Kısaca kimdir?
Şehzade Mustafa (Osmanlıca: شهزاده مصطفى; y. 1515, Manisa - 6 Ekim 1553, Konya) ya da Mustafa Çelebi (Osmanlıca: مصطفى چلبی), divan edebiyatındaki mahlasıyla Muhlisî, Kanuni Sultan Süleyman ile Mahidevran Sultan'ın oğlu olan Osmanlı şehzadesiydi. 1553'teki ölümünden önce, Saruhan, Amasya ve Konya'da sancakbeyi olarak görev yaptı.
Saruhan Sancakbeyi olan babası Şehzade Süleyman'ın oğlu olarak Manisa Sarayı'nda doğdu. 30 Eylül 1520'de babasının tahta çıkmasıyla birlikte İstanbul'a geldi. Saray çevresinde dönemin usulüne uygun bir eğitim aldı; dinî ilimler, edebiyat ve askerî talim konularında yetiştirildi. Kanuni Sultan Süleyman'ın hayatta kalan en büyük oğlu olması sebebiyle uzun süre tahtın başlıca varisi olarak değerlendirildi. İlk olarak 1534'te Saruhan Sancakbeyliğine tayin edildi, ardından Amasya ve daha sonra Konya sancaklarında görev yaptı. Bu görevler sırasında idarî tecrübe kazandı ve özellikle Amasya'daki faaliyetleriyle asker ve bürokrasi çevrelerinde destek gördü.
1553 yılında babasına karşı isyan etmekten dolayı yargılandı ve Nahcıvan Seferi'ne giden Osmanlı ordusunun konakladığı sırada, padişahın otağında boğduruldu. Olayın arka planında saray içi rekabetin, özellikle Hürrem Sultan ve Sadrazam Rüstem Paşa'nın etkili olduğu konusunda görüşler vardır. Mustafa'nın ölümü, Osmanlı kamuoyunda ve orduda geniş yankı uyandırdı, sonraki dönemlerde tarihî ve edebî eserlerde sıkça ele alındı. Hakkında yazılmış en ünlü eser, Taşlıcalı Yahya tarafından yazılan Şehzade Mustafa Mersiyesi'dir.
Ölümü ve sonrası
—Ölümü ve sonrası
Taht yarışında Şehzade Mustafa'yı bertaraf edebilmek için, Sadrazam Damat Rüstem Paşa tarafından sahte mektuplar üretildiği düşünülür. Bu mektuplar, Şehzade Mustafa'nın babası hayatta iken onun tahtına göz diktiğini ve isyan hareketlerine destekte bulunduğunu gösterir niteliktedir. Başlangıçta iddialara inanmayan Kanuni kendisine bu tür şeyler ile gelmemelerini ister. Lakin Şehzade Mustafa da kendi yakınlarındaki devlet adamları tarafından kandırılmıştır. Devlet adamları Şehzadeye "Hünkarımız tahtı size bırakacak lakin Rüstem Paşa buna engel oluyor. Siz en iyisi sakal bırakın ve tuğ dikin ki babanız niyetinizin olduğu anlasın ve tahtı size bıraksın" gibi sözlerle kandırmaya çalışmışlardır. Şehzade Mustafa bu laflara inanıp dedikleri şeyi yapmıştır. Sakal bırakıp tuğunu dikmiştir. Sakal bırakmak şehzadelere yasaktır. Çünkü sakal padişah alametidir. Tuğ dikmek de padişah alametidir. Bu iki alametleri yerine getiren şehzade tahtta gözü olduğunu dile getirmiş demektir. Minyatürlerde de görüldüğü gibi Şehzade Mustafa'nın sakalları vardır. Şehzade Mustafa'nın bu oyuna kolay kanmasının sebebi ise geçmişteki örneği dedesi Yavuz Sultan Selim'dir. Sultan Selim de babası ile bir zaman savaştıktan sonra babasının isteği ile tahta çıkmıştır. Bunları öğrenen Sultan Süleyman en güvendiği din alimlerinden tavsiye istedi. Güvenilen bir kölenin efendisinin parasını irtikap ettiğine ve ona karşı bir tuzak kurduğuna ilişkin hayali bir hikâyeyle buna karşı ne yapılması gerektiğini sordu. O dönemin âlimlerinden olan Mehmet Ebussuud Efendi, Sultan Süleyman'a "Bu durumda köleye ölünceye kadar işkence yapılması uygundur." yanıtını vermiştir. Bu ifade şeriata göre Şehzade Mustafa'nın devletin nizamı için katledilmesi münasiptir demektir.
1553 yılında Sadrazam Damat Rüstem Paşa İran Seferi için hareketinden sonra Aksaray taraflarına gelince, orduyu durdurdu ve yeniçerilerin Şehzade Mustafa'ya yatkınlığı olduğunu ve askerin, ihtiyarlığı sebebiyle sefere çıkamayan padişahın Dimetoka'da oturmasını, Mustafa'nın hükümdar olmasını istedikleri dedikodusunun yayılmakta olduğunu bildirmek için, sipahiler ağası olan Ahmed Ağa'yı İstanbul'a yolladı ve padişahın bizzat askerin başında sefere çıkmasını arz ederek, Aksaray'dan ileri gitmeyip bekledi.
Padişah bunu haber alınca Rüstem Paşa'yı geri çağırdı ve 1553 Ağustos sonlarında kendisi İran Seferi'ne çıktı. Kütahya sancak beyi Şehzade Bayezid'i Rumeli muhafazasında bulunmak üzere Edirne'ye gönderdi. 21 Eylül tarihinde Bolvadin'e varan orduyu Saruhan Sancak Beyi Şehzade Selim askerleriyle karşıladı, ertesi gün padişahın huzuruna çıkıp el öptü ve kendisinin de sefere iştirak etmesi emredildi. 5 Ekimde Konya-Ereğli yakınındaki Akhüyük köyüne varıldığında Şehzade Mustafa orada tüm maiyetiyle birlikte çadır kurmuş halde orduyu karşıladı. Ertesi gün bütün devlet erkanı şehzadeye gelerek el öptüler, hepsine hil'atler giydirildi.
Oradan şehzade ata binerek padişahın makamına geldi, divanhanesine yakın bir yerde atından inerek yürüdü. Vezir
Şehzade Mustafa · diğer bölümler
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Şehzade Mustafa hayat hikâyesinde anıyor Ahmed Paşa
“Babasının idamından sonra 1554 yılında şair ve yirmi yıla yakın Anadolu Beylerbeyliği yapan Cenâbî Ahmed Paşa ile evlendirilmiştir.”
-
Şehzade Mustafa hayat hikâyesinde anıyor Cenâbî Ahmed Paşa
“Babasının idamından sonra 1554 yılında şair ve yirmi yıla yakın Anadolu Beylerbeyliği yapan Cenâbî Ahmed Paşa ile evlendirilmiştir.”
-
Şehzade Mustafa hayat hikâyesinde anıyor Ebussuud Efendi
“O dönemin âlimlerinden olan Mehmet Ebussuud Efendi, Sultan Süleyman'a "Bu durumda köleye ölünceye kadar işkence yapılması uygundur." yanıtını vermiştir.”
-
Şehzade Mustafa hayat hikâyesinde anıyor Hürrem Sultan
“Olayın arka planında saray içi rekabetin, özellikle Hürrem Sultan ve Sadrazam Rüstem Paşa'nın etkili olduğu konusunda görüşler vardır.”
-
Şehzade Mustafa hayat hikâyesinde anıyor Mahidevran Sultan
“1515, Manisa - 6 Ekim 1553, Konya) ya da Mustafa Çelebi (Osmanlıca: مصطفى چلبی), divan edebiyatındaki mahlasıyla Muhlisî, Kanuni Sultan Süleyman ile Mahidevran Sultan'ın oğlu olan...”
-
Şehzade Mustafa hayat hikâyesinde anıyor Manisa Sarayı
“Saruhan Sancakbeyi olan babası Şehzade Süleyman'ın oğlu olarak Manisa Sarayı'nda doğdu.”
-
Şehzade Mustafa hayat hikâyesinde anıyor Rüstem Paşa
“Olayın arka planında saray içi rekabetin, özellikle Hürrem Sultan ve Sadrazam Rüstem Paşa'nın etkili olduğu konusunda görüşler vardır.”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.