Kısaca kimdir?
Altı çizili metnin yanındaki mühre dokun: bu bilginin hangi kaynağa dayandığını gör.
Pınar Gültekin (1 Ekim 1993 – 16 Temmuz 2020), Muğla'nın Ula ilçesinde, 16 Temmuz 2020 günü kaybolan ve Cemal Metin Avcı tarafından öldürüldükten sonra 21 Temmuz 2020 günü Menteşe ilçesinin kırsal Yerkesik Mahallesi'ndeki ormanlık alanda cesedi bulunan Kürt kadındır.
Olaydan sonra Türk kadınları tarafından Instagram'da #ChallengeAccepted hashtag'i ile kadın cinayetlerine ve şiddetlerine tepki gösterildi. Kampanyaya Jennifer Aniston, Kerry Washington, Jennifer Garner ve Eva Longoria gibi Hollywood yıldızları da dâhil olmak üzere dünya çapında katılım oldu.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat çizgisi
Günü bilinmeyen olaylar bir tarihe zorlanmaz; yalnızca kaynaktaki yıl yazılır.
-
1993
Pınar Gültekin (1 Ekim 1993 – 16 Temmuz 2020), Muğla'nın Ula ilçesinde, 16 Temmuz 2020 günü kaybolan ve Cemal Metin Avcı tarafından öldürüldükten sonra 21 Temmuz 2020 günü Menteşe ilçesinin kırsal Yerkesik Mahallesi'ndeki ormanlık alanda cesedi bulunan Kürt kadındır.
Miras tek kaynak -
2020
Bu husus 30.10.2020 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu 1.
Önemli eserler tek kaynak -
2022
20 Haziran 2022'de Muğla 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 13'üncü duruşmada, cinayet sırasında yardım ettiği iddiasıyla hakkında müebbet hapis cezası istenen Cemal Metin Avcı'nın erkek kardeşi Mertcan Avcı beraat etti.
Önemli eserler tek kaynak -
2025
Temyize taşınan Bölge Adliye Mahkemesinin kararı, 2025 Şubat ayında Yargıtay 1.
Önemli eserler tek kaynak
Hayat hikâyesi
03.1Kaybolması
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi Bilimler Fakültesi'nde eğitim görmekte olan Gültekin, 16 Temmuz günü kardeşi Sibel Gültekin'le telefonla görüştü. Görüşmenin ardından yalnız yaşadığı Ula ilçesinin Akyaka Mahallesi'ndeki evinden Menteşe ilçesindeki AVM'ye gitmek üzere ayrıldı ve kendisinden bir daha haber alınamadı. Kız kardeşi Sibel Gültekin ile annesi Şefika Gültekin, Muğla'ya gelerek Akyaka Jandarma Karakol Komutanlığı'na kayıp ihbarında bulundu ve sosyal medyadan yardım isteyerek Gültekin'in bulunmasını istedi.
03.2Cinayet
Katil zanlısı evli ve bir çocuk babası olan 32 yaşındaki Cemal Metin Avcı, Gültekin'e şiddet uygulayarak onu bayıltıp ve hemen ardından boğarak cinayeti işlediğini sorgusunda itiraf etti. Gültekin, boğulduktan sonra henüz hayattayken Avcı tarafından yakıldı. Avcı, Gültekin ile ilişkilerinin olduğunu ve kendisini terk etmesi üzerine yaşanan tartışma sonucu cinayeti işlediğini iddia etti. Gültekin'in ailesine göre ise zanlı ile Gültekin arasında bir ilişki olmayıp zanlı, Gültekin ile bir barda tanıştıktan sonra kendisini ısrarlı takibe başlamış, mesajlar atmıştı. Gültekin'in babasının iddiasına göre zanlı, kızı kendisini sosyal medyada engelleyince çok sinirlenerek cinayeti işlemişti.
03.3Cinayetten sonra
Yine Avcı'nın ifadelerinden ve incelemelerden edinen bilgiye göre Avcı, Gültekin'i öldürdükten sonra, aynı gün; benzin istasyonundan bir şişe benzin almış ve Yerkesik Mahallesi'ndeki ormanlık alanda, bedeni çöp varilinde yakıp üzerine beton dökerek cinayetin izini silmeye çalışmıştır. Sorguda Avcı'ya cinayetin sebebi sorulunca "bir anlık öfke ile öldürdüm" şeklinde cevap vermiştir.
Gültekin ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, zanlının suç ortakları bulunduğu ve cinayetin önceden ayrıntılı şekilde tasarlandığı yönündeki şüphelerini savcıya ilettiklerini dile getirmiştir.
03.4Siyasetçiler ve yetkili kurumlar
- Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan yazılı açıklamada "Muğla ilinde meydana gelen P.G.'nin öldürülmesi olayına ilişkin olarak, bazı basın yayın kuruluşlarında ve sosyal medyada yer alan haberlerle ilgili kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla basın açıklaması yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Muğla ili Menteşe ilçesinde meydana gelen söz konusu olayla ilgili soruşturma Cumhuriyet Başsavcılığımızca görevlendirilen iki cumhuriyet savcısı tarafından titizlikle yürütülmekte olup, olaya ilişkin şüpheli bir şahıs gözaltına alınmıştır. Gelişmeler hakkında ayrıca bilgi verilecektir." ifadelerine yer verildi
- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22 Temmuz 2020 tarihinde Twitter üzerinden yaptığı açıklamada "Pınar Gültekin’i katleden caninin hak ettiği en ağır cezayı alacağından şüphem yoktur. Davanın bizzat takipçisi olacak, bir daha asla yaşamak istemediğimiz kadına şiddetin son bulması için Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak ne gerekiyorsa yapacağız. Pınar Gültekin’e rahmet, kederli ailesine, arkadaşlarına, sevenlerine sabır diliyorum." ifadelerine yer verdi
- Türkiye Cumhuriyeti Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, konuyla alakalı olarak Twitter üzerinden "Muğla'da katledilen Pınar Gültekin kızımızın acısı yüreğimizi yaktı; bir canımıza daha kıyıldı. Davaya müdahil olarak katilin en ağır cezayı alması için hukuki sürecin yakın takipçisi olacağız." şeklinde bir açıklama yaptı
- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ve eski milletvekili Muharrem İnce, Twitter üzerinden tepkilerini açıkladı
03.5Sanatçılar
• Demet Akalın, Tarkan, Hadise, Gökhan Özoğuz, Sıla, Ece Seçkin, Kerem Bürsin, Hakan Hatipoğlu, Norm Ender ve Cem Adrian gibi birçok sanatçı Twitter paylaşımlarında bulundu.
03.6Spor kulüpleri ve sporcular
• Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve İstanbul Başakşehir gibi birçok kulüp ile Türkiye Basketbol Federasyonu başkanı Hidayet Türkoğlu ile, Luigi Datome ve Eda Erdem gibi sporcular da Twitter üzerinden taziye mesajları paylaştı.
03.7Diğer
- Gültekin için İzmir'de yürüyüş yapmak isteyen kadınlara polis müdahale etti. Gazete Duvar'ın haberine göre en az 15 kadın gözaltına alındı. Kadın aktivistler gözaltına alınırken polis tarafından darp edildikleri öne sürüldü
- Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Twitter üzerinden "#PınarGultekin’i öldüren ayrıldığı erkek cinayeti gizlemeye çalışmış İstanbul Sözleşmesi tartışılırken “Kadınlar hayatına dair karar vermeye çalışıyor. Eziyet edilerek öldürülüyor. Kadın cinayetlerinin üstü örtülmeye çalışılıyor. #İstanbulSözleşmesiYaşatır şeklinde bir açıklama yaptı.”
- Davada katil zanlısına yardım etmekle yargılanan katil zanlısının kardeşi Mertcan Avcı 15 Şubat 2021 tarihinde yurtdışı yasağı ile tahliye oldu. Bu durum, Türk Kamuoyu tarafından tepki ile karşılandı. Mağdur tarafın mahkemenin adil bir şekilde yönetilmediği gerekçesi ile verdiği reddi hakim talebi ile reddedildi
- Cemal Metin Avcı'nın avukatı Ali Abdullah Erinan haksız tahrik indirimine ilişkin tepkilerle ve genel olarak davayla ilgili dava bittikten sonra basın açıklaması yaptı.Öncelikle belirtmek isteriz ki; Yargı süreci boyunca ve karardan sonra bu zamana kadar açıklama yapmamamızın nedeni devam eden yargı sürecine halel gelmemesi içindir. Ancak görüyoruz ki tarafımızca açıklama yapılmadıkça yalan yanlış haberler ve yönlendirme ile farklı algılar yaratılmaktadır. Bu nedenle işbu açıklamayı yapma zarureti hasıl olmuştur. Pınar GÜLTEKİN dosyası Özgecan ASLAN dosyası ile kıyas edilmemelidir. Yaşanan her olayı ayrı ayrı değerlendirmek zorundayız. Elbette ki biz eylemin neticesini tasvip etmiyoruz. Ancak şu algının değiştirilmesi gerektiği kanaatindeyiz; ölümün dili, dini ve ırkı olmaz. Ölümün kadını ve erkeği de olmaz. Ölüm tüm kimliklerden ari’dir. Bu nedenle kadın veya erkek şeklinde nitelendirmemeliyiz. Bu konuda yargının üzerinde ne kamu ne de basın yönünden bir etki olmaması gerekir ki adalet doğru tecelli edebilsin. Halkımızın doğru bilgilendirilmesi, olayı doğru şekilde bilinmesinde fayda görmekteyiz. Basında ve sosyal medyada olaylar çarptırılmış olup yalan yanlış bilgilerin servis edilmesi sonucu ne yazık ki halkımız tarafından linç kampanyası başlatılmıştır. Olayın esasını bilmeden sadece kulaktan dolma yanlış bilgilerle, yorum ve yanlı açıklamalar ile toplum önünde açıklama yapılmamalıdır. Zira bu yanlış bilgiler halkımızda bilgi kirliliğine ve dosyada ismi geçen kişiler üzerinde baskılara neden olmaktadır. Vekili olduğumuz dosya ile ilgili basına doğru bir bilgiler vermek isteriz 1) Öncelikle Pınar GÜLTEKİN hayatta iken yanarak ölmemiştir. Bu husus 30.10.2020 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu ile sabittir. Yine 17.06.2022 tarihli Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Bilirkişi Kurulu Raporuna göre maktul Pınar GÜLTEKİN’in hayatta iken yangına maruz kalmadığı İLMEN tespit edilmiştir. Tüm bunlara ve dosyada bulunan başkaca delillere dayanılarak Mahkemece Pınar Gültekin’in yakılarak öldürülmediğine, olayda canavarca hisle ve eziyet çektirerek ölüm olayının GERÇEKLEŞMEDİĞİNE kanaat getirilmiştir. Ancak yanlış yönlendirme ile bu husus basın önünde maktulün kesin bir şekilde yanarak öldürüldüğü şeklinde yalan bilgi ile servis edilmiştir. 2) Müvekkil Cemal Metin AVCI’nın maktulün peşini bırakmadığı iddiası da gerçeği yansıtmamaktadır. Tam aksine maktul, Cemal Metin AVCI’nın peşini bırakmamış kendisini maddi ve manevi olarak şantaj ve tehditle sürekli sömürmüştür. Maktulün kardeşi S.G.’in kolluk huzurunda vermiş olduğu beyanında maktul Pınar Gültekin’in Cemal Metin AVCI’yı tehdit ettiğini açıkça beyan etmiştir. Hatta tehdit ve şantajla müvekkilden alınan paralar maktul tarafından maktulün kendi aile bireylerine dahi gönderilmiştir. BU HUSUS DOSYAYA GİREN MAKTULÜN HESAP HAREKETLERİ İLE MAHKEMECE DE TESPİT EDİLMİŞTİR. Yine Maktulün ev arkadaşı olan C.T beyanında müvekkilim Cemal Metin Avcı’nın Maktul Pınar Gültekin tarafından sürekli olarak tehdit ve şantaja maruz bırakıldığı, haksız paralar alındığı mahkeme kayıtlarına şerh edilmiştir. 3) Cemal Metin AVCI, sürekli olarak maktul tarafından tehdide ve şantaja maruz kalmış ve son güne kadar maddi - manevi olarak ciddi bir şekilde sömürülmüştür. Artık sömürülecek ve maktulün menfaat temin edeceği bir şey kalmayınca müvekkilin bilinci kapatılmak suretiyle vücut bütünlüğüne, bedenine halel getirilerek (müvekkilin mahkeme huzurundaki beyanından da anlaşılacağı üzere) ne acıdır ki vekil eden iğfale maruz bırakılmıştır. Buna ilişkin fotoğraflar maktul tarafından sürekli olarak Cemal Metin AVCI’ya karşı tehdit ve şantaj unsuru olarak kullanılmıştır. Maktul elinde olan bu kayıtlar ile daha büyük menfaatler elde etmek için bazı kişilerden akıl almaya çalışmıştır. Henüz maktul kayıp iken bir işletmeci ile kolluk görevlisi arasında 20.07.2020 tarihinde geçen konuşmada “elinde Muğla’daki bir işletmeciye ait görüntülerin var olduğunu, bu görüntüleri yayınlarsam biter bu, para istesem demişti” şeklinde yazışmalar olduğu sabittir. Mahkeme dosyasında mübrez bulunan banka hesap hareketleri ile işbu görüntülere ilişkin yazışmalar, Maktulün kardeşi ve ev arkadaşının beyanları bir arada değerlendirdiğinde maktul, Cemal Metin AVCI’yı tuzağa çekerek kendisinden tehdit ve şantaj ile haksız olarak menfaat elde ettiği açıktır. Bu baskılar altında Cemal Metin AVCI, maktulün istediği paraları her defasında vermek zorunda kalmıştır. Bitmez tükenmez istekler karşısında maddi ve manevi olarak zora düşen Cemal Metin AVCI son olarak maktul ile konuşup elinde bulunan görüntüleri almak istemiş ancak maktulün devam eden haksız tahrikleri karşısında bir anda söz konusu eylem vuku bulmuştur. 4) Ortada cinayete ilişkin herhangi bir bulgu yokken müvekkil her şeyi itiraf ederek ve yer göstererek olayın açığa çıkmasını sağlamıştır. Eğer müvekkil itiraf etmeseydi bunca zaman sadece kayıp bir insandan bahsedilecekti ve bu şekilde de kalacaktı. Olayı itiraf eden yer gösteren vicdani sorumluluk hisseden bir kişinin canavarca hisle ve eziyet çektirerek bir insanı öldürmesi de mümkün değildir. Nitekim dosyada bulunan raporlar ve deliller doğrultusunda da canavarca his ve eziyet çektirmek suretiyle suçun işlenmediğine kanaat getirilmiştir. Müvekkil geçmişinde herhangi bir suça karışmamıştır. Suç işlemeyi kendisine alışkanlık haline getirmiş bir kişi olmadığı gibi suça yatkınlığı da yoktur. Kendisi ve aile yapısı itibari ile de yaşadıkları yerde örnek gösterilen kişidir. Toplumun şunu bilmesini istiyoruz; kameralar önünde oluşturulmaya çalışılan algı ile duruşmalar esnasında ortaya çıkan gerçekler aynı değildir. Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanımız ve Bakanımıza dosyaya müdahale etmesi hususunda çağrıda bulunmak BAĞIMSIZ VE ADİL YARGIYI etkileme, tahakküm altına alma ve sabote etme girişimidir. Türk Mahkemeleri ve Yargı Mensupları tüm otoritelerden bağımsız olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz. Bu konuda tüm kamuoyunu tarafsız bir şekilde olayın esasını öğrenmeye ve devam eden yargı sürecini sabır ve sükunetle beklemeye davet ediyoruz
- Öncelikle belirtmek isteriz ki; Yargı süreci boyunca ve karardan sonra bu zamana kadar açıklama yapmamamızın nedeni devam eden yargı sürecine halel gelmemesi içindir. Ancak görüyoruz ki tarafımızca açıklama yapılmadıkça yalan yanlış haberler ve yönlendirme ile farklı algılar yaratılmaktadır. Bu nedenle işbu açıklamayı yapma zarureti hasıl olmuştur. Pınar GÜLTEKİN dosyası Özgecan ASLAN dosyası ile kıyas edilmemelidir. Yaşanan her olayı ayrı ayrı değerlendirmek zorundayız. Elbette ki biz eylemin neticesini tasvip etmiyoruz. Ancak şu algının değiştirilmesi gerektiği kanaatindeyiz; ölümün dili, dini ve ırkı olmaz. Ölümün kadını ve erkeği de olmaz. Ölüm tüm kimliklerden ari’dir. Bu nedenle kadın veya erkek şeklinde nitelendirmemeliyiz. Bu konuda yargının üzerinde ne kamu ne de basın yönünden bir etki olmaması gerekir ki adalet doğru tecelli edebilsin. Halkımızın doğru bilgilendirilmesi, olayı doğru şekilde bilinmesinde fayda görmekteyiz. Basında ve sosyal medyada olaylar çarptırılmış olup yalan yanlış bilgilerin servis edilmesi sonucu ne yazık ki halkımız tarafından linç kampanyası başlatılmıştır. Olayın esasını bilmeden sadece kulaktan dolma yanlış bilgilerle, yorum ve yanlı açıklamalar ile toplum önünde açıklama yapılmamalıdır. Zira bu yanlış bilgiler halkımızda bilgi kirliliğine ve dosyada ismi geçen kişiler üzerinde baskılara neden olmaktadır. Vekili olduğumuz dosya ile ilgili basına doğru bir bilgiler vermek isteriz 1) Öncelikle Pınar GÜLTEKİN hayatta iken yanarak ölmemiştir. Bu husus 30.10.2020 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu ile sabittir. Yine 17.06.2022 tarihli Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Bilirkişi Kurulu Raporuna göre maktul Pınar GÜLTEKİN’in hayatta iken yangına maruz kalmadığı İLMEN tespit edilmiştir. Tüm bunlara ve dosyada bulunan başkaca delillere dayanılarak Mahkemece Pınar Gültekin’in yakılarak öldürülmediğine, olayda canavarca hisle ve eziyet çektirerek ölüm olayının GERÇEKLEŞMEDİĞİNE kanaat getirilmiştir. Ancak yanlış yönlendirme ile bu husus basın önünde maktulün kesin bir şekilde yanarak öldürüldüğü şeklinde yalan bilgi ile servis edilmiştir. 2) Müvekkil Cemal Metin AVCI’nın maktulün peşini bırakmadığı iddiası da gerçeği yansıtmamaktadır. Tam aksine maktul, Cemal Metin AVCI’nın peşini bırakmamış kendisini maddi ve manevi olarak şantaj ve tehditle sürekli sömürmüştür. Maktulün kardeşi S.G.’in kolluk huzurunda vermiş olduğu beyanında maktul Pınar Gültekin’in Cemal Metin AVCI’yı tehdit ettiğini açıkça beyan etmiştir. Hatta tehdit ve şantajla müvekkilden alınan paralar maktul tarafından maktulün kendi aile bireylerine dahi gönderilmiştir. BU HUSUS DOSYAYA GİREN MAKTULÜN HESAP HAREKETLERİ İLE MAHKEMECE DE TESPİT EDİLMİŞTİR. Yine Maktulün ev arkadaşı olan C.T beyanında müvekkilim Cemal Metin Avcı’nın Maktul Pınar Gültekin tarafından sürekli olarak tehdit ve şantaja maruz bırakıldığı, haksız paralar alındığı mahkeme kayıtlarına şerh edilmiştir. 3) Cemal Metin AVCI, sürekli olarak maktul tarafından tehdide ve şantaja maruz kalmış ve son güne kadar maddi - manevi olarak ciddi bir şekilde sömürülmüştür. Artık sömürülecek ve maktulün menfaat temin edeceği bir şey kalmayınca müvekkilin bilinci kapatılmak suretiyle vücut bütünlüğüne, bedenine halel getirilerek (müvekkilin mahkeme huzurundaki beyanından da anlaşılacağı üzere) ne acıdır ki vekil eden iğfale maruz bırakılmıştır. Buna ilişkin fotoğraflar maktul tarafından sürekli olarak Cemal Metin AVCI’ya karşı tehdit ve şantaj unsuru olarak kullanılmıştır. Maktul elinde olan bu kayıtlar ile daha büyük menfaatler elde etmek için bazı kişilerden akıl almaya çalışmıştır. Henüz maktul kayıp iken bir işletmeci ile kolluk görevlisi arasında 20.07.2020 tarihinde geçen konuşmada “elinde Muğla’daki bir işletmeciye ait görüntülerin var olduğunu, bu görüntüleri yayınlarsam biter bu, para istesem demişti” şeklinde yazışmalar olduğu sabittir. Mahkeme dosyasında mübrez bulunan banka hesap hareketleri ile işbu görüntülere ilişkin yazışmalar, Maktulün kardeşi ve ev arkadaşının beyanları bir arada değerlendirdiğinde maktul, Cemal Metin AVCI’yı tuzağa çekerek kendisinden tehdit ve şantaj ile haksız olarak menfaat elde ettiği açıktır. Bu baskılar altında Cemal Metin AVCI, maktulün istediği paraları her defasında vermek zorunda kalmıştır. Bitmez tükenmez istekler karşısında maddi ve manevi olarak zora düşen Cemal Metin AVCI son olarak maktul ile konuşup elinde bulunan görüntüleri almak istemiş ancak maktulün devam eden haksız tahrikleri karşısında bir anda söz konusu eylem vuku bulmuştur. 4) Ortada cinayete ilişkin herhangi bir bulgu yokken müvekkil her şeyi itiraf ederek ve yer göstererek olayın açığa çıkmasını sağlamıştır. Eğer müvekkil itiraf etmeseydi bunca zaman sadece kayıp bir insandan bahsedilecekti ve bu şekilde de kalacaktı. Olayı itiraf eden yer gösteren vicdani sorumluluk hisseden bir kişinin canavarca hisle ve eziyet çektirerek bir insanı öldürmesi de mümkün değildir. Nitekim dosyada bulunan raporlar ve deliller doğrultusunda da canavarca his ve eziyet çektirmek suretiyle suçun işlenmediğine kanaat getirilmiştir. Müvekkil geçmişinde herhangi bir suça karışmamıştır. Suç işlemeyi kendisine alışkanlık haline getirmiş bir kişi olmadığı gibi suça yatkınlığı da yoktur. Kendisi ve aile yapısı itibari ile de yaşadıkları yerde örnek gösterilen kişidir. Toplumun şunu bilmesini istiyoruz; kameralar önünde oluşturulmaya çalışılan algı ile duruşmalar esnasında ortaya çıkan gerçekler aynı değildir. Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanımız ve Bakanımıza dosyaya müdahale etmesi hususunda çağrıda bulunmak BAĞIMSIZ VE ADİL YARGIYI etkileme, tahakküm altına alma ve sabote etme girişimidir. Türk Mahkemeleri ve Yargı Mensupları tüm otoritelerden bağımsız olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz. Bu konuda tüm kamuoyunu tarafsız bir şekilde olayın esasını öğrenmeye ve devam eden yargı sürecini sabır ve sükunetle beklemeye davet ediyoruz
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Pınar Gültekin cinayeti hayat hikâyesinde anıyor Ağır ceza mahkemesi
“20 Haziran 2022'de Muğla 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 13'üncü duruşmada, cinayet sırasında yardım ettiği iddiasıyla hakkında müebbet hapis cezası istenen Cemal Metin Avcı...”
-
Pınar Gültekin cinayeti hayat hikâyesinde anıyor Bölge adliye mahkemesi
“İtirazı değerlendiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4.”
-
Pınar Gültekin cinayeti hayat hikâyesinde anıyor Cem Adrian
“• Demet Akalın, Tarkan, Hadise, Gökhan Özoğuz, Sıla, Ece Seçkin, Kerem Bürsin, Hakan Hatipoğlu, Norm Ender ve Cem Adrian gibi birçok sanatçı Twitter paylaşımlarında bulundu.”
-
Pınar Gültekin cinayeti hayat hikâyesinde anıyor Demet Akalın
“• Demet Akalın, Tarkan, Hadise, Gökhan Özoğuz, Sıla, Ece Seçkin, Kerem Bürsin, Hakan Hatipoğlu, Norm Ender ve Cem Adrian gibi birçok sanatçı Twitter paylaşımlarında bulundu.”
-
Pınar Gültekin cinayeti hayat hikâyesinde anıyor Ece Seçkin
“• Demet Akalın, Tarkan, Hadise, Gökhan Özoğuz, Sıla, Ece Seçkin, Kerem Bürsin, Hakan Hatipoğlu, Norm Ender ve Cem Adrian gibi birçok sanatçı Twitter paylaşımlarında bulundu.”
-
Pınar Gültekin cinayeti hayat hikâyesinde anıyor Ekrem İmamoğlu
“• İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Aydın Büyükşehir Belediye Başk...”
-
Pınar Gültekin cinayeti hayat hikâyesinde anıyor Gazete Duvar
“Gazete Duvar'ın haberine göre en az 15 kadın gözaltına alındı.”
-
Pınar Gültekin cinayeti hayat hikâyesinde anıyor Gökhan Özoğuz
“• Demet Akalın, Tarkan, Hadise, Gökhan Özoğuz, Sıla, Ece Seçkin, Kerem Bürsin, Hakan Hatipoğlu, Norm Ender ve Cem Adrian gibi birçok sanatçı Twitter paylaşımlarında bulundu.”
Kaynaklar
-
K·01Ansiklopedi maddesiansiklopedi maddesiVikipedi - Pınar Gültekin cinayetitr.wikipedia.org · erişim 03.10.2026
NotAçık kaynak ansiklopedi maddesi.
Kaynağa git ↗ -
K·02Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıÖldürenin iddiasına göre kendisi tarafından elle boğulma.erişim 03.10.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi’deki “Pınar Gültekin cinayeti” maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Kaynak yeniden tarandı
Profil bilgileri kaynak maddeyle yeniden karşılaştırıldı.
-
Profil oluşturuldu
2 kaynak ve 4 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.