biyograftam
Giriş
  1. Keşfet
  2. Kültür & Sanat
  3. Botan Emirliği
Kültür & Sanat

Botan Emirliği

Botan Emirliği (Kürtçe: Mîrektîya Bota), 1338-1855 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğuna bağlı Güneydoğu Anadolu'da topraklarında bulunan Kürt Emirliklerinden birisidir. Cizre, Şırnak ve Siirt'in Eruh ilçesini içine almaktadır. Emirliğin adını aldığı Bûhtî...

01

Kısaca kimdir?

Botan Emirliği (Kürtçe: Mîrektîya Bota), 1338-1855 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğuna bağlı Güneydoğu Anadolu'da topraklarında bulunan Kürt Emirliklerinden birisidir. Cizre, Şırnak ve Siirt'in Eruh ilçesini içine almaktadır. Emirliğin adını aldığı Bûhtî Kürtleri Orta Çağlarda günümüz Hakkâri ili ile Musul arasında yaşamışlardır. Ayrıca Bûhtî Kürtleri, bazı tarihçiler nezdinde köken olarak Mervani hanedanının kurucusu olan Humeydi Kürtleri ile ilişkilendirilmişlerdir. 16. Yüzyılda yaşamış olan Kürt tarihçi Şerefhan-ı Bitlisi kaleme aldığı Şerefname adlı eserinde; Botan Emirliğinin, isminin cesaret ve savaşçılıklarıyla tanınmış olan Bûhtî aşiretinden aldığını ifade etmektedir. Antropolog Martin van Bruinessen, Botan Emirliğinin askerî gücünün Şıllet ve Çoxsor olarak ikiye ayrıldığını söylemiştir.

Azîzan Mîrleri veya Aziziye Beyliği olarak da bilinen Botan Emirleri klasik dönemlerinde muhtemelen bölge dâhilindeki aşiretlere üstünlük sağlamak amacı ile neseb olarak kendilerini Halid bin Velid'e dayandırmışlardır. Ayrıca Botan Emirlerinin, Azîzan Mîrleri olarak bilinmelerinin sebebi bu Emirliğin kurucusu olan İzzeddîn el-Bohtî'nin isminden kaynaklanmaktadır. Botan Emirliğinin en etkili olduğu alan Cizre bölgesi olmuştur. 1514 yılında Osmanlı ve Safevî kuvvetleri arasında gerçekleşen Çaldıran Muharebesi sırasında Botan Emirliği, Osmanlı tarafında yer almıştır. Botan Emirliği bu tarihten itibaren Osmanlı İmparatorluğuna bağlı bir Hükûmet sancağı olarak varlığını devam ettirmiştir. Bedirhan Bey döneminde en parlak dönemini yaşamış olan Botan Emirliği daha sonra 19. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu içerisinde gerçekleşen merkeziyetçi reformlar ve izlenen yanlış politikalar ayrıca Bedirhan Bey'in Osmanlı İmparatorluğuna karşı isyan girişimi sonrası İzzeddin Şir Bey döneminde 1855 yılında dağılmıştır.

02

Hayat hikâyesi

02.1Coğrafya

Botan Bölgesi günümüz Siirt'in Eruh ilçesi, Şırnak ve Şırnak'ın Cizre ilçesini kapsayan idari bölüme verilen bölge ismidir. Ünlü coğrafyacı İbn Vâzıh el-Yakubî, Bûhtî Kürtleri'nin merkezi olan Cizre'yi tanımlarken “Cezîretu’l-Ekrâd” yani "Kürtler'in Cizresi" ifadesini kullanmıştır. Yakubî tarafından edinilen bu bilgiyi İzzeddîn İbn Şeddâd aktardığı vakit bahsi geçen şehrin “Cezîretu'l İbni Ömer” olduğunu ve buradaki Kürt nüfusunun fazlalığından ötürü şehrin bu isimle anıldığını ifade etmiştir. Yâkût el-Hamevî ise bölge halkı hakkında Ermeniler ile iyi ilişkiler içerisinde olduklarını ve sağlam surlara sahip olduklarını ve bu surların ise bir kısmının Beşnevî, bir kısmının ise Bûhtî Kürtlerine ait olduğunu dile getirmiştir. Yâkût el-Hamevî'nin Bûhtî'lere ait bahsettiği surlar ise şunlardır; Curzakil, Atil, Allos, Baz el-Hamra, Elki, Ervah, Bahuha, Berho, Kinkiver, Nirve ve Hoşeb. Şerefhan, Azîzan Mîrleri'nin sahip olduğu bölgelerden bahsederken Gurgîl, Berke, Eruh/Ervah, Piroz, Tanza, Fınık, Tur, Heysem, Şah, Etil, Ermişat, Kiver, Dirde gibi dönemin stratejik önemine sahip kale ve kentlerden bahsetmektedir.

02.2Kuruluş dönemi

Botan Emirliği, Fınık kalesi hakimi İzzeddîn el-Bohtî tarafından kurulmuştur. İzzeddîn el-Bohtî döneminde Cizre bölgesi, İlhanlılar'ın bölgeye gönderdiği valiler tarafından yönetilmekteydi. 1330 yılında ölen Cizre valisi Taceddîn Bedil'in ölümü üzerine yerine oğlu Beklemiş vali olarak atanmıştır. Beklemiş babasının ölümü üzerine İlhanlılara elçiler ile birlikte hediyeler göndermiş ve Cizre bölgesini yönetmek istediğini ifade etmiştir. Bunun üzerine Beklemiş'in hoş hediyelerine ve saygısına binaen Cizre Bölgesine kendisi atanmıştır. Bu sırada 1336 yılında Artuklu Beyliği, Hasankeyf Eyyubi Emirliği üzerine sefer düzenleme kararı almıştır. Bunun üzerine Hasankeyf Emiri Melik Adil bölgede güçlü bir orduya sahip olan Fınık kalesi hakimi İzzeddîn el-Bohtî'den yardım istemektedir. Bu savaş İzzeddîn el-Bohtî adına bir dönüm noktası mahiyetindedir. Zira bu savaş sonrası İzzeddîn el-Bohtî bölgede Hasankeyf Emiri Melik Adil'in desteğini alarak gücüne güç katacaktır. Artuklu ve Hasankeyf gerçekleşen savaşta İzzeddîn el-Bohtî, Melik Adil'in yardım çağrısını geri çevirmemiş ve savaşta Hasankeyf tarafında yer almıştır.Bu savaş sonrası Melik Adil, Fınık kalesi hakimi olan İzzeddîn el-Bohtî'nin en büyük destekçisi ve müttefiki hâline gelmiştir. Tarih bu şekilde işlerken İlhanlılar'ın zayıflamasından fırsat bilen Cizre Valisi Beklemiş, merkezi yönetime vergilerini ödemiyor ve Cizre halkı üzerinde baskı kurmaya başlamıştır. İdari düzenin bozulduğu Cizre'de, bölge halkı çareyi bu dönem içerisinde hızla güç kazanmaya başlamış olan Fınık kalesi hakimi İzzeddîn el-Bohtî'ye giderek yardım çağrısında bulunmuş ve şikayetlerini bildirmiştir. İzzeddîn el-Bohtî, Cizre halkının bu şikayeti üzerine bölgede yaşananları araştırmış ardından müttefiki olan Hasankeyf Emirinden destek istemiş ve Cizre üzerine sefer düzenlemeyi planladığını bildirmiştir. Hasankeyf Emirinin desteği üzerine İzzeddîn el-Bohtî dönemin stratejik bir hamlesi olarak çevre bölgelere Sindî Kürtleri üzerine sefer düzenleyeceği bilgisini yaymıştır. Fakat daha sonra Bûhtî ordusunu Cizre üzerine çevirmiş ve Cizre üzerine gerçekleşen seferden habersiz olan Beklemiş ile askerlerini hazırlıksız yakalamıştır. Cizre yakınlarında Bûhtî ordusunun varlığını işiten, Cizre Valisi Beklemiş hediyeler ile İzzeddîn el-Bohtî'yi karşılamış ve kendisine bağlılık yemini etmiştir. Vali Beklemiş, İzzeddîn el-Bohtî'ye bağlılığını bildirdkten sonra kendisini Cizre'ye götürmüştür. Cizre'de İzzeddîn el-Bohtî ile bir araya gelen Cizre halkı şehrin yeterince korunmadığını bildirmiş ve İzzeddîn el-Bohtî'nin, Cizre dışında bekleyen askerlerinin gizlice şehre girmelerine olanak sağlamışlardır. Şehre giren Bûhtî ordusu Cizre'yi ele geçirmiş ve daha sonra Vali Beklemiş öldürülerek Bûhtî'ler şehre tamamıyla hakim olmuşlardır. 1338 yılında ele geçirilen Cizre şehri Bûhtî'lerin merkezi hâline gelmiş ve Botan Emirliği İzzeddîn el-Bohtî tarafından resmen kurulmuştur. İzzeddîn el-Bohtî, Cizre'yi alıp Botan Emirliğini kurduktan sonra Cizre toprakları

02.3Timur'un bölgeye gelişi ve Akkoyunlular

Timur bölgeye geldiği vakit, Botan Emir'i İzzeddin Ahmed kendisini ziyaret ederek Timura intisab etmiştir. Timur'un bölgeye geliş yılları ihtilaflıdır. Bazı kaynaklarda 1401 yılı geçmekteyken bazı kaynaklarda ise 1394 yılı olarak geçmektedir. Başta Timur'a intisab edip bağlılığına bildiren Emir İzzeddin daha sonra bağlılık yemininden şaşmış ve Timur'un Kalabalık bir orduyla Botan bölgesi üzerine sefer düzenlemesine sebebiyet vermiştir. Timur'un bölge üzerine düzenlediği sefer neticesinde Cizre fazla direnemeden teslim olmuş ve bu durum üzerine Cizre'de Botan Emirlerinin yönetimi son bulmuştur. Ardından Timur karşısında yenik düşen Botan Emiri İzzeddin, kaçmış ve hayatını Eruh aşiretlerinin arasında saklanarak geçirmek zorunda kalmıştır. Bir kısım kaynaklar Timur'un bölgeyi aldıktan sonra idareyi oğullarına bıraktığı yazarken bir kısım kaynaklar da Memluklere bıraktığını ve Memluklerin idareyi sağlayamadığı için tekrar Botan Emirlerinin başa geçtiğini ifade etmektedir. Fakat Şırnak'ta düzenlenmiş olan sempozyum dahilinde Timur'un bölgeden gitmesinden bir süre sonra bölgenin Botan Emirleri tarafından tekrar kontrol altına alındığı ifade edilmiştir.

1429-1430 yılında Mîr Zeyneddîn veya Abdal Bey olarak da bilinen Abdullah bin Abdullah Botan bölgesini tekrar ele geçirerek Botan Emirliğinin başına geçmiştir.

Abdal Bey, Ahmed-i Hânî'nin yazdığı ünlü Mem u Zin adlı eserde adı geçen Zin'in babası olan Hükümdardır. Abdal Bey döneminde Bitlis Emirliği ile Botan Emirliği karşı karşıya gelmişlerdir. Bitlis Emir'i Şerafeddin'in, Şahım Hatun ile evlidir ve Şemseddîn adında da bir oğulları vardır. Şahım Hatun Hasankeyf Emiri'nin kızıdır. Fakat daha sonra Emir Şerafeddin, Şahım Hatundan boşanmış ve Şahım Hatun da Seydi Ahmed adında bir adamla evlenmiştir. Emir Şerafeddin'in ölümü üzerine oğlu Şemseddin'in yaşının küçük oluşunu fırsat bilerek Şahım Hatun ile Seydi Ahmed Bitlis Emirliğinin yönetimine geçmişlerdir. Bunun üzerine Bitlis Emirliğinin başında olan Rojki Hanedanının önde gelenleri bu durumdan rahatsız olmuş ve Emirlikten desteklerini çekerek merkezden bağımsız hareket etmişlerdir. Bir süre bu şekilde devam ettikten sonra yaşı ilerleyen Emir Şemseddin, Bayki aşiretin'in önde gelenleri ile görüşmüş ve Seydi Ahmed'i ortadan kaldırmaya yönelik hamleler gerçekleştirmiştir. Bunu işiten Seydi Ahmed, Bitlis Emirliğini terk ederek Botan Emiri Abdal Bey'e sığınmıştır. Ardından Emir Şemseddin önce annesi Şahım Hatun'u öldürmüş daha sonra ordusunu toplayarak Botan Emirliği üzerine sefer düzenleme kararı almıştır. Cizre önlerine gelen Emir Şemseddin ve ordusu daha sonra esir değişimi ile Seydi Ahmed'i ele geçirmiş ve öldürmüşlerdir. Ardından Emir Şemseddin, Botan Emiri'ne Buhtî'ler ile hiçbir sorunu olmadığını ve iki bölgenin insanının dost olduğunu ifade ederek ordularıyla birlikte Bitlis'e geri dönmüştür. Abdal Bey, 1437 yılında Akkoyunlular ile Karakoyunlular arasında yaşanan savaşta Karakoyunluların karşısında Akkoyunluların yanında yer almıştır. 1451 yılında

02.4Osmanlı idaresinde Botan Emirliği

Botan Emirleri, Osmanlı idaresinden çok istifade ettiler. Şah Ali Bey'den sonra (1524) yerine geçen oğlu II. Bedir Bey (1524-1573), Osmanlı yönetiminden yararlanarak beylik topraklarını imar etti. Onun döneminde Cizre'de, bilim ve kültür çok ilerlemiş ve Cizre bu konuda dönemin merkezi hâline gelmiştir. Ancak, zaman zaman Osmanlı yönetimiyle ters düşmeleri sebebiyle, 1549 yılında, Kanunî Sultan Süleyman’ın damadı Vezir-i Âzam Rüstem Paşa, Cizre Beyi Bedir Bey hakkında inceleme yaptırdı ve bir fermanla beyliği, kardeşi Nasır Bey'e verdi. Nasır Bey yönetime geçince Bedir Bey Şeccar bölgesine çekilmek zorunda kaldı. Ancak Bedir Bey şehri iki yıl sonra tekrar ele geçirdi. Bedir Bey, 49 yıl kadar Botan Emirliğinin başında hükmederek, 95 yaşında Cizre’de ölmüştür. Bedir Bey'in ölümünden sonra yerine oğlu Emir Muhammed Bey geçti. Lala Kara Mustafa Paşa ile Gürcistan ve Kafkasya seferlerine katılan Emir Muhammed, 1573 tarihindeki savaşta ölünce, oğlu da çok küçük olduğu için eşi, kızlarını Abdal Han'ın oğullarından Emir Nasır ve Emir Şeref'le evlendirdi. Beyliği bir süre bu iki kardeş beraber idare etmişlerdir. II. Muhammed, 1578 tarihinde Cizre Beyi olmuşsa da onun beyliği uzun sürmemiş ve 1583 tarihinde ölmüştür. Bunun üzerine, Osmanlı Devleti’nin emir ve isteği ile sülalenin diğer şubesinden Emir Aziz (1583-1591), Cizre Bey'i oldu. Osmanlı İmparatorluğu’nun 1585 tarihindeki Tebriz seferine katılan Emir Aziz, savaş sonunda Cizre’ye dönmeyerek Sincar’da kaldı. 1586 yılında yeniden bey olan Emir Aziz, 1593'te Emir Şeref'in Cizre ve Silopi topraklarının tamamını ele geçirmesi, kendisinin de elinde yalnızca Cizre Kalesi'nin kalması üzerine, İstanbul’a kaçarak Hükûmetten Emir Şeref ve kardeşlerine karşı yardım istedi. Bu arada Emir Şeref uzun bir kuşatmadan sonra Cizre Kalesi'ne girmeyi başarmış ve Osmanlı İdaresi bu haber üzerine Musul Beylerbeyi Hüseyin Paşa, Hazo Emiri Mehmet Bey'le birlikte Karakuyu, Cemalkendi, Dilfeşme, Ebu Sait, Kefri Zaman, Habur ve Silopi yoluyla Cizre üzerine yürüdü. Bunun üzerine Emir Şeref kardeşleri ile beraber kaçtı. Emir Aziz ise, eski topraklarının sahibi oldu. Hüseyin Paşa da Musul’a döndü. Emir Şeref bir müddet sonra tekrar sahneye çıkarak, Cizre ve Silopi topraklarını geri aldı ve Emir Aziz'i öldürdü. Emir Şeref'in kendisi Cizre’ye yerleşerek kardeşlerini de kazalardaki kalelere gönderdi. Bu kaleler arasında Silopi’deki Basurin Kalesi de (Yankale) bulunmaktadır. Diyarbakır Beylerbeyi Mehmet Paşa, bölgeye gelerek, Cizre dolaylarını Emir Mehmet'e, Şah kazası ve diğer yerleri de Emir Şeref'e verdi. Ancak III. Şeref ile Emir III. Mehmet arasında bir mücadele başlamıştır. Bu mücadele, III. Murat ve I. Ahmet zamanında da sürdü. 1626'da Sultan IV. Murat (1623-1640) tarafından Cizre Beyliği tekrar Emir Mehmet'e verildiyse de bölgede pek nüfuzlu bir idareci olan Emir Şeref sağ iken, Emir Mehmet oraya gidip beylik işlerine başlamaya bir türlü cesaret edemedi.

Botan Emiri Abdullah Bey öldükten sonra emirliğin başına yeğeni Seyfeddi

03

Bağlantı atlası

Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.

Botan Emirliği Abdullah Bey Ahmed-i Hânî Bedirhan Bey Bitlis Emirliği Çaldıran Muharebesi Kara Mustafa Paşa Rüstem Paşa
düz çizgi: bu biyografide anılıyorkesik çizgi: bu kişiyi anıyor
  • Botan Emirliği hayat hikâyesinde anıyor Abdullah Bey

    “Botan Emiri Abdullah Bey öldükten sonra emirliğin başına yeğeni Seyfeddi”

  • Botan Emirliği hayat hikâyesinde anıyor Ahmed-i Hânî

    “Abdal Bey, Ahmed-i Hânî'nin yazdığı ünlü Mem u Zin adlı eserde adı geçen Zin'in babası olan Hükümdardır.”

  • Botan Emirliği hayat hikâyesinde anıyor Bedirhan Bey

    “Bedirhan Bey döneminde en parlak dönemini yaşamış olan Botan Emirliği daha sonra 19.”

  • Botan Emirliği hayat hikâyesinde anıyor Bitlis Emirliği

    “Abdal Bey döneminde Bitlis Emirliği ile Botan Emirliği karşı karşıya gelmişlerdir.”

  • Botan Emirliği hayat hikâyesinde anıyor Çaldıran Muharebesi

    “1514 yılında Osmanlı ve Safevî kuvvetleri arasında gerçekleşen Çaldıran Muharebesi sırasında Botan Emirliği, Osmanlı tarafında yer almıştır.”

  • Botan Emirliği hayat hikâyesinde anıyor Kara Mustafa Paşa

    “Lala Kara Mustafa Paşa ile Gürcistan ve Kafkasya seferlerine katılan Emir Muhammed, 1573 tarihindeki savaşta ölünce, oğlu da çok küçük olduğu için eşi, kızlarını Abdal Han'ın oğull...”

  • Botan Emirliği hayat hikâyesinde anıyor Rüstem Paşa

    “Ancak, zaman zaman Osmanlı yönetimiyle ters düşmeleri sebebiyle, 1549 yılında, Kanunî Sultan Süleyman’ın damadı Vezir-i Âzam Rüstem Paşa, Cizre Beyi Bedir Bey hakkında inceleme yap...”

04

Kaynaklar

0kaynak kaydı
0farklı yayıncı
0ansiklopedi maddesi
0zaman çizelgesi olayı

Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.

yayımlanmadı

Bilerek dışarıda bırakılanlar

Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.

Metin lisansı

Vikipedi’den uyarlanmıştır

Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.

05

Ne değişti?

  1. Profil oluşturuldu

    0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.

06

Düzeltme masası

Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.

  1. Ne yanlış?
  2. Doğrusu
  3. Kaynak

Hangi bölümde bir hata var?

Önerin editör incelemesinden geçer, otomatik yayımlanmaz. E-posta adresin yalnızca bu başvuru için kullanılır.
07

Buradan nereye?

Kültür & Sanat alanındaki tüm profiller →