Kısaca kimdir?
Subaşı veya sübaşı, (Osmanlı Türkçesi: سو باشى veya صو باشى) Türkçe bir sözcük olarak hemen hemen tüm Türk devletlerinde “komutan” anlamında kullanılagelmiştir. Türkçede "sü" asker, ordu anlamındadır. Orhun Yazıtları’nda ve Birinci Bulgar İmparatorluğu'nda "sü begi" olarak kullanılmıştır. Karahanlılar orduyu sevk ve idare için "sü başlamak" derlerdi. Kutadgu Bilig’de "sübaşlar er", "sübaşçısı" ve "sübaşlar kişi" olarak kullanılmaktadır. Karahanlılar, Gazneliler, Büyük Selçuklular, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluğu, Arapça, Farsça “sahibü’l ceyş” ve “sipehsalar”, Türkçe olarak da “subaşı” sözcükleri kullanılmıştır. Selçuk Bey'in ünvanı da subaşıdır. Subaşı ve benzeri sözcüklerin kullanıldığı tüm Türk devletlerinde bu makam, devletin geleneklerine ve içinde bulunduğu şartlara göre değişmekle birlikte, subaşılık doğal olarak son derece önemli bir görevdir. Subaşı olarak atanacak kişide özel bir takım özellikler aranmıştır. Bunlar arasında askerî konularda, özellikle askerî taktiklerde deneyimli, atak, cesur, cömert, haysiyetli, alçak gönüllü, politik ve stratejik görüşe sahip, örfe bağlı, kalem, silah kullanmakta usta, ilim ve irfan sahibi olmak gibi çok çeşitli özellikler belirtilmektedir.
Osmanlı'nın ilk devirlerinde subaşılık, şehir muhafız kuvvetlerinin komutanı olarak, kadı ve dizdar atanmasıyla birlikte, bir kentin ele geçirilmesinin resmî hale getirilmesi olarak görülmüştür. II. Mehmet zamanında önemi azalmış ve görev alanları daraltılmıştır. Subaşılar, sancak beyi ve kadıdan sonraki makam olarak görülür olmuştur. Bu gelişmede Bizans kurumlarını benimsemenin etkisi olduğu ileri sürülür. Subaşılık, 15. yüzyıl ortalarından itibaren bölgelerinde daha çok asayişin sağlanmasından sorumlu görülmüşlerdir. Kazalarda sancak beyini temsil ederler. Genellikle kendilerine bir zeamet bağlanırdı.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Subaşı kendi hikâyesinde anılıyor Arslan Kacar
“• 2011 - Yüzleşme, Arslan Kacar - Ali Karagöz • 2007 - Düş ve Klarnet, Arslan Kacar - Arslan Kacar • 2003 - "İstasyon", Arslan Kacar - Abdullah Şekeroğlu, Buket Çokar, Uğur Subaşı...”
-
Subaşı kendi hikâyesinde anılıyor Umut Subaşı
“Umut Subaşı, ödüllü kısa filmleri ve ilk uzun metrajlı yapımı 'Sanki Her Şey Biraz Felaket' ile tanınan Türk yönetmen ve senaristtir.”
-
Subaşı kendi hikâyesinde anılıyor Zeynep Aksu
“İstanbul Üniversitesi rektörü Cem'i Demiroğlu'nun kardeşi işadamı Cudi bey ile ressam Nesrin Subaşı'nın kızı olarak 1949 yılında Füsun Demiroğlu adıyla dünyaya gelen Aksu, annesiyl...”
-
Subaşı kendi hikâyesinde anılıyor Mehmet Haberal
“29 Ekim 1944, Subaşı, Pazar, Rize), Türk cerrah, akademisyen.”
-
Subaşı kendi hikâyesinde anılıyor I. Alâeddin Keykubad
“Yeni sultanın seçimi için toplanan emirler şunlardır, Vezir Mecdeddin Ebubekir, Beylerbeyi Seyfeddîn Ayaba, Emîr-i Âhûr Zeyneddîn Beşâra, Sivas Subaşısı Emîr-i Meclis Mübârizeddîn...”
-
Subaşı kendi hikâyesinde anılıyor I. Mehmed
“Kardeşi Musa Çelebi ile savaşırken; bu arada Karamanoğlu Mehmet Bey de, Bursa'yı kuşatmış, Bursa şehri büyük bir yangın geçirmiş fakat Bursa Subaşısı İvaz Paşa, kazdırılan lağımlar...”
-
Subaşı kendi hikâyesinde anılıyor Yakup Şevki Subaşı
“Yakup Şevki Subaşı (1876, Harput - 20 Aralık 1939), Türk askerdir.”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.