biyograftam
Giriş
  1. Keşfet
  2. Sinema & TV
  3. Yaprak Dökümü (film, 1967)
Sinema & TV

Yaprak Dökümü (film, 1967)

Yaprak Dökümü, yönetmenliğini Memduh Ün'ün yaptığı 1967 yapımı Türk filmi. Reşat Nuri Güntekin'in Yaprak Dökümü adlı eserinden uyarlanan filmin başrollerini Güzin Özipek, Semiramis Pekkan, Cüneyt Gökçer, Fatma Girik, Ediz Hun ve Nurhan Nur paylaşmıştır.

01

Kısaca kimdir?

Yaprak Dökümü, yönetmenliğini Memduh Ün'ün yaptığı 1967 yapımı Türk filmi. Reşat Nuri Güntekin'in Yaprak Dökümü adlı eserinden uyarlanan filmin başrollerini Güzin Özipek, Semiramis Pekkan, Cüneyt Gökçer, Fatma Girik, Ediz Hun ve Nurhan Nur paylaşmıştır.

02

Gündemde

03

Hayat hikâyesi

03.1Oyuncular 11 yapım · jenerik
  1. —Ediz HunŞevket
  2. —Fatma GirikLeyla
  3. —Cüneyt GökçerAli Rıza
  4. —Semiramis PekkanNecla
  5. —Güzin ÖzipekHayriye
  6. —Nurhan NurFikret
  7. —Funda PostacıAyşe
  8. —Gürel ÜnlüsoyKenan
  9. —Esin GülsoyFerhunde
  10. —Eşref VuralTahsin
  11. —Selahattin İçselCevdet
03.2Ekşi Sözlük 10 öne çıkan yazı · ekşi sözlük
10 öne çıkan yazı eksisozluk.com · şükela modu
bu dizideki şevket benim çok fena sinirlerimi bozuyor izlerken. ciddi ciddi stres oluyorum. yahu sen nasıl bir adamsın? askerden geldin bankacılık mülakatını kazandın, çalışıp cebine iki kuruş koyamadan hem de evli olan gözüne kestirdiğin ilk kadını ayarttın. yetmedi businessman kulübünde kumar oynadın, borcunu ödemek için kredi kartıyla beyaz eşya alıp onu nakite çevirdin. o da yetmedi defalarca bankada müşterilerin hesaplarıyla oynadın, zimmetine para geçirdin, sonunda yakalandın, seni bankadan şutlayıp bir güzel içeri attılar. hapisten çıktın, çaycı ahmet sana taksicilik ayarladı, onu de eline yüzüne bulaştırıp çaycı ahmet'in yüzünü kızarttın. koskoca köşkü satıp büyük bir kısmıyla sana sermaye yaptılar sanki mühendis ya da mimarmışsın gibi cezaevinde tanıştığın çulsuz arkadaşınla müteahhitliğe soyundun, maliyeti yanlış hesapladın köşkten kalan ailenin son parasını da inşaata harcadın yine bitiremedin. cezaevinde tanıştığın çulsuz arkadaşın bir kız uğruna inşaattan çıkıp seni yarı yolda bıraktı. cem haline acıdı inşaata ortak oldu onu da sicilinle kirlettin adam kalp krizinden öldü. sedef seni yıllarca bekledi, o kadar ezikliğine rağmen vazgeçmedi senden, sokakta oğlanın tekiyle birlikte gördün diye kızı aldatıyor sandın, üzdün kızcağızı italya'lara gitti kederinden, onu da kaybettin. ferhunde inşaatı kundakladı hapse girdi, usulsüz yere mithat'tan üstüne geçirdiği evi geri vermesi karşılığında şikayetini çektin adam evini aldı kadın dışarıya çıktı sen ortada gariban sümüğü gibi kaldın. mithat sana iş verdi güvendi, gümrüğe gitmedin mallar ortada kaldı adam tazminat ödemek zorunda kaldı müşterilere onu da zarara soktun. babanın verdiği nasihati yanlış anladın, oğuz'un suçunu bir heyecanla üzerine aldın, babana felç geçirttin adam yatalak oldu. mahkeme günü geldi 25 yıl ceza aldın götün yemedi diye su koyverdin gerçeği ortaya döküp milletin düzenini bozdun. baban felç geçirdiğiyle kaldı. yazarken ben utandım be adam nesin sen nesin, yürüyen "hata" falan mı? debe edit: ufak bir yazım hatası düzeltmesi.
bu dizide en çok milletin gerçekten işe gitmesini ve standart hayatlarını seviyorum, gerçekçi geliyor. şimdiki dizilerde, genç holding sahibi insanlar var, yanındaki fakirler bile zara'dan, mango'dan aşağı giymiyorlar ki bir giydiklerini bir daha giymiyorlar. hayır, iş yerleri de harika, aşırı modern ortam, iş yerindeki herkes stilist gibi geziyor, aşırı güzeller, tarzlar harika, şirketçe tatile gidiyorlar, patronlarının yüzüne sallayabiliyorlar, partiler, eğlenceler. ya da diğer dizilerde iş olarak mafyacılık, torbacılık yapıyorlar koca jiplerle falan. bu dizi öyle mi, leyla gitti bir tatil acentesinde çalıştı, nejla bir ara bir dergide çalışıyordu, şevket her şeye sıçmadan önce bankada çalışıyordu. herkes aynı kıyafetleri tekrar giyiyordu, fikret'in üstünde paralandı o uzun çirkin etekleri. oğuz, emlakçı oldu ev ev gezdi. şimdi nerede öyle şeyler, ponçik ponçik hayatlar, peeh... debe editi: ilk debe'm oldu. anısı kalsın.
son dönemde herkes gibi benim de müptelası olduğum dizi. bir tespit yapmak istiyorum: bu ailenin burnunun b.ktan kurtulmamasının temel sebebi asla ama asla kendi hareketlerinin sorumluluklarını almamaları. hayattaki her davranışımızın, her kararımızın nihayetinde küçük ya da büyük bir sonucu vardır. makul olan insan kendini arzu etmediği bir durumda bulduğu zaman oturur ve bu sonuca sebebiyet veren seçimlerini sorgulayarak bu duruma nasıl geldiğini bulmaya çalışır. sonra da yaşadıklarından ders alarak devam eder ki zaten hayat tecrübesi, olgunlaşmak, büyümek dediğimiz şey de budur. tekin ailesinde ise bu meziyet sıfır. anne, baba, çocuklar hepsinde sıfır. gerçekten, tam anlamıyla sıfır. sıfır kere sıfır. - beyinsiz şevket bankadan zimmetine para geçiriyor. ali rıza salağı ferhundeye diyor ki sizin hırsınız oğlumu bu noktaya sürükledi. hiç demiyor ki ya biz yüz kişilik aile oğlanın tepesine bindik, köşkü çevirme derdini gencecik oğlanın sırtına yükledim de çocuk altında ezildi. hiç demiyor ki ben b.k gibi evlat yetiştirmişim o yüzden oldu. direkt ferhunde suçlu, onun yüzünden oldu. ha bu arada velev ki ferhunde yüzünden oldu, ferhundeyi kim seçti? yine senin beyinsiz oğlun. kaldı ki allah aşkına hangi aklı başında insan birinin gazına gelip banka soyar ya. sonra hapisten çıkıp taksiciliği bile beceremeyen beyinsiz oğluna köşkün satışından gelen parayı veriyor ki bir de müteahhitlik yapıp batırsın diye. e tabi beyinsiz şevket yine kendinden bekleneni yapıyor. son bölümlerde ise şevket oğuz'un suçunu üstlenerek hapse girdi diye hala oğuz'a deyyus falan diyor. hiç demiyor ki yahu benim salak oğlum gitmiş suçu üstlenmiş, neden böyle bir şey yaptı falan hiç. - ali rıza ne zaman cem'in babası kemalden beyden bahsedecek olsa "kızımın nişan bohçasını elime veren adam" diyor ashfgjafsg ya bu alıklık seviyesi bana kafayı yedirtiyor. senin kızın ablasının kocasıyla kaçmış, hem de nişanlıyken yapmış bunu. sonra adamlar nişanı bozdular diye nişan bohçasını elime veren adam oldular. hayriye de aynısını suzan hanım için yapıyor. ciddi söylüyorum şunların yerinde bonobo maymunu olsa aklını kullanır ve der ki suzan hanımla kemal bey de kendilerince haklı, bizim kızımız çok büyük bir yanlış yaptı, öfkelerinin geçmemesi normal vs. ama primat zekasına dahi sahip olmayan ali rıza ve hayriye ikilisi bunu diyemiyor. - fikreti yıllarca evde hizmetçi olarak kullanmışsınız. kız ağzını açtığında aman fikret, kıskandı fikret, sus fikret deyip susturmuşsunuz. kızı evde çocuk baksın diye üniversiteye bile göndermemişsiniz. bir de beyinsiz ali rıza galatasaray lisesi mezunu. niğde'nin köyündeki çiftçi babanın kızının eğitimine gösterdiği saygıyı bile göstermemişsiniz, kız ne zaman ne söylese asla ciddiye almayıp aşağılamışsınız. madden ve manen fransanın afrika sömürüsünden bin beterini yıllarca kıza yapmışsınız. sonra kız yeter ki bu evden kurtulayım da üç çocuklu adama varsam da olur dedi diye diyorlar ki; koca derdindeymişsin fikretttt!!! gerçekten allah mental retardasyon vermesin arkadaşlar. geri kalan her şey halledilir. - ayşe'nin maddi olarak bütün geleceğini zaten gasp etmeniz bir yana bir de evi cehenneme çevirmişsiniz. ulan ali rıza sen karına küsünce yüklükte yatan bir angutsun bir de ayşe'nin psikolojisi bozuluyor diye milleti darlıyorsun... - leyla'ya dair bir şeyler yazacaktım da gerçekten bu ela gözlü çöl salağı için klavyenin tuşlarına basarak sabah yediğim kahvaltının kalorilerini boşa harcamak istemedim cidden. bakın ceyda bile, gidip yaman'a yalvarıyor, yaman onu reddedince ağlarken "yaman beni kovdu, haklı ne yapayım" diyor. bakın ceyda bile, ceyda. bu salaklar da hala sorumluluk almamak için kendilerini uyutuyorlar: başımıza kötü şeyler geldi yoksa biz birbirimize çok bağlı bir aileyiıfhfjsdhf. debe edit: tekin ailesinin mallığı sayesinde debeye girdiğime inanamıyorum burdan bütün gerizekalılıkları için herbirine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
ailenin başına ne geliyorsa ali rıza denen adam yüzünden geliyor, çalıştım, devlet hizmeti, emek verdim diyor, yaptığı ilkokulu bitirenin memur olduğu dönemde hasbelkader biraz daha yükselip kaymakam olmak, bu yani. sorsan çok modern kahveciyi bile beğenmiyor ama nasıl oluyorsa ilk kızını okutmuyor, oğlunu okutuyor ama dünya göstermiyor, çocuk ilk maaşını ağız tadıyla ezmeden sofra başına oturtup ego kasıyor, hanzonun teki çünkü. slavoj zizek'in bir yazısında okumuştum, modern görünen baba gerçekten baskıcı bir babadan her zaman daha tehlikelidir diyordu, çünkü ikincisinde sınırlar bellidir, çocuk büyüyünce neye ne kadar kafa tutması gerektiğini bilir, ilkinde ise çocuk hayali bir özgürlüğün içinde sine sine büyür, al işte ali rıza denen takozun da yaptığı bu, planı gayet iyi işliyordu aslında, bir heves istanbul'a düşünce gördü ebesininkini.
milyonuncu tekrarı izlerken az önce neyyir ve kahveci ahmet'in düğünden önceki gün sedef'le konuşmasına denk geldim. annesi olur ya diyor mutsuz olursan bu kapı sana herzaman açık. hayriye hanımın leyla oğuz'dan, necla cem'den ayrılmak istediğinde bu evden gelinlikle çıktınız kefenle dönersiniz ayarındaki konuşmalarından ne kadar farklı değil mi? hele dizinin gizli kahramanı kahveci ahmet'e ne demeli. ali rıza'nın asla kendisine denk görmediği, mecburiyetler nedeniyle ahbaplık kurduğu ahmet, sadece ali rıza hödüğüne değil cümle aleme baba nasıl olunurun dersini veriyor.
ali rıza bey ile ilgili ciddi şüphelerim var. bu adam kaymakam, kaymakamlara zaten dubleks ya da triplex ev veriliyor, faturalar devlet tarafından ödeniyor, bildiğim kadarıyla araba da çekiliyor altına. çocuklar desen sıfır masraf. çocukların bakımı, yemek, temizlik fikret adındaki ebeveynlik rolleri yüklenilmek suretiyle istismar edilen büyük kız tarafından yıllarca ücretsiz olarak üstlenilmiş. şevket desen bir evin bir oğluyum bir araba isterim gezmek tozmak isterim gibi istekleri asla olmayan, hatta ise başlar başlamaz alı rıza tarafından 5 cocuklu evin sorumluluğu yüklenilen, bundan sonra bu evi sen gecindireceksin denilen zavallı bir genç adam. bu adam bunları büyütürken zırnık koklatmamis e bütün maaşını ne yapmış? trabzon'dan bir fındıklık, kira getirecek bir ev vs de alamamış mı. ki bu adam alıcı olsa, hayriye'nin akrabaları buna yardımcı da olurdu. altı üstü bir kızı üniversite okuyacak (devlet üniversitesinde) diğerini de dershaneye gönderecek girdiği triplerin haddi hesabı yok. istanbul'a gelince hazır ev var ilk defa bir fatura ödeyecek şekilden şekile giriyor, sonra da iki güzel söz söyleyip şevket'e kitliyor zaten her şeyi. çocuk daha ilk maaşının keyfini sürme hayali bile kuramıyor. bu ali rıza bey'in paraları nerede yediği acil araştırılsın. özellikle ulus, cebeci, çankaya taraflarına gidip gelme durumu var mı bir bakılsın derim.
ulan ali rıza dizinin başında kırtasiye açacağım diye dükkan tuttun kapora verdin, şevket'in düğünü için o iş yatınca dükkan sahibine kaporayı geri vermenize lüzum yok o "hakkınız" diye edebiyat yaptın. sonra gel zaman git zaman evi satman gerekti, anlaştın biriyle kapora aldın bu sefer, ev istimlak edilebilir diye adam evi almaktan vazgeçti, bu sefer yine "hakkınız" diyerek harcamış olduğun parayı borç harç toplayıp adama geri verdin. hangisi doğru ali rıza, kapora mal sahibinin mi hakkı, alıcının mı, bence ikisi de değil, olan şey şu ki sende ne aldığın ne verdiğin paranın peşine düşebilecek bir göt yok. sen bu kafayla nasıl kaymakamlık yaptın, türk bürokrasisi sırf senden kurtulmak için müstakbel damadına iftira atmış olabilir.
cem ölüp diziden kurtulmuştur. darısı başımıza.
tahsin karısıyla konuşuyor. cem'in kötü olduğunu söyleyecek. sana bir haber vereceğim falan diyor. karısı fikret de: "kötü bir şey mi?" diye soruyor... ulan sen hayatında iyi bir haber aldın mı?
oğuzun ayşeye genç kız olmuşsun demesi üzerine annemin yorumu: -hah bi ayşe eksikti ona da göz koydurdu mendebur

Yazılar eksisozluk.com platformundaki başlığın en çok beğenilen (şükela) kayıtlarından otomatik olarak derlenmiştir. Fikir ve telif hakları ilgili yazarlara aittir.

04

Üretimleri

TIYATRO Ediz Hun - Şevket

Ediz Hun - Şevket

tiyatro
TIYATRO Fatma Girik - Leyla

Fatma Girik - Leyla

tiyatro
TIYATRO Cüneyt Gökçer - Ali Rıza

Cüneyt Gökçer - Ali Rıza

tiyatro
TIYATRO Semiramis Pekkan - Necla

Semiramis Pekkan - Necla

tiyatro
TIYATRO Güzin Özipek - Hayriye

Güzin Özipek - Hayriye

tiyatro
TIYATRO Nurhan Nur - Fikret

Nurhan Nur - Fikret

tiyatro
TIYATRO Funda Postacı - Ayşe

Funda Postacı - Ayşe

tiyatro
TIYATRO Gürel Ünlüsoy - Kenan

Gürel Ünlüsoy - Kenan

tiyatro

Diğer eserler

—Esin Gülsoy - FerhundeTiyatro tek kaynak
—Eşref Vural - TahsinTiyatro tek kaynak
—Selahattin İçsel - CevdetTiyatro tek kaynak
05

Bağlantı atlası

Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.

Yaprak Dökümü (film… Cüneyt Gökçer Ediz Hun Fatma Girik Güzin Özipek Memduh Ün Nurhan Nur Reşat Nuri Güntekin Semiramis Pekkan
düz çizgi: bu biyografide anılıyorkesik çizgi: bu kişiyi anıyor
  • Yaprak Dökümü (film, 1967) hayat hikâyesinde anıyor Cüneyt Gökçer

    “Reşat Nuri Güntekin'in Yaprak Dökümü adlı eserinden uyarlanan filmin başrollerini Güzin Özipek, Semiramis Pekkan, Cüneyt Gökçer, Fatma Girik, Ediz Hun ve Nurhan Nur paylaşmıştır.”

  • Yaprak Dökümü (film, 1967) hayat hikâyesinde anıyor Ediz Hun

    “Reşat Nuri Güntekin'in Yaprak Dökümü adlı eserinden uyarlanan filmin başrollerini Güzin Özipek, Semiramis Pekkan, Cüneyt Gökçer, Fatma Girik, Ediz Hun ve Nurhan Nur paylaşmıştır.”

  • Yaprak Dökümü (film, 1967) hayat hikâyesinde anıyor Fatma Girik

    “Reşat Nuri Güntekin'in Yaprak Dökümü adlı eserinden uyarlanan filmin başrollerini Güzin Özipek, Semiramis Pekkan, Cüneyt Gökçer, Fatma Girik, Ediz Hun ve Nurhan Nur paylaşmıştır.”

  • Yaprak Dökümü (film, 1967) hayat hikâyesinde anıyor Güzin Özipek

    “Reşat Nuri Güntekin'in Yaprak Dökümü adlı eserinden uyarlanan filmin başrollerini Güzin Özipek, Semiramis Pekkan, Cüneyt Gökçer, Fatma Girik, Ediz Hun ve Nurhan Nur paylaşmıştır.”

  • Yaprak Dökümü (film, 1967) hayat hikâyesinde anıyor Memduh Ün

    “Yaprak Dökümü, yönetmenliğini Memduh Ün'ün yaptığı 1967 yapımı Türk filmi.”

  • Yaprak Dökümü (film, 1967) hayat hikâyesinde anıyor Nurhan Nur

    “Reşat Nuri Güntekin'in Yaprak Dökümü adlı eserinden uyarlanan filmin başrollerini Güzin Özipek, Semiramis Pekkan, Cüneyt Gökçer, Fatma Girik, Ediz Hun ve Nurhan Nur paylaşmıştır.”

  • Yaprak Dökümü (film, 1967) hayat hikâyesinde anıyor Reşat Nuri Güntekin

    “Reşat Nuri Güntekin'in Yaprak Dökümü adlı eserinden uyarlanan filmin başrollerini Güzin Özipek, Semiramis Pekkan, Cüneyt Gökçer, Fatma Girik, Ediz Hun ve Nurhan Nur paylaşmıştır.”

  • Yaprak Dökümü (film, 1967) hayat hikâyesinde anıyor Semiramis Pekkan

    “Reşat Nuri Güntekin'in Yaprak Dökümü adlı eserinden uyarlanan filmin başrollerini Güzin Özipek, Semiramis Pekkan, Cüneyt Gökçer, Fatma Girik, Ediz Hun ve Nurhan Nur paylaşmıştır.”

06

Kaynaklar

0kaynak kaydı
0farklı yayıncı
0ansiklopedi maddesi
0zaman çizelgesi olayı

Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.

yayımlanmadı

Bilerek dışarıda bırakılanlar

Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.

Metin lisansı

Vikipedi’den uyarlanmıştır

Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.

07

Ne değişti?

  1. Profil oluşturuldu

    0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.

08

Düzeltme masası

Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.

  1. Ne yanlış?
  2. Doğrusu
  3. Kaynak

Hangi bölümde bir hata var?

Önerin editör incelemesinden geçer, otomatik yayımlanmaz. E-posta adresin yalnızca bu başvuru için kullanılır.
09

Buradan nereye?

Sinema & TV alanındaki tüm profiller →