Kısaca kimdir?
Ali Babacan (d. 4 Nisan 1967, Ankara), Türk politikacı, ekonomist ve mühendis. Demokrasi ve Atılım Partisinin (DEVA Partisi) kurucusu ve genel başkanıdır. 18 Kasım 2002 ile 28 Ağustos 2015 tarihleri arasında 12 yıl 283 gün Türkiye Başbakan Yardımcılığı, Türkiye Dışişleri ve Ekonomi Bakanlığı yapmış olan Babacan, Türkiye Büyük Millet Meclisi 22, 23, 24 ve 26. dönem Ankara milletvekilliği yapmıştır. Ak Parti hükûmetlerinde kesintisiz olarak en uzun süre ile bakanlık yapan kişidir. Ak Parti hükûmetlerinde toplamda en uzun süre bakanlık yapan Mehmet Şimşek'ten sonra ikinci sıradadır.
2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AK Parti) kurucu üyesi olmuştur. 58. ve 59. hükûmetlerde ekonomiden sorumlu devlet bakanlığı yaptı. 60. Hükûmette 1 Mayıs 2009'a kadar Dışişleri Bakanı olarak görev aldı. 2005-2009 yılları arasında Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyeliği konusunda görüşmelerin yürütüldüğü makam olan başmüzakerecilik görevinde bulundu. 1 Mayıs 2009'da gerçekleştirilen kabine değişikliğinde Başbakan Yardımcısı olarak görev yaptı. 61. ve 62. hükûmetlerde başbakan yardımcılığı yaptı.
Babacan, bakanlığı döneminde milyarlarca dolarlık IMF kredileriyle desteklenen ekonomik reform programını yönetme görevi üstlendi. Türkiye ekonomisi yaşanan iki ciddi ekonomik krizden sonra kayda değer bir toparlanma kaydetti.
9 Mart 2020'de kurulan Demokrasi ve Atılım Partisi'nin kurucuları arasında yer aldı ve Ali Babacan, partinin genel başkanlığına oy birliğiyle seçildi. 29 Aralık 2020'de partisinin Büyük Kongresi'nde sadece tek bir aday olan Ali Babacan, 523 delege arasından 515 delege oyunu alarak yeniden genel başkan olarak seçildi. Parti ilk kez gireceği 2023 genel seçimlerine ortak listeden katılma kararı aldı. CHP listelerinden DEVA için 25, İYİ Parti listelerinden 1 adaylık yer ayrıldı. Seçimler sonucunda 15 aday milletvekili seçildi. Ali Babacan Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayı oldu, ancak Kemal Kılıçdaroğlu %47,8'lik oy oranı ile seçimleri ikinci turda kaybettiği için kabinede görev alamadı. Reuters'ın iddiasına göre seçimlerin kazanılması halinde Ali Babacan ekonomiden sorumlu Cumhurbaşkanı yardımcılığı görevini üstlenecekti. Ali Babacan'ın, Merkez Bankası Başkanlığı için Prof. Özgür Demirtaş, Merkez Bankası eski başekonomisti Hakan Kara ve Refet Gürkaynak'ı önerdiği iddia edildi, ancak bu iddia daha sonra yalanlandı.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1İlk yılları ve eğitimi
1967 yılında Ankara'da doğdu. Ankara'nın Ulus bölgesindeki Çıkrıkçılar Yokuşu'nda ticaret yapan bir ailenin çocuğudur. Babası Şereflikoçhisarlı Hilmi Babacan, annesi Çorumlu Güner Babacan'dır. Babacan, 1985 yılında TED Ankara Kolejinden birincilikle mezun oldu ve Orta Doğu Teknik Üniversitesinde Endüstri Mühendisliği Bölümüne girdi. 1989 yılında ODTÜ'den mezun olan 1700 öğrenci içerisinde 4.00 üzerinden 4.00 ortalama ile üniversite birincisi oldu. 1990 yılında Fulbright bursu kazanan Babacan, 1990–1992 yılları arasında İllinois, ABD Northwestern Üniversitesi Kellogg School of Managementda İşletme dalında yüksek lisans yaptı. Ali Babacan, Pazarlama, Organizasyon ve Uluslararası İş İdaresi alanlarında yüksek lisans derecesi aldı.
1992-1994 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri'nde finans sektörünün üst düzey yöneticilerine danışmanlık yapan özel bir şirkette danışman olarak çalıştı. Askerlik görevini 14 Aralık 1993 - 14 Ocak 1994 tarihleri arasında dövizle askerlik hizmeti kapsamında er olarak yaptı. Babacan, 1994-2002 yılları arasında Ankara'da ticaretle uğraştı. 1994 ile 1995 yılları arasında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'e danışmanlık yaptı.
1995'te nişanlandı. 2002 yılında İhlas Haber Ajansı'na yaptığı bir söyleşide babası Hilmi Babacan, kız kardeşleri Ali Babacan'ı okuldan arkadaşları Zeynep Hanım ile tanıştırdı. Evlilik görücü usulüyle gerçekleşti. Eşi Zeynep Babacan, 2003'te Yeni Şafak gazetesine verdiği röportajda Babacan'ın kısa sürede siyasete girdiğini ve "haftada birkaç gün ilgilenirim diye partiye girdiğini" söyledi.
02.2Erken siyasi kariyeri
Adalet ve Kalkınma Partisi, Türkiye'nin siyasi sahnesine 2001 yılında giriş yaptı. Ali Babacan'ın babası Hilmi Babacan, oğlunun siyasete atılması konusunda, "Aslında ailemizin hiçbir üyesi siyasetle ilgilenmiyordu" şeklinde açıklamalarda bulundu. Ancak, AK Parti Ali'yi sürekli olarak partiye davet etti. Biz de düşündük ve karar verdik: "Bu küçük çabamızın ülkeye, millete ve vatana nasıl fayda sağlayabileceğini?" Ali, Türkiye'yi yönetme görevine gelirse büyük bir katkı yapacaktır. Abdullah Gül, Babacan'ın siyasete atılmasında önemli bir rol oynadı çünkü onun eğitim ve aile geçmişi hakkında bilgi sahibiydi. Gül, Babacan'ın babasını "dükkanından eve götürdüğü havlunun bile vergisini ödeyen biri" olarak tanımlayarak izin istedi. Gül, Babacan'ın siyasete adım atmasıyla ilgili olarak, "Kız ister gibi babasından izin aldım" dedi. Adalet ve Kalkınma Partisi Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi. Ardından 2002 seçimlerinde Ankara birinci bölgeden milletvekili seçildi. 58. ve 59. hükûmetlerde Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı görevinde bulundu. 60. hükûmette ise Dışişleri Bakanı ve Avrupa Birliği ile müzakerelerde başmüzakereci olarak görev yapmaktaydı. Bir dönem, hem bakanlık hem de baş müzakerecilik görevlerinin bir sonucu olarak kamuoyunda "iki şapkalılık" olarak bilinen bir yakıştırmaya sebep oldu. Egemen Bağış'ın devlet bakanı ve başmüzakereci pozisyonuna getirilmesinin ardından sadece dışişleri bakanı olarak bir süre daha görevine devam etti. 2008'de dünyayı etkileyen ekonomik kriz sonrası Mayıs 2009 tarihinde gerçekleşen kabine değişikliğinden sonra Dışişleri Bakanlığını Ahmet Davutoğlu'na devretti.
Aynı gün Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı olarak hükûmette görev aldı. 2009 yılında Hazine'den Sorumlu Başbakan Yardımcısı olarak atanan Babacan, görevi boyunca etrafında güçlü bir ekip kurdu. Mehmet Şimşek, Hazine'de İbrahim Çanakçı ve Maliye'de Naci Ağbal ile çalıştı. 2012 yılında Time dergisinin yayınında Ali Babacan, dünyadaki en etkili 100 kişi arasında yer aldı. 28 Ağustos 2015 tarihinde başbakan yardımcılığı görevini Cevdet Yılmaz'a devretti. 63. Hükûmette başbakan danışmanlığı yaptı.
2018 yılının Haziran ayında yapılacak genel seçimler için milletvekili adaylık başvurusu yapmadı. 25. dönemde koalisyon görüşmelerinin başarısız olması ardından TBMM'de erken seçim kararı alınınca, yeniden aday olup 1 Kasım 2015 erken seçimlerinde meclise döndü. 8 Temmuz 2019 tarihinde AK Partiden istifa etti. Babacan, ilk döneminde sosyal medyada seviyelilik, soğukkanlılık, temkinlilik, ülkenin çıkarlarını ön plana koyma gibi kavramlarla ilişkilendirildi ve beğenildi; diğerleri, liderlik vasfından yoksunluk, risk almamak, gizli gündeme sahip olmak, açıktan eleştiriden çekinmek gibi kavramlarla ilişkilendirildi.
02.3Ekonomi yönetimi (2002-2011)
58 ve 59. hükûmetlerde Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı olarak görev yapan Ali Babacan, genel olarak neoliberal bir ekonomi yaklaşımı benimsedi. Bu yaklaşımın amacı, kamu borç yükünü en aza indirmek ve özel sektörün hem iç hem de uluslararası pazarlarda kredi alabilmesini sağlamaktı. Ardından özel sektör yatırımlarının artması, iç talep ve ihracat sayesinde gerçekleşecekti. Bu strateji, büyümeyi hızlandırdı, kamu borcu azaldı, bütçe açıkları azaldı ve enflasyonu kontrol etti. Bunun ardından Türkiye'nin kredi notu yatırım için uygun seviyeye ulaştı. Kamu maliyesinin yetkilendirilmesiyle birlikte, bu süre zarfında IMF'ye olan borç da kapatıldı. Kemal Derviş, 2014'te İtalya'da katıldığı bir konferansta, Ali Babacan yönetimindeki ekonomi kadrosunun para politikasında kurumların özerkliğini koruyan tavrına dikkat çekerek, "2002-2007 arasında para politikasında kurumların özerkliğini koruyan tavrına" dikkat çekti. 25 Ocak 2003 tarihinde Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan, Dünya Ekonomik Forumu toplantılarında Türkiye'nin vizyonunu "AB'ye tam üye", "Euro'nun kullanıldığı ülke" olarak tanımladı. Ayrıca, Euro'ya geçmek için AB üyesi olmanın şart olmadığını ve hükûmetin niyetinin Euro'ya geçmek olduğunu vurguladı. Türkiye'nin AB'ye tam üyelik sürecinde hızlı büyümek zorunda olduğunu ve bu süreçte Türkiye'nin cazip bir yatırım ortamı sunması gerektiğini belirtti.
2008 yılında AB üyesi ülkelerin bakanları, Bakan Babacan'a dini kurallar ve devlet yönetim ile pozisyonu sorulmuş ve Babacan "Anlayışımıza göre laiklik, din ve devlet işlerinin kesin çizgilerle ayrılmasıdır. Laiklik, hiçbir dinî kuralın devlet yönetimine etkide bulunmamasıdır. AK Parti olarak çalışmalarımız bu çerçevede yapılmıştır. Son beş yılda yapılanlara bakılırsa, kadın-erkek eşitliği ile ilgili yapılan reformlar, yeni Medeni Kanun... Bütün bu adımlar, Türkiye'deki laiklik çerçevesini güçlendiren adımlardır; yıpratan adımlar değildir. diye partisini ve buna bağlı olarak Türkiye'yi savunmuştur. İddianamede temel kanıt olarak gösterilen üniversitelerde başörtüsünün serbest bırakılmasını öngören anayasa değişikliğine Ali Babacan, söz konusu düzenlemenin "özgürlükler adına" yapıldığı fikrini iletmiştir.
Nisan 2013'te, Ali Babacan, "Türk hükûmetinin seküler çizgiden uzaklaştığı" iddialarına yanıt vererek, Türkiye'de on yıllarca süregelen laiklik anlayışının sağlıklı olmadığını belirtti. Babacan, daha Anglosakson bir laiklik anlayışına yönelmek istediklerini ifade ederek, etnik ve dini inanışlara eşit uzaklıkta olunması gerektiğini belirtti. Türkiye'de Müslüman çoğunluk ve gayrimüslim azınlıkların yaşadığını vurgulayarak, dini özgürlükler konusunda normalleşmeye gidildiğini söyledi.
02.4AK Parti'den ayrışması (2010-2019)
Ali Babacan'ın ekonomi yaklaşımı, AK Parti ile ayrışmasıyla 2010 yılında belirgin hale geldi. Hazine'den Sorumlu Başbakan Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde, uzun vadeli öngörülebilirlik ve mali kuralların önemini vurguladı. Kamu maliyesini kontrol altına almak için "milli bir çıpa"ya ihtiyaç duyduğunu savundu. Erdoğan, Mali Kural uygulamasından vazgeçerek büyümeyi önceliklendirdi. 2011'deki genel seçimler bu süreci etkiledi.
2015'te Cumhurbaşkanı Erdoğan, faiz konusunda ters bir görüşü savunan Babacan ve Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'yı eleştirmeye başladı. Mart 2015'in başında Erdoğan, Başçı'nın kendisiyle görüşmek istediğini belirttikten sonra, "Görüşmek için çağıracağım" dedi. Babacan ile birlikte bu konuyu ele aldığını ifade etti. Görünüşe göre durumları aynıydı. Şu anda yapılan uyarılar nedeniyle biraz daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. Erdoğan'ın danışmanları, düşük faiz ve kamu harcamalarıyla desteklenen yüksek büyüme senaryosunu savunuyordu. 11 Mart 2015'te yapılan bir toplantıda Babacan ve Başçı, sıkı para politikasının gerekliliğini Erdoğan'a anlatmaya çalıştı. İddiaya göre Babacan, Erdoğan'ın toplantıya katılmayacağını düşünerek Brifingi dinlemelerini istedi ve Saray'dan ayrılmaya çalıştı. Ancak Erdoğan'ın katılacağını belirtmesiyle toplantı devam etti. Bazı yorumcular, "eğer o gün Saray'ı terk etseydi, 2001 Anayasa krizine benzer bir durum yaşanabilirdi." değerlendirmelerinde bulundu.
8 Temmuz 2019 tarihinde AK Partiden istifa etti. Bir ay sonra Babacan, "Türkiye için yeniden düşünülmüş stratejiler, planlar ve programlar gerektiğini ifade etmiştim" dedi. Bu çalışmaları arkadaşlarımızla birlikte başlatıyoruz" dedi. AK Parti içerisindeki küskünler grubu, partinin son dönem politikalarını onaylamayanları tanımlayan grup olarak tanımlanmaktaydı. İdeolojik olarak AK Parti'nin ilk yıllarındaki liberal muhafazakâr ve Avrupa Birliği yanlısı görüşleri destekliyordu. Eski cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Bülent Arınç ve AK Parti'den ayrılan Demokrasi ve Atılım Partisi kurucusu Ali Babacan'ın bu grubun başını çektiği söylenmiştir.
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Ali Babacan hayat hikâyesinde anıyor Abdullah Gül
“Abdullah Gül, Babacan'ın siyasete atılmasında önemli bir rol oynadı çünkü onun eğitim ve aile geçmişi hakkında bilgi sahibiydi.”
-
Ali Babacan hayat hikâyesinde anıyor Adalet ve Kalkınma Partisi
“2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AK Parti) kurucu üyesi olmuştur.”
-
Ali Babacan hayat hikâyesinde anıyor Ahmet Davutoğlu
“2008'de dünyayı etkileyen ekonomik kriz sonrası Mayıs 2009 tarihinde gerçekleşen kabine değişikliğinden sonra Dışişleri Bakanlığını Ahmet Davutoğlu'na devretti.”
-
Ali Babacan hayat hikâyesinde anıyor Bülent Arınç
“Eski cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Bülent Arınç ve AK Parti'den ayrılan Demokrasi ve Atılım Partisi kurucusu Ali Babacan'ın bu grubun başını çektiği söylenmiştir.”
-
Ali Babacan hayat hikâyesinde anıyor Cevdet Yılmaz
“28 Ağustos 2015 tarihinde başbakan yardımcılığı görevini Cevdet Yılmaz'a devretti.”
-
Ali Babacan hayat hikâyesinde anıyor Egemen Bağış
“Egemen Bağış'ın devlet bakanı ve başmüzakereci pozisyonuna getirilmesinin ardından sadece dışişleri bakanı olarak bir süre daha görevine devam etti.”
-
Ali Babacan hayat hikâyesinde anıyor Erdem Baş
“2015'te Cumhurbaşkanı Erdoğan, faiz konusunda ters bir görüşü savunan Babacan ve Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'yı eleştirmeye başladı.”
-
Ali Babacan hayat hikâyesinde anıyor Erdem Başçı
“2015'te Cumhurbaşkanı Erdoğan, faiz konusunda ters bir görüşü savunan Babacan ve Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'yı eleştirmeye başladı.”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.