biyograftam
Giriş
  1. Keşfet
  2. Edebiyat
  3. Ömer Seyfettin
Şair, öğretmen, yazar, türkolog, asker ve veteriner hekim · 1884–1920

Ömer Seyfettin

Ömer Seyfettin (11 Mart 1884, Gönen - 6 Mart 1920, Üsküdar), Türk yazar, şair, asker, veteriner hekim ve öğretmendir. Türk edebiyatının önde gelen hikâye yazarlarındandır. Türk kısa hikâyeciliğinin kurucu ismi, ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularınd...

Hayat şeridi Bir döneme dokun, çizelge süzülsün
Kayıt yok1914–1920
188419001920
Eğitim Önemli eserler Eğitim İlk üretimler Önemli eserler Eğitim Önemli eserler İlk üretimler Önemli eserler
01

Kısaca kimdir?

Altı çizili metnin yanındaki mühre dokun: bu bilginin hangi kaynağa dayandığını gör.

Ömer Seyfettin (11 Mart 1884, Gönen - 6 Mart 1920, Üsküdar), Türk yazar, şair, asker, veteriner hekim ve öğretmendir. Türk edebiyatının önde gelen hikâye yazarlarındandır. Türk kısa hikâyeciliğinin kurucu ismi, ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularından olup, Türkçede yalınlaşmanın savunucuları arasındadır.

02

Hayat çizgisi

Günü bilinmeyen olaylar bir tarihe zorlanmaz; yalnızca kaynaktaki yıl yazılır.

  1. 1884

    Doğum ve Erken Yıllar

    1884 yılında dünyaya geldi.

    Eğitim tek kaynak
  2. 1890

    Ancak bu iddia, söz konusu görselin 1890 yılında Mekteb-i Tıbbiye'de (Tıphane-i Amire) çekilmiş bir kadavra görüntüsüne ait olduğu anlaşıldığından yalanlanmıştır.

    Önemli eserler tek kaynak
  3. 1893

    Ömer Seyfettin, önce İstanbul'un Aksaray bölgesinde bulunan özel Türk okullarından Mekteb-i Osmani'ye, 1893 ders yılı başında Askerî Baytar Rüştiyesi'nin subay çocukları için açılmış özel sınıfına kaydedildi.

    Eğitim tek kaynak
  4. 1896

    Bu okulu 1896'da tamamlayarak Kuleli Askeri İdadisi'ne yazıldı.

    Eğitim tek kaynak
  5. 1900

    1900'de idadîyi bitirerek İstanbul'a döndü ve Mekteb-i Harbiye-i Şahâne'ye başladı.

    İlk üretimler tek kaynak
  6. 1902

    Tenezzüh adlı ilk hikâyesi bu dönemde, 13 Nisan 1902 tarihinde Sabah dergisinde yayımlandı.

    İlk üretimler tek kaynak
  7. 1904

    Başkaldırının bastırılmasının ardından, bağlı bulunduğu tabur 6 Eylül 1904'te Kuşadası'na döndü.

    Önemli eserler tek kaynak
  8. 1906

    1906'da İzmir Jandarma Okulu'na öğretmen olarak atandı.

    Eğitim tek kaynak
  9. 1907

    1907 Temmuz'u başlarında, İzmir'de konuşlu Aydın Vilâyeti Jandarma Alay Mektebi'nin kuruluşunda İtalyan subayı Miralay Tomas'a yardım etmek üzere bu okulun kavâid-i dîniyye (inanç yasası) hocalığına tayin edildi.

    Eğitim tek kaynak
  10. 1909

    1909 yılında bir ara Köprülü'de Askeri Rüşdiye Mektebi'nde beden eğitimi öğretmenliği görevinde bulunduysa da iki yıl süreyle Balkanlar'daki Velmefçe, Pirlepe, Osenova, Pirbeliçe, Serez, İştip, Babina, Demirhisar, Cum'a-i Bâlâ, Razlık gibi sınır yerleşim yerlerinde çete takibiyle uğraştı.

    Eğitim tek kaynak
  11. 1910

    Ardından 1910 yılında Ziya Gökalp'in de istek ve yoğun önerisi ile İttihat-Terakki'nin de tazminatını ödemesiyle, askerlik görevinden ayrıldı.

    Önemli eserler tek kaynak
  12. 1911

    Rumeli'nin tek Türk bilim ve edebiyat dergisi olarak Selanik'te çıkarılan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi, Akil Koyuncu'nun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemler'e çevrildikten sonra 11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan isimli ilk başyazısı, imzasız olarak yayımlandı.

    İlk üretimler tek kaynak
  13. 1912

    Yeniden orduya çağrılan yazar, üsteğmen rütbesiyle 14 Eylül 1912 günü Garp Ordusu'nda 39.

    Önemli eserler tek kaynak
  14. 1913

    20 Ocak 1913'te Kanlıtepe'de Yunanlar'a esir düştü.

    Önemli eserler tek kaynak
03

Hayat hikâyesi

01Yaşamı

11 Mart 1884 tarihinde babasının görevi dolayısıyla bulunduğu Balıkesir ili Gönen ilçesinde doğdu. Binbaşı rütbesine dek yükselen Ömer Şevki Bey'le, İsfendiyaroğulları'ndan Ankaralı topçu kaymakamı Mehmed Bey'in kızı olan Fatma Hanım'ın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan biridir. Öğrenimine Gönen'de bir mahalle okulunda başladı. Ömer Şevki Bey'in atanması dolayısıyla Gönen'den ayrılan aile, İnebolu ve Ayancık'tan sonra İstanbul'a gelerek, dedesinin Kocamustafapaşa'daki konağına yerleşti.

Ömer Seyfettin, önce İstanbul'un Aksaray bölgesinde bulunan özel Türk okullarından Mekteb-i Osmani'ye, 1893 ders yılı başında Askerî Baytar Rüştiyesi'nin subay çocukları için açılmış özel sınıfına kaydedildi. Bu okulu 1896'da tamamlayarak Kuleli Askeri İdadisi'ne yazıldı. Daha sonra Edirne Askeri İdadisi'ne nakil olarak eğitimine, arkadaşı Enis Avni ile birlikte burada devam etti. İlk edebi çalışmaları olan şiirlerini Edirne'deki öğrenciliği sırasında yazdı.

1900'de idadîyi bitirerek İstanbul'a döndü ve Mekteb-i Harbiye-i Şahâne'ye başladı. İstanbul'da Mecmua-i Edebiye dergisinde yayımlanan "Hiss-i Müncemid" adlı şiiriyle yayın dünyasına girdi. Tenezzüh adlı ilk hikâyesi bu dönemde, 13 Nisan 1902 tarihinde Sabah dergisinde yayımlandı. 9 Ağustos 1903 tarihinde Makedonya'da çıkan karışıklık üzerine Mekteb-i Harbiye'de iken, 2 Ağustos 1903'te Makedonya'da baş gösteren başkaldırı hareketlerinden dolayı onun bulunduğu son sınıf, o bölgede görevlendirilmek üzere "sınıf-ı müstacele" (ivedi mezuniyet) denilen bir hakla okulundan sınavsız şekilde, 19 yaşında mezun oldu. Askerlik yaşamına Kuşadası Piyade Taburu'nda mülâzım-ı sânî rütbesinde başladı. Ancak İzmir'e varmadan taburunun gönderildiği Selânik'te ve Manastır'a bağlı Pirlepe'de görev yaptı. Buradaki başarılardan dolayı iki liyakat madalyasıyla ödüllendirildi. Başkaldırının bastırılmasının ardından, bağlı bulunduğu tabur 6 Eylül 1904'te Kuşadası'na döndü. 1907 Temmuz'u başlarında, İzmir'de konuşlu Aydın Vilâyeti Jandarma Alay Mektebi'nin kuruluşunda İtalyan subayı Miralay Tomas'a yardım etmek üzere bu okulun kavâid-i dîniyye (inanç yasası) hocalığına tayin edildi. 1909 yılında bir ara Köprülü'de Askeri Rüşdiye Mektebi'nde beden eğitimi öğretmenliği görevinde bulunduysa da iki yıl süreyle Balkanlar'daki Velmefçe, Pirlepe, Osenova, Pirbeliçe, Serez, İştip, Babina, Demirhisar, Cum'a-i Bâlâ, Razlık gibi sınır yerleşim yerlerinde çete takibiyle uğraştı. Serez mutasarrıflığı Menlik kazası Razlık kasabası yakınlarında bulunan Yakorit köyünde bölük komutanlığı yaptı.

02İzmir yaşamı

Ömer Seyfettin, mezuniyetten sonra piyade asteğmeni rütbesiyle, merkezi Selanik'te bulunan Üçüncü Ordu'nun İzmir Redif Tümeni'ne bağlı Kuşadası Redif Taburu'na tayin edildi. İzmir'de bulunduğu sırada, Makedonya'da başlayan başkaldırıyı bastırmak üzere Selanik'e ve Manastır'a gönderildi, bu bölgede görev yaptı. Buradaki görevinde gösterdiği başarılardan dolayı Altın ve Gümüş olmak üzere iki Liyakat Madalyası ile ödüllendirildi. 1906'da İzmir Jandarma Okulu'na öğretmen olarak atandı. Bu vesileyle İzmir'deki fikrî ve edebî faaliyetleri ve bunlar içerisinde yer alan gençleri tanıma fırsatı buldu. Nitekim batı kültürünü tanıyan Baha Tevfik'ten Fransızca bilgisini artırmak için teşvik gördü; Necip Türkçü'den ise yalın Türkçe ve ulusal bir dille yapılan millî edebiyat konusunda fikirler edindi.

03Selanik ve Genç Kalemler dergisi

Ocak 1909'da Selanik'te konuşlu Üçüncü Ordu'da görevlendirildi. İttihat ve Terakki Cemiyeti'yle olan bağlantısı da bu yıllardan itibaren başlamıştır. Manastır, Pirlepe, Köprülü, Cumâ-yı Bâlâ kasaba ve köylerinde görev yaptı. Razlık (günümüzde Bulgaristan'da bulunan bir şehir) kasabasının Yakorit köyünde bölük komutanlığı yaptı. Balkan çetecilerinin Türk düşmanlığını dile getirdiği Bomba, Beyaz Lâle, Tuhaf Bir Zulüm adlı öyküleri, bu görevleri sırasında edindiği izlenimler sonucu yazdı. Yazıları ve öyküleri, İstanbul'da ve Selanik'te çıkan çeşitli dergilerde takma adlarla yayımlandı. Ali Canip'e yazdığı meşhur mektubu da bu sırada Yakorit'te yayımlanmıştır. Ömer Seyfettin'in dil konusunda görüşlerini özetleyen bu mektup, Yeni Lisan hareketinin başlamasına vesile olmuştur. 31 Mart Olayı'nın bastırılmasında görevli olan Selanik konuşlu Hareket Ordusu'nda bulunan komutanlardan birisiydi. Ancak İstanbul'un siyasi-ideolojik havası ve asker-siyaset ilişkisine tanık olması, askerlikten soğumasına neden oldu.

Ardından 1910 yılında Ziya Gökalp'in de istek ve yoğun önerisi ile İttihat-Terakki'nin de tazminatını ödemesiyle, askerlik görevinden ayrıldı. Hayatını yazar ve öğretmen olarak sürdürmek üzere Selanik'e yerleşti. Rumeli'nin tek Türk bilim ve edebiyat dergisi olarak Selanik'te çıkarılan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi, Akil Koyuncu'nun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemler'e çevrildikten sonra 11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan isimli ilk başyazısı, imzasız olarak yayımlandı.

04Balkan Savaşı ve esaret

Genç Kalemler yazı kurulunu oluşturanlar, Balkan Savaşı'nın başlaması üzerine dağılmak zorunda kaldı. Ömer Seyfettin'in sivil yaşamı bir yıl kadar sürmüştü. Yeniden orduya çağrılan yazar, üsteğmen rütbesiyle 14 Eylül 1912 günü Garp Ordusu'nda 39. Alay'ın 3. Tabur'una katıldı. Komanova'da Sırplar'a, Yanya'da Yunanlar'a karşı savaştı. 20 Ocak 1913'te Kanlıtepe'de Yunanlar'a esir düştü. Atina yakınlarındaki Nafliyon kasabasında on ay kadar süren tutsaklık yaşamının 28 Kasım 1913'te sonlanmasının ardından 17 Aralık 1913 günü İstanbul'a döndü.

Tutsaklık süresince gerek okuyarak, gerekse yazarak; yazarlık yaşamı için önemli olacak deneyimler kazandı. Mehdi, Hürriyet Bayrakları gibi öykülerini de bu dönemde yazdı. Öyküleri; Türk Yurdu'nda yayımlandı.

05İstanbul ve Türk Sözü dergisi

Ömer Seyfettin, 28 Kasım 1913'te tutsaklığı bitince İstanbul'a döndü. Bu sıralarda annesi ölmüş, babası ise yeniden evlenerek İstanbul'dan ayrılmıştı. Kendisini çok yalnız hisseden Ömer Seyfeddin, 23 Şubat 1914'te askerlikten ikinci defa istifa etti. Dârülmuallimîn'de (öğretmen okulu) kıraat (okuma), Kabataş Sultânîsi'nde edebiyat öğretmenliği görevlerini üstlendi. Türk Sözü dergisinin başyazarlığına getirildi ve burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazdı. Aynı yıl İstanbul Dârülfünunu'nda kurulan Tedkikat-ı Lisâniyye Encümeni (Dil Araştırma Kurulu) üyeliğine seçildi. 1915'te Harbiye Nezâreti'nin kültür ve sanat adamları için Çanakkale cephesine düzenlediği geziye katıldı.

1915'te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Bey'in kızı Calibe Hanım'la evlendi. Bu evlilik Fahire Güner isimli bir kız çocuğuna rağmen, 3 Eylül 1918'de sonlandı ve Ömer Seyfettin yeniden yalnızlığa döndü. Gerek bozulan evliliği, gerekse I. Dünya Savaşı yenilgisini görmesi onu etkiledi. Anadolu'da uzun seyahatlere çıkarak bu olumsuz havadan kurtulmaya ve her hafta en az bir öykü yazmaya çalıştı.

06Son yılları

Siyasi ve özel yaşamındaki olumsuzluklar, esasen bozulmuş olan sağlığını iyice kötüleştirdi. Manastır yıllarında kumandanı olan Câvid Paşa'nın Kalamış koyundaki yalısını kiraladı. “Münferit Yalı” adını verdiği bu evde tek başına yaşadı. 1917'den öldüğü gün 6 Mart 1920'ye değin geçen sürede, birçok olumsuz duruma rağmen verimli bir öykücülük döneminin içinde olmuştur. Bu dönemde on kitap dolduran yazar, 125 de öykü yazdı. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken ve Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı. Bir yandan da öğretmenlik görevini sürdürdü.

07Ölümü

23 Şubat 1920'de hastalığı ağırlaşan Ömer Seyfettin, Üsküdar'daki Haydarpaşa Numune Hastanesi'ne kaldırıldı. 6 Mart 1920'de 35 yaşında hayatını kaybetti. Önceden teşhis edilememiş olmakla beraber, yapılan otopsi sonucunda hastalığının diyabet olduğu belirlendi. Hastanede kimsenin ziyaret etmemesi ve cenazesine sahip çıkılmaması nedeniyle kimsesiz olduğu düşünülen Ömer Seyfettin'in naaşı, tıp fakültesi öğrencilerinin dersinde kadavra olarak kullanıldı. Naaşının kadavra olarak kullanıldığı fotoğraf bir gazetedeki tıp haberinde yayımlanınca Ömer Seyfettin'i tanıyanlar hastaneye gitti ancak Seyfettin'in başının gövdesinden ayrıldığı anlaşıldı. Ancak bu iddia, söz konusu görselin 1890 yılında Mekteb-i Tıbbiye'de (Tıphane-i Amire) çekilmiş bir kadavra görüntüsüne ait olduğu anlaşıldığından yalanlanmıştır. Ayrıca Ali Canip Yöntem ve Halit Fahri Ozansoy, Ömer Seyfettin'i öldüğü gün dahi ziyaret ettiklerini aktarmaktadır. Naaşı önce Kadıköy Kuşdili Mahmutbaba Mezarlığı'na defnedildi. Daha sonra buradan yol geçeceği veya bölgeye araba garajı yapılacağı gerekçesiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla mezarı, 23 Ağustos 1939'da Zincirlikuyu Mezarlığı'na nakledildi.

08Ölümünden sonra

En yakın arkadaşı Ali Canip Yöntem, onun hayatını ve mizacını anlatan, en kuvvetli hikâyelerini içeren Ömer Seyfettin ve Hayatı adlı bir kitap yazdı ve bu kitap 1935 yılında yayımlandı. Kısa bir süre sonra da bütün hikâyeleri bir kitap serisi halinde basıldı. Bu hikâyeler günümüzde de okunmaktadır.

09Evliliği

Ömer Seyfettin, 1915 yılında Dr. Besim Ethem Bey'in kızı Calibe Hanım'la evlendi. Bu evlilik Eylül 1918'de bitmiştir. Bu evlilikten 20 Aralık 1916 tarihinde Hatice Fahire isimli kızı doğmuştur. Hatice Fahire Günel Elgen, 1 Aralık 2007'de İstanbul'da ölmüştür.

10Etkisi

Ömer Seyfettin'in hikâyelerinde kullandığı çocuk teması, eğitsel bakış açısı ve modern Türk hikâyeciliğine etkisi, Türkçe öğretimine katkıları akademik çalışmalara konu olmuştur.

11Evrim kuramına bakış açısı

1839'da Tanzimat Fermanı ile başlayan Türk modernleşmesi Jön Türkler'in genellikle Fransız ağırlıklı entelektüel kaynaklardan beslenmesi ve İttihat Terakki kadrosunun düsturu haline gelen 19. yüzyıl pozitivizmi ile güçlü bir “bilimci” damara sahip olanların bir hareketi olagelmiştir. Ömer Seyfettin de bu gelenekten gelen, ancak kuşağının, yüzünü batıya çeviren yüzeysel ve kaba çoğunluğundan farklı kişiliklerinden biridir. 19. yüzyıl Türk modernleşmesi entelijansiyası, kabalaştırılmış biçimiyle Darwin ve evrimden de haberdardır. Bu kaba Darwinizm, modernleşme aktörlerinin devindirici motifleri arasında önemli bir yere de sahiptir.

Bu dönemde, kuşağını etkileyen felsefi, edebi, siyasi ve bilimsel kuramların farkında olan yazar, Darwin'i ve dönemindeki evrim anlayışını içinde barındıran iki öykü ile karşımıza çıkmaktadır. (4). Bunlar, Gizli Mâbet kitabında yer alan "Kesik Bıyık" ve "Pireler" adlı öyküleridir.

Seyfettin'in, "Kesik Bıyık" adlı öyküsünden bir kesit şu şekildedir;

“Darwin denilen herifin sözüne inanmalı. Evet, insanlar mutlaka maymundan türemişler! Çünkü işte neyi görsek hemen taklit ediyoruz; oturmayı, kalkmayı, içmeyi, yürümeyi, durmayı, hâsılı hâsılı her şeyi…”

Seyfettin'in, Gizli Mâbet kitabındaki bir diğer öyküsü olan ve özellikle Darwin sonrası maddi dünya algısını bir şekilde içeren akılcı Batı tıbbı karşısında eski usul hekimliğin yerildiği, "Pireler" adlı öyküsünden bir kesit şu şekildedir;

“Siz istersiniz muska…siz istersiniz üfürük…Siz istersiniz ilâç! Halbuki hastalıkların evvelâ sebeplerini bulmak lazım! Bu sebep bulununca şifâ bulundu demektir! Senin köpek hasta, niçin?…Allah dünyada hiçbir hayvanı, hiçbir âzâyı vazifesiz yaratmadı. En fena hayvanların, en muzır mikropların bile vazifeleri vardır. Dört ayaklı hayvanlar çok tembeldirler. Allah bunların üzerine pireleri koydu. Niçin? Uyandıkları zaman rahatsız olup tekrar uyumamaları için…Bu pirelerin ısırmalarından kaşınarak hareket, yani jimnastik yapmak için…Siz ne yaptınız? Bu köpeği yıkadınız. Üzerine kolonya sürdünüz. Vücudunda hiç pire kalmadı. Rahat uyumağa başladı. Uyandı tekrar uyudu. Uyandıktan sonra onu uyutturmayacak hayvanlar üzerinde yoktu. Uyuya uyuya iştahı kapandı. Midesi bozuldu. Yemedi, içmedi, hareket etmedi. Vücudu toksin doldu. Hastalandı. Bir ay daha üzerine pire koymaya idiniz, açlıktan halsizlikten ölecekti!…”

“…sonra sineklere, farelere, vızvızlara, kedilere geçti. Küçük buzağıları koşturmak için tabiat, burunlarının dokunamayacağı bir yere, meselâ kuyruklarının dibine bir takım muacciz (taciz eden) sokucu sinekler musallat ediyordu. Darwin'in hakikatlarını dinliyordum…”

Ömer Seyfettin, "Pireler" öyküsünde bahsettiği, Osmanlı'ya dek akseden, “Darwin'in hakikatları” olarak tanımladığı bu kavramsal çerçeve, aslında döneminde Darwin'e de çok yabancı olmayan; evrimsel biyolojinin işleve ilişkin açıklama biçimlerine önemli bir süre egemen olan uyarlanma (adaptasyon) kavramına karşılık gelmektedir. Bu görüşe göre her canlının, canlıdaki her bir organın bir işlevi bulunur. Bu işlevi tanımlayan ise, canlıların içine doğdukları, onların biyolojisinden bağımsız çevrelerin oluşturdukları çözülmesi gereken sorunlardır.

12Türk edebiyatı

Ruşen Eşref Ünaydın'ın 1918'de yayımlanan "Diyorlar ki" adlı kitabında bulunan mülakatında Ömer Seyfettin, kendisini etkileyen edebiyatçılardan şöyle bahsetti:

"Şinasi'den sonraki edebiyata gelince, Kemal Bey'i (Namık Kemal) çok sevdim. 'Evrâk-ı Perîşân'dan sayfalar ezberledim. Bana hayatiyet veren; beni iyiye, doğruya, güzele samimiyetle alakadar eden Kemal'dir sanıyorum. Ne yalan söyleyeyim, Hâmid'i (Abdülhak Hamit Tarhan) pek o kadar anlayamıyorum. Ekrem Bey'e (Recaizade Mahmud Ekrem) gelince, Nijad'ı için yazdığı şeylere hâlâ bayılırım. Ne müessir şeylerdir.

Fikret!.. (Tevfik Fikret) İşte bana 'mükemmellik' iştiyakını veren! İdadiye mektebinde iken hep 'Rübab'ı okuyordum. Halid Ziya, bizim ilk üstadımızdır. Ben bir gece hiç uyumamış, sabaha kadar 'Bir Ölünün Defteri'ni okumuştum. Onun yalnız lisanı skolastiktir. Yoksa tekniği öyle kuvvetlidir ki Avrupa'nın cenûb-ı şarkîsinde; mesela Romanya'da, Sırbistan'da, Bulgaristan'da, Yunanistan'da o kuvvette bir romancı yoktur."

Seyfettin, kendini tanımlayıp dönemin edebiyatının eleştirisini yaparken ise şu ifadeleri kullandı:

"Bana gelince, ortaya esaslı bir eser koymadan sanatkârlık hülyasına kapılmam bile! Edebiyatımızın şiarı, 'Çok laf, az eser!'dir. Ben şimdilik bu şiarı bozmaya çalışıyorum. Ağustos böceği gibi öterek yan gelmekten ise karınca gibi çalışmak daha iyi değil mi? Şimdiye kadar öttüğümüz elverdi. Biraz da iş yapalım ki çorak edebiyatımız şenlensin. Değil mi?"

13Eserleri

Ömer Seyfettin'in eserlerinin büyük bir kısmı sağlığında Genç Kalemler, Türk Yurdu ve Yeni Mecmua gibi süreli yayınlarda tekil olarak yayımlandı. Bu metinler, yazarın sağlığında ve ölümünün ardından belirli tematik kitaplar altında derlendi.

14Kitaplaşmış Öykü Derlemeleri ve Romanlar 180 kitap · kapaklı raf
180 kitap 1918 → 1938 · 20 yıl

Künyeler Vikipedi maddesindeki eser listesinden ayrıştırıldı. Kapağı bulunamayan kitaplar künyesinden dizildi.

15Risale

• 1914: Yarınki Turan Devleti - İlk baskı: Türk Yurdu. (Güncel baskı: Ötüken Neşriyat, Türklük Mefkuresi derlemesi içinde)

04

Üretimleri

Hakkında yazılanlar

1918Harem - İlk baskı: Yeni Mecmua. (Güncel baskı: Bilgi Yayınevi, ISBN 978-975-494-028-2)
1919Efruz Bey - İlk baskı: Vakit Matbaası. (Güncel baskı: Bilgi Yayınevi, ISBN 978-975-494-135-7)
1919Yalnız Efe - İlk yayım: Yeni Mecmua (Tefrika). (Güncel baskı: Bilgi Yayınevi, ISBN 978-975-494-181-4)
1922Yüksek Ökçeler (Ölümünden sonra) - İlk baskı: İkbal Kütüphanesi. (Güncel baskı: Bilgi Yayınevi, ISBN 978-975-494-030-5)
1923Gizli Mabet (Ölümünden sonra) - İlk baskı: İkbal Kütüphanesi. (Güncel baskı: Bilgi Yayınevi, ISBN 978-975-494-343-6)
1926Beyaz Lale (Ölümünden sonra) - İlk baskı: İkbal Kütüphanesi. (Güncel baskı: Bilgi Yayınevi, ISBN 978-975-494-150-0)
1927Bomba (Ölümünden sonra) - İlk baskı: İkbal Kütüphanesi. (Güncel baskı: Bilgi Yayınevi, ISBN 978-975-494-032-9)
1938Kaşağı (Ölümünden sonra) - (Güncel baskı: Bilgi Yayınevi, ISBN 978-975-494-439-6)
05

Bağlantı atlası

Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.

Ömer Seyfettin Halit Fahri Ozansoy Ziya Gökalp Binnur Özpınar Ekin Atalar Nuri Fırat Tanış Gani Turanlı Gül Abus Semerci Hikmet Temel Akarsu
düz çizgi: bu biyografide anılıyorkesik çizgi: bu kişiyi anıyor
  • Ömer Seyfettin hayat hikâyesinde anıyor Halit Fahri Ozansoy

    “Ayrıca Ali Canip Yöntem ve Halit Fahri Ozansoy, Ömer Seyfettin'i öldüğü gün dahi ziyaret ettiklerini aktarmaktadır.”

  • Ömer Seyfettin hayat hikâyesinde anıyor Ziya Gökalp

    “Ardından 1910 yılında Ziya Gökalp'in de istek ve yoğun önerisi ile İttihat-Terakki'nin de tazminatını ödemesiyle, askerlik görevinden ayrıldı.”

  • Ömer Seyfettin kendi hikâyesinde anılıyor Binnur Özpınar

    “• Toros Canavarı • İstanbul Hatırası • Kırmızı Pazartesi (oyun) • Çılgın Dünya • Kiralık Konak • Evita • Barışa Şans Verin • Kuyruklu Yıldız Altında • Müfettiş • Kırmızı Papuçlar •...”

  • Ömer Seyfettin kendi hikâyesinde anılıyor Ekin Atalar

    “Ömer Seyfettin Hikâye Ödülü'nü kazandı.”

  • Ömer Seyfettin kendi hikâyesinde anılıyor Nuri Fırat Tanış

    “• 2002: Barış • 2006: Hırçın Kız • 2008: Testosteron • 2016: E-mülteci.com • 2016: Gelin Tanış Olalım • 2017: Martı • 2017: Ayrılık • xxxx: Woyzeck • 2001: Yeditepe İstanbul • 2002...”

  • Ömer Seyfettin kendi hikâyesinde anılıyor Gani Turanlı

    “• 1960: Ve Allah Aptalları Yarattı • 1961: Arzu • 1961: Dikenli Gül • 1961: Kolsuz Bebek • 1961: Sepetçioğlu • 1961: Sokaktan Gelen Kadın • 1962: Aşk Merdiveni • 1962: Genç Osman •...”

  • Ömer Seyfettin kendi hikâyesinde anılıyor Gül Abus Semerci

    “• Canım Kocacığım (2002) • Sevinçli Haller (2004) • Kadının Sessizliği (2005) • Başımın Belası (2007) • OKS Anneleri (2007) • Zoraki Koca (2007) • Son Ağa (2008) • Yalancısın Sen (...”

  • Ömer Seyfettin kendi hikâyesinde anılıyor Hikmet Temel Akarsu

    “• Babalar ve Kızları - Öykü (İnkılap Yayınları) (2005) • Dekadans Geceleri - Öykü (Varlık Yayınları) (2008) • Şairlerin Barbar Sofraları (ve Diğer Öyküler) - Öykü - (Doğan Kitap) (...”

06

Kaynaklar

11kaynak kaydı
10farklı yayıncı
1ansiklopedi maddesi
14zaman çizelgesi olayı
  1. K·01
    Ansiklopedi maddesiansiklopedi maddesi
    Vikipedi - Ömer Seyfettin
    tr.wikipedia.org · erişim 29.09.2026

    NotAçık kaynak ansiklopedi maddesi.

    Kaynağa git ↗
  2. K·02
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    Harp Akademileri Komutanlığı, Harp Akademilerinin 120 Yılı, İstanbul, 1968, s. 1379.
    erişim 29.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

  3. K·03
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    "Ayancıklı Meşhurlar, Ömer Seyfettin, Ayancıklı Sesiöz Sitesi, Erişim tarihi06.01.2014". 6 Ocak 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Ocak 2014.
    arşiv · www.sesioz.net · erişim 29.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

    Kaynağa git ↗
  4. K·04
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    "Mahmut Çetin, Aşılamayan Zirve: Ömer Seyfettin, Kitapdergisi.net, Erişim tarihi:06.01.2014". 22 Eylül 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Ocak 2014.
    arşiv · kitapdergisi.net · erişim 29.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

    Kaynağa git ↗
  5. K·05
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    "Ömer Seyfettin Kimdir: Hayatı ve Eserleri | bkmkitap.com". BKM Kitap - Kitaba ulaşmanın en kolay yolu! - Az Öde, Çok Oku!. 22 Haziran 2025 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Mayıs 2026.
    bkmkitap.com · erişim 29.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

    Kaynağa git ↗
  6. K·06
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    "Ömer Seyfettin (1884-1920) (İngilizce), Turkish Cultural Foundation sitesi, erişim tarihi:06.01.2014". 20 Mart 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Ocak 2014.
    turkishculture.org · erişim 29.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

    Kaynağa git ↗
  7. K·07
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    Gzt (28 Kasım 2018). "Yapayalnız öldükten sonra cesedi kadavra yapılan yazar: Ömer Seyfettin". Gzt. 20 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Nisan 2022.
    arşiv · www.gzt.com · erişim 29.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

    Kaynağa git ↗
  8. K·08
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    "Ünlü yazarı kadavra yaptılar". Habertürk. 13 Ocak 2022. 15 Mart 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Nisan 2022.
    arşiv · www.haberturk.com · erişim 29.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

    Kaynağa git ↗
  9. K·09
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    malumatfurusorg (6 Mart 2022). "Ömer Seyfettin'in Otopsisine Ait Sanılan Fotoğraf". Malumatfuruş. 6 Mart 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Eylül 2022.
    arşiv · www.malumatfurus.org · erişim 29.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

    Kaynağa git ↗
  10. K·10
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    "Skeletons, organs, and a dissemboweled cadaver surround Turkish..." Getty Images (İngilizce). 12 Eylül 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Eylül 2022.
    arşiv · www.gettyimages.com · erişim 29.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

    Kaynağa git ↗
  11. K·11
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    "ÖMER SEYFETTIN'IN ARDINDAN YAZILANLAR". ÇELIK, Hasan (2020), “Ömer Seyfettin’in Ardından Yazılanlar”, Türklük Bilimi Arastırmaları, (48) 101-114. TÜRKLÜK BILIMI ARASTIRMALARI JOURNAL OF TURKOLOGY RESEARCH 48. SAYI / VOL...
    dergipark.org.tr · erişim 29.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

    Kaynağa git ↗
yayımlanmadı

Bilerek dışarıda bırakılanlar

Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.

Metin lisansı

Vikipedi’den uyarlanmıştır

Bu profildeki metinler Vikipedi’deki “Ömer Seyfettin” maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.

07

Ne değişti?

  1. Kaynak yeniden tarandı

    Profil bilgileri kaynak maddeyle yeniden karşılaştırıldı.

  2. Profil oluşturuldu

    11 kaynak ve 14 olayla ilk kayıt.

08

Düzeltme masası

Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.

  1. Ne yanlış?
  2. Doğrusu
  3. Kaynak

Hangi bölümde bir hata var?

Önerin editör incelemesinden geçer, otomatik yayımlanmaz. E-posta adresin yalnızca bu başvuru için kullanılır.
09

Buradan nereye?

Edebiyat alanındaki tüm profiller →