28 Şubat'ı 1 Mart'a bağlayan gece, Selanik halkı arasında genel hücumun ertesi gün yapılacağı söylentileri dolaşmaya başladı. Bunun üzerine halk, kalabalık topluluklar halinde kiliselerde toplanmaya başladı. En fazla kalabalık ise Aziz Dimitrios'un tabutu bulunan ve içinde devamlı olarak "kutsal yağ" akan kilisede toplanmıştı. O gün akşama doğru, Osmanlıların limandaki üç Venedik kadırgasını yakması, Venedikliler arasında büyük bir korkunun meydana gelmesine sebep oldu. Bu yüzden bütün askerlerini kaleden çekip gemilere bindirdiler. Venediklilerin şehrin savunmasından ayrılmaları, Rumları büsbütün perişan etmişti. Bu yüzden onlardan da bulundukları mevzileri terk edenler oldu. Ertesi gün şafakla başlayan genel hücum sonunda Osmanlı askeri şehre girmeye
02.3Sonrası
Selanik zapt edilince Sultan Murad, Vardar Yenicesi ile diğer şehirlerden Türk aileler getirterek buraya iskân ettirir. Bu politikası ile o, şehrin Müslüman Türk hüviyeti kazanmasına çalışıyordu. O, sadece iskân ile yetinmeyerek buraya yerleştirilenler için bazı imkânlar da sağlıyordu. Bu sebeple Aya Dimitri (Sen Dimitrios) kilisesi hariç olmak üzere diğer bütün kiliseleri camiye tahvil ettirir. Hammer'in ifadesine göre bazı kiliseleri de yıktırıp onların malzemesinden şehrin ortasında bir Türk hamamı yaptırır. Morosi kumandanlığında Venedik'in Gelibolu'ya saldırmasından sonra Hamza Bey, Lapseki'ye gelen Venedik elçileriyle barış imzaladı.
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Selanik Kuşatması (1422-1430) hayat hikâyesinde anıyor Ankara Muharebesi
“1402 Ankara Muharebesi'nden sonra kardeşlerine karşı taht mücadelesinde İmparator Manuil'in desteğini sağlamak isteyen Süleyman Çelebi tarafından 1403'te VII.”
-
Selanik Kuşatması (1422-1430) hayat hikâyesinde anıyor Hamza Bey
“Daha sonra İzmiroğlu Cüneyd Bey, 1425'de Anadolu Beylerbeyi Hamza Bey tarafından öldürüldü.”
-
Selanik Kuşatması (1422-1430) hayat hikâyesinde anıyor Osmanlı donanması
“Bu süreçte Venedik savunmanın şiddetini arttırıp Osmanlı donanmasına taarruzlar başlatsa da Şahruh Azerbaycan'dan ileri gitmeyince Venedik tamamen ümitsiz kaldı.”
-
Selanik Kuşatması (1422-1430) hayat hikâyesinde anıyor Turahan Bey
“1422 yazında Evrenosoğlu Burak Bey, Kassandra ve Kalamarya'ya kadar uzanmış, 1423 Mayısında ise Turahan Bey Mora'ya girmişti.”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.