Kısaca kimdir?
Simit veya İzmir'de kullanılan ismiyle gevrek, susamla kaplı yuvarlak biçimli ekmeklere verilen genel addır. Türkiye dahil olmak üzere Orta Doğu ve Balkanlar'da yaygın olarak tüketilmektedir.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Etimoloji ve isimlendirme
Arapça samīd سميد "ince bulgur veya irmik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice samīdā סמידא "un" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Akatça aynı anlama gelen samīdu sözcüğünden alıntıdır. Akatça sözcük Akatça samādu "öğütmek" fiilinden türetilmiştir.
İstanbul'a gelen ya da İstanbul'dan doğuya giden kervanların konaklama alanı olarak bilinen İzmit'te yolculara pratik bir yiyecek olarak hazırlanan simit, bu özelliği ile de ilk fast food örneklerinden sayılabilir. Kervanlarda yolculuk yapanların atıştırmalık olarak yanlarına aldıkları simitleri, yol boyunca karşılaştıkları kişilere "Simiti'den" aldıklarını söyledikleri için, bu halka şeklindeki yiyeceğin adı simit olarak kaldı.
Genelde yalnız tüketilen simit, kahvaltı için tercih edildiğinde peynir, çay veya reçelle birlikte de yenebilir. Günümüzde simit, modern fırınlarda ve simitevlerinde hazırlanıp satılabildiği gibi cadde ve sokaklarda satıcılık yapan seyyar satıcılar tarafından bir el arabası içinde de satılır.
Simite Yunanistan'da kuluri (Yunanca: κουλούρι) adı verilir. Bulgaristan'da 'gevrek', Sırbistan'da 'çevrek' ve Romanya'da da 'covrigi' denir.
02.2Kökeni
Selçuklu mutfağında kulice (kiliçe çöreği) (simit) ara yemek olarak tüketilirdi. Ahmed Eflâkî'nin Menâkıbü’l Ârifîn adlı eserinden Selçuklu Anadolusu'nda simidin (kulîce/کلیچه,simîd/سميد) tüketildiği anlaşılmaktadır.
Osmanlı İmparatorluğu dönemi simitten bahseden en eski arşivsel kaynaklarda simidin İstanbul'da 1525'ten beri tüketildiği yazmaktadır. Üsküdar'daki Şer'iyye Sicili'ne göre 1593'te simidin ağırlığı ve fiyatı tarihte ilk kez standartlaştırılmıştır. 17. yüzyıl gezgini Evliya Çelebi, 1630'lu yıllarda İstanbul'da simit satan 70 işletmenin olduğunu yazmıştır. Jean Brindesi'nin İstanbul'daki günlük yaşamı resmettiği, 19. yüzyılın başlarına tarihlenen yağlı boya tablolarında simitçiler görülmektedir. Warwick Goble de 1906'da İstanbul'daki simitçileri resmetmiştir. Zamanla simit ve çeşitleri Osmanlı İmparatorluğu'nun genelinde popüler bir yiyecek olmuştur.
02.3Hazırlanışı
Maya, bir su bardağı ılık suda eritilir. Kabarması için 2-3 saat kadar bekletilir. 1 su bardağı ılık su ile 2 kaşık pekmez karıştırılır. Un, hamur yoğurma kabına alınır. Ortası havuz gibi açıp eritilmiş maya ve tuz ilave edilir. Pekmezli su azar azar eklenerek kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yoğurulur. Hamurdan parçalar koparılıp elde yuvarlanarak simit şekli verilir. Derin bir kapta kalan 1 bardak su 1 kaşık pekmezle karıştırılır. Susam, geniş bir tabağa yayılır. Hazırlanan hamurlar pekmezli suya batırılıp çıkarılır (bazı yörelerde bu su kaynatılır, kaynar suya atılan hamur dibe çöker, yüzeye çıktığında alınır), pekmezinin fazlası akıtılır ve fazla kurumadan susama bulanır. Fırın tepsisi hafifçe yağlanıp, simitler aralıklı olarak tepsiye dizilir. Önceden ısıtılmış 200 dereceye ayarlı fırında yaklaşık 30 dakika pişirilir. Sıcak olarak servis yapılır.
02.4Ankara Simidi
Ankara Simidi, Türkiye'nin diğer yörelerinde üretilen simitlere göre daha ince, daha küçük, yoğun pekmezli, koyu
renkli bir simittir. Ankara Simidinin koyu rengi yanık olmasından değil, pekmezleme işleminin
büyük bir ustalıkla yapılarak hamur üzerine yapışması sağlanan pekmezin yarattığı esmerlikten kaynaklanır.
Ankara Simidi Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş ve coğrafi işaret almıştır.
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Simit hayat hikâyesinde anıyor Ahmed Eflâkî
“Ahmed Eflâkî'nin Menâkıbü’l Ârifîn adlı eserinden Selçuklu Anadolusu'nda simidin (kulîce/کلیچه,simîd/سميد) tüketildiği anlaşılmaktadır.”
-
Simit hayat hikâyesinde anıyor Evliya Çelebi
“yüzyıl gezgini Evliya Çelebi, 1630'lu yıllarda İstanbul'da simit satan 70 işletmenin olduğunu yazmıştır.”
-
Simit kendi hikâyesinde anılıyor Coşkun Büktel
“Simit satmakla başladığı çalışma hayatı boyunca, matbaa çıraklığı, dolmuş muavinliği, fırça imalathanesinde işçilik, büfe kasiyerliği, seyyar gazete satıcılığı, sinemada bilet kesi...”
-
Simit kendi hikâyesinde anılıyor Yılmaz Güney
“Çocukluğu Adana'da geçen, ilkokul üçüncü sınıfa kadar doğduğu Yenice'de okuyan ve geçinmek için çiftçilik dışında simit satıcılığı, at arabası sürücülüğü ve pamuk işçiliği gibi işl...”
-
Simit kendi hikâyesinde anılıyor Afif Yesari
“• 1949: Tren Yolu • 1954: Hafta Tatili • 1966: Olduğu Gibi • 1966: Uzak • 1967: Soytarının Biri • 1950: İşte Beyoğlu • 1970: Boşluk • 1979: Hengame • 1984: Şalter • 1987: İstanbul...”
-
Simit kendi hikâyesinde anılıyor Bülent Alkış
“• 2010 - Umut Yolcuları • 2011 - Bir Çocuk Sevdim • 2012 - İffet • 2013 - Her Şey Yolunda • 2014 - 2014-2016 • 2017 - Dayan Yüreğim • İsimsizler • 2018 - 4N1K İlk Aşk • 2019 - Tek...”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.