biyograftam
Giriş
  1. Keşfet
  2. Kültür & Sanat
  3. Heyet-i Nasîha
Kültür & Sanat

Heyet-i Nasîha

Heyet-i Nâsiha (Nasihat veren heyet), 1919 yılında yeni bir vatandaşlık tanımını halka anlatmak ve işgalcilere karşı direniş gösterilmemesi yönünde nasihatlerde bulunmak amacıyla görevlendirildiği iddia edilen bir heyettir. Heyet bir ay görev yapmış, daha sonr...

01

Kısaca kimdir?

Heyet-i Nâsiha (Nasihat veren heyet), 1919 yılında yeni bir vatandaşlık tanımını halka anlatmak ve işgalcilere karşı direniş gösterilmemesi yönünde nasihatlerde bulunmak amacıyla görevlendirildiği iddia edilen bir heyettir. Heyet bir ay görev yapmış, daha sonra 19 Mayıs 1919'da Samsun'dan yeni bir heyet göreve başlamıştır. Heyette Rum, Ermeni, Yahudi temsilciler yer almıştır. Ancak heyetin asıl amacı ile ilgili olarak o dönemde bir belirsizlik göze çarpmaktadır.

İzmir'de yayımlanan Köylü gazetesi, heyet hakkında şöyle yazar:

“Padişah ve sadrazamımızın Anadolu’ya göndermeye karar verdikleri Heyet-i Nasiha’nın görevinin 'öğüt' vermek olduğu anlaşılıyorsa da bu öğüdün cinsi bugüne kadar tam olarak bilinmiyordu. Bugün heyetin görevi biliniyor. Padişahımız savaşın getirdiği sıkıntıdan pek muzdarib olan devlet anâ sırı arasında dostluk, birlik ve sevgi istiyorlar. Padişahımız, Anadolu’ya heyetler göndererek hepsi evlâtları ve tebaaları olan muhtelif anâsıra memlekette kardeşçe, vatandaşça yaşamaları hakkındaki ulvî arzuları ileteceklerdir. Pâdişâhımızla hükûmetimizin bu teşebbüsleri, memlekette anâsır farkı kalmadığını ve hukuk-i vataniyede müsavatin kurulduğunu göstermesi îtibârıyla gâyet mühimdir. Eski bildiklerimiz geçmiştir. Artık şovenizm denilen koyu kızıl milletçilik taassubu bundan sonra eski heyecan ve sıcaklığını koruyamaz. Bu koyu kızıl milletçilik taassubu insanlık ve medeniyet için bir afettir. Dünyada milliyet farkları olsa bile insanlık ve beşeriyet farkları yoktur… Evvelce Anadolu’da Türk ve Rum kardeş gibi idi…”

Aydın'daki Esat Hoca heyete karşıdır ve heyete der ki:

“... sebeb-i teşrîfinizi bildiğimiz için istikbâlinize varamadık. Bizim nasîhate ihtiyacımız yoktur. Hristiyanlarla iyi geçinmediğimizi kim söylüyor? Eğer siz söylüyorsanız bütün cihan umumî efkârına siz ilân ve tebliğ etmiş oluyorsunuz. Bu havâlîyi gezeceksiniz. Hristiyan mahalleleri mâmur ve âbâdân (şen, bayındır), İslâm mahalleleri ise muhtâc-ı ümrandır. Biz Türkler, cephelerde harp edip aziz vatanımızı korumaya çalışırken onlar fabrikalar kurmuşlar; bağlar, bahçeler içinde yaşarlar. Servet, saadet, refâh her şey onlarda; fakr ü zarûret Türklerde toplanıyor. Nasîhati bizlere değil, bizi iktisâden öldürmeye çalışan zümreye vermeniz lâzımdır.”

Heyet içine yer alanlar arasında Yusuf Kemal Bey ve Dr. Rıza Nur vardır. “Turkish Ordeal/ Halide Edip Adıvar”

02

Bağlantı atlası

Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.

Heyet-i Nasîha Rıza Nur
düz çizgi: bu biyografide anılıyorkesik çizgi: bu kişiyi anıyor
  • Heyet-i Nasîha hayat hikâyesinde anıyor Rıza Nur

    “Rıza Nur vardır.”

03

Kaynaklar

0kaynak kaydı
0farklı yayıncı
0ansiklopedi maddesi
0zaman çizelgesi olayı

Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.

yayımlanmadı

Bilerek dışarıda bırakılanlar

Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.

Metin lisansı

Vikipedi’den uyarlanmıştır

Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.

04

Ne değişti?

  1. Profil oluşturuldu

    0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.

05

Düzeltme masası

Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.

  1. Ne yanlış?
  2. Doğrusu
  3. Kaynak

Hangi bölümde bir hata var?

Önerin editör incelemesinden geçer, otomatik yayımlanmaz. E-posta adresin yalnızca bu başvuru için kullanılır.
06

Buradan nereye?

Kültür & Sanat alanındaki tüm profiller →