Kısaca kimdir?
Türk Silahlı Kuvvetlerinde 29 Temmuz 2011 krizi, TSK'da 1 Ağustos 2011 tarihinde gerçekleşecek olan Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) öncesi Genelkurmay Başkanı ile Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri komutanlarının aynı gün emekliliklerini istemesi ile patlak veren kriz. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner ile Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Erdal Ceylanoğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Aksay 29 Temmuz 2011 tarihinde emekliliklerini istediler. Genelkurmay Başkanı olacak kişinin daha önce kuvvet komutanlığı yapmış olması gerektiği için, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Necdet Özel Kara Kuvvetleri Komutanlığına ve Genelkurmay Başkan Vekilliği'ne getirildi.
İstifa ederlerse başbakanın istifaları reddetme ihtimali olması nedeniyle komutanların emekliliklerini istedikleri iddia edildi. Emeklilikler gerek yerli gerek yabancı basında sıklıkla "istifa" olarak aktarıldı.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Emekliliklere giden süreç
Emeklilik dilekçeleri, aralarında Ege Ordu Komutanı Nusret Taşdeler'in de bulunduğu 22 şüphelinin hükûmetin temellerini sarsmak amacıyla bir internet kampanyası düzenlemekle suçlanmasından birkaç saat sonra verildi. Bahsi geçen olay 2003 yılında hazırlandığı iddia edilen tartışmalı Balyoz darbe planı ile ilgili davanın bir parçası idi. Terfi bekleyen 17 general ve amiral Balyoz davası kapsamında tutuklandılar. Çoğunluğu Balyoz planı davası kapsamında olmak üzere 173 muvazzaf ve 77 emekli askerî personel hapse girdiler. Askerler Balyoz'un bir barış zamanı savaş egzersizi senaryosu olduğunu iddia ediyorlar.
Koşaner Genelkurmay Başkanı atanalı henüz bir sene olmuştu ve görev süresinin dolmasına 2 sene kalmıştı. Koşaner'in Genelkurmay Başkanı olarak atanması Balyoz davası nedeniyle hükûmet ile TSK arasındaki şiddetli gerilimlerden sonra gerçekleşmişti. TSK'nın ilk tercihi olan Hasan Iğsız, Balyoz planlarında adı geçtiği için hükûmet tarafından veto edilmişti.
Kuvvet komutanları ile birlikte silahlı kuvvetlerin zirvesinde olup emekliliğini istemeyen tek komutan olan ve Genelkurmay Başkanı vekili olarak atanan Orgeneral Necdet Özel, emekliliklerden önceki süreçte hükûmet yanlısı medyada anayasal düzenin savunucusu olarak olumlu bir şekilde resmedilmişti.
Işık Koşaner 2016 yılında meclis komisyonuna yaptığı açıklamada “Kimseye istifa edin etmeyin dahi en ufak bir telkinim olmamıştır. Verilen kararlar kendi şahsi kararlardır. ” demiştir. Koşaner, emeklilik talebini ise general, subay ve astsubay kitlesinin yok yere hapiste olduğunu, mahkemelerin ise görevini yapmadığını iddia ederek, askerlerin haklarını korumak zorunda olduğunu öne sürmüş, YAŞ kararlarında bu askerlerin atılma kararlarına imza atmak istemediği için emekliliğini istediğini açıklamıştır.
02.2Genelkurmay Başkanının veda mesajı
Genelkurmay Başkanlığı görevinden ayrılan Orgeneral Işık Koşaner veda mesajında, 250 muvazzaf ve emekli askerî personelin tutuklanmasının evrensel hukuk kaidelerine, adalete ve vicdani değerlere uygun olarak yapılmadığını ve yetkili makamlara başvurulmasına rağmen sonuç alınamadığını iddia etti. Haklarında yargı kararı olmadan tutuklu bulundurulan general ve albayların, terfi alamayarak ve hürriyetleri tahdit edilerek yargılanmadan cezalandırılmış olduklarını iddia etti. Koşaner, "...Soruşturma ve uzun süreli tutuklamaların bir amacının TSK'yı sürekli gündemde tutarak, kamuoyu gözünde 'bir suç teşkilatı' olduğu izleniminin yaratılmaya çalışıldığı, bunu fırsat bilen yanlı medyanın da her türlü yalan haber, iftira ve suçlamalarla yüce ulusumuzu kendi silahlı kuvvetlerine karşı tavır almaya teşvik ettiği dikkatlerden kaçmamaktadır..." ifadelerini kullandı. Genelkurmay Başkanı olarak personelinin hak ve hukukunu koruma sorumluluğunu yerine getiremediği için görevi bıraktığını açıkladı.
02.3Tepkiler ve yorumlar
Yaşananlar gerek Türkiye'de gerekse dünyada büyük yankı getirdi. 30 Temmuz günü Başbakanlıktan yapılan bir açıklamada komutanların takdirle anılacakları belirtildi.
Ana muhalefet partisi CHP'nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, komutanların emekliliklerini istemesinin ardından tatilini yarıda keserek Ankara'ya döndü.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yaptığı yazılı açıklamada olayı "ciddi bir devlet krizine aralanan kapı" olarak tanımlayarak, "...İktidarın, yargının AKP'lileştirilmesinden sonra, gözünü Türk Silahlı Kuvvetlerine diktiği ve bundan kaynaklanan gerilimlerin önlenemez ve yönetilemez bir aşamaya geldiği anlaşılmaktadır," yorumunu yaptı.
İngiliz haftalık siyaset ve ekonomi dergisi The Economist, “Türkiye’de politikacılar ile generaller arasındaki uzun mücadele bitti gibi görünüyor” yorumunu yaptığı analizinde ordudaki istifaların [sic], “ Türkiye’nin katı laikleri için Atatürk’ün cumhuriyetinin aşağılayıcı bir sonu, onları hor görenler açısından ise demokrasi için dönülmez bir zafer” anlamına geldiğini yazdı.
NATO, yaşananlarla ilgili yorum yapmaktan kaçındı.
Reuters Ajansı, Cumhurbaşkanı Gül'ün 30 Temmuz'daki "(Kimse bunu) Türkiye'de herhangi bir kriz, herhangi bir problem devam ediyor gibi görmesin," yorumunu ve Başbakan Erdoğan'ın banttan yayınlanan 30 Temmuz tarihli mesajında Anayasa ile ilgili gelişmelerden bahsederken komutanlarla ilgili gelişmelere değinmemesini, Türk siyasi liderlerinin "her zamanki gibi" yaptıkları ve ortada bir kriz olduğunu inkâr ettikleri ya da sessiz kaldıkları şeklinde yorumladı. Gelişmelerin hükûmet için utanç verici olmakla birlikte kendini asker ve devlet adamı Atatürk'ün laik cumhuriyetinin hamisi olarak gören TSK'ya karşı nihai bir zafer olduğunu iddia etti. Reuters ayrıca Başbakan Erdoğan'ın bu gelişme ile NATO'nun ikinci büyük ordusu ve Türk siyasetinde baskın bir güç olan TSK üzerindeki kontrolünü artırma fırsatını elde ettiğini iddia etti.
İngilizce yayın yapan sağ eğilimli İsrail gazetesi Jerusalem Post: "İstifalar, zirvedeki komutanların kendi kendilerini -demokratik yöntemlerle seçilmiş hükûmetlere karşı- rejimin hamisi olarak atadıkları dönemin sonunun geldiğini işaret etmektedir... Ordunun saygınlığı geçtiğimiz yıllarda hızlı bir düşüş yaşadı... Ordu kılıcını Türk devletini -bazen haklı olarak- anti-demokratik rejimlerini muhafaza etmek için için demokrasiyi sömüren İslamcılardan korumakta kullanıyordu... Türk halkı laiklikten uzaklaşarak popülist tek parti yönetimini baş tacı ediyor... Son gelişmeleri sivil toplumun zaferi olarak algılayanlar, Türkiye'nin aslında tamamem demokratik bir istikamette seyretmediği gerçeği ile yüzleşebilirler," yorumunu yaptı.
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Türk Silahlı Kuvvetlerinde 29 Temmuz 2011 krizi hayat hikâyesinde anıyor Devlet Bahçeli
“MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yaptığı yazılı açıklamada olayı "ciddi bir devlet krizine aralanan kapı" olarak tanımlayarak, "...İktidarın, yargının AKP'lileştirilmesinden sonra,...”
-
Türk Silahlı Kuvvetlerinde 29 Temmuz 2011 krizi hayat hikâyesinde anıyor Erdal Ceylanoğlu
“Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner ile Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Erdal Ceylanoğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit ve Hava Kuvvetleri Komutanı...”
-
Türk Silahlı Kuvvetlerinde 29 Temmuz 2011 krizi hayat hikâyesinde anıyor Hasan Aksay
“Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner ile Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Erdal Ceylanoğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit ve Hava Kuvvetleri Komutanı...”
-
Türk Silahlı Kuvvetlerinde 29 Temmuz 2011 krizi hayat hikâyesinde anıyor Hasan Iğsız
“TSK'nın ilk tercihi olan Hasan Iğsız, Balyoz planlarında adı geçtiği için hükûmet tarafından veto edilmişti.”
-
Türk Silahlı Kuvvetlerinde 29 Temmuz 2011 krizi hayat hikâyesinde anıyor Işık Koşaner
“Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner ile Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Erdal Ceylanoğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit ve Hava Kuvvetleri Komutanı...”
-
Türk Silahlı Kuvvetlerinde 29 Temmuz 2011 krizi hayat hikâyesinde anıyor Kemal Kılıç
“Ana muhalefet partisi CHP'nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, komutanların emekliliklerini istemesinin ardından tatilini yarıda keserek Ankara'ya döndü.”
-
Türk Silahlı Kuvvetlerinde 29 Temmuz 2011 krizi hayat hikâyesinde anıyor Kemal Kılıçdaroğlu
“Ana muhalefet partisi CHP'nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, komutanların emekliliklerini istemesinin ardından tatilini yarıda keserek Ankara'ya döndü.”
-
Türk Silahlı Kuvvetlerinde 29 Temmuz 2011 krizi hayat hikâyesinde anıyor Necdet Özel
“Genelkurmay Başkanı olacak kişinin daha önce kuvvet komutanlığı yapmış olması gerektiği için, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Necdet Özel Kara Kuvvetleri Komutanlığına ve Genelku...”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.