Kısaca kimdir?
Sabahat Hüsamettin Filmer, Türk film yapımcısı.
Sinemayla olan ilişkisi 1919'da İstanbul'un işgali sırasında başladı. Milli Mücadele sırasında propaganda filmlerinin üretimine ve gösterimine katkı verdi. Sinema salonu işletmeciliğinde ve film yapımcılığında ve aktif bir figür idi. 1951'de eşi Cemil Filmer ile birlikte Lale Film'i kuran Sabahat Hanım, film yapımcısı olmasının yanı sıra şirketin başkanı ve dublaj sorumlusu olarak çalıştı ve film endüstrisinde "Hanımefendi" lakabı ile anıldı.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Ailesi ve gençliği, işgal yılları
Babası komutan Hüsamettin Bey, annesi Bergüzar Hanım'dır. Doğum tarihi hakkında kesin bilgi yoktur. 1898-1991 yıllarında yaşadığı sinema alanyazınında genel kabul gören bir bilgidir. 23. Tümen Kurmay Başkanı Hüsamettin Bey, Rus sınırında görev yaptığı günlerde vefat edince annesi Bergüzar Hanım, kızları Melahat, Sabahat ve Mübeccel ile İstanbul'a taşınmış ve Beşiktaş'ın Akaretler semtine yerleşmişti. Yaşadıkları ev, Mustafa Kemal Paşa'nın annesi Zübeyde Hanım'ın oturduğu evin hemen yanındaki evdir.
Sabahat Hanım, Şehzadebaşı’nda Numune mektebini bitirdi ve öğrenimine Darülmuallimat’ta devam etti. Halide Edip Hanım'ın öğrencisi oldu ve asistanlığını yaptı. Öğrencilik yıllarında Ordu Film Merkezi'nde staj yaptı. Merkez, o sırada savaş cephelerinde haber ve propaganda filmleri, İstanbul’da da uzun kurmaca filmler çekmekteydi. Sabahat Hanım bu filmlerin gösterilmesinde, sunumasında ve üretilmesinde katkı verdi. Anılarında, Mustafa Kemal Paşa'nın diğer askerlerle birlikte Ordu Film Merkezi’ne film seyretmeye geldiğini, onu ve diğer kadın arkadaşlarının millî mücadeledeki ve sinemacılıktaki rolünü takdir ettiğini aktarmıştır.
I. Dünya Savaşı sırasında Hilâl-i Ahmer'de hemşirelik yapan Sabahat Hanım, 1918'de Asri Kadınlar Cemiyeti'nin kurucularından birisi oldu. Ordu Film Merkezi, savaş gazilerine yardım eden cemiyetin bir buluşma yeri haline geldi. Kendi ifadesi ile "seküler bir Türk milliyetçisi ve Asrî Kadınlar Cemiyeti'nin girişken bir üyesi" olan Sabahat Hanım, cemiyetin diğer üyeleri ile birlikte İstanbul halkını, İzmir'i işgal eden İtilaf güçlerine karşı direnişe çağıran mitingler düzenledi, 20 Mayıs 1919 tarihinde ise Üsküdar’daki mitingde konuşmacı olarak yer aldı.
Darülmuallim'den mezun olduktan sonra Çanakkale’de açılan bir kız lisesine atandı. Ancak itilaf orduları Çanakkale’ye yaklaştığı ve yerli halkın şehri boşaltmasına karar verildiği için bu görevi çok kısa sürdü. Ordu Film Merkezi’nin stüdyosunda artık kısa filmlerin yanı sıra "mevzulu uzun filmlerin" çekileceğini öğrenince Sabahat Hanım film sektörüne geri döndü. 1919'da Binnaz ve Mürebbiye filmlerinin çekimine katkı verdi.
İstanbul mitinglerini kameraya çeken kameraya çeken Cemil Bey ile Binnaz ve Mürebbiye filmlerinin çekimi sırasında tanıştı. Aynı yıl "Kadın Kalbi" ve "Zehirli Kudret" adlı kısa hikayeleri yayımlandı. 1920 senesinde, kendisine yeniden Çanakkale’de öğretmenlik teklifi geldi ancak bu teklifi reddetti.
"Beraberce daha güçlü ve daha başarılı çalışacağına inandığı" Cemil Bey ile evlendi. 1923'te "İlham" adını verdiği oğlu doğdu. Millî Mücadele sırasında eşi Cemil Bey İzmit cephesine giderek Atatürk’ün başta Halide Edip olmak üzere gazeteci ve yazarlarla buluşmasını kayda aldı. Sabahat Hanım, Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin kazanılması ve İzmir’in kurtuluşunun ardından 1922'de propaganda filmlerinin yıkanması ve gösterimleri için İstanbul'da eşiyle birlikte çalıştı.
02.2Cumhuriyet dönemi
1923'te İzmir’in düşman işgalinden kurtulmasından sonra, şehirde sinema salonlarının filmsizlik nedeniyle iş yapamadığını öğrenince İzmir'e gidip Cemil Bey ile birlikte Lale Bahçesi adlı bir açık hava sineması açtı. Sabahat Hanım anılarında, İzmir’de Mustafa Kemal Paşa için 1923 senesinde düzenledikleri özel film gösterisinin Müslüman kadınların erkeklerle bir arada oturduğu ilk film gösterimi olduğunu anlatmıştır. İzmir'de gösterecekleri filmleri bulma ve film şeritlerini İstanbul'dan İzmir'e getirme görevini Sabahat Hanım üstlendi. Çok yanıcı bir madde olan nitrat içeren film şeritlerini mayın döşeli denizde ve savaş gemileri arasında seyahat ederek özel korunan bavullar içinde taşıdı. İstanbul'da Ordu Film Merkezi'yle çalışmaya da devam etti.
Cumhuriyetin ilanını takip eden sene tekrar İstanbul'a taşındı. İstanbul ve İzmir'de başka sinema salonları da açan çift, İzmir'deki sinemaları uzaktan idare etti. Sabahat Hanım, Paris, Viyana, Londra ve Mısır’daki film şirketleriyle ilişkiler kurdu. Bu yıllarda kendisine milletvekilliği teklif edildi ancak reddetti. Eski hocası Halide Edip Adıvar ile bu dönemde yakınlaştı. Soyadı Kanunu çıktığında Cemil Bey ile birlikte "Film adamı" anlamında "Filmer" soyadını aldı.
02.3Lale Film
1951'de Filmer çifti, Sabahat Hanım'ın başkanlığında Lale Film adlı kendi stüdyolarını kurdu. Sabahat Filmer, şirketin %51’lik hissesinin sahibi idi. Kadınların stüdyo şefi, çevirmen, dublaj müdürü, kurgucu ve temizlikçi olarak çalıştığı Lale Film, "kadınların idaresindeki stüdyo" olarak anıldı. Sabahat Filmer, film yapımcılığının yanı sıra dublaj sorumlusu ve şirket başkanı idi. Senaryolar yazdığı bilinmektedir ancak şimdilik senaryosunu yazdığı filmlere ulaşılamamıştır.
Sabahat Filmer, 1964 senesinde, Türkiye'deki Stüdyo Sahipleri Cemiyeti'nin temsilcisi oldu ve o yıl sinema çalışanlarının toplu sözleşme taleplerini kabul etti. Birkaç yıl sonra şirketin başına oğlu İlham Filmer’i getirdi. Filmer'ler 1979'da şirketi dublaj yöneticiliği yapan Necip Sarıcı'ya sattılar.
02.4Ölümü
Eşi Cemil Filmer 1 Ocak 1990'da vefat etti. Sabahat Hanım'ın ölüm tarihine ilişkin kesin bir bilgi yoktur.
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Sabahat Filmer hayat hikâyesinde anıyor Cemil Filmer
“1951'de eşi Cemil Filmer ile birlikte Lale Film'i kuran Sabahat Hanım, film yapımcısı olmasının yanı sıra şirketin başkanı ve dublaj sorumlusu olarak çalıştı ve film endüstrisinde...”
-
Sabahat Filmer hayat hikâyesinde anıyor İlham Filmer
“Birkaç yıl sonra şirketin başına oğlu İlham Filmer’i getirdi.”
-
Sabahat Filmer hayat hikâyesinde anıyor Soyadı Kanunu
“Soyadı Kanunu çıktığında Cemil Bey ile birlikte "Film adamı" anlamında "Filmer" soyadını aldı.”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.