Kısaca kimdir?
Ahmed Rıza Bey (Osmanlıca: احمد رضا بك, 1858, İstanbul - 26 Şubat 1930, İstanbul), Osmanlı siyasetçi, eğitimci ve ideolog. İttihat ve Terakkî Cemiyeti'nin önde gelen kurucularından ve Osmanlı İmparatorluğu'nda önemli siyasal gelişmeleri sağlayan İkinci Meşrutiyet döneminin önde gelen Jön Türk (Genç Türkler) grubunun başındaki isimlerindendir. Auguste Comte'un pozitivizm felsefesini günümüz Türkiye'sine taşıyan kişidir. Osmanlı'nın kurtuluşunu ve kalkınmasını, kişi veya siyasal rejim değişiklikleri yerine toplumsal yapı değişikliğinde gören ve bu yönde çalışmalar üreten ilk kişi olmuştur.
Paris'te yaşadığı yirmi yıla yakın sürede İttihad-ı Osmani, daha sonrasında İttihad ve Terakki adını alacak olan cemiyetin, Paris şubesinin başkanlığını yaptı, Fransa ve Belçika'da Doktor Nâzım Bey ile birlikte, cemiyetin ilk resmi yayın organı olan Meşveret gazetesini, sürgüne yollandığı Mısır'da ise Şura-yı Ümmet gazetesinin çıkardı. Osmanlı Devleti'nde 1908 yılında II. Meşrutiyet ilan edilmesi üzerine İstanbul'a dönen ve "hürriyetçilerin babası" olarak törenlerle karşılanan Ahmed Rıza, Meclis-i Mebûsan başkanlığı yaptı; Ayan Meclisi üyesi oldu. 1910 yılında Hasan Fehmi ve Ahmet Samim'in öldürülmesinin ardından İttihatçılarla arası açılan Ahmed Rıza, 1910'da cemiyetin merkez komitesinden ayrıldı ve 1911'de de Meclis Başkanlığından vazgeçti. Daha sonrasında Sultan Vahdettin tarafından tekrar Ayan Meclisi başkanlığına atandı. Ve bu yıllarda, İttihatçılara sert muhalefet düzenledi. Ancak, Damat Ferid ile arası açılınca Fransa'ya döndü ve Anadolu'daki Millî Mücadele lehine çalışmalarda bulundu. Lozan Antlaşması'ndan sonra Türkiye'ye döndü.
Paris'e gidişi
—Paris'e gidişi
1889 yılında bir rivayete göre Fransız İhtilali'nin yüzüncü yılı nedeniyle düzenlenen sergiye katılmak bahanesiyle izin alarak, bir rivayete göre ise kaçarak Paris'e gitti ve geri dönmedi. Fransız adliyseinde tercümanlık işine girdi. Bir yandan Sorbonne Üniversitesi'nde târîh-i tabîî derslerine, bir yandan da matematikçi Pierre Laffitte'in verdiği pozitivizm derslerine devam etti. Laffitte'nin özellikle İslam ve Doğu medeniyeti hakkında düşüncelerinden etkilendi. Laffitte İslam'ın en gelişmiş din olduğunu, bu yüzden Müslümanların pozitivizme geçişlerinin kolay olacağını düşünüyordu. Société positiviste [Pozitivist Cemiyet]'in en faal üyelerinden biri hâline gelen Ahmed Rıza, 1905'ten itibaren ise pozitivizmin uluslararası planda yayılması için kurulmuş Comité positif occidental [Müsbet Batı Kurulu]'de "Müslüman toplumların temsilcisi" olarak yer almıştır.
Paris'teki ilk yıllarında çeşitli gazete ve dergilerde Osmanlı aleyhine yazılara cevap vermek için girişimlerde bulundu. 1891'de Osmanlı kadınlarıyla ilgili bir konferansında "hürriyetperverâne" ifadeler kullandığı gerekçesiyle yurda dönmesi için Paris sefaretine merkezden emir verilince buna uymadığı gibi, İstanbul'a Posta ve Telgraf Nezâreti'ne bir mektup yazarak hiçbir gizli cemiyete mensup olmadığını, vatan ve milletin menfaat ve hukukunu müdafaa gerektiği zaman bunu Paris gazetelerinde yayımlayacağı yazılarla yapabileceğini ifade etti. Ülkelerin ilerleme ve milletlerin geri kalma sebepleri üzerinde incelemeler yapan Ahmed Rıza düşüncelerini 1893'te bir lâyiha hâlinde Sultan Abdülhamid'e gönderdi. Onun teşvik edici cevabı ve devam etmesini istemesi üzerine layihalar göndermeye devam etti; onu meşrutiyet rejiminin kötü bir şey olmadığına dair iknaya çalıştı. Altıncı lâyihasını da gönderdiği halde hiçbir hareket göremeyince eski Suriye mebusu Halil Ganem'in yayımlamakta olduğu Fransızca La Jeune Turquie gazetesinde siyasî yazılar yazmaya başladı ve ayrıca Sultan Abdülhamid'e daha önce takdim etmiş olduğu reform programını Londra'da "Lâyiha ve Mektub" adlarıyla risâle hâlinde yayımladı.
Ahmed Rıza · diğer bölümler
Üretimleri
Layihalar,
Revue Occidentale (Pozitivistelerin Dergisi) Makaleleri,
Tolarance Muslumane (İslamiyet'te Serbesti-i Ayin),
Pozitivist Rewiev dergisinde yayımlanan makaleler,
Meşveret yazıları,
La Crise de I'Orient (Burhan-ı Şark),
Echos de Turquie (Türkiye Haberleri),
Vazife ve Mesuliyet serisi (Üç kitap içerir Padişah ve Şehzadeler, Asker, Kadın)
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Ahmed Rıza hayat hikâyesinde anıyor Ahmet Samim
“1910 yılında Hasan Fehmi ve Ahmet Samim'in öldürülmesinin ardından İttihatçılarla arası açılan Ahmed Rıza, 1910'da cemiyetin merkez komitesinden ayrıldı ve 1911'de de Meclis Başkan...”
-
Ahmed Rıza hayat hikâyesinde anıyor Ali Şefkati
“Ahmed Rıza, cemiyete katıldıktan sonra yazılarına Ali Şefkati'nin Londra'da çıkarmakta olduğu İstikbal gazetesinde devam etti.”
-
Ahmed Rıza hayat hikâyesinde anıyor Doktor Nâzım
“Paris'te yaşadığı yirmi yıla yakın sürede İttihad-ı Osmani, daha sonrasında İttihad ve Terakki adını alacak olan cemiyetin, Paris şubesinin başkanlığını yaptı, Fransa ve Belçika'da...”
-
Ahmed Rıza hayat hikâyesinde anıyor Şura-yı Ümmet
“Paris'te yaşadığı yirmi yıla yakın sürede İttihad-ı Osmani, daha sonrasında İttihad ve Terakki adını alacak olan cemiyetin, Paris şubesinin başkanlığını yaptı, Fransa ve Belçika'da...”
-
Ahmed Rıza hayat hikâyesinde anıyor Tercüme Odası
“Mezun olduktan sonra bir süre Bab-ı Âli Tercüme Odası'nda çalıştı.”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.