biyograftam
Giriş
  1. Keşfet
  2. Kültür & Sanat
  3. Yağı-Sayan
Antakya Emiri · d. 1098

Yağı-Sayan

Yağı-Sayan (Arapça: ياغي سيان) (ö. 2 Haziran 1098), Türk asıllı asker. Büyük Selçuklu Devleti'ne bağlı Antakya Emiri.

Hayat şeridi Bir döneme dokun, çizelge süzülsün
Erken yıllar1098–2026
10981560bugün
01

Kısaca kimdir?

Yağı-Sayan (Arapça: ياغي سيان) (ö. 2 Haziran 1098), Türk asıllı asker. Büyük Selçuklu Devleti'ne bağlı Antakya Emiri. Birinci Haçlı seferi sırasında Haçlıların Antakya Kuşatması'nda Antakya kalesi savunma komutanı.

02

Hayat hikâyesi

02.1Gençliği ve Antakya Emiri olması

Türk asıllı olan Yağı-Sayan Büyük Selçuklu Devleti ordusuna bir kölemen olarak "gulam" askeri olarak katıldı. Sultan Alp Arslan'in oğlu Melikşah'in kölesi olduğu kabul edilmektedir. Yetenekli olduğu için Melikşah'ın ordusu içinde rütbe alarak ilerlemişti.

Melihşah sultanlık döneminde Büyük Selçuklu Devleti içinde bölge idare sistemi standart değildi ve değişik bölgeler için değişik yönetim statüleri uygulanmakta idi. Ülkenin merkezi bölgelerini ve stratejik önemi olan alanlarını (örneğin; Bağdat, İsfahan, Nișabur, Harezm şehir ve bölgerlerini) "sehna" adı verilen orduda başarı göstermiş olan gulam-kölemen asıllı valilerle idare etmekteydi. Buna benzer olarak önemi olan yeni fetih edilmiş diğer bölgelere kendi Selçuklu sülalesinden gelen valiler tayin edilmekteydi ve bunlardan bazılarına "melik (kral)" unvanı verilmekte idi. Suriye'ye gönderilen ve melik unvanı verilen vali Melikşah'ın küçük kardeşi Tutuş idi ve Anadolu'ya gönderilen ve melik unvanı alan vali Selçuklu sülalesinden olan Kutalmışoğlu Süleyman Şah idi.

1076'da Kutalmışoğlu Süleyman Şah Anadolu Selçuklu Devleti Sultanı olarak bağımsızlığını ilan etti ve üzerine bir ordu gönderdiyse de bu ordu bu devleti ortadan kaldırmakta başarılı olmadı. Kutalmışoğlu Süleyman Şah sınırlarını genişletmeyi hızlandırdı ve 1082'de Adana ve Tarsus kentleriyle birlikte bütün Kilikya topraklarına sahip olup 1084'te de Antakya'yı ele geçirdi. 1086 yılında Süleyman Şah Suriye Meliği olan Tutuş'la savaşa giriştiler. Halep yakınlarında Ayn Seylem Savaşı'inda Süleyman Şah mağlup oldu ve bu savaşta öldü. Kutalmışoğlu Süleyman Şah'in kendine bağlamış olduğu Çukurova ve Antakya bölgelerini Tutuş eline geçirdi.

1086-1087'de kışın yapılan Gürcistan seferine katılan Melikşah Urfa, Halep ve Lazkiye'yi Selçuklular eline geçmesini sağladı. Bu seferde orduda bulunan diğer gulam emirlerine de ikta arazileri ve şehir emirlikleri verildi. Melikşah kardeşi Tutuş'un iktidar gücünü kısıtlamak için Tutuş'u sadece Şam Meliği olarak atadı. Halep Emirliği'ne kendine yakın olan kölemeni Aksungur el-Hacib'i getirdi ve Emir Aksungur Hacib 1094'te kadar Halep emiri oldu. Urfa emirliği daha karışıklık yarattı. Önce Ermeni olan Filaretos Melihşah gelmeden Urfa'yı eline geçirdi ama sonra Maraş'a kaçtı orada Müslüman'liga döndü. 1087'de Emir Buzan'a (1094'te kadar süren) Urfa Emirliği ve buna bağlı ikta arazileri verildi. Bu seferde Melikşah ordusunda bulunan ve yetenek gösteren Gulam emiri olan Yağı-Sayan'a ise "ikta" (üst sahiplilik) arazisi olarak ve Antakya Emiri unvanı ile Antakya verildi ve Yağı-Sayan 1098'e kadar bu görevi yürüttü.

Yağı-Sayan Antakya emirliği yapmakta iken 1094 yılında Sultan Melikşah'in ölümü üzerine Büyük Selçuklu Devleti tahtı için oğulları olan Mahmud ile Berkyaruk ve onların amcaları olan Tutuş arasında üç taraflı bir taht mücadelesi başladı. Suriye Meliği ve Şam emiri olan Tutuş 1095 yılında Berkyaruk'un ordularıyla Rey kenti yakınlarında yaptığı savaşı kaybederek öldü.

Bu sefer Suriye Melikliği için Tut

02.2Antakya Kuşatması'nda kale komutanlığı

Anadolu'dan geçip Torosları iki değişik geçit güzergahından geçen Birinci Haçlı seferi baronlar seferi Haçlı orduları aç perişan Ekim 1097'de Antakya kalesi önüne geldiler. Kale komutanı Büyük Selçuklu Devleti sultanı Melikşah tarafından yaklaşık 1090'de Antakya emiri olarak tayin edilen Yağı-Sayan'dı.

Arap kronikçi-tarihçi Ali ibn el-Esir 9 ay süren bu kuşatmayı çok ayrıntılı olarak vermiştir.

Haçlı ordularının gelişini önceden haber alan Yağı-Sayan şehirde yaşayan Hristiyanların dindaşlarına yardım etmesinden korktu. Bir kurnazlıkla bütün Hristiyan erkekleri kale dışına çıkarttı. Önce Antakyalı Müslüman erkekleri surlar dışarısına çıkarıp şehrin etrafına hendek kazmalarını emretti ve Müslümanların yanına hiçbir yabancıyı sokmadı. Ertesi gün de aynı şekilde Antakyalı Hristiyan erkekleri surlar dışına çıkarıp hendek kazmalarını emretti, onların yanında da hiçbir Müslüman yoktu. Ama akşamleyin Yağı-Sayan Antakyalı Hristiyan erkekleri şehir surları içine almadı. Yağı-Sayan şehir içinde kalan Hristiyan kadın ve çocukların can ve mal güvenliği teminatı verdi.

Kalede emrinde 6.000 veya 7.000 askeri bulunmaktaydı. Buna karşılık Haçlı ordusu mevcudu yaklaşık 30.000 kişi idi.

Antakya kalesi surları gayet iyi tahkimli bir kale idi. Surlar taş ve tuğladan yapılmış yaklaşık 12.000 metre uzunlukta olup 3 kademede 360 kulesi bulunmaktaydı. Kalenin doğu kısmında bulunan "Habib-i Neccar Dağı"nda da bir iç kale bulunmaktaydı. Şehirde çok yiyecek saklı bulunuyordu. Şehir surları içinde bahçeler, bostanlar hatta tarlalar bulunmaktaydı.

Buna karşılık Haçlı ordusu devamlı yiyecek ve hayvan yemi sıkıntısı çekmekteydi. İnsan ve hayvan yiyecek iaşe bulmak için özel iaşe toplama birliklerini çok geniş alanlara, hatta Halep civarlarına, yaymışlardı. Haçlılar ordusu Antakya'da beklenmedik hava ve kara durumu ile karşılaşmışlardı. Mevsimin geç olması dolayısıyla hava devamlı yağışlıydı. Yağışlar şehrin etrafını çamur deryasına döndürmekte idi. Yine yağışlar dolayısıyla şehir batı duvarı kenarından geçen Asi Nehri suları yükselmişti. Bu hava şartları yanında Haçlıların hiç alışık olmadıkları ve alışmayanları çok korkutan depremler Antakya'da gayet olağan doğal olaylardı. Antakya bir deprem hattı üzerinde idi ve şehrin her yerinde hiç beklenmedik anlarda hafif zaman zaman sarsıntılar hissedilmekteydi.

Emir Yağı-Sayan, resmen Suriye Selçuklu Halep Meliği Rıdvan'a tabi idi. Fakat Yağı-Sayan Haçlılar gelmeden önce Şam'daki Suriye Selçuklu Șam Meliği Dukak'a gayet yakındı. Önce ona oğlu Şems-ül Devle'yi göndererek ondan askeri yardım istedi. Şam Meliki Dukak ona destek vereceğini bildirdi. Atabeyi olan Tuğtekin ve Hums emiri Canah ad-Devle de Antakya'ya askeri yardıma katılacaklarını açıkladılar.

Haçlılar Antakya önlerine geldikleri zaman bu şehir etrafındaki kırsal alanlar her turlu insan ve hayvan iaşesi için gayet verimli idi ve Haçlılar ordusu geleceği hiç düşünmeden bu yiyecek ve iaşeyi yiyip bitirmeye koyulmuştu. Fakat şehir yakınlarında yiyecek ve iaşe toplamak git

02.3Ölümü

Haçlılar 2/3 Haziran 1098'de Antakya şehrine girdikten ve geri atılmaları imkansız olduğu anlaşıldıktan sonra Yağı-Sayan maiyetinde bir küçük koruma birliği ile Antakya'dan kaçtı. Oğlu Şems'ül Devle ise savunmaya devam etmek için şehrin iç kalesine çekildi.

Bu kaçış sırasında Yağı-Sayan atından düştü ve hem atı hem de kendisi büyük yaralar aldı. Korumalar birliği Yağı-Sayan'ın kendi kaçışlarını geciktireceğini ve aldığı yaralardan iyileşmeyeceğini sandıkları için Yağı-Sayan'ın atı yanında yerde yatar şekilde geride bıraktılar ve kaçmalarına devam ettiler. Ertesi gün bir Ermeni köylü Yağı-Sayan'ı ölü halde buldu. Yağı-Sayan'ın kellesini keserek Antakya'da bulunan Haçlı komutanlarından Beomondo'ya onun kesik başını hediye etti ve büyük bir bahşiş aldı.

Antakya'ya giren; büyük bir katliam yapıp şehri halkını öldüren; ibadethaneleri ve büyük evleri yağmalayıp yakıp yıkan Haçlılar ordusuna komuta eden iki önemli baron Beomondo ile Raymond de Saint-Gilles Antakya şehrinin hükümdarı olmaya talip oldular. Raymond St. Gilles Yağı-Sayan'ın emirlik konağına yerleşti. Beomondo ise Haçlıların Kerboğa'nın kuşatması ortadan kaldırıldıktan sonra müzakereler ile Şems-ud Devle'nin terk ettiği şehir iç kalesine yerleşti. Bu iki tarafta bir anlaşma sağlanıncaya kadar Haçlılara ordusu Antakya'da kaldı.

Yağı-Sayan'ın ismini telaffuz edemeyen Haçlılar onu Latince olarak uydurdukları "Acxianus", "Gratianus" ve "Cassianus" olarak anmışlardır. Haçlı komutanı Raymond St Gilles'in şehir Haçlılar eline geçtikten sonra yerleşmiş olduğu Yağı-Sayan'ın emirlik konağı Haçlılar tarafından Palatium Cassiani olarak anılmakta idi.

03

Bağlantı atlası

Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.

Yağı-Sayan Alp Arslan I. Melikşah
düz çizgi: bu biyografide anılıyorkesik çizgi: bu kişiyi anıyor
  • Yağı-Sayan hayat hikâyesinde anıyor Alp Arslan

    “Sultan Alp Arslan'in oğlu Melikşah'in kölesi olduğu kabul edilmektedir.”

  • Yağı-Sayan hayat hikâyesinde anıyor I. Melikşah
04

Kaynaklar

0kaynak kaydı
0farklı yayıncı
0ansiklopedi maddesi
0zaman çizelgesi olayı

Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.

yayımlanmadı

Bilerek dışarıda bırakılanlar

Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.

Metin lisansı

Vikipedi’den uyarlanmıştır

Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.

05

Ne değişti?

  1. Profil oluşturuldu

    0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.

06

Düzeltme masası

Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.

  1. Ne yanlış?
  2. Doğrusu
  3. Kaynak

Hangi bölümde bir hata var?

Önerin editör incelemesinden geçer, otomatik yayımlanmaz. E-posta adresin yalnızca bu başvuru için kullanılır.
07

Buradan nereye?

Kültür & Sanat alanındaki tüm profiller →