biyograftam
Giriş
  1. Keşfet
  2. Kültür & Sanat
  3. Hikmet Boran
Doktor, subay · 1901–1945

Hikmet Boran

Hikmet Boran (1901, Savaştepe - 1945, İstanbul), Türk doktordur.

Hayat şeridi Bir döneme dokun, çizelge süzülsün
190119201945
Önemli eserler Eğitim Miras Önemli eserler Miras
01

Kısaca kimdir?

Altı çizili metnin yanındaki mühre dokun: bu bilginin hangi kaynağa dayandığını gör.

Hikmet Boran (1901, Savaştepe - 1945, İstanbul), Türk doktordur.

Tıbbiye öğrencisi iken İstanbul'un işgaline karşı okulda direniş örgütlenmesinde aldığı rol ve Tıbbiyelilerin temsilcisi olarak katıldığı Sivas Kongresi'nde yaptığı manda karşıtı konuşma ile tanınır. Türk Kurtuluş Savaşı'na katılmış; savaştan sonra genel cerrah olarak görev yapmıştır. Gazeteci ve sanatçı Orhan Boran'ın babasıdır.

02

Hayat çizgisi

Günü bilinmeyen olaylar bir tarihe zorlanmaz; yalnızca kaynaktaki yıl yazılır.

  1. 1901

    Hikmet Boran (1901, Savaştepe - 1945, İstanbul), Türk doktordur.

    Önemli eserler tek kaynak
  2. 1919

    1919'un Mart ayında, İstanbul'da, Darülfünun Tıp Fakültesi, İngiliz birlikleri tarafından işgal edilmişti.

    Eğitim tek kaynak
  3. 1922

    Savaş yıllarından sonra İstanbul’a dönüp tıp eğitimini tamamladı (1922).

    Eğitim tek kaynak
  4. 1938

    Atatürk'ün 1938'de vefatından sonra ise Hikmet Bey'in sağ olduğu ve Albay rütbesiyle bir askerî hastanenin başhekimliğini yapmakta olduğu öğrenildi.

    Miras tek kaynak
  5. 1940

    1940’lı yıllarda gönüllü olarak “şark hizmeti”ne gitti; Sarıkamış’ta görev yaptı.

    Önemli eserler tek kaynak
  6. 1945

    Bu görev sırasında vereme yakalanan Hikmet Bey, İstanbul’da bir senatoryumda bir yıl kadar tedavi gördü fakat sağlığına kavuşamadı; 1945 yılında öldü.

    Miras tek kaynak
03

Hayat hikâyesi

01Yaşamı

1901 yılında Balıkesir'in Savaştepe bucağında dünyaya geldi. Babası, Posta-Telgraf memurlarından Hakkı Bey'dir. Abhazya'dan sürülen Çerkes göçmenleri arasında Trabzon'a gelmiş bir ailenin çocuğudur.

Yükseköğrenimini İstanbul'da Tıbbiye Mektebi'nde yaptı. İstanbul'un işgale uğradığı günlerde İngiliz birliklerinin işgali altında bulunan okulda düzenlenen gösterilerde öncü rol oynadı. Üçüncü sınıf öğrencisi iken Sivas Kongresi'ne katılmak üzere Tıbbiyelilerin temsilcisi olarak seçilen Hikmet Bey, İstanbul'dan kaçarak Sivas'a gitti. Kongreye İstanbul'dan katılan üç delegeden birisiydi. Sivas Kongresi'nde, Mustafa Kemal'e hitaben yaptığı konuşması ile tanındı.

TBMM kurulunca arkadaşı Yusuf Bey (Balkan) ile birlikte eğitimini yarıda bırakarak Ankara’ya gitti. İki arkadaş, Cebeci’deki Asker Hastanesinde İbrahim Talî Bey’in başkanlığında tifüse karşı aşı üretmek için çalıştılar.

Sıhhiye subayı olarak Büyük Taarruz’a katılan Hikmet Bey, İzmir'e giren ilk birlikte subay olarak görev aldı.

Savaş yıllarından sonra İstanbul’a dönüp tıp eğitimini tamamladı (1922). Hayatını genel cerrah olarak sürdürdü. 1940’lı yıllarda gönüllü olarak “şark hizmeti”ne gitti; Sarıkamış’ta görev yaptı. Bu görev sırasında vereme yakalanan Hikmet Bey, İstanbul’da bir senatoryumda bir yıl kadar tedavi gördü fakat sağlığına kavuşamadı; 1945 yılında öldü. Cenazesi Karacaahmet Mezarlığı’na defnedilmiştir.

0214 Mart Tıp Bayramı'ndaki rolü hakkında

1919'un Mart ayında, İstanbul'da, Darülfünun Tıp Fakültesi, İngiliz birlikleri tarafından işgal edilmişti. İşgalcilere karşı ayaklanmak ve okulu kurtarmak için çareler arayan öğrenciler; okulun kuruluş yıldönümü olan 14 Mart'ı topluca kutlamaya karar verdiler. Tıbbiye 3. sınıf talebesi olan Hikmet Bey önderliğinde büyük bir gösteri yaparak okulun iki kulesi arasına büyük bir Türk Bayrağı astılar. İşgal kuvvetleri bu duruma müdahale ettilerse de durduramadılar. Olayın yıldönümü olan 14 Mart, tıp camiasının emperyalist güçlerin karşısına resmen çıkışının yıldönümü ve bugünkü Tıp Bayramı'nın sebebini oluşturdu.

03Sivas Kongresi’ndeki manda karşıtı konuşması

Hikmet Bey, tıp öğrencilerinin temsilcisi olarak katıldığı Sivas Kongresi’ndeki konuşması ile tanınır. 7 Eylül 1919’da yapılan ikinci celsede verilen önergede Hikmet Beyin de imzasi vardır Kongrenin 9 Eylül 1919 gecesi, mandacılık tartışmasında bu konuyla ilgili olarak Atatürk’e hitaben yaptığı konuşmada

Paşam, murahhası bulunduğum tıbbiyeliler beni buraya istiklâl davamızı başarma yolundaki mesaiye katılmak üzere gönderdiler, mandayı kabul edemem. Eğer kabul edecek olanlar varsa, bunlar her kim olurlarsa olsunlar şiddetle red ve takbih ederiz. Farz-ı mahal (örnek olarak), manda fikrini siz kabul ederseniz, sizi de reddeder, Mustafa Kemal’i vatan kurtarıcısı değil vatan batırıcısı olarak adlandırır ve tel’in ederiz (lanetleriz).

demiştir. Duyduğu coşku ve heyecanla söylenmiş bu sözler, kongre salonunda büyük etki yaratmıştır.

Bu konuşmayı Mustafa Kemal şu sözleriyle değerlendirmiştir:

Arkadaşlar, gençliğe bakın; Türk millî bünyesindeki asil kanın ifadesine dikkat edin! Gençler, vatanın bütün ümit ve istikbali size, genç nesillerin anlayış ve enerjisine bağlanmıştır,’" diyerek Hikmet Bey’e donmüş ve "Evlat; müsterih ol. Gençlikle iftihar ediyorum ve gençliğe güveniyorum. Biz, azınlıkta kalsak dahi mandayı kabul etmeyeceğiz. Parolamız tektir ve değişmez: Ya istiklal, ya ölüm!

Mustafa Kemal'in bu sözleri üzerine Hikmet Bey de yerinden fırlayarak: "Var ol Paşam!.." demiş ve Mustafa Kemal’in elini öpmüştür.

Mustafa Kemal Atatürk, millî meselelerde askeri tıp öğrencilerinin öncü olduğu kanaatini çeşitli zamanlarda dile getirmiştir. Sivas Kongresi'nde Hikmet beyi alnından öperek; "Daima ilerici ve devrimci fikirlere alemdarlık etmiş olan tıbbiyenin mümessili olan genç." diye tanıtması, Türk hekimleri için bir övünç kaynağı kabul edilir.

04Tifüs aşısı denemeleri

Sivas Kongresi'nden sonra Hikmet Boran, yakın arkadaşı Yusuf Bey (Balkan) ile birlikte, Dr. Adnan Adıvar'ın başhekim olduğu Ankara Cebeci Askeri Hastanesi'nde, bakteriyoloji uzmanı Tabip Albay İbrahim Tali Bey (Öngören)'in başında bulunduğu laboratuvarda aşı yapımında çalıştılar. İki arkadaş, İbrahim Tali Bey'le beraber kendi üzerlerinde tifüs aşısı denenmesini, gönüllü olarak kabul ettiler. Gösterdikleri bu fedakârlık üzerine, Mustafa Kemal tarafından Hikmet ve Yusuf Beyler'e rütbe verilmiş ve maaş bağlanmıştır.

05Milletvekilliği teklifi

Cumhuriyetin ilanından sonra bir gün sofra sohbetlerinde Mustafa Kemal Paşa, Hikmet beyi hatırlayarak, kendisinin bulunup milletvekili teklif edilmesini emretti. Hikmet Bey bulunamadı ve Cumhurbaşkanına yanlış bir haber olarak öldüğü bilgisi ulaştı. Buna çok üzülen Atatürk, sofra sohbetini sona erdirdi.

Atatürk'ün 1938'de vefatından sonra ise Hikmet Bey'in sağ olduğu ve Albay rütbesiyle bir askerî hastanenin başhekimliğini yapmakta olduğu öğrenildi.

04

Bağlantı atlası

Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.

Hikmet Boran Adnan Adıvar Mustafa Kemal Atatürk
düz çizgi: bu biyografide anılıyorkesik çizgi: bu kişiyi anıyor
  • Hikmet Boran hayat hikâyesinde anıyor Adnan Adıvar

    “Adnan Adıvar'ın başhekim olduğu Ankara Cebeci Askeri Hastanesi'nde, bakteriyoloji uzmanı Tabip Albay İbrahim Tali Bey (Öngören)'in başında bulunduğu laboratuvarda aşı yapımında çal...”

  • Hikmet Boran hayat hikâyesinde anıyor Mustafa Kemal Atatürk

    “Mustafa Kemal Atatürk, millî meselelerde askeri tıp öğrencilerinin öncü olduğu kanaatini çeşitli zamanlarda dile getirmiştir.”

05

Kaynaklar

5kaynak kaydı
3farklı yayıncı
1ansiklopedi maddesi
6zaman çizelgesi olayı
  1. K·01
    Ansiklopedi maddesiansiklopedi maddesi
    Vikipedi - Hikmet Boran
    tr.wikipedia.org · erişim 26.09.2026

    NotAçık kaynak ansiklopedi maddesi.

    Kaynağa git ↗
  2. K·02
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    "Biyografi.net sitesi, Hikmet Boran, Erişim tarihi:16.03.2012". 26 Haziran 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Mart 2012.
    biyografi.net · erişim 26.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

    Kaynağa git ↗
  3. K·03
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    Mazhar Müfit Kansu'nun anılarından
    erişim 26.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

  4. K·04
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    Atatürk ve Tıbbiyeliler, Metin Özata, Umay yayınları, Mayıs 2007
    erişim 26.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

  5. K·05
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    "Uğur Koca, Tıp Bayramı ve Doktor Hikmet, Bhaber.net 14 Mart 2012". 23 Nisan 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Mart 2012.
    arşiv · bhaber.net · erişim 26.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

    Kaynağa git ↗
yayımlanmadı

Bilerek dışarıda bırakılanlar

Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.

Metin lisansı

Vikipedi’den uyarlanmıştır

Bu profildeki metinler Vikipedi’deki “Hikmet Boran” maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.

06

Ne değişti?

  1. Kaynak yeniden tarandı

    Profil bilgileri kaynak maddeyle yeniden karşılaştırıldı.

  2. Profil oluşturuldu

    5 kaynak ve 6 olayla ilk kayıt.

07

Düzeltme masası

Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.

  1. Ne yanlış?
  2. Doğrusu
  3. Kaynak

Hangi bölümde bir hata var?

Önerin editör incelemesinden geçer, otomatik yayımlanmaz. E-posta adresin yalnızca bu başvuru için kullanılır.
08

Buradan nereye?

Kültür & Sanat alanındaki tüm profiller →