Kısaca kimdir?
Mustafa Sururi Taylan Erdinçler(1 Temmuz 1891, İstanbul- 17 Kasım 1947, Ankara), Cumhuriyet dönemi Türk ressamlarındandır.
Cumhuriyetin kuruluş yıllarında Ankara'yı, payitaht İstanbul'u, Mustafa Kemal'i ve cumhuriyet ideolojisini anlatan, Milî Mücadele ruhunu yansıtan yaptıları ile tanınır. Ankara Devlet Resim-Heykel Müzesi koleksiyonundaki "Çift Süren Kadınlar", onun en bilinen eserlerindendir.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Yaşamı
1891'de İstanbul'da doğdu. Ailesinin Bulgaristan'ın Şumnu bölgesinden İstanbul'a göç etmiş olduğu bilinir. Annesi Nazife İkbal Hanım, babası Manastır doğumlu Mehmet Rıfat Bey'dir. "Zorlu" lakabı ile anılan babası Mehmet Rıfat Bey, Harp okulundan mezun olduktan sonra sarayda ve çeşitli okullarda görev yapmış; 1876 darbesinde Sultan Abdülaziz’i tahttan indirenler arasında yer almış, 93 Harbi'nde Ruslar'a esir düşmüş, II. Abdülhamid devrinde Şam'da kaymakamlık görevinde bulunmuştu; şair ve yazarlık yönleri de olan bir kişi idi.
Mustafa Sururi, ailesinin ikinci çocuğudur. Vefa semtinde büyüdü. Lise öğrenimini Vefa İdadisi'nde tamamladıktan sonra Dar-ül Fünün’un Edebiyat bölümüne girdi ancak bu okuldaki eğitimin yarıda bıraktı ve 1908'den itibaren Sanayi-i Nefise Mektebi'nde Salvatore Valeri'nin atölyesinde resim eğitimi gördü. 1912'de Sanayi- Nefise'den mezun oldu. Bir süre Fransa'da bulundu.
Sanatçı, I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Ordusu 8. Piyade Teğmeni olarak orduya katıldı. Kafkasya cephesinde Ruslar'a esir düştü; Sibirya'da Krasnoyarsk şehrinin 5 km kadar kuzeydoğusundaki Krasnoyarsk esir kampında bulundu. Kampta Türk esirlerini eğitmek ve eğlendirmek için el yazısı ile çıkarılan haftalık Vaveyla dergisinin desenlerini çizdiği düşünülür. Sururi'nin dergi için İsveç Kızılhaçı'ndan resim malzemesi talebinde bulunduğu İsveç belgelerinden öğrenilmektedir.
Mustafa Sururi, terhis olduktan sonra Tapu ve Kadastro desinatörlüğü yaptı, bir yandan da resim yapmaya devam etti. Sanat faaliyetlerini, herhangi bir sanat birliğine dahil olmadan sürdürdü. Sanatçı, Resimlerinde "Taylan" ismini mahlas olarak kullandı ve "Sururi Taylan" olarak tanındı. Soyadı Kanunu ile Erdinçler soyadını aldı.
1930'lu yıllarda açılan İnkılap Sergileri'ne aralıksız olarak katıldı. Ayrıca Güzel Sanatlar Birliği'nin Ankara Sergileri, Birleşik Resim ve Heykel Sergileri, Devlet Resim ve Heykel Sergileri, Ankara Halkevi Güzel Sanatlar (Ar) Kolunun Resim ve Heykel Sergilerine de katıldı.
Mustafa Kemal'in ölümünden sonra gerçekleşen iktidar değişikliği ile sıkıntı yaşadı. İnönü'nün cumhurbaşkanlığı döneminde hükûmete muhalif etmekten ve eserlerinde toplumsal temaları işlemelerinden ötürü çeşitli baskılara maruz kaldı; resmî sergilere katılımı ve resimlerinin satışı kısıtlandı. Adana'ya ve Elaziz'e sürgün edildi. 1940'tan sonra çalışma hevesini kaybetti ve kendisini içkiye verdi. 1945 yılında felç geçirdi. 17 Kasım 1947'de Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin Kimsesizler Yurdu'nda öldü.
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.