Kısaca kimdir?
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu (kısaca Koruma Kurulu), Türkiye'de kültür ve tabiat varlıklarının korunması amacıyla görev yapan, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı uzman kurullardır. İşlevleri 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na dayanmaktadır.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
03.1Tarih
1933 yılında Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde antik kalıntıların korunması için bir daire başkanlığı kurulmuştur. 1971 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın kurulmasından sonra bölüm, bu yeni bakanlığın dairesi olmuştur. Bir dizi isim değişikliğinden sonra, nihayet 2003 yılında "Kültür Varlıkları ve Müzeler Dairesi" adını almıştır. Kültür Varlıklarını Koruma Kurulları, bakanlık bünyesinde bu dairenin bölge bazındaki alt birimleridir.
03.2Görev ve yetkileri
Tarihî eser, anıt, arkeolojik sit alanı, doğal sit alanı, eski ev, köprü gibi taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının tescil edilip korunması gereken eser olduğuna karar verir.
Sit alanlarının (arkeolojik, tarihi, kentsel veya doğal sit) sınırlarını belirler ve bu alanlarda uygulanacak koruma derecelerini (1. derece, 2. derece, 3. derece) tayin eder.
Tescilli bir yapıda yapılacak bakım, onarım, restorasyon veya yeni kullanım projeleri için uygunluk verir ya da reddeder.
(Örneğin: tarihi bir konağın butik otel yapılması için proje hazırlansa, kurulun onayı gerekir.)
Sit alanlarında yapılacak her türlü yeni inşaat, yol, baraj, maden arama vb. faaliyetler kurul iznine tabidir.
Kültür varlıklarına zarar veren ya da izinsiz işlem yapanlar hakkında idari ve hukuki süreç başlatılması için karar alır.
03.3Korunması gerekli taşınmaz kültür varlıkları
- Korunması gerekli taşınmaz kültür varlıkları, 2863 sayılı kanunun 6. maddesinde tanımlamaktadır
- Milli tarihimizdeki önemleri sebebiyle zaman kavramı ve tescil söz konusu olmaksızın Milli Mücadele ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunda büyük tarihi olaylara sahne olmuş binalar ve tespit edilecek alanlar ile Mustafa Kemal Atatürk tarafından kullanılmış evler
- 5 Kasım 1999tarihli toplantısında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu, aldığı 660 nolu ilke kararıyla yapı gruplarını iki kategoriye ayırmıştır. Buna göre yapılar; tek başına tarihî ve estetik değer taşıyanlar ile kentlerin tarihî kimliğini oluşturan kentsel sit alanları, sokaklar ve siluetlerin birer ögesi olanlar şeklinde sınıflandırılmıştır
- 1. grup yapı, Toplumun maddi tarihini yansıtan kültürel unsurlar arasında yer alan, tarihsel, simgesel, anı değeri ve estetik özellikleri nedeniyle korunması zorunlu yapılardır
- 2. grup yapı, Kent ve çevrenin kimliğine katkı sağlayan, kültür varlığı niteliği taşıyan ve yöresel yaşam biçimini yansıtan yapılardır
03.4Sit alanları
- tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır
- insanlığın varoluşundan günümüze kadar ulaşan eski uygarlıkların yer altında, yer üstünde ve su altındaki ürünlerini, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerini yansıtan her türlü kültür varlığının yer aldığı yerleşmeler ve alanlardır
- 5 Kasım 1999tarihli toplantısında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu, aldığı 658 nolu ilke kararıyla arkeolojik sitleri tanımlamış ve üç dereceye ayırmıştır. Bu derecelendirme arkeolojik sitlerin özellikleri ve önemleri haricinde, bu alanlarda uygulanacak kullanma ve koruma koşullarını belirlemektedir
- 1. Derece Arkeolojik Sit, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar haricinde aynen korunması gereken alanlardır
- 2. Derece Arkeolojik Sit, korunması gereken fakat kullanma ve koruma koşulları koruma kurulları tarafından belirlenecek ve korumaya yönelik bilimsel çalışmalar haricinde aynen korunması gereken alanlardır
- 3. Derece Arkeolojik Sit, kullanma ve koruma kararları doğrultusunda yeni düzenlemelere izin verilebilecek alanlardır
- jeolojik devirlerle, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait olup, ender bulunmaları veya özellikleri ve güzellikleri bakımından korunması gerekli yer üstünde, yer altında veya su altında bulunan korunması gerekli alanlardır
- 19 Haziran 2007tarihli toplantısında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu, aldığı 728 nolu ilke kararıyla doğal (tabî) sitleri tanımlamış ve üç dereceye ayırmıştır. Bu karar aynı kurulun "Doğal (Tabii) Sitler, Koruma ve Kullanma Koşullarına ilişkin" 5 Kasım 1999 tarih ve 659 nolu ve 14 Kasım 2002 tarih ve 698 nolu kararlarının yeniden değerlendirilmesi sonucunda alınmıştır
- 1. Derece Doğal (Tabii) Sit, bilimsel koruma açısından evrensel önemde olan, ilginç özellik ve güzelliklere sahip olması ve ender bulunması nedeniyle kamu yararı açısından mutlaka korunması gerekli olan, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunması gereken alanlardır
- 2. Derece Doğal (Tabii) Sit, doğal yapısının korunması ve geliştirilmesi ile birlikte kamu faydası göz önünde tutularak kullanıma açılabilecek alanlardır
- 3. Derece Doğal (Tabii) Sit, doğal yapının korunması ve geliştirilmesi amacıyla, bölgenin potansiyeli ve kullanım özelliği de göz önünde bulundurularak konut kullanımına da izin verilebilecek alanlardır
- mimari, mahalli, tarihsel, estetik ve sanat özelliği bulunan ve bir arada bulunmaları ve bir bütün olarak o yerleşmenin ait oldukları dönemin yaşam biçimini gelecek nesillere aktarmaları sebebiyle teker teker taşıdıkları kıymetten daha fazla kıymeti olan kültürel ve tabii çevre elemanlarının (yapılar, bahçeler, bitki örtüleri, yer
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu hayat hikâyesinde anıyor Mustafa Kemal Atatürk
“maddesinde tanımlamaktadır; • Milli tarihimizdeki önemleri sebebiyle zaman kavramı ve tescil söz konusu olmaksızın Milli Mücadele ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunda büyük tarih...”
-
Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu kendi hikâyesinde anılıyor Atatürk ve Çocuk Müzesi
“2007 yılında Kocaeli Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından tescil edilen yapı, 2013 yılında çocuk müzesine dönüştürülmek üzere yeniden restorasyona alınmış ve 2014 yılında b...”
-
Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu kendi hikâyesinde anılıyor Oktay Ekinci
“Ekinci, 2001 yılından beri Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu üyesiydi.”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.