Kısaca kimdir?
1924 Anayasası, 20 Nisan 1924'te kabul edilip 25 Mayıs 1924'te yürürlüğe girerek, 1921 tarihli Teşkîlât-ı Esâsiye Kanunu'nun yerini almış olan Türkiye Cumhuriyeti anayasasıdır. Atatürk ilkeleri de denilen altı ilkenin eklenmesi, devletin dininin İslam olduğuna dair ibarenin kaldırılması ve kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının verilmesi gibi birkaç önemli değişiklikle 1961'e dek yürürlükte kalmıştır. 10 Ocak 1945'te içeriği değiştirilmeden, dili Türkçeleştirilerek yeniden kabul edilmiştir. 27 Mayıs 1960 ihtilalinin ardından, yeni bir anayasa hazırlanarak 1961'de kabul edilmiş ve 1924 Anayasası yürürlükten kalkmıştır.
• Madde: Devletin yönetim şekli Cumhuriyettir.
• Madde: Türk Devleti'nin dili Türkçe, başkenti Ankara'dır. (13 Ekim 1923'te başkent olmuştur.)
• Madde: Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bu egemenliğin tek temsilcisi TBMM'dir.
Hükümet sistemi yerine kabine sistemi getirilmiştir.
1928 yılında "Devletin dini İslam'dır." ibaresi çıkarılmıştır.
1930 yılında seçme ve seçilme hakkı kadınlara da tanınmıştır.
1937 yılında laiklik ilkesi anayasaya girmiştir.
1945 yılında Anayasa dili sadeleştirildi.
1947 Tek dereceli seçim sistemine geçildi. Böylece halk doğrudan kendini yönetecek kişileri seçti.
1950 Açık oy gizli sayım yerine gizli oy açık sayım ilkesi kabul edildi.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Temel özellikleri
Cumhuriyet İlkesi: 1924 Anayasası Cumhuriyet ilkesini temel almıştır. Nitekim anayasanın 1. maddesi “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir” demektedir. Bu hükümle devletin yönetim şeklinin “cumhuriyet rejimi olduğu” belirtilerek, ülkeyi idare edeceklerin ancak seçim yoluyla bu hakkı elde edebilecekleri kabul edilmiştir.
Millî Egemenlik İlkesi: 1924 Anayasası 3. maddesinde “hâkimiyet kayıtsız milletindir” denilmektedir. Bu hükümle anayasa millet egemenliğini kabul etmiştir. Bu hüküm aynı zamanda demokratik bir devlet düzeninin ilk hareket noktası olmuştur. Türk Milleti, egemenliğinin sahibi olduğunu verdiği Millî Mücadele ile bütün dünyaya kabul ettirmiştir. Bu egemenlikte artık hiçbir kişinin veya dini inanç ve kurumun ilişkisi yoktur. Millet egemenliğinin sahibidir. Bu egemenlik Türkiye Büyük Millet Meclisi aracılığıyla kullanılır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletin tek ve gerçek temsilcisi olup millet adına egemenlik hakkını kullanmaya yetkili tek organdır.
Güçlerin Birliği ve Büyük Millet Meclisinin Üstünlüğü: 1924 Anayasası da güçler birliği sistemini kabul etmiştir. Anayasanın 5. maddesi “yasama yetkisi ve yürütme gücü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde belirir ve toplanır” demektedir. Bu anayasada da kuvvetler ayrılığı ilkesi benimsenmemiştir.
Büyük Millet Meclisinin üstünlüğü vardır. Meclisin üstünde bir kuvvet yoktur. Bu nedenle meclis ancak kendini feshedebilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi devletin organları içinde en üst organdır. Milletin tek temsilcisidir, yasama yetkisini meclis doğrudan kendisi kullanır. Yürütme yetkisini kendisi tarafından seçilecek bir cumhurbaşkanı ve onun atayacağı bakanlar kurulu aracılığıyla kullanır.
1924 Anayasası'nın 2. maddesinde; Türkiye Devleti'nin dininin İslam olduğu ibaresi yer almış, Türkiye Devleti'nin dilinin Türkçe olduğu ve devlet merkezinin Ankara olduğu açıklanmıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren gerçekleştirilen köklü atılım ve devrimlerle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sosyal ve ekonomik karakteri de ortaya konmuş ve bunlar 1937'de Anayasa'nın 2. maddesinde yapılan değişikliklerle anayasaya dahil edilmiştir. Böylece Türkiye Devleti'nin “Cumhuriyetçi, milliyetçi, laik, halkçı, devletçi ve inkılâpçı” bir devlet olduğu anayasayla da belirtilmiştir. Bu özellikleri ile Türkiye, hukuksal olarak çağdaş bir devlet olmuştur.
1924 Anayasası'na göre yasama organı Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Meclis egemenliği millet adına kullanacak olan tek yetkili organdır. Meclis yasama görevini doğrudan kendisi yapmaktadır. Bu görevler arasında; “Kanun koymak, tefsir etmek, kanunları değiştirmek, kaldırmak, devletlerle sözleşmeler yapmak, barış yapmak, savaş ilan etmek, devlet bütçesini incelemek, para basmak, genel ve özel af çıkarmak, idam kararlarını onaylamak” gibi yasama görevleri bulunmaktadır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa'yı, üyelerinden 1/3'nün teklifi ile 2/3'nün çoğunluk oyuyla değiştirebiliyordu. Ayrıca yürütme meclisi feshedemiyordu.
1924 Anayasası'nın beşinci maddesi ile yürü
02.21924 Anayasası’nda yapılan değişiklikler
1924 Anayasası'nda 1924'ten 1960'a kadar bazı değişiklikler yapılmıştır. Bu değişiklikler şunlardır:
10 Nisan 1928 tarihinde yapılan değişiklikle Anayasa'nın 2 maddesinde yer alan “Türkiye Devleti’nin dini İslam’dır” hükmü çıkarılmıştır. Ayrıca milletvekillerinin yeminlerindeki vallahi kelimesi “namusum üzerine söz veririm” ifadesiyle değiştirilmiştir. Yine Meclisin görevleri arasında yer alan “ahkam-ı şer’iyenin tenfizi” (şeri hükümlerin yerine getirilmesi) hükmü anayasadan çıkarılmıştır.
Bu değişikliklerle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin laik bir devlet olması amaçlanmış ve laik devlet anlayışına yönelinmiştir.
5 Aralık 1934'te yapılan değişikliklerle kadınlara milletvekili seçme ve seçilebilme hakkı verilmiş ve seçmen yaşı 18'den 22'ye yükseltilmiştir.
5 Şubat 1937'de aslında Cumhuriyet Halk Partisi'nin ilkeleri olan “Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve inkılâpçılık” Anayasanın 2. maddesine dahil edilerek Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin temel nitelikleri olarak belirtilmiştir.
10 Ocak 1945'te ve 24 Aralık 1952'de yapılan düzenlemelerle Anayasa'nın dili üzerinde değişikliklere gidilmiştir.
1982 Anayasası'ndan sonra Türkiye Cumhuriyeti'nin en uzun süre yürürlükte kalan anayasası niteliğindeki 1924 Anayasası, 27 Mayıs 1960 darbesine kadar yürürlükte kalmış ve 1961'de yeni anayasanın yürürlüğe girmesiyle yürürlükten kalkmıştır.
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Teşkîlât-ı Esâsiye Kanunu (1924) hayat hikâyesinde anıyor Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir
“(13 Ekim 1923'te başkent olmuştur.) • Madde: Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.”
-
Teşkîlât-ı Esâsiye Kanunu (1924) hayat hikâyesinde anıyor Türkiye Büyük Millet Meclisi
“Bu egemenlik Türkiye Büyük Millet Meclisi aracılığıyla kullanılır.”
-
Teşkîlât-ı Esâsiye Kanunu (1924) hayat hikâyesinde anıyor Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
“1924 Anayasası, 20 Nisan 1924'te kabul edilip 25 Mayıs 1924'te yürürlüğe girerek, 1921 tarihli Teşkîlât-ı Esâsiye Kanunu'nun yerini almış olan Türkiye Cumhuriyeti anayasasıdır.”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.