biyograftam
Giriş
  1. Keşfet
  2. Edebiyat
  3. Şehzade Mustafa
Edebiyat · 1515–1553

Şehzade Mustafa

Şehzade Mustafa (Osmanlıca: شهزاده مصطفى; y. 1515, Manisa - 6 Ekim 1553, Konya) ya da Mustafa Çelebi (Osmanlıca: مصطفى چلبی), divan edebiyatındaki mahlasıyla Muhlisî, Kanuni Sultan Süleyman ile Mahidevran Sultan'ın oğlu olan Osmanlı şehzadesiydi. 1553'teki ölü...

Hayat şeridi Bir döneme dokun, çizelge süzülsün
Erken yıllar1515–1553
151515301553
01

Kısaca kimdir?

Şehzade Mustafa (Osmanlıca: شهزاده مصطفى; y. 1515, Manisa - 6 Ekim 1553, Konya) ya da Mustafa Çelebi (Osmanlıca: مصطفى چلبی), divan edebiyatındaki mahlasıyla Muhlisî, Kanuni Sultan Süleyman ile Mahidevran Sultan'ın oğlu olan Osmanlı şehzadesiydi. 1553'teki ölümünden önce, Saruhan, Amasya ve Konya'da sancakbeyi olarak görev yaptı.

Saruhan Sancakbeyi olan babası Şehzade Süleyman'ın oğlu olarak Manisa Sarayı'nda doğdu. 30 Eylül 1520'de babasının tahta çıkmasıyla birlikte İstanbul'a geldi. Saray çevresinde dönemin usulüne uygun bir eğitim aldı; dinî ilimler, edebiyat ve askerî talim konularında yetiştirildi. Kanuni Sultan Süleyman'ın hayatta kalan en büyük oğlu olması sebebiyle uzun süre tahtın başlıca varisi olarak değerlendirildi. İlk olarak 1534'te Saruhan Sancakbeyliğine tayin edildi, ardından Amasya ve daha sonra Konya sancaklarında görev yaptı. Bu görevler sırasında idarî tecrübe kazandı ve özellikle Amasya'daki faaliyetleriyle asker ve bürokrasi çevrelerinde destek gördü.

1553 yılında babasına karşı isyan etmekten dolayı yargılandı ve Nahcıvan Seferi'ne giden Osmanlı ordusunun konakladığı sırada, padişahın otağında boğduruldu. Olayın arka planında saray içi rekabetin, özellikle Hürrem Sultan ve Sadrazam Rüstem Paşa'nın etkili olduğu konusunda görüşler vardır. Mustafa'nın ölümü, Osmanlı kamuoyunda ve orduda geniş yankı uyandırdı, sonraki dönemlerde tarihî ve edebî eserlerde sıkça ele alındı. Hakkında yazılmış en ünlü eser, Taşlıcalı Yahya tarafından yazılan Şehzade Mustafa Mersiyesi'dir.

02

Hayat hikâyesi

02.1Yaşamı

1515 yılında babası Kanuni Sultan Süleyman’ın şehzadeliği sırasında babasının yedinci, annesinin ikinci evladı olarak Manisa’da dünyaya geldi. Annesi Mahidevran Sultan'dır.

Dedesi Yavuz Sultan Selim’in 1520’de hayatını kaybetmesi üzerine Osmanlı tahtına çıkmak üzere İstanbul’a giden babasının yanında başkente gitti. Hürrem Sultan’ın babasının sarayına girmesinden sonra annesi Mahidevran Sultan ile Kanuni’ye dört şehzade daha doğuran Hürrem Sultan arasında, Kanuni’den sonra kendi oğullarının tahta çıkmasını sağlamak için büyük bir mücadele yaşandı. Şehzade Mustafa, 1534-1541 arasında Saruhan Sancak Beyi (Aydın sancağı ilavesiyle) olarak görev yaptı. Saruhan (Manisa), padişah adayının görev yaptığı yer kabul edilirdi, dolayısıyla Şehzade Mustafa dönemin veliaht şehzadesiydi. 16 Haziran 1541'de Amasya Sancak Beyliği'ne atandı, Saruhan Sancak Beyliği'ne ise kardeşi Şehzade Mehmed getirildi. Halk ve askerler bu duruma tepki gösterdi, bunun üzerine I. Süleyman, doğu topraklarının güvenliği için şehzadenin Amasya'ya gönderildiğini ve veliahtlığının sürdüğünü açıkladı. Ardından, Mehmed’in beklenmedik şekilde 1543’te ölümünden sonra Saruhan Sancak Beyliği'ne Şehzade Selim getirilirken; Şehzade Mustafa ise 1549 yılında Konya Sancak Beyliği'ne atandı.

Şehzade Mustafa'nın şahsına dair önemli verilerden biri de Bernardo Navagero adlı İtalyan elçinin yazdığı bir mektupta hakkında verdiği bilgilerdir.

Diğer bir veri ise Guillaume Postel'in Osmanlı gelenek-göreneklerini ve siyasi durumunu anlattığı kitapta bulunmaktadır. 1536'da, Fransa kralı I. François, Kanuni Sultan Süleyman'la bir sözleşme imzaladı ve ardından resmî tercümanı ve tarihçisi Guillaume Postel'i yardımcı olarak Fransız elçisi olan Jean de La Forêt'in yanına, İstanbul'a gönderdi. Fransız tarihçi Guillaume Postel, "De la République des Turcs" (Türklerin Cumhuriyeti) adlı kitabında Şehzade Mustafa'nın iktidarı devralabilecek yaşa ve olgunluğa ulaştığını, tedbirli ve son derece iyi eğitimli bir şehzade olduğunu yazmaktadır.

02.2Kişiliği

Mustafa, şair (Mahlası Muhlisî) ve hattattır (El yazısı: Viyana, Şark yazmaları, No: 998 de nesh ile yazılmış Süleyman-name). Irakeyn ve Korfu Seferi'nde (1534, 1536, 1537) ve Boğdan Seferi'nde Anadolu Muhafızı, dokuzuncu seferde (1541) İstanbul Muhafızı oldu. Manisa Bozdağ'da, cami, saray, türbe, çeşmeler yaptırdı. Görüntüsü ve tavırlarıyla dedesi Yavuz Sultan Selim'e çok benziyordu.

Şehzade Mustafa'nın bilhassa Amasya'dayken ilim meclislerinde bolca bulunduğu, devrin önemli müderrislerinden dersler aldığı ifade edilir. Celalzade Salih Çelebi, Manisalı Semaî Mehmed Çelebi, Hayreddin Hızır Efendi, Şems Efendi, Şair Lali Çelebi, Karaçelebizade Hicri Mehmed Muhyiddin Efendi, İstanbul Kadısı, Şair Muhyiddin Mehmed Hüseyni Efendi gibi âlimlerden dersler aldı. Şehzade'nin hocalarından olan Mustafa Sürûrî Efendi, Bahrü'l- Maarif ve Zahiretü'l-Müluk adlı eserleri yazıp Şehzade'ye sunmuştur. Şehzade'nin katli üzerine de Kanuni ile alakasını kesip bir daha görüşmemiş ve kendisine verilmek istenen bütün resmî vazifeleri de reddetmiştir.

02.3Ölümü ve sonrası

Taht yarışında Şehzade Mustafa'yı bertaraf edebilmek için, Sadrazam Damat Rüstem Paşa tarafından sahte mektuplar üretildiği düşünülür. Bu mektuplar, Şehzade Mustafa'nın babası hayatta iken onun tahtına göz diktiğini ve isyan hareketlerine destekte bulunduğunu gösterir niteliktedir. Başlangıçta iddialara inanmayan Kanuni kendisine bu tür şeyler ile gelmemelerini ister. Lakin Şehzade Mustafa da kendi yakınlarındaki devlet adamları tarafından kandırılmıştır. Devlet adamları Şehzadeye "Hünkarımız tahtı size bırakacak lakin Rüstem Paşa buna engel oluyor. Siz en iyisi sakal bırakın ve tuğ dikin ki babanız niyetinizin olduğu anlasın ve tahtı size bıraksın" gibi sözlerle kandırmaya çalışmışlardır. Şehzade Mustafa bu laflara inanıp dedikleri şeyi yapmıştır. Sakal bırakıp tuğunu dikmiştir. Sakal bırakmak şehzadelere yasaktır. Çünkü sakal padişah alametidir. Tuğ dikmek de padişah alametidir. Bu iki alametleri yerine getiren şehzade tahtta gözü olduğunu dile getirmiş demektir. Minyatürlerde de görüldüğü gibi Şehzade Mustafa'nın sakalları vardır. Şehzade Mustafa'nın bu oyuna kolay kanmasının sebebi ise geçmişteki örneği dedesi Yavuz Sultan Selim'dir. Sultan Selim de babası ile bir zaman savaştıktan sonra babasının isteği ile tahta çıkmıştır. Bunları öğrenen Sultan Süleyman en güvendiği din alimlerinden tavsiye istedi. Güvenilen bir kölenin efendisinin parasını irtikap ettiğine ve ona karşı bir tuzak kurduğuna ilişkin hayali bir hikâyeyle buna karşı ne yapılması gerektiğini sordu. O dönemin âlimlerinden olan Mehmet Ebussuud Efendi, Sultan Süleyman'a "Bu durumda köleye ölünceye kadar işkence yapılması uygundur." yanıtını vermiştir. Bu ifade şeriata göre Şehzade Mustafa'nın devletin nizamı için katledilmesi münasiptir demektir.

1553 yılında Sadrazam Damat Rüstem Paşa İran Seferi için hareketinden sonra Aksaray taraflarına gelince, orduyu durdurdu ve yeniçerilerin Şehzade Mustafa'ya yatkınlığı olduğunu ve askerin, ihtiyarlığı sebebiyle sefere çıkamayan padişahın Dimetoka'da oturmasını, Mustafa'nın hükümdar olmasını istedikleri dedikodusunun yayılmakta olduğunu bildirmek için, sipahiler ağası olan Ahmed Ağa'yı İstanbul'a yolladı ve padişahın bizzat askerin başında sefere çıkmasını arz ederek, Aksaray'dan ileri gitmeyip bekledi.

Padişah bunu haber alınca Rüstem Paşa'yı geri çağırdı ve 1553 Ağustos sonlarında kendisi İran Seferi'ne çıktı. Kütahya sancak beyi Şehzade Bayezid'i Rumeli muhafazasında bulunmak üzere Edirne'ye gönderdi. 21 Eylül tarihinde Bolvadin'e varan orduyu Saruhan Sancak Beyi Şehzade Selim askerleriyle karşıladı, ertesi gün padişahın huzuruna çıkıp el öptü ve kendisinin de sefere iştirak etmesi emredildi. 5 Ekimde Konya-Ereğli yakınındaki Akhüyük köyüne varıldığında Şehzade Mustafa orada tüm maiyetiyle birlikte çadır kurmuş halde orduyu karşıladı. Ertesi gün bütün devlet erkanı şehzadeye gelerek el öptüler, hepsine hil'atler giydirildi.

Oradan şehzade ata binerek padişahın makamına geldi, divanhanesine yakın bir yerde atından inerek yürüdü. Vezir

02.4Çocukları 4 kişi · aile
  1. NÖ
    Nergisşah Sultan, 1536 yılında Manisa'da dünyaya geldi. Babasının idamından sonra 1554 yılında şair ve yirmi yıla yakın Anadolu Beylerbeyliği yapan Cenâbî Ahmed Paşa ile evlendirilmiştir. 1592 yılında ölmüştür
  2. ŞK
    Şehzade Ahmed (?, Amasya veya Konya1553?, Konya veya Bursa)
  3. ŞA
    Şehzade Mehmed (1546, Amasya1553, Konya veya Bursa)
  4. ŞE
    Şah Sultan, 2 Ekim 1577'de ölmüştür. Yeniçeri Ağası Abdülkerim Ağa ile evlenmiştir
03

Bağlantı atlası

Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.

Şehzade Mustafa Ahmed Paşa Cenâbî Ahmed Paşa Ebussuud Efendi Hürrem Sultan I. Süleyman Mahidevran Sultan Manisa Sarayı Rüstem Paşa
düz çizgi: bu biyografide anılıyorkesik çizgi: bu kişiyi anıyor
  • Şehzade Mustafa hayat hikâyesinde anıyor Ahmed Paşa

    “Babasının idamından sonra 1554 yılında şair ve yirmi yıla yakın Anadolu Beylerbeyliği yapan Cenâbî Ahmed Paşa ile evlendirilmiştir.”

  • Şehzade Mustafa hayat hikâyesinde anıyor Cenâbî Ahmed Paşa

    “Babasının idamından sonra 1554 yılında şair ve yirmi yıla yakın Anadolu Beylerbeyliği yapan Cenâbî Ahmed Paşa ile evlendirilmiştir.”

  • Şehzade Mustafa hayat hikâyesinde anıyor Ebussuud Efendi

    “O dönemin âlimlerinden olan Mehmet Ebussuud Efendi, Sultan Süleyman'a "Bu durumda köleye ölünceye kadar işkence yapılması uygundur." yanıtını vermiştir.”

  • Şehzade Mustafa hayat hikâyesinde anıyor Hürrem Sultan

    “Olayın arka planında saray içi rekabetin, özellikle Hürrem Sultan ve Sadrazam Rüstem Paşa'nın etkili olduğu konusunda görüşler vardır.”

  • Şehzade Mustafa hayat hikâyesinde anıyor I. Süleyman
  • Şehzade Mustafa hayat hikâyesinde anıyor Mahidevran Sultan

    “1515, Manisa - 6 Ekim 1553, Konya) ya da Mustafa Çelebi (Osmanlıca: مصطفى چلبی), divan edebiyatındaki mahlasıyla Muhlisî, Kanuni Sultan Süleyman ile Mahidevran Sultan'ın oğlu olan...”

  • Şehzade Mustafa hayat hikâyesinde anıyor Manisa Sarayı

    “Saruhan Sancakbeyi olan babası Şehzade Süleyman'ın oğlu olarak Manisa Sarayı'nda doğdu.”

  • Şehzade Mustafa hayat hikâyesinde anıyor Rüstem Paşa

    “Olayın arka planında saray içi rekabetin, özellikle Hürrem Sultan ve Sadrazam Rüstem Paşa'nın etkili olduğu konusunda görüşler vardır.”

04

Kaynaklar

0kaynak kaydı
0farklı yayıncı
0ansiklopedi maddesi
0zaman çizelgesi olayı

Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.

yayımlanmadı

Bilerek dışarıda bırakılanlar

Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.

Metin lisansı

Vikipedi’den uyarlanmıştır

Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.

05

Ne değişti?

  1. Profil oluşturuldu

    0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.

06

Düzeltme masası

Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.

  1. Ne yanlış?
  2. Doğrusu
  3. Kaynak

Hangi bölümde bir hata var?

Önerin editör incelemesinden geçer, otomatik yayımlanmaz. E-posta adresin yalnızca bu başvuru için kullanılır.
07

Buradan nereye?

Edebiyat alanındaki tüm profiller →