biyograftam
Giriş
  1. Keşfet
  2. Kültür & Sanat
  3. Birinci Çatalca Muharebesi
Kültür & Sanat

Birinci Çatalca Muharebesi

Birinci Çatalca Muharebesi 17 ve 18 Kasım [E.U. 4-5 Kasım] 1912 tarihinde gerçekleşmiş ve Osmanlı zaferi ile sonuçlanmıştır. Birinci Balkan Savaşı'nın Lüleburgaz Muharebesi'yle birlikte en büyük muharebelerinden biri olmuştur.

01

Kısaca kimdir?

Birinci Çatalca Muharebesi 17 ve 18 Kasım [E.U. 4-5 Kasım] 1912 tarihinde gerçekleşmiş ve Osmanlı zaferi ile sonuçlanmıştır. Birinci Balkan Savaşı'nın Lüleburgaz Muharebesi'yle birlikte en büyük muharebelerinden biri olmuştur.

02

Hayat hikâyesi

02.1Genel durum

Bulgar birinci ve üçüncü orduları, Edirne'de Osmanlı ordusunun Doğu Ordusu'nun bir kısmını sıkıştırıp, Kırklareli muharebesi (Kırkkilise Muharebesi) ve son olarak Lüleburgaz Muharebesi'ni kazandı. Dimetoka, Lüleburgaz ve Kırklareli'yi eline geçirdi. Edirne kuşatma altına alındı. Lüleburgaz Muharebesi sonrası imha olmaktan zorlukla kurtulan Osmanlı 1. ve 2. Doğu ordularına Çatalca'ya 2 Kasım'da çekilme emri verildi. Lüleburgaz Muharebesi esnasında yorulan birliklerini Bulgarlar dinlendirmek zorunda kaldılar. Ayrıca Bulgarlar, Bulgaristan'dan uzaklaştıkça ikmal ve iaşe güçleşiyor, Bulgar askerleri de I. Balkan Savaşı boyunca Osmanlı askerlerinin yaşadığı en büyük sorunla, açlıkla tanışıyordu. Ayrıca askerlerin sağlığı da bozulmuştu. Ölüler ve hayvan leşleri gömülmediğinden salgın hastalıklar artmıştı; hastalıklar nedeniyle bozulan su kaynakları da dizanteri, kolera gibi hastalıkların yaygınlaşmasına neden olmuştu. Bulgar askerler bu hastalığı kaçan Osmanlı ordusunun askerlerinden kapmışlardı.

Yine de ardı ardına kazanılan zaferler sonrası Bulgar ordusu ve askerinin morali son derece düzgündü. Bulgar basınında çıkan gazeteler İstanbul'un alınması sonrasının planını yapıyordu. Buna karşın, Rusya, Birleşik Krallık, Fransa, Almanya gibi devletler uluslararası stratejik dengelerin bozulacağı hesabıyla Bulgar işgaline karşı, İstanbul'a bir donanma gönderme hesabına girmişlerdi.

Bu arada Bulgar ordusunun İstanbul kapılarına dayanması, boğazlar ve İstanbul üzerinde emelleri olan Rusların, tepkisini çekti. 5 Kasım 1912'de Rus Çarı ve hükûmeti; Bulgar hükûmeti ve Kralına, bu bölgede daha fazla ileri gidilmemesi ve İstanbul'a saldırılmaması aksi halde Rus donanması ve askerî birliklerinin Bulgaristan Krallığına saldıracağı yönünde açık tehdit içeren bir mesaj gönderdi. Bu açık mesaja ve baskılara karşın, Bulgar ordusu ilerlemesine devam etti.

6 Kasım 1912'de tekrar ilerlemeye başlayan Bulgarlar, 6 gün boyunca günde 15 km yol kaydetti. Tekirdağ ve ardından 7 Kasım'da Çorlu Bulgar ordularının eline geçti. Ertesi gün Çerkezköy düştü, 9 Kasım'da Malkara, 11 Kasım'da Silivri Bulgar ordusunun eline geçti. Bulgar ordusu, ilerlemesini sürdürerek, 13 Kasım'da Çatalca önlerine ulaştı, sonrasında İstanbul'u ele geçirmek için saldırıya hazırlanmaya başladı. Bulgar Ordusunun İstanbul ile önlerindeki tek engel Çatalca'daki son savunma hattı idi ve şehri ele geçirmek için hazırlanmaya başladılar. 93 Harbi'nde Yeşilköy'e kadar ilerleyen Rus ordusunun İstanbul'u işgal tehlikesi sonrası Osmanlı İmparatorluğu'nun varlığı da açıkça tekrar tehdit altındaydı.

02.2Osmanlı Ordusunun durumu

Ardı ardına kaybedilen Lüleburgaz ve Kırkkilise Muharebesi'nin yanında Kumanova Muharebesi ve Manastır'a kadar ilerleyen Sırp ordusu, 16 Kasım'da başlayan Manastır Muharebesiyle; Nazım Paşa'nın saldırı planlarının Osmanlılar açısından, durumu kötüleştirmek dışında, işe yaramadığını ortaya koydu. Savaşın başlamasının üstünden bir ay bile geçmeden Bulgar Ordusu İstanbul'a kadar ilerlemiş, Edirne Bulgarlarca, İşkodra Karadağ ve Sırp ortak kuvvetlerince kuşatma altına alınmış, Yanya ise Yunanların kuşatma tehdidi altındaydı, Yenice Muharebesi sonrası, yunan ordularınca çevresi sarılan Selanik ise şehirde koca bir kolordu olmasına karşın tek kurşun bile atılmadan, Tahsin Paşa tarafından 9 Kasım'da Yunanlara teslim edildi. Osmanlı'nın kaleleri bir bir düşüyordu. Lüleburgaz Muharebesi sonrası, 6 Kasım'da Mahmut Muhtar Paşa dahil; bütün Osmanlı Komutanları Nazım Paşa tarafından toplantıya çağrıldı. Nazım Paşa, Çatalca'ya kadar ilerleyen Bulgar ordusuna karşı başkomutan vekili olarak bizzat bu cephedeki Osmanlı ordusunun komutasını eline almaya karar verdi. Kurmayları ile yapılacak muharebenin planı üzerinde çalışmaya başladı. Osmanlı doğu ordusunun durumu ortada olup bir saldırı yapamayacak durumda olduğu anlaşılmaktaydı, çevirmeye dayalı hızlı planlanmış, olgunlaşmamış saldırı planlarının bir işe yaramadığı da anlaşılmıştı.

Buna ilaveten Osmanlı doğu ordusu içinde bir diğer tehdit de kolera salgınıydı, Lüleburgaz Muharebesi sırasında ortaya çıkan ordu içindeki kolera salgını, lojistik hizmetlerin ve sağlık altyapısının eksikliği ile hızla yayılıyordu. Bu konuda Çatalca'ya çekilen ordu içinde önlem alınmaya çalışılsa da ne yazık ki I. Balkan Savaşı'nın sonuna kadar salgının önü, hiç kesilememiştir.

Öyle ki bu salgın 1.Çatalca Muharebesi sonrası da sürmüş ve hatta şehri kuşatan Bulgar askerlerine bile bulaşmış; cephede ölenler dışında iki taraftan pek çok asker ve sivil, bu hastalık nedeniyle can vermiştir.

Çatalca Savunma hattı, 93 harbinde 1877 yılında Ruslara karşı oluşturulmuşken sonrasında 1912 yılına kadar görev yapan Alman uzmanların tavsiyesi ve yardımlarıyla Osmanlı ordusunca beton duvar ve tahkimatlar, kalıcı topların olduğu tabyalarla iyice şekillendirilerek kurulmuş bir hattı. 10 kadar kale şeklindeki tabya yanında, ayrıca yer altına döşeli telefon ve telgraf hatları ile tabyalar arası iletişim sağlanabilmekteydi. Yine demiryolu ve ulaşım hatları da savunma hattına uygun bir şekilde konumlanmaya çalışılmıştı. Bununla birlikte İstanbul, Osmanlı imparatorluğunun merkezi bir şehri olarak hastaneleri, ufak cephane fabrikaları, liman ve demiryolu ağı ile yakınında Çatalca'daki birliklere lojistik destek olabilecek durumdaydı. 1912 yılı öncesi savunma hattındaki bir kısım toplar Edirne'ye gönderilmiş ve bu hat bu yönden zayıflamıştı ancak Ekim 1912'de Balkan muharebesi başladığında hızlı bir şekilde düzenlenmişti ve Lüleburgaz Muharebesi sonrası bu düzenlemeler iyice hızlandırıldı. Nazım Paşa da artık stratejik şehirlerin korunması ve Osmanlı ord

02.3Bulgar Ordusunun durumu
  • Çatalca saldırısına da yine Lüleburgaz ve Kırkkilise muharebelerinde başarılı şekilde mücadele eden Bulgar 1. ve 3.orduları katıldı. Bulgar 1. ve 3. ordularının, ardı ardına 2 meydan muharebesi sonrası yorgun düşmeleri gerekirken Bulgar genelkurmayı ve generaller temkinli bir şekilde orduyu ilerlettiklerinden askerin dinlenmesine de fırsat vermişlerdir. Ancak bunun yanında Bulgar 1. ve 3. ordularının kayıplarını telafi için saldırıdan önce cepheye takviye kuvvetlerde ulaştırılmıştır. Buna ilaveten Bulgar 1. Ordusu, Lüleburgaz Muharebesinde Edirne'deki Osmanlı birliklerinin doğu ordusuna yardım için saldırı düzenlemesine ihtimalen cephe gerisinde bekletildiğinden saldırıya katılmayan 3. tümenini bu sefer kullanma imkânına sahipti. Katılan Bulgar 3. tümeni ile birlikte Bulgar 1. ve 3. ordusu tam güçleriyle çatalca hattına yükleneceklerdi.
  • Bulgar Ordusu'nun birlikleri Lüleburgaz Muharebesindeki birliklerle sadece birkaç ufak değişiklikle birlikte benzer şekilde düzenlenmiş olmakla, şunlardan ibaretti.
  • Bulgar 1. Ordusu generali Vasil Kutinçev yönetiminde: 1. Sofya Tümeni,6. Bdin Piyade tümeni (Tümgeneral Pravoslav Tenev), 10. Geçici Tümeni, süvari tümeni ve 10. süvari alayı Toplam da: 1.104 subay, 65.887 asker, 44.549 tüfek, 60 makineli tüfek ve 160 toptan
  • Bulgar 3. ordusu general Radko Dimitriev yönetiminde : 3. Piyade tümeni, 4. Breslav Piyade Tümeni(Tümen Komutanı: Tümgeneral: Kliment Boyadzhiev), 5. Tuna Piyade Tümeni (Tümgeneral: Pavel Hristov), 9. piyade tümeni ve 3 adet topçu taburu. Toplamda: 1.921 subay, 107.439 asker, 73.543 tüfek, 86 makineli tüfek ve 360 toptan oluşmaktadır.
  • Bütün bu birliklerle birlikte; Çatalca Muharebesine girecek Bulgar ordusunun mevcudu 3.025 subay, 173.326 asker, 118.092 tüfek, 146 makineli tüfek, 460 toptan oluşmaktaydı, bunun yanında 20 uçak, 20.124 araç ve çeşitli hizmetlerde kullanılmak üzere 56.410 hayvan ile Bulgar ordusu gerek top, gerek asker, gerek teçhizat, uçak ve gerek lojistik yönünden Osmanlılardan üstün durumdaydı. Ancak Bulgar Ordusunda da sorunlar yok değildi, Osmanlının zayıf demiryolu ve karayolu ağı ilerleyen ve anavatanlarından uzaklaşan Bulgar ordusu için sorun teşkil ediyordu. Lojistik hizmetleri için atlara ve hayvanlara daha çok ihtiyaç duyar hale gelmişlerdi. Yağmur ve hava koşulları ilerlemeyi zorlaştırıyordu. Buna ilaveten yorgun askerlerde Osmanlı askerlerinde de görülen, koleranın yaygınlaşmaya başladığı görülmekle salgın halini alma durumu söz konusuydu. Buna rağmen Bulgar ordusu başarılı bir şekilde her türlü riski göze alarak ilerlemişti. 12 Kasım'da Yambol'da karargahında, Bulgar Çarı Ferdinand'a, Osmanlılar ateşkes teklifinde bulundular ancak İstanbul'u almaya niyetli kral bu ateşkes teklifini reddetti.
  • Bu arada Korgeneral Radko Dimitriev, İstanbul için bir saldırı planı hazırlamaya çalıştırdı. Kırkkilise ve Lüleburgaz Muharebesi sonrası cepheden doğrudan doğruya saldırıya geçen Bulgar ordusunun özellikle deneyimsiz Osmanlı redif askerleri üzerinde panik yarattığı ve Osmanlı
02.417 Kasım

Muharebenin başlamasından 2 gün önce, 15 Kasım'da Osmanlı temsilcileri, Bulgar karargâhına giderek mütareke ve barış teklifi yaptılar. Bulgar komutanları bu teklifi küçümsemeyle karşıladılar, görüşmeye girişmeyi reddettiler; bu konuda doğrudan doğruya Sofya'ya başvurmalarını tavsiye ettiler. Sonrasında, Bulgar piyadelerinin saldırı konumu aldığını gözlemleyen Osmanlılar bütün orduyu teyakkuz haline getirdiler. Mahmud Muhtar Paşa komutasında Bulgar ilk saldırısına karşı İleri Kalesindeki mevzilerde III. Kolordu birlikleri de hazırlanan birlikler arasındaydı. Sabah saat 5.00'da Bulgarlar 400 topla Osmanlı mevzilerine bombardımana başlayarak muharebeye başladılar. Ardından Bulgar piyadelerinin hücumu başladı. Sis hücuma geçen Bulgar taburları için koordinasyonda sorun çıkarıyordu birde bunun üstüne Osmanlıların coğrafi avantajı da eklenmeye başlayınca Bulgar Ordusunda ilk hücuma geçen birliklerde kargaşa baş göstermeye başladı. Bu arada 14 Bulgar taburunun hücumuna karşı Osmanlılar Bulgar ordusunu hazır beklettikleri 15 tabur ve 2 bağımsız piyade alayı ile karşıladılar aynı anda 3 koldan Osmanlıların yenilikçi bir şekilde bir araya yerleştirdikleri topçu bataryaları ateşe başladı. Osmanlıların top sayısı Bulgarlarınkinden azdı ancak muharebe topu, kale topu bütün topçu bataryalarını Bulgarları görecek şekilde yerleştirmişlerdi. Bir anda açılan bu topçu ateşi Bulgar piyadelerine zayiat vermeye başladı,dağınık haldeki Bulgar topçu bataryaları Osmanlı topçusunu susturamadı. Bunun yanında Osmanlı mevzilerinden açılan makineli tüfek ateşi ile Bulgar piyadesinin ilk saldırıları boşa çıktı. saat 9.00'da Bulgar piyadeleri olduğu yere mıhlanmışlardı. Osmanlı topçularının nasıl ve ne şekilde kendi birliklerinin hangisine destek verecekleri ayrıntısıyla belirlenmişti. Nazım Paşa, Sancaktepe'den muharebeyi izliyordu. Sis kalktığında Osmanlıların çok az bir kayıp verdiği ve savunma hattının ön kesimlerindeki siperler hariç neredeyse hiçbir kesiminin Bulgarlarca tam olarak ele geçirilemediği, Bulgarların kaybının ağır olduğu görüldü. Saat 13.30'da muharebeye Osmanlı donanması topçu ateşi ile katılmaya başladı. Kuzeyde Turgut Reis savaş gemisi 3. kolorduya bombardıman ateşi ile destek verirken güneyde Barbaros Hayrettin, Turgut Reis ve 5 küçük savaş gemisi 1. kolorduyu destekler şekilde topçu desteği veriyordu. Hatta bir ara Osmanlılar 200 kişiyle çıkarma yapmaya teşebbüs etseler de başarısız oldular ve askerlerin çoğu ya öldü ya da esir düştü. Ayrıca çatışmaların durduğu ama savaşın görünürde sürdüğü günlerde, Hamidiye kruvazörü Bulgarlar tarafından torpillendi ancak kruvazör güç bela da olsa İstanbul'a dönebildi.

Donanmanın topçu desteği Bulgar ordusuna fazla zarar vermese de Bulgar askerlerinin moralini olumsuz olarak etkilerken, Osmanlı piyadesinin moralini artırdı. Saat 17.00 sıralarında Osmanlı karşı taarruzları ile Bulgar birlikleri saldırılarının başlangıç noktasına doğru geri püskürtülmüşlerdi.

03

Bağlantı atlası

Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.

Birinci Çatalca Muha… 3. Piyade Tümeni Barbaros Hayrettin Kırkkilise Muharebesi Kumanova Muharebesi Lüleburgaz Muharebesi Manastır Muharebesi Osmanlı donanması Radko Dimitriev
düz çizgi: bu biyografide anılıyorkesik çizgi: bu kişiyi anıyor
  • Birinci Çatalca Muharebesi hayat hikâyesinde anıyor 3. Piyade Tümeni
  • Birinci Çatalca Muharebesi hayat hikâyesinde anıyor Barbaros Hayrettin

    “kolorduya bombardıman ateşi ile destek verirken güneyde Barbaros Hayrettin, Turgut Reis ve 5 küçük savaş gemisi 1.”

  • Birinci Çatalca Muharebesi hayat hikâyesinde anıyor Kırkkilise Muharebesi

    “Bulgar birinci ve üçüncü orduları, Edirne'de Osmanlı ordusunun Doğu Ordusu'nun bir kısmını sıkıştırıp, Kırklareli muharebesi (Kırkkilise Muharebesi) ve son olarak Lüleburgaz Muhare...”

  • Birinci Çatalca Muharebesi hayat hikâyesinde anıyor Kumanova Muharebesi

    “Ardı ardına kaybedilen Lüleburgaz ve Kırkkilise Muharebesi'nin yanında Kumanova Muharebesi ve Manastır'a kadar ilerleyen Sırp ordusu, 16 Kasım'da başlayan Manastır Muharebesiyle; N...”

  • Birinci Çatalca Muharebesi hayat hikâyesinde anıyor Lüleburgaz Muharebesi

    “Birinci Balkan Savaşı'nın Lüleburgaz Muharebesi'yle birlikte en büyük muharebelerinden biri olmuştur.”

  • Birinci Çatalca Muharebesi hayat hikâyesinde anıyor Manastır Muharebesi

    “Ardı ardına kaybedilen Lüleburgaz ve Kırkkilise Muharebesi'nin yanında Kumanova Muharebesi ve Manastır'a kadar ilerleyen Sırp ordusu, 16 Kasım'da başlayan Manastır Muharebesiyle; N...”

  • Birinci Çatalca Muharebesi hayat hikâyesinde anıyor Osmanlı donanması

    “Saat 13.30'da muharebeye Osmanlı donanması topçu ateşi ile katılmaya başladı.”

  • Birinci Çatalca Muharebesi hayat hikâyesinde anıyor Radko Dimitriev

    “ordusu general Radko Dimitriev yönetiminde : 3.”

04

Kaynaklar

0kaynak kaydı
0farklı yayıncı
0ansiklopedi maddesi
0zaman çizelgesi olayı

Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.

yayımlanmadı

Bilerek dışarıda bırakılanlar

Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.

Metin lisansı

Vikipedi’den uyarlanmıştır

Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.

05

Ne değişti?

  1. Profil oluşturuldu

    0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.

06

Düzeltme masası

Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.

  1. Ne yanlış?
  2. Doğrusu
  3. Kaynak

Hangi bölümde bir hata var?

Önerin editör incelemesinden geçer, otomatik yayımlanmaz. E-posta adresin yalnızca bu başvuru için kullanılır.
07

Buradan nereye?

Kültür & Sanat alanındaki tüm profiller →