Kısaca kimdir?
Kars Muharebesi (1745), 1742-1746 Osmanlı-İran Savaşı'nın son büyük muharebesidir. 10 gün boyunca aralıklı olarak devam eden çatışma, Osmanlı ordusunun yenilgisiyle sona erdi. Osmanlı tarafı zaferden ümidini keserek müzakerelere yeniden başladı. Sonuç olarak taraflar arasında Kerden Antlaşması imzalandı.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Muharebenin arka planı
1745 yılının ilk yarısında Dağıstan'daki ayaklanmaları bastırmak ve bu bölgeyi tam kontrol altına almakla meşguldü. 1745 yazında Nadir Şah ile Osmanlı kuvvetleri arasında yeni bir karşılaşma yaşandı. Nadir Şah'ın Kars kuşatmasını bırakacağı ve Osmanlı sarayının bir barış anlaşması yapmaya meyledeceği ümidi bir daha gerçekleşmedi. O, Güney Kafkasya'da iken, Osmanlı sarayı çok sayıda birlik oluşturdu. Gözlemcilere göre, 1745 başlarında Osmanlı sarayı en büyük ordusunu Nadir Şah'a karşı yürüyüşe geçirdi. Osmanlı kuvvetleri iki kola ayrılarak farklı yönlere gönderildi. İlk kolu Osmanlı devletinin eski sadrazamı Yeğen Mehmed Paşa komuta ediyordu. Onun komutası altındaki müfrezede 100.000 süvari ve 40.000 yeniçeri vardı. Osmanlı kuvvetlerinin diğer koluna, Erdelan'nın eski beylerbeyi Ahmed Han ve Abdullah Paşa önderlik ediyordu. Ahmed Han, Nadir Şah tarafından Erdelan'ın beylerbeyliğine atandı. Ancak daha sonra Nadir Şah'a itaatsizlik ederek Osmanlı Devleti'ne kaçarak Osmanlı devletinde hizmet etmeye başladı. Nadir Şah henüz Güney Kafkasya'da iken Osmanlı kuvvetlerinin ilerlemesini engellemek için bazı görevler verdi. Onun talimatına göre, Muhammedrza Han Kırklı, Muhammedali bey Kaçar ve Lütfali bey Çarhçibaşı komutasındaki bir birlik müfrezesi, Osmanlı kuvvetlerine karşı gönderildi. Bu grup, istihbarat çalışmaları yapmanın yanı sıra Osmanlı kuvvetlerinin ileri birimleriyle de savaşmak zorunda kaldı. Bu müfreze, Nahçıvan'dan geçerek Kars'a doğru ilerledi ve Kars ile Erivan arasında Mehmet Yeğen Paşa'nın ileri sürdüğü 12 bin kişilik öncü müfrezeyle karşılaştı. Kaynaklar, bu gruplar arasında kanlı bir savaşın yaşandığını ve sonunda Nadir Şah'ın güçlerinin zaferiyle sonuçlandığını söylüyor. Nadir Şah, Bağdat'tan Dağıstan'a hareket ettiğinde Nasrulla Mirza'yı yanına almadı.
Nasrullah Mirza, komutasındaki bir grup askerle İran'da kaldı. Nadir Şah, Kafkasya'dan Kars'a hareket etmeye başladığında, Nasrulla Mirza'ya da Osmanlı kuvvetleriyle savaşa hazırlanması için bir mesaj gönderdi. J. Hanvey, Nadir Şah'ın birliklerinin Erivan yakınlarında kamp kurduğunda sayılarının 50.000 olduğunu yazıyor. Aktardığı bilgiye göre Nasrulla Mirza önderliğinde 30.000 kişilik bir grup vardı. 7 Ağustos 1745'te Nadir Şah ve askerleri İrevan'ı aşarak bu şehirden iki farsang uzaktaki Muradtepe'de kamp kurdular. Bu, 1735'te Nadir Şah'ın Osmani'nin generali Abdullah Paşa Körpülü'nü yendiği yerdi. Mehmet Yeğen Paşa 'nın kampı, Nadir Şah'ın kampından sadece iki fersang uzaktaydı.
Kaynaklarda ve araştırma eserlerinde Nadir Şah ile Mehmed Paşa arasındaki ana muharebenin başlangıç tarihi hakkında farklı görüşler bulunmaktadır. Bu çeşitlilik ister hicri tarihte isterse de miladi tarihte mevcuttur. Her durumda, belirtilen tarihler arasında 10 ve 11 Ağustos daha sık tekrarlanır. J. Hanvey, savaşın 3 Ağustos'ta başladığını yazıyor. Edinilen bilgilere göre Mehmet Yeğen Paşa, muharebeyi bu tarihten tam bir hafta önce yani 4 Ağustos'ta başlatmayı planlıyordu. Ancak ayın 3'ünde, Osmanlı süvari
02.2Muharebe
11 Ağustos 1745'te Muradtepe çevresinde Osmanlı kuvvetleri ile Nadir Şah'ın birlikleri arasında şiddetli bir savaş başladı. Bu savaşa genellikle Kars Savaşı denir. "Alem Ara-ye Naderi"de yer alan bilgilere göre, muharebede askeri üstünlüğe uzun süre hangi tarafın sahip olduğu tespit edilememiştir. "Alam Ara-ye Naderi"ye göre Nadir Şah, savaşın eşit olduğunu görünce atına binerek kendi de savaşa girdi. Nadir Şah, savaş alanında Afgan birliklerinin sağdan ve soldan amansız bir şekilde çarpışmasına tanık oldu. Savaşa katılması tüm birliklerine ilham vermiş ve Osmanlı kuvvetlerine yönelik darbelerin gücünü artırmıştır. Sonuç olarak, Osmanlı kuvvetleri artan baskıya dayanamayarak yavaş yavaş geri çekilmek zorunda kaldı. Bu arada Mehmet Yeğen Paşa, generallerine Avrupa taktiklerini kullanmaları talimatını verdi. Avrupa taktikleri, savunma ve saldırı unsurlarını birleştirmekten ibaretti. Birlikler karşı tarafa belli bir mesafe kat ettikten sonra siper almak, tahkim etmek ve sonra belli bir mesafe için tekrar ilerlemek zorunda kaldılar. Osmanlı kuvvetleri bu taktiği tam olarak uygulayamadı. Nadir Şah'ın askerlerinin baskısına ek olarak, yerel koşullar da buna izin vermedi.
Nadir Şah başka bir taktik kullandı. Onun talimatı üzerine birliklerden biri, Kars'tan Erzurum'a giden yolu kontrol altına aldı ve bunun sonucunda Osmanlı kuvvetlerinin ana tedarik yolu kapatıldı. Aynı zamanda Nadir Şah'ın Osmanlı kuvvetlerini kuşatması, Mehmet Yeğen Paşa için doğal bir endişeye neden oldu. Savaşın ilk gününün akşamı Nadir Şah, 20.000 kişilik bir gruba Osmanlı kuvvetlerinin arkasına geçmelerini ve gece ana kuvvetlere sürpriz bir saldırı başlatmalarını emretti. Bu grubun gece saldırısı o kadar beklenmedikti ki, Osmanlı kuvvetleri arasında büyük bir panik ve karışıklık yarattı, savaşçıların çoğu esir alındı ve birçoğu da yok edildi. Birçoğu direnmeden kaçarak hayatlarını kurtardı. İyi planlanmış bir gece saldırısı sonucunda Osmanlı kuvvetlerine ağır bir darbe vuruldu ve Mehmet Yeğen Paşa'nın birliklerinin savaş mevzileri şafakla kuşatıldı. Sonuç olarak, Osmanlı kuvvetleri ağır kayıplar verdi ve birçok önemli mevziyi kaybetti.
Durumu düzeltmek için Mehmet Yeğen Paşa generallerini toplantıya çağırdı. Onlarla savaş alanında neler olduğunu tartıştı ve Osmanlı kuvvetleri de gece Nadir Şah'ın birliklerine de saldırmasına karar verildi. Nadir Şah'ın tüm kuvvetlerinin bir gece saldırısıyla kuşatılacağı ve ardından yıkımın başlayacağı varsayıldı. Mehmet Yeğen Paşa bu görüşmede de Avrupa taktiklerinin uygulanmasının gerekliliğini vurgulamıştır.
O günün akşamı, yani 19 Ağustos 1745'te, Kirmanşah istikametinde Osmanlı kuvvetleriyle muharebeye giren Nasrulla Mirza'dan Nadir Şah'a müjde geldi. Nasrulla Mirza Nadir Şah'a gönderdiği mektupta, Abdullah Paşa liderliğindeki ordu birliğinin Musul çevresinde bozguna uğradıldığını bildirdi. Yakalanan Osmanlı savaşçılarından bazıları Nadir Şah'ın kampına gönderilirken, Nasrulla Mirza'nın kendisi Kirmanşah'a döndü.
"Alam Ara-ye Naderi"nin
02.3Musul Muharebesi
Aynı sıralarda Musul yakınlarında ayrı bir çatışma yaşanmıştır. Batıdan sınırlarına doğru yaklaşan iki Osmanlı ordusunun haberini alan İran Şahı Nadir Şah, kuvvetlerini ikiye böldü. Bir birlik, Karnal'daki zaferinden sonra bu adı alan Nadir'in oğlu Nasrullah Mirza'nın komutasına verilmiştir. Nasrullah Mirza, Osmanlı ordusunu bulup yok etmek için güneybatıya doğru yola çıkmıştır.
Osmanlı komutanı Abdullah Paşa, Musul Eyaleti'ne girmiş ve burada yerel Osmanlı kuvvetlerinin yanı sıra önemli sayıda Kürt yardımcı kuvveti de ona katılmıştır. Ancak Pers ordusu muharebeye girdiğinde ezici bir galibiyet elde etmiştir. Osmanlı yenilgisinin şiddeti o kadar büyüktü ki, Nasrullah Mirza babası Nadir'e, Osmanlı Irak'ına tam ölçekli bir işgale yol açmak için izin isteyen bir mektup yazmıştır. Mektup, Nadir Şah'a Kars Muharebesi'nin son gününde ulaştı; Nadir Şah da Yegen Paşa'ya karşı ezici bir zafer kazanmıştı.
02.4Sonuç
Kars'ta ve önceki muharebede yenilen Osmanlı hükûmetinin askeri bir zafer kazanma ümidi yok olmuştu. Her iki ordu da yok edildi ve bu nedenle Osmanlılar elverişsiz koşullar altında barış görüşmelerine başlamak zorunda kaldı. Her halükarda Nadir Şah, Osmanlı ordusunun taarruz kabiliyetlerini azaltmasına ve onları savunmaya zorlamasına rağmen Osmanlı topraklarına saldırmadı. Bunun yerine, düşmanlıkları çözmek için diplomatik yollar aradı ve diplomatların değişiminden sonra savaşı sona erdiren bir barış imzalandı. Bu barışa Kerden Barış Antlaşması denir ve 1746'da imzalanmıştır.
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Kars Muharebesi (1745) hayat hikâyesinde anıyor Kars Muharebesi
“Kars Muharebesi (1745), 1742-1746 Osmanlı-İran Savaşı'nın son büyük muharebesidir.”
-
Kars Muharebesi (1745) hayat hikâyesinde anıyor Yeğen Mehmed Paşa
“İlk kolu Osmanlı devletinin eski sadrazamı Yeğen Mehmed Paşa komuta ediyordu.”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.