Kısaca kimdir?
Felahiye Muharebeleri (İngilizce: Battles of Hanna), Birinci Dünya Savaşı sırasında Irak Cephesi’nde, Kût'ül-Amâre Kuşatması esnasında İngilizlerin kuşatmayı yarmak için 1916 yılının Ocak ve Nisan aylarında gerçekleştirdiği üç ayrı taarruzu ifade eder. İngiliz İmparatorluğu ve Britanya Hindistanı Ordusu birlikleri, kuşatma altındaki General Charles Townshend kuvvetlerini kurtarmak amacıyla Fenton Aylmer komutasında art arda saldırılar düzenledi. Ancak 21 Ocak’taki I. Felahiye Muharebesi, 12–15 Nisan’daki II. Felahiye Muharebesi ve 17–18 Nisan’daki III. Felahiye Muharebesi Osmanlı 6. Ordusu’nun kesin savunması karşısında başarısızlıkla sonuçlandı. Söz konusu muharebeler, İngilizlerin ağır kayıplar vermesine yol açmış; Osmanlı kuvvetleri ise mevzilerini koruyarak Kût’ta kuşatma altında bulunan garnizonun teslim olmasına giden yolu açmıştır. Böylece Felahiye’deki çatışmalar, Kût'ül-Amâre Kuşatması’nın seyrinde belirleyici bir rol oynamış ve 29 Nisan 1916’daki Osmanlı zaferinin önünü hazırlamıştır.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1I. Felahiye Muharebesi (21 Ocak 1916)
I. Felahiye Muharebesi (İngilizce: First Battle of Hanna), 21 Ocak 1916 tarihinde Osmanlı Ordusu ile İngiliz-Hint kuvvetleri arasında Irak cephesinde gerçekleşen bir I. Dünya Savaşı muharebesidir.
02.2Hazırlık
Osmanlı'nın Birinci Dünya Savaşı'na girmesinin ardından İngiltere, Basra Körfezi'ndeki İngiliz petrol çıkarlarını korumak amacıyla Şattülarap'ın ve Basra limanının kontrolünü ele geçirmek için Hint Seferi Kuvveti "D" [en]yi gönderdi. İngiliz-Hint kuvvetlerinin görevi Bağdat'ın ele geçirilmesi olarak değişti. Ancak, Kurna, Nasıriye ve Es Sinn'deki zaferlere rağmen, Hint Seferi Kuvveti "D" [en]nin ana taarruz unsuru olan 6. (Poona) Tümeni, Selman-ı Pak Muharebesi'nden sonra güneye doğru çekildi. Bağdat kapılarından çekilmesiyle güçlenen ve cesaretlenen bölgedeki Osmanlı kuvvetleri, İngiliz-Hint kuvvetlerini Kût-ül-Amâre kasabasına kadar takip etti. Şattülarap ile Dicle Nehri'nin birleştiği noktada stratejik bir konuma sahip olan Poona Tümeni'nin komutanı kasabayı savunmaya karar verdi.
15 Aralık 1915'te Osmanlı birlikleri Kût-ül-Amâre kasabasındaki yaklaşık 10.000 kişilik İngiliz-Hint kuvvetini kuşatmıştı. Tümgeneral Charles Townshend yardım çağrısında bulundu ve İngiliz'lerin Irak Cephesindeki harekât komutanı General Sir John Nixon kuşatılmış kuvvetleri kurtarmak için 19.000 kişilik bir kuvvet oluşturmaya karar verdi. Dicle Kolordusu olarak adlandırılan bu yardım kuvveti başlangıçta 2 tümenden oluşuyordu: (3. Lahor Tümeni [en] ve 7. Meerut Tümeni [en])
Korgeneral Fenton Aylmer tarafından komuta edilen bu yardım kuvvetinin, Ocak 1916'daki ilk taarruzu başarısızlığa uğradı (bkz. Vadi Muharebesi). Bu yenilgilerden sonra, yardım kuvvetine bir kez daha Osmanlı hatlarını yarma emri verildi ve Kût-ül-Amâre'nin 30 mil aşağısındaki Felahiye sapağında Halil Paşa komutasındaki 6. Ordu'nun 30.000 askeriyle karşılaşana kadar Dicle boyunca ilerlemeye devam etti.
02.3Muharebe
Kısa bir bombardımanın ardından 20 ve 21 Ocak 1916'da 7. Tümen, Osmanlı hatlarına hücum etti. İngilizler, 600 metrelik sular altında kalmış boş arazide ilerlerken 2.700 kayıp vermiştir. İyi hazırlanmış Osmanlı mevzileri, özellikle de iyi yerleştirilmiş makineli tüfek yuvaları, saldırıdan vazgeçmeye ve yardım kuvvetlerini Ali Gharbi üssüne çekmeye zorladı.
02.4Sonuç
Tıbbi bakım neredeyse hiç yoktu ve saldırıdan sonraki gece dondurucu soğuklar yaşandı. Kût-ül-Amâre'daki kuşatılmış garnizon, savaşan yardım gücünün uzaktan gelen sesini duyabiliyordu ve moralleri iyice bozuyordu.
Ancak İngilizler Kut kuşatmasını kaldırabilmek için çabalarını sürdürdüler. Ocak ayındaki birinci Felahiye hezimetinin hemen ardından, Mart 1916’da Dicle Nehri’nin güneyinde cereyan eden Sâbis Muharebesi ile yeni bir yarma teşebbüsüne giriştiler. Bu muharebede Osmanlı kuvvetleri, Ali İhsan (Sabis) Bey komutasında üstün direniş göstermiş, İngiliz ilerleyişini durdurmuş ve kuşatmanın kaderini kesin olarak tayin etmiştir (bkz. Sâbis Muharebesi). Böylelikle Felahiye ve Sâbis muharebeleri, Kut garnizonunun Osmanlı ordusuna teslim olmasının önünü açan en önemli safhalar olması ile beraber Kût-ül-Amâre'deki garnizon 29 Nisan 1916'da Osmanlı kuvvetlerine teslim olmak zorunda kaldı (bkz. Kût'ül-Amâre Kuşatması).
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Felahiye Muharebeleri hayat hikâyesinde anıyor Kût'ül-Amâre Kuşatması
“Felahiye Muharebeleri (İngilizce: Battles of Hanna), Birinci Dünya Savaşı sırasında Irak Cephesi’nde, Kût'ül-Amâre Kuşatması esnasında İngilizlerin kuşatmayı yarmak için 1916 yılın...”
-
Felahiye Muharebeleri hayat hikâyesinde anıyor Sâbis Muharebesi
“Ocak ayındaki birinci Felahiye hezimetinin hemen ardından, Mart 1916’da Dicle Nehri’nin güneyinde cereyan eden Sâbis Muharebesi ile yeni bir yarma teşebbüsüne giriştiler.”
-
Felahiye Muharebeleri hayat hikâyesinde anıyor Selman-ı Pak Muharebesi
“(Poona) Tümeni, Selman-ı Pak Muharebesi'nden sonra güneye doğru çekildi.”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.