biyograftam
Giriş
  1. Keşfet
  2. Kültür & Sanat
  3. Türk Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi
Kültür & Sanat

Türk Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi

Türk Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi (Osmanlıca: غرب جبهه‌سی, romanize: Garb Cebhesi),[c] Yunan ordusunun 15 Mayıs 1919'da İzmir'e çıkmasıyla açılmış ve 9 Eylül 1922'de aynı kentin Ankara Hükûmeti ordusu tarafından geri alınmasıyla kapanmıştır. Bu cephe, askerî t...

01

Kısaca kimdir?

Türk Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi (Osmanlıca: غرب جبهه‌سی, romanize: Garb Cebhesi),[c] Yunan ordusunun 15 Mayıs 1919'da İzmir'e çıkmasıyla açılmış ve 9 Eylül 1922'de aynı kentin Ankara Hükûmeti ordusu tarafından geri alınmasıyla kapanmıştır. Bu cephe, askerî tarih açısından, savaş sırasında Batı Anadolu'da Yunan ordusunun genel taarruzuna karşı 25 Haziran 1920'de kurulup 1923'te kaldırılan askerî birimlerden birine verilen addır.

Yunanistan'ın İzmir'i işgali İngilizlerin, kısa süre önce I. Dünya Savaşı'nda yenilmiş olan Osmanlı İmparatorluğu üzerinde, Yunanlara toprak vadetmesi üzerine gerçekleşti. İşgal, Yunan kuvvetlerinin 15 Mayıs 1919'da İzmir'e girmesiyle başladı. İşgal kuvvetleri Anadolu'da ilerledi ve Manisa, Balıkesir, Aydın, Kütahya, Bursa ve Eskişehir gibi şehirleri işgal etti. Bu ilerleme sırasında Urla, Malgaç, Bergama, Erbeyli, Erikli, Tellidede ve Aydın'da Kuvâ-yi Milliye birliklerinin gösterdiği direniş Yunan kuvvetlerinin ağır kayıplar vermesine neden oldu. Bu direnişler çoğunlukla Yunan askerlerinin sert tepkisiyle karşılaştı ve bunun sonucunda Menemen Katliamı gibi olaylar meydana geldi, aynı zamanda yaklaşık 2 yıl boyunca Yunanları oyaladı. Gediz Muharebeleri'nin ardından Türk tarafında düzenli ordu kuruldu. Yunan kralı I. Konstantin'in emri ile yapılan keşif taarruzu Birinci İnönü Muharebesi'nde durduruldu. İkinci İnönü Muharebeleri'yle Yunan ilerleyişinin önüne geçildi, ancak Türk kuvvetlerinin temmuz ayında Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nde aldığı yenilgi sonucu Yunan ordusu yeniden ilerlemeye başladı. Sakarya Meydan Muharebesi'nde Yunan ilerlemesi kesin olarak durduruldu. Ağustos 1922'de Türk kuvvetleri tarafından Büyük Taarruz başlatıldı. Dumlupınar'daki muharebe ve ardından İzmir'in Kurtuluşu ile birlikte savaş sona erdi. Şehirde çıkan yangın da sürecin önemli bir sonucu oldu.

Savaşın sonucunda işgal altındaki Batı Anadolu ve Doğu Trakya yeniden Türklerin eline geçti, Mudanya ve Lozan Antlaşması ile yeni kurulacak olan Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenliği tanındı, Yunanistan'da 11 Eylül 1922 Devrimi gerçekleşti, Birleşik Krallık'ta Lloyd George hükûmeti düştü ve 1923'te Türkiye ile Yunanistan arasında bir nüfus mübadelesi gerçekleştirildi. Savaş sırasında iki tarafın da gerçekleştirdiği etnik temizlik ve katliamlar 640.000 Türk ve 264.000 Rum olmak üzere yüzbinlerce sivilin ölümüne yol açtı, buna ek olarak Yunanların gerçekleştirdiği tahribat ile 250'den fazla köy yandı ve 860.000 Türk mülteci durumuna düştü.

02

Hayat hikâyesi

02.1Arka plan

Batı Cephesi'nin jeopolitik bağlamı, Birinci Dünya Savaşı'nın doğrudan bir sonucu olarak Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılması ile Mondros Mütarekesi'nden sonra Yunanistan'a vadedilen topraklara dayanmaktadır. Üçlü İtilaf üyeleri, Osmanlı'nın bulunduğu topraklarla ilgili gizli antlaşmalar yapmışlardı. Bu antlaşmalarda aynı zamanda Yunanistan ile ilgili Osmanlı Topraklarında birbiri ile çelişmekte olan sözler de vermişlerdi. İtilaf Devletleri, özellikle de Yunan hayranı olarak bilen David Lloyd George, Yunanlıların eğer kendi saflarında savaşa girerler ise Anadolu'daki toprakları alabileceklerini söylemişti. Bu topraklar Doğu Trakya'yı, Gökçeada'yı, Bozcaada'yı, ve de İzmir ile çevresindeki bölgeleri de içeriyordu. Bu toprak talepleri ayrıca Saint-Jean-de-Maurienne Anlaşması ile İtalyanların elde ettiği kazanımlarıyla çakışmaktaydı.

02.2Yunan kurtarımcılığı

Yunan ordusunun Küçük Asya serüvenine başlamasının bir diğer nedeni de "korunması gerektiği" iddia edilen Yunan azınlıktı, fakat bu azınlığın miktarı ile ilgili raporlar birbirleriyle çelişmekteydi. 1906-07 Osmanlı Nüfus Sayımına göre toplamda 2.8 milyon Yunan yaşarken 1914 Nüfus sayımına göre ise yaklaşık 1.7 milyondu. Ayrıca Yunan iddiaları, bazı tarihçiler tarafından da eleştirilmişti, örneğin Cedric Lowe ile Michael Dockrill, Yunanların azınlık olduğunu ve İzmirle çevresinin büyük oranda Türk olduğunu söylemişti. Bölgeyi gezen Arnold J. Toynbee'nin hazırladığı bir rapora göre İzmir'in hiçbir yönden Anadoludan koparılamayacağı, Venizelos'un verilerinin doğruluğunun tartışmalı olup taleplerinin Wilson İlkelerini ihlal ettiğini belirtmekteydi.

Yunan başbakan Venizelos'un Haziran 1920'de verdiği bir demeçte "Yunanların İslamla savaşmadığını, ancak anakronistik Osmanlı yönetimiyle savaştıklarını" ifade edecekti. Fakat söz konusu tehlikenin İtilaf desteğini alabilmek için abartıldığı söylenebilir. Savaş sürecinde jön Türklerin yönetimde olmaması ve liderlerinin Birinci Dünya Harbi sonrası ülkeyi terk edişi de iddiayı azaltmaktaydı, o dönemin İstanbul Hükümeti de İngiliz güdümündeydi. Dahası Venizelos, Osmanlı topraklarını ilhak etme amacını Birinci Dünya Harbinin başlarında zaten bildirmişti. Hatta Ocak 1915'de I. Konstantin'e verdiği bir mektupta da niyeti belli olmaktaydı.

Bazı kaynaklar, -başarısızlığından dolayı- Yunan işgalinin Yunanların önlemeyi iddia ettikleri vahşetleri daha da kötü hale getirdiğini belirtmiştir. Örneğin Arnold J. Toynbee'ye göre savaş sırasında her iki taraftan da işlenen suçların baş mimarının David Lloyd George ile Venizelos olduğunu söyler.

02.3Ulusal bölünme

Yunanistan'daki ulusal bölünme, I: Dünya Savaşı'nda Yunan halkı ile siyasetinin iki kutuplu olarak ayrılıp (bir taraf Eleftherios Venizelos yanlısı, diğer taraf ise Kral Konstantin yanlısı) savaşta kimin desteklenmesi gerektiği konusunda oluşan derin bir ayrılıktı.

Birleşik Krallık kral Konstantin'in İtilaf safında savaşa katılacağını düşünüyordu ama kral ile destekçileri, savaşın sonucunun belirsiz olduğu bir dönemde, savaşa girmeyip tarafsız kalma konusunda karar vermişlerdi. II. Wilhelmle olan akrabalık bağı da Konstantin'in hangi tarafa geçeceği konusunda kararsız kalmasına neden oluyordu. Kralın yaşadığı bu kararsızlık, o dönemde Yunanistan'ın en büyük düşmanlarından olan Osmanlı İmparatorluğu ile Bulgaristan Krallığı'nın İttifak Devletleri yanında savaşa girmesiyle arttı.

Kralın tarafsızlığına rağmen başbakan Venizelos, Yunanistan'ın İtilaf Devletlerine katılmasının ülkenin çıkarları için daha iyi olacağını savunmaktaydı ve olası bir zaferin ardından tavizler için zemin hazırlamak üzere Müttefiklerle diplomatik çabalara başlamıştı. Bu anlaşmazlık daha sonrasında kral tarafından başbakanın görevden alınması daha da derinleşip kuzeyde Selanik merkezli ayrı bir hükümet, güneyde ise kral yanlısı ile atina merkezli bir yönetim kurulacaktı. Mayıs 1917'de ise kral konstantin sürgüne gönderilip Venizelos'un öncülüğünde olan Yunanistan Birinci Dünya Harbi'ne girecekti.

Savaşa girilmesi I. Dünya Savaşı sonrası Yunan halkında oldukça derin etkiler bırakmıştı. Bu etkiler, Kurtuluş Savaşı'nın batı cephesinde de önemli rol oynayacaktı.

02.4İzmir'in istilası

15 Mayıs 1919'da, yaklaşık 20.000 askerden oluşan bir Yunan gücü; Yunan, Fransız, İngiliz ve ABD donanmasının da desteğiyle birlikte İzmir'e çıktı. İzmir'in işgalini haklı çıkarmak için ise Mondros Mütarekesi'nin 7. maddesi gösterilmişti. Bu kararın alıınmasında Lloyd George'un Yunan yanlısı siyasetiyle Venizelos'un baskıları da etkiliydi.

İzmir'deki Hristiyan nüfus, farklı kaynaklara göre ya neredeyse Türklerle aynıydı ya da daha fazlaydı. Yunan ordusu ileriki zamanlarda 2.500 Ermeni gönüllüyü de bünyesinde bulunduracaktı. İzmir'deki Yunan nüfus ise kente gelen işgal güçlerini "kurtarıcı" olarak görüyordu. İşgal'in daha ilk günü bile kanlı geçmişti, bölgede bulunan bir İngiliz 15 Mayıs'da 300 ila 400 arası Türk sivilin öldürüldüğünü ve yaklaşık 100 Yunan sivilin de öldüğünü ya da yaralandığını yazmıştı.

İleride Britanya siyasetinde önemli bir rol oynayacak Winston Churchill, İzmir'in işgali ile ilgili şunu diyecekti:

Venizelos İzmir'e girerken dört büyük gücün yetkili temsilcisi gibi davranmakta, ancak oraya suya dalacak bir ördek kadar hevesle gitti.

03

Bağlantı atlası

Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.

Türk Kurtuluş Sav… Birinci İnönü Muharebe... David Lloyd George Gediz Muharebeleri İzmir'in Kurtuluşu Kütahya-Eskişehir Muha... Menemen Katliamı Sakarya Meydan Muhareb... Ali Rıza Benli (asker)
düz çizgi: bu biyografide anılıyorkesik çizgi: bu kişiyi anıyor
  • Türk Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi hayat hikâyesinde anıyor Birinci İnönü Muharebesi

    “Konstantin'in emri ile yapılan keşif taarruzu Birinci İnönü Muharebesi'nde durduruldu.”

  • Türk Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi hayat hikâyesinde anıyor David Lloyd George

    “İtilaf Devletleri, özellikle de Yunan hayranı olarak bilen David Lloyd George, Yunanlıların eğer kendi saflarında savaşa girerler ise Anadolu'daki toprakları alabileceklerini söyle...”

  • Türk Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi hayat hikâyesinde anıyor Gediz Muharebeleri

    “Gediz Muharebeleri'nin ardından Türk tarafında düzenli ordu kuruldu.”

  • Türk Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi hayat hikâyesinde anıyor İzmir'in Kurtuluşu

    “Dumlupınar'daki muharebe ve ardından İzmir'in Kurtuluşu ile birlikte savaş sona erdi.”

  • Türk Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi hayat hikâyesinde anıyor Kütahya-Eskişehir Muharebeleri

    “İkinci İnönü Muharebeleri'yle Yunan ilerleyişinin önüne geçildi, ancak Türk kuvvetlerinin temmuz ayında Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nde aldığı yenilgi sonucu Yunan ordusu yenide...”

  • Türk Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi hayat hikâyesinde anıyor Menemen Katliamı

    “Bu direnişler çoğunlukla Yunan askerlerinin sert tepkisiyle karşılaştı ve bunun sonucunda Menemen Katliamı gibi olaylar meydana geldi, aynı zamanda yaklaşık 2 yıl boyunca Yunanları...”

  • Türk Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi hayat hikâyesinde anıyor Sakarya Meydan Muharebesi

    “Sakarya Meydan Muharebesi'nde Yunan ilerlemesi kesin olarak durduruldu.”

  • Türk Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi kendi hikâyesinde anılıyor Ali Rıza Benli (asker)

    “Dünya Savaşı ve Türk Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi'nde görev yapmış Türk albaydır.”

04

Kaynaklar

0kaynak kaydı
0farklı yayıncı
0ansiklopedi maddesi
0zaman çizelgesi olayı

Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.

yayımlanmadı

Bilerek dışarıda bırakılanlar

Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.

Metin lisansı

Vikipedi’den uyarlanmıştır

Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.

05

Ne değişti?

  1. Profil oluşturuldu

    0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.

06

Düzeltme masası

Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.

  1. Ne yanlış?
  2. Doğrusu
  3. Kaynak

Hangi bölümde bir hata var?

Önerin editör incelemesinden geçer, otomatik yayımlanmaz. E-posta adresin yalnızca bu başvuru için kullanılır.
07

Buradan nereye?

Kültür & Sanat alanındaki tüm profiller →