Kısaca kimdir?
Atıf Özbilen (1919 - 7 Nisan 2002), Türk yazar, ağaç oyma sanatçısıdır.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1İlk yılları
1919 yılında Adana'da doğdu. Annesi Nazmiye, Babası Saip Özbilen'dir. İlkokul ve orta öğrenimini Adana’da bitirdikten sonra, lise yıllarında ailevi zorunluluklardan dolayı İstanbul'a gelmiştir. Adanalı Atike Özer ile evlendikten sonra ilk kızları Semiramis (1941), toplam üç yıl sürecek yedek subaylığı sırasında da ikinci kızları Semiray (1944) dünyaya gelir. İlk olarak Yeni Adana Gazetesi'nde (1945) yazıları yayınlanmış daha sonra 1947'de öykü kitabı “İşte Bu!” yayımlanmıştır.
02.2İş hayatı
Güney illerinde bir süre vekil öğretmenlik ve Millî Eğitim Müfettişliği yapan Özbilen, ayrıca çeşitli özel firmalarda da çalışarak 1975 yılında emekli olmuştur. Ayrıca yazar ve yayımcılık kimliği çerçevesinde çalışmalarını, Adana'da ilk kıpırtıları başlayan “Güney Hareketleri”, İstanbul'da 1967-1973 yılları arasında aylık “Güney Sanat Dergisi” yöneticiliği ile zirveye ulaşmıştır. Önemli edebiyat sanatçılarımızın yer aldığı bu dergi 72 sayı da (6 cilt) yayımlanmıştır.
02.3Ağaçkurdu
Ağaç oyma sanatçılığı, yazar ve yayımcılık kişiliğinin önünde geldiği belirtilen Özbilen, bu konudaki ilk öğreticisi ilkokuldaki elişi öğretmeni olmuştur. Çalışmalarına 1932 yılında başlayan Özbilen, ilk ağaç oyma sergisini Adana Halkevi'nde 1950 yılında açmıştır. Daha sonra, İstanbul Olgunlaşma Enstitüsü (1962, 1976), Beyoğlu Şehir Galerisi (1968, 1969, 1972), Mersin Devlet Güzel Sanatlar Galerisi (1971), İstanbul Paşabahçe Ak Galeri (1975), Ankara Sanat Galerisi ve Adana Kalaba Elsanatları Galerisi (1977). 1979 yılında Turizm ve Tanıtma Bakanlığı’nın katkılarıyla Belçika-Brüksel’de sergi açmıştır. Paris’te "Oeuvres de Sculpture Sur Bois- Ağaç Üzerine Oyma Yapıtlar" ve "Bois Graves et Sculptes - Ağaç Oyma ve Yontular" bu sergiyi yenilemiştir.
Bursa Güzel Sanatlar Galerisi'nde 1980 yılında bir başka sergiye imza atan Atıf Özbilen, 1981 “Dünya Atatürk Yılı” çerçevesinde “Ağaç Oymalarla Atatürk” sergisine hazırlanmış ve bu kapsamdaki eserlerinden bir kısmını da Anıtkabir Müzesi’ne bağışlamıştır.
02.4Emeklilik yılları ve ölümü
1981 yılında, İstanbul Pendik-Güzelyalı’da aldıkları tek katlı yazlık evi aynı zamanda atölye olarak kullanmaya başlamıştır.
Kendi çizimleri dışında Tan Oral karikatürleri, ustalığının zirvesinde çalıştığı Güngör Kabakçıoğlu desenleri ve saatler sanatının ölümsüz örneklerini oluşturmuştur. Olgun çağında da sergilerine devam eden Özbilen, yaşamının son yıllarında çalışmalarını bırakmak zorunda kalmıştır. 7 Nisan 2002 tarihinde İstanbul'da vefat etmiştir.
Üretimleri
03.1Kitapları 2 kitap · kapaklı raf
Künyeler Vikipedi maddesindeki eser listesinden ayrıştırıldı. Kapağı bulunamayan kitaplar künyesinden dizildi.
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Atıf Özbilen hayat hikâyesinde anıyor Atatürk Yılı
“Bursa Güzel Sanatlar Galerisi'nde 1980 yılında bir başka sergiye imza atan Atıf Özbilen, 1981 “Dünya Atatürk Yılı” çerçevesinde “Ağaç Oymalarla Atatürk” sergisine hazırlanmış ve bu...”
-
Atıf Özbilen hayat hikâyesinde anıyor Tan Oral
“Kendi çizimleri dışında Tan Oral karikatürleri, ustalığının zirvesinde çalıştığı Güngör Kabakçıoğlu desenleri ve saatler sanatının ölümsüz örneklerini oluşturmuştur.”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.