Kısaca kimdir?
3 Mart 2009 tarihinde, 17 yaşındaki Münevver Karabulut (d. 7 Mart 1991 - 3 Mart 2009), kendisiyle aynı yaştaki sevgilisi Cem Garipoğlu (d. 29 Ekim 1991 - 10 Ekim 2014) tarafından öldürüldü. Garipoğlu ailesine ait Bahçeşehir, Başakşehir'deki bir villada, aldığı 29 bıçak yarası ve kafasının testereyle gövdesinden ayrılması suretiyle öldürülen Karabulut, Etiler, Beşiktaş'ta bir çöp konteynerine atıldı. Karabulut, lise son sınıfta okuyordu ve dershaneye gidiyordu; Garipoğlu ise lise üçüncü sınıf öğrencisiydi. Ailesinin sağladığı imkanlarla 197 gün boyunca saklanan Garipoğlu, 17 Eylül 2009'da teslim edildi. 18 Kasım 2011'de 24 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve 10 Ekim 2014 tarihinde kaldığı koğuşta ölü bulundu. Yapılan incelemelerde intihar ettiği tespit edildi.
Cinayetin işleniş şekli, otopsi raporu, katilin profili, saklanması ve intihar etmesi sebebiyle cinayet, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı ve bir dönüm noktası oldu. Devlet kurumlarında yaşanan skandallar tepkiyle karşılandı ve Karabulut cinayeti, Türkiye'de kadın cinayetlerine dair sıklıkla verilen örneklerden biri haline geldi. Cinayetin sebebi ise hiçbir zaman ortaya çıkarılamadı.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Arka plan
Münevver Karabulut, Mengen, Bolu kökenli bir ailenin ilk çocuğu olarak, 7 Mart 1991 tarihinde İstanbul'da doğdu. Babası Süreyya bir aşçı, annesi Nagehan ise ev hanımıydı. Kendisinden bir yaş küçük olan Enver adında bir erkek kardeşi vardı. Orta halli bir ailenin kızı olan Karabulut, Beşiktaş Bingül Erdem Anadolu Lisesi son sınıf öğrencisiydi. Yakınları tarafından arkadaş canlısı olarak görülürdü ve okulda başarılı biriydi. Üniversite sınavında yardımcı olması için dershaneye gidiyordu. Cinayetten yaklaşık bir yıl önce Cem Garipoğlu ile Bebek Starbucks'ta tanıştılar ve arkadaşlıkları başladı.
Cem Garipoğlu, Adanalı zengin bir ailenin ikinci çocuğu olarak, 29 Ekim 1991 tarihinde doğdu. Babası Mehmet Nida bir iş adamı, annesi Tülay Makbule ise ev hanımıydı. Ünlü bir iş adamı olan amcası Hayyam Garipoğlu, Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş Sümerbank'ı satın almış ve ardından malvarlığına TMSF tarafından el konmuştu. Bu olaylar neticesinde hapse giren babası Mehmet Nida Garipoğlu, çocuk yaştaki Cem'i yurtdışına eğitim almaya gönderdi. Birçok ülkede kısa süreliğine ikamet eden Garipoğlu birkaç dil öğrendi. Yaklaşık 16 yaşındayken Türkiye'ye döndü, ilk olarak Bahçeşehir Yıldızlar Koleji'ne ardından da Bebek Yeni Yıldız Koleji'ne geçti. Yakınları ve kendisi, ailesinden pek ilgi ve sevgi görmediğini, bir kez yurtdışından eve geldiğinde bir kız kardeşi olduğunu öğrendiğini, kendisine doğumdan haber verilmediğini ifade etti. Ayrıca sessiz sakin biri olarak tanımlanan Garipoğlu için cinayetin ardından okul arkadaşları "portakal bile kesemez" dedi.
Cinayetten yaklaşık bir yıl kadar önce arkadaşlıkları başlayan ikili aylar sonra sevgili oldu. Garipoğlu, sevgilisi olmadan kısa bir süre önce, anlık mesajlaşma programı olan MSN üzerinden yapmış oldukları konuşmaları "Zeytinburnu Sürtüğü" adlı bir klasörde saklamaya başladı. Bunu yapmayı cinayet gününe kadar sürdürdü. Garipoğlu cinayetten kısa bir süre önce MSN üzerinden Karabulut'a, "tüm gün beraberiz o zaman müthiş planlar içindeyim... tarihin en büyüklerinden" şeklinde bir mesaj yazdı. Bu konuşma dava dosyasına da girdi ve cinayetin planlı olduğuna dair şüphe uyandırdı. Aylar boyu, okuldan kalan zamanlarında beraber vakit geçirdiler, öyle ki bu buluşmalara bazen Karabulut'un kardeşi bile dahil oldu. Tıpkı birçok öğretmeni gibi, Karabulut'un İngilizce öğretmeni de bu ilişkiden haberdardı ve onlarla yakın temas kurdu; öyle ki Garipoğlu, Karabulut'un cesedini çöpe atıp eve geldikten sonra MSN üzerinden kendisiyle iletişime geçmeye çalıştı.
02.2Cinayetin işlenmesi
3 Mart 2009 tarihinde, saat 12:47'de Garipoğlu, Bahçeşehir'deki Şelale Evleri sitesindeki 73 numaralı villasının önünden bindiği bir taksiyle yakınlarda yer alan bir nalbura gitti, ağaç kesme işinde kullanılan ve pala diye tabir edilen bir testere satın aldı. Aynı taksiyle saat 13:10'da eve döndü, testereyi bıraktı ve Beşiktaş Bingül Erdem Anadolu Lisesi'ne, Karabulut'u almaya gitti. Saat 15:21'de birlikte eve varan ikili, normalden farklı olarak, evin arka kapısını kullanarak içeri girdi. Saat 19:26'da Garipoğlu'nun, bir elinde gitar çantası, diğer elinde sürüklediği bir bavulla evden ayrıldığı görüldü. Gitar çantasının içinde Karabulut'un kafası ve bavulda bedeni yer almaktaydı. Tüm bu hareketler evinin önündeki ve nalburun bulunduğu iş hanındaki kameralara (iş hanındaki görüntüler kesin değildir) yansıdı. Korsan bir taksi çağırdı ve Bahçeşehir'den Etiler, Beşiktaş'a gitti, dedesinin yaşadığı evin önündeki çöp konteynerine çantayı ve bavulu attı.
02.3Cesedin bulunması
3 Mart 2009 tarihinde, akşam saatlerinde, bir kağıt toplayıcısı, Etiler, Beşiktaş'ta, Dilek Yıldızı Sokak'taki bir çöp konteynerinde, kafası gövdesinden ayrılmış bir kızın cesedini buldu. Olay yerine gelen polisler, cesedin üzerinden çıkan kimliklerden onun Münevver Karabulut adında 17 yaşındaki lise öğrencisi olduğunu öğrendi. Karabulut ailesinin evine giden polisler, Karabulut'un sevgilisinin kim olduğunu öğrendi ve onu tanıyan ve evinin yerini bilen erkek kardeşiyle beraber Garipoğlu ailesinin Bahçeşehir, Başakşehir'deki villasına gitti. Jandarma eşliğinde villaya gitmiş olan ekipler, oraya varmadan ters istikamette giden bir araca yol verdi. Bu araçta baba Mehmet Nida ile Cem Garipoğlu vardı ve Cem'in, 197 gün sürecek olan kaçak hayatı böylece başlamış oldu.
02.4Otopsi raporu
22 Mayıs 2009 tarihinde Karabulut'un cesedi üzerinde yapılan otopsi raporu yayımlandı. Rapora göre Karabulut'un vücudu üzerinde, 13'ü kafasında olmak üzere 29 adet kesik ve katiline ait DNA örnekleri tespit edildi. Kafası, o henüz hayattayken gövdesinden ayrılmıştı. Üzerinde ise sperm örnekleri tespit edildi. Bu iki bulgu kamuoyunda çok dikkat çekmiş ve özellikle kafanın kesilmesi cinayetin tanınmasında etkili hale gelmiş ve kimi vakitler bu olay için "kesik baş cinayeti" denmesine sebep olmuştur. Daha sonraki tahlillerde, sperm örneklerinin Garipoğlu ailesinin herhangi bir erkek bireyine ait olmadığı, cinayetin işlendiği gün intihar eden bir şahsa ait olduğu tespit edildi. Otopsiye ilkokul mezunu bir teknisyenin girdiği ve işlem sırasında kontaminasyon yoluyla örneklerin cesede bulaştığı anlaşıldı. Bunun üzerine Adli Tıp Kurumu yoğun tepkilere maruz kaldı, olay skandal olarak nitelendirildi ve baba Süreyya Karabulut, "Garipoğlu kızımı katletti, Adli Tıp Kurumu kızımı lekeledi" dedi. Bu olay, Kurum'da kimi değişikliklerin yapılmasını gerekli kıldı.
Karabulut'un boynunun altında V şeklinde 2 kesik bulunması, diğer kesiklerin analizi, sırtında toprak bulunması; uzman görüşlerine göre sadist bir ayinde işkence edilerek öldürüldüğü öne sürüldü. Davanın avukatlarından Rezan Epözdemir, Fatih Altaylı ile yaptığı programda cinayetin bir Yahudi ayini olduğunu iddia ettiği Mayasız Ayini belirtilerini taşıdığını ve bunun mahkeme kayıtlarına da geçtiğini söyledi. İddiaya göre bu ayinde aile içinde 18 yaşına gelen erkek, rüştünü ispatlaması için genç bakire bir kızı öldürüp rüştünü ispatlar.
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Münevver Karabulut cinayeti hayat hikâyesinde anıyor Fatih Al
“Davanın avukatlarından Rezan Epözdemir, Fatih Altaylı ile yaptığı programda cinayetin bir Yahudi ayini olduğunu iddia ettiği Mayasız Ayini belirtilerini taşıdığını ve bunun mahkeme...”
-
Münevver Karabulut cinayeti hayat hikâyesinde anıyor Fatih Altaylı
“Davanın avukatlarından Rezan Epözdemir, Fatih Altaylı ile yaptığı programda cinayetin bir Yahudi ayini olduğunu iddia ettiği Mayasız Ayini belirtilerini taşıdığını ve bunun mahkeme...”
-
Münevver Karabulut cinayeti hayat hikâyesinde anıyor Hayyam Garipoğlu
“Ünlü bir iş adamı olan amcası Hayyam Garipoğlu, Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş Sümerbank'ı satın almış ve ardından malvarlığına TMSF tarafından el konmuştu.”
-
Münevver Karabulut cinayeti hayat hikâyesinde anıyor Mustafa Kemal Atatürk
“Ünlü bir iş adamı olan amcası Hayyam Garipoğlu, Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş Sümerbank'ı satın almış ve ardından malvarlığına TMSF tarafından el konmuştu.”
-
Münevver Karabulut cinayeti hayat hikâyesinde anıyor Rezan Epözdemir
“Davanın avukatlarından Rezan Epözdemir, Fatih Altaylı ile yaptığı programda cinayetin bir Yahudi ayini olduğunu iddia ettiği Mayasız Ayini belirtilerini taşıdığını ve bunun mahkeme...”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.