Kısaca kimdir?
Mülâzım-ı sânî, Osmanlı ordusunda mülâzım-ı evvel (teğmen) ile takımbaşı veya başçavuş rütbeleri arasında konumlanan, subay sınıfının en alt basamağıdır. 19. yüzyıldan itibaren Osmanlı ordusunun modernizasyonu ile birlikte rütbe işaretleri ve görev tanımları standardize edilmiştir. Özellikle 1856'dan 1935'e kadar olan süreçte, piyade, süvari ve deniz kuvvetleri gibi farklı sınıflarda kendine has rütbe işaretleri ile kullanılmıştır.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat çizgisi
Günü bilinmeyen olaylar bir tarihe zorlanmaz; yalnızca kaynaktaki yıl yazılır.
-
1856
Rütbe Standardizasyonu
Osmanlı ordusunda rütbe işaretlerinin ve hiyerarşisinin modernizasyon süreci hız kazandı.
İlk üretimler kaynak eşleşmedi -
1909
II. Meşrutiyet Dönemi Düzenlemeleri
Osmanlı askerî rütbe sisteminde kapsamlı güncellemeler yapıldı.
Önemli eserler kaynak eşleşmedi -
1934
Lâkap ve Unvanların Kaldırılması
2590 sayılı kanun ile eski rütbe sisteminin kaldırılmasına yönelik yasal süreç başlatıldı.
Önemli eserler kaynak eşleşmedi -
1935
Asteğmenliğe Geçiş
9 Nisan 1935 tarihli kararname ile mülâzım-ı sânî rütbesi resmen asteğmen olarak değiştirildi.
Miras kaynak eşleşmedi
Hayat hikâyesi
03.1Cumhuriyet Dönemi ve Rütbenin Kaldırılması
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasının ardından askerî yapıda köklü reformlar gerçekleştirilmiştir. 26 Kasım 1934 tarihli 2590 sayılı Lâkap ve Unvanların Kaldırılması Hakkındaki Kanun, eski rütbe sisteminin tasfiyesinde temel dayanak olmuştur. 9 Nisan 1935 tarihli 2295 sayılı Kararname ile mülâzım-ı sânî rütbesinin karşılığı asteğmen olarak belirlenmiş ve bu tarihten itibaren rütbe, yerini modern Türk Silahlı Kuvvetleri terminolojisine bırakmıştır.
03.2Kültürel Miras ve Etkisi
Mülâzım-ı sânî rütbesi, günümüzde sadece tarihsel bir terim olarak değil, aynı zamanda Osmanlı askerî kültürünün bir parçası olarak varlığını korumaktadır. Arap ülkelerinin bir kısmında benzer isimlerle (mülâzım sani) kullanılmaya devam eden bu rütbe, Türk edebiyatında ve tarihsel anlatılarda, özellikle Çanakkale Savaşı, Kurtuluş Savaşı ve Osmanlı'nın son dönemlerini konu alan eserlerde sıkça karşımıza çıkan bir askerî unvandır.
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Mülâzım-ı sânî hayat hikâyesinde anıyor Çanakkale Savaşı
“Arap ülkelerinin bir kısmında benzer isimlerle (mülâzım sani) kullanılmaya devam eden bu rütbe, Türk edebiyatında ve tarihsel anlatılarda, özellikle Çanakkale Savaşı, Kurtuluş Sava...”
-
Mülâzım-ı sânî hayat hikâyesinde anıyor Lâkap ve Unvanların Kaldırılması Hakkındaki Kanun
“26 Kasım 1934 tarihli 2590 sayılı Lâkap ve Unvanların Kaldırılması Hakkındaki Kanun, eski rütbe sisteminin tasfiyesinde temel dayanak olmuştur.”
-
Mülâzım-ı sânî hayat hikâyesinde anıyor Mülâzım-ı evvel
“Mülâzım-ı sânî, Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında kullanılan, hiyerarşik olarak mülâzım-ı evvelin altında yer alan ilk subay rütbesidir...”
-
Mülâzım-ı sânî hayat hikâyesinde anıyor Türk Silahlı Kuvvetleri
“Günümüz Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki asteğmen rütbesine tekabül etmektedir.”
-
Mülâzım-ı sânî kendi hikâyesinde anılıyor Ömer Seyfettin
“Askerlik yaşamına Kuşadası Piyade Taburu'nda mülâzım-ı sânî rütbesinde başladı.”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 4 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.